zaman tüneli
kadın orgazmı
kadın orgazm olmaz yok öyle bir şey. kadın sünneti yapılması lazım bunlara islam ülkesinde ne orgazmı.
devamını gