zaman tüneli
oftalmoloji
pek iş düşülmeyen bir branş olduğundan, kendisine daha fazla zaman ayırma adına beşşar esad'ın tercih ettiği ana dalmış.
devamını gör...
soyadı han olan bebeğe isim önerileri
devamını gör...
darklove (yazar)
geldi yine.
devamını gör...
sevginin bittiğini anlama yöntemleri
umursamamak. 5 dakika sonra size cumhurbaşkanı olacağını söylese bile umrunuzda değilse geçmiş olsun.
ben bazı sabahlar yüzüne yastık basma isteği buluyorum içimde. ama biz vicdanlı bir kadınız. kimseyi uyurken ellemeyiz. benim içimdeki sevgi böyle bir şey. iki saniye önce öldürmek isteyip iki saniye sonra ağlarım. deli miyim yoksa ben. olabilir.
ben bazı sabahlar yüzüne yastık basma isteği buluyorum içimde. ama biz vicdanlı bir kadınız. kimseyi uyurken ellemeyiz. benim içimdeki sevgi böyle bir şey. iki saniye önce öldürmek isteyip iki saniye sonra ağlarım. deli miyim yoksa ben. olabilir.
devamını gör...
yazarlar hakkında gereksiz bilgiler
benim adım cafer boyum 1.10 gözlerimin rengini bilmiyorum
devamını gör...
eti yenilen en egzotik hayvan
yengeç diyorum. egzotikliği de eline verdikleri takmaktan geliyor. yoksa bir numarası yok.
devamını gör...
yazarlar hakkında gereksiz bilgiler
küçükken gündüz vakti uyurgezerlik yapmışım. evden 10 dk uzaklığa gözlerim kapalı gitmişim. neyse ki komşu görmüş, eve götürmüş. şansa yaşıyorum yemin ediyorum.
kendimi bildim bileli kahvaltıyla aram yok. uyanır uyanmaz nasıl yemek yiyorlar anlamıyorum.
sabah uyandığımda yorganım mutlaka yerde olur.
mbtı tipim intp.
en sevdiğim renk bir süredir mor.
küçükken erik sevmezdim ama ağaca çıkmayı sevdiğim için baya bi erik toplamışlığım vardır. en yaygın ağaç erik ağacıydı, napim.
aslında içe dönük biriyim ama ortamda utandığı için topluma katılamayan biri varsa dışa dönüklük konusunda zirve yapıyorum. onu ortama katınca da tekrar eski halime dönüyorum.
küçükken okuduğum mumya kitabı hâlâ aklımda. senin seçimlerinle hikaye şekilleniyordu, harikaydı.
vişne çürüğü rengini kendime çok yakıştırıyorum.
korku filmleri korkutmuyor ama yine de izlemeyi seviyorum.
en sevdiğim kitaplar; suç ve ceza, acımak (reşat nuri güntekin).
tolstoy sinir bozucu bulduğum bir yazar ama yine de kendisine biraz daha şans vereceğim sanırım.
fotografik hafızam iyidir; özellikle sınavlarda sayfaları gözümün önüne getirmek konusunda çok işlevseldi.
en erken anım 2 yaşımda ama emekledigime dair bir anım var ve bunun için 9 aylıktan küçük olmam gerekiyor, bu bağlamda pek güvenilir bir anı değil.
leblebiden nefret ediyorum.
her şeye muhalefet olmayı severim. kendim de dahil her şeye karşıt görüş üretirim, tabii bu otomatik oluyor. genelde her şeyi içimde yaşadığım için insanlar tarafından uyumlu görülüyorum. ayrıca insanlar bana güvenir.
geçenlerde ilkokul 3. sınıfta aldığım demokrasi ve insan hakları dersi hocasını rüyamda gördüm. saçmaydı.
en sevdiğim dersler fen dersleriydi. lisede kafayı sıyırmış fizik hocasıyla arası iyi olan tek kişiydim. kimya dersini severdim ama özellikle felsefesi çok hoşuma giderdi. evet, bence kimya tam bir felsefe dersiydi. zaten kökeni simya, her şeyin kökeninin felsefe olmasından bile daha ileriye taşıyordu bence. saçma cümle, neyse. açık söylemek gerekirse biyoloji dersinde tek ilgimi çeken şey genetikti. gerisi biraz sıkıcıydı bence. kraliçe arılar ile ilgili bir ödev hazırladığımı hatırlıyorum. daha ilgi çekici şeyler olmalıydı, mesela karıncaların gizli dünyası.
taş, kum, diş gibi şeyleri izlemeyi severim. bir ara yirmilik dişim çekilmişti ve ben de onu kavanoza koyup arada çıkarıp dakikalarca izliyordum. sonra annem onu attı, doğrusu üzülmüştüm.
çocukken kumlama tekniğini bulmuştum, neden buldun diye sormayın. böyle gereksiz şeyleri düşünmeyi severim.
kendimi kaplumbağaya benzetiyorum. evcil hayvan olarak kaplumbağa alabilirim kendime.
düşünemediğim şeyler beni rahatsız eder, o yüzden otomatik olarak tüm ihtimalleri hesaplıyorum. ne kadar kötü olursa olsun, o ihtimali düşünebilmek beni rahatlatıyor.
lisede tırnaklarımı hep uzun tutardım ve temiz tutma konusunda da çok takıntılıydım. gün içinde defalarca temizlerdim. sonra kısa tırnak kullanmaya başladım ve artık uzun tırnağa geçemiyorum.
tam bir son dakika insanıyım. birde mesela bir şey yapmak için bir zaman belirledim kendime, kesinlikle öncesinde başlamam. atıyorum dışarı 10 u 5 geçe çıkacağım dediysem 10 u 4 geçe çıkmam ve buna zorlanırsam moralim bozulur, huzursuz olurum ama 10 u 6 geçe çıksam çok da bir şey olmaz yani. en fazla geç kalırım diye düşünürüm. ha tabii birini bekletmem. yani gerekirse 1 saat önce çıkarım ama bu tarz bir saygısızlık yapmam yani. benimki sadece bireysel konularda böyle.
kan pıhtısına bakmayı severim.
omuz gamzem var.
sol gözümde kirpiklerim arasında minik bir boşluk var, orada kirpik çıkmıyor ama sanırım benden başka kimse fark etmiyor.
odamın kapısının açık olması rahatsız eder ama pencerenin açık olmasını seviyorum.
çok kıskanç biriyim ama kısıtlamaktan hoşlanmam. zaten benim sözümle olacak şeyi de istemem.
müziksiz hayat çekilmezdi diye düşünüyorum.
siyah zeytin aşığıyım ama yeşil zeytinden hiç haz etmem.
çikolata dışındaki tatlıları gereksiz buluyorum. şerbetli tatlılarla hiç aram yoktur.
geçenlerde ikinci astral seyahat deneyimimi yaşayacaktım, yine bilinçsizdim ama bu sefer korkudan değil, bilinçli olarak yapmamayı tercih ettim. çünkü o an çok anlamsız geldi.
yaşadığım şeyin toplumdaki karşılığı astral seyahat oldugu için öyle diyorum, başka bir anlamı da olabilir tabii.
annemle babam tamamen iki zıt kutup desem yanlış olmaz. birinin ak dediğine diğeri kara dedi hep. küçüklüğümde bu durumdan çok çektim. bence bu beni biraz dengeli dengesiz bir duruma soktu.
kan grubum 0 pozitif.
rüyalarımda sürekli koruma teması vardı. geçen gördüğüm rüyamda koruma isteğine rağmen kendimi seçtim. baya ilginç bir rüyaydı.
yön bulamama konusunda bir dünya markasıyım. evimin yakınındaki belli başlı yerleri degistirseniz evimi bile bulamam muhtemelen. o derece yani. neyse ki soğukkanlı biriyim de panik yapmıyorum böyle durumlarda. turist edasıyla dolaşıyorum her yerde.
neyse, sıkıldım. yeter bu kadar.
kendimi bildim bileli kahvaltıyla aram yok. uyanır uyanmaz nasıl yemek yiyorlar anlamıyorum.
sabah uyandığımda yorganım mutlaka yerde olur.
mbtı tipim intp.
en sevdiğim renk bir süredir mor.
küçükken erik sevmezdim ama ağaca çıkmayı sevdiğim için baya bi erik toplamışlığım vardır. en yaygın ağaç erik ağacıydı, napim.
aslında içe dönük biriyim ama ortamda utandığı için topluma katılamayan biri varsa dışa dönüklük konusunda zirve yapıyorum. onu ortama katınca da tekrar eski halime dönüyorum.
küçükken okuduğum mumya kitabı hâlâ aklımda. senin seçimlerinle hikaye şekilleniyordu, harikaydı.
vişne çürüğü rengini kendime çok yakıştırıyorum.
korku filmleri korkutmuyor ama yine de izlemeyi seviyorum.
en sevdiğim kitaplar; suç ve ceza, acımak (reşat nuri güntekin).
tolstoy sinir bozucu bulduğum bir yazar ama yine de kendisine biraz daha şans vereceğim sanırım.
fotografik hafızam iyidir; özellikle sınavlarda sayfaları gözümün önüne getirmek konusunda çok işlevseldi.
en erken anım 2 yaşımda ama emekledigime dair bir anım var ve bunun için 9 aylıktan küçük olmam gerekiyor, bu bağlamda pek güvenilir bir anı değil.
leblebiden nefret ediyorum.
her şeye muhalefet olmayı severim. kendim de dahil her şeye karşıt görüş üretirim, tabii bu otomatik oluyor. genelde her şeyi içimde yaşadığım için insanlar tarafından uyumlu görülüyorum. ayrıca insanlar bana güvenir.
geçenlerde ilkokul 3. sınıfta aldığım demokrasi ve insan hakları dersi hocasını rüyamda gördüm. saçmaydı.
en sevdiğim dersler fen dersleriydi. lisede kafayı sıyırmış fizik hocasıyla arası iyi olan tek kişiydim. kimya dersini severdim ama özellikle felsefesi çok hoşuma giderdi. evet, bence kimya tam bir felsefe dersiydi. zaten kökeni simya, her şeyin kökeninin felsefe olmasından bile daha ileriye taşıyordu bence. saçma cümle, neyse. açık söylemek gerekirse biyoloji dersinde tek ilgimi çeken şey genetikti. gerisi biraz sıkıcıydı bence. kraliçe arılar ile ilgili bir ödev hazırladığımı hatırlıyorum. daha ilgi çekici şeyler olmalıydı, mesela karıncaların gizli dünyası.
taş, kum, diş gibi şeyleri izlemeyi severim. bir ara yirmilik dişim çekilmişti ve ben de onu kavanoza koyup arada çıkarıp dakikalarca izliyordum. sonra annem onu attı, doğrusu üzülmüştüm.
çocukken kumlama tekniğini bulmuştum, neden buldun diye sormayın. böyle gereksiz şeyleri düşünmeyi severim.
kendimi kaplumbağaya benzetiyorum. evcil hayvan olarak kaplumbağa alabilirim kendime.
düşünemediğim şeyler beni rahatsız eder, o yüzden otomatik olarak tüm ihtimalleri hesaplıyorum. ne kadar kötü olursa olsun, o ihtimali düşünebilmek beni rahatlatıyor.
lisede tırnaklarımı hep uzun tutardım ve temiz tutma konusunda da çok takıntılıydım. gün içinde defalarca temizlerdim. sonra kısa tırnak kullanmaya başladım ve artık uzun tırnağa geçemiyorum.
tam bir son dakika insanıyım. birde mesela bir şey yapmak için bir zaman belirledim kendime, kesinlikle öncesinde başlamam. atıyorum dışarı 10 u 5 geçe çıkacağım dediysem 10 u 4 geçe çıkmam ve buna zorlanırsam moralim bozulur, huzursuz olurum ama 10 u 6 geçe çıksam çok da bir şey olmaz yani. en fazla geç kalırım diye düşünürüm. ha tabii birini bekletmem. yani gerekirse 1 saat önce çıkarım ama bu tarz bir saygısızlık yapmam yani. benimki sadece bireysel konularda böyle.
kan pıhtısına bakmayı severim.
omuz gamzem var.
sol gözümde kirpiklerim arasında minik bir boşluk var, orada kirpik çıkmıyor ama sanırım benden başka kimse fark etmiyor.
odamın kapısının açık olması rahatsız eder ama pencerenin açık olmasını seviyorum.
çok kıskanç biriyim ama kısıtlamaktan hoşlanmam. zaten benim sözümle olacak şeyi de istemem.
müziksiz hayat çekilmezdi diye düşünüyorum.
siyah zeytin aşığıyım ama yeşil zeytinden hiç haz etmem.
çikolata dışındaki tatlıları gereksiz buluyorum. şerbetli tatlılarla hiç aram yoktur.
geçenlerde ikinci astral seyahat deneyimimi yaşayacaktım, yine bilinçsizdim ama bu sefer korkudan değil, bilinçli olarak yapmamayı tercih ettim. çünkü o an çok anlamsız geldi.
yaşadığım şeyin toplumdaki karşılığı astral seyahat oldugu için öyle diyorum, başka bir anlamı da olabilir tabii.
annemle babam tamamen iki zıt kutup desem yanlış olmaz. birinin ak dediğine diğeri kara dedi hep. küçüklüğümde bu durumdan çok çektim. bence bu beni biraz dengeli dengesiz bir duruma soktu.
kan grubum 0 pozitif.
rüyalarımda sürekli koruma teması vardı. geçen gördüğüm rüyamda koruma isteğine rağmen kendimi seçtim. baya ilginç bir rüyaydı.
yön bulamama konusunda bir dünya markasıyım. evimin yakınındaki belli başlı yerleri degistirseniz evimi bile bulamam muhtemelen. o derece yani. neyse ki soğukkanlı biriyim de panik yapmıyorum böyle durumlarda. turist edasıyla dolaşıyorum her yerde.
neyse, sıkıldım. yeter bu kadar.
devamını gör...
iğde
okurken boğazımda kaldı. çok kuru la
devamını gör...
sevgilisi ağlıyor diye 300 km yapan adam
"ben 300 kmlik kadın mıyım en az 100 bin kmlere layığım ben " deyip kocasını boşamış kadının feryadı.
devamını gör...
iğde
prostata iyi geldiği söyleniyor. ben aktarın yalancısıyım. günde en az 5 kilo satıyormuş. yaşlı erkekler gelip alıyormuş falan filan.
devamını gör...
eppur si muove (yazar)
doğum günün kutlu olsun sevgili eppur. al sana bi şarkı hediye ediyorum. eppur to movi movi şarkının adı.
devamını gör...
allah ile alay etmek
bunu, klavye başında oturmak için kullandığın götünle max 20 online yazarı olan bir sözlükte popüler olmak için yapabilirsin ama aynı şeyi dışarda yapmaya kalkarsan aynı göt oturmaya yaramayacak şekilde kesilebilir.
bu ,çok gevşekçe bir özgürlük anlayışının getirdiği eşşekçe bir basitliktir. böyle eşşeklik yaparak kendilerini veya yaptığı şeyi süper ultra ötesi biri ya da birşey sanmak da basitten öte çok zavallıca bir eşekliktir.
bu ,çok gevşekçe bir özgürlük anlayışının getirdiği eşşekçe bir basitliktir. böyle eşşeklik yaparak kendilerini veya yaptığı şeyi süper ultra ötesi biri ya da birşey sanmak da basitten öte çok zavallıca bir eşekliktir.
devamını gör...
sevgilisi ağlıyor diye 300 km yapan adam
basıma gerecekten gelen adam.
hayatımda bi kere.
esim aradı. aglıyorum o sırada. cok tatsız seyler oldu cok kotuyum dedim. ben hep neseliyimdir. hep. sıkıntımı da asla esime yansıtmam. kendi basıma cozerim.
esim cok sasırdı. ve uzuldu.
bi saat sonra kapı caldı. esim. isyerinden izin almıs beni neselendirmek icin.
simdi bu adamın yerini ben nasıl doldurayım?
tabi ki 10 senedir minor depresyonda olurum. -bosandıgımdan beri-
hayatımda bi kere.
esim aradı. aglıyorum o sırada. cok tatsız seyler oldu cok kotuyum dedim. ben hep neseliyimdir. hep. sıkıntımı da asla esime yansıtmam. kendi basıma cozerim.
esim cok sasırdı. ve uzuldu.
bi saat sonra kapı caldı. esim. isyerinden izin almıs beni neselendirmek icin.
simdi bu adamın yerini ben nasıl doldurayım?
tabi ki 10 senedir minor depresyonda olurum. -bosandıgımdan beri-
devamını gör...
sevginin bittiğini anlama yöntemleri
sevginin bittiği demeyelim de yedekleme yaptığını anlamanın en kolay yolu; daha önce şartsız/ koşulsuz kabul ettiği, ağzına s.çsanız yarabbi şükür dediği davranışlarınızdan şikayet etmeye ve sürekli eleştirmeye başlaması. kısacası aşağıdaki söz;
“ eğer köpeğin sana havalanaya başladıysa başkalarıda besliyor demektir.”
“ eğer köpeğin sana havalanaya başladıysa başkalarıda besliyor demektir.”
devamını gör...
ahaha
içinde hafif bir küçümseme hissediyorum nedense.
hahaha daha samimi geliyor bana.
hahaha daha samimi geliyor bana.
devamını gör...
civanperçemi
hayıt tohumu ile birlikte poşet çay formuna dönüştürülmüş bir bitki. çok şükür.
o olmasa her ay ne yaparım. tadı kötü bu arada. ama olsun sürekli yoksaydığım dişil yanımla ateşkes yapmamı sağlıyor.
o olmasa her ay ne yaparım. tadı kötü bu arada. ama olsun sürekli yoksaydığım dişil yanımla ateşkes yapmamı sağlıyor.
devamını gör...
donald trump
tiyatro suikasttan kurtulandır. adamın mimiği bile oynamadı.
devamını gör...
ingiltere
fairford'da aynı adı taşıyan bir kraliyet askeri hava üssüne sahip ve bu üste abd'nin jetleri ve ağır bombardıman uçakları da yer alıyor. abd'nin ağır bombardıman uçaklarının kalkıp inebildiği tek avrupa hava üssü. tam 3 kilometrelik pist uzunluğuna sahip. ayrıca abd toprakları dışında yer alan ve nasa'nın uzay mekiklerinin iniş yapabildiği tek pist de burası. 1. ve 2. ırak körfez savaşlarında ve 28 şubat 2026'da başlayan iran savaşında abd'nin ağır bombardıman uçakları buradan kalkış yaptılar. sadece b-2'ler abd'den kalkıp iran'ı bombalayıp geri dönüyorlar.
dün bu üssün kullanılmasına yönelik protesto gösterisi düzenlenmiş. aynı günün ilerleyen saatlerinde de üste büyük bir yangın çıkmış. aşağı yukarı aynı zaman diliminde abd başkanı ve yardımcısının da bulunduğu etkinliğe saldırı düzenlenecekti ancak saldırgan yakalandı.
ingilizler hint okyanusundaki diego garcia hava üssünü abd uçaklarına kullandırmıyorlar. fairford için de sonradan izin verdiler.
trump yönetimi bunlardan dolayı falkland adaları konusunda üstü kapalı şekilde ya da doğrudan arjantin'i destekleyecek.
dün bu üssün kullanılmasına yönelik protesto gösterisi düzenlenmiş. aynı günün ilerleyen saatlerinde de üste büyük bir yangın çıkmış. aşağı yukarı aynı zaman diliminde abd başkanı ve yardımcısının da bulunduğu etkinliğe saldırı düzenlenecekti ancak saldırgan yakalandı.
ingilizler hint okyanusundaki diego garcia hava üssünü abd uçaklarına kullandırmıyorlar. fairford için de sonradan izin verdiler.
trump yönetimi bunlardan dolayı falkland adaları konusunda üstü kapalı şekilde ya da doğrudan arjantin'i destekleyecek.
devamını gör...
the godfather

marlon brando, james caan, francis ford coppola, salvatore corsitto.
the godfather kamera arkası (1971)
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
severim. adam gibi adamdır. reistir. nettir.
devamını gör...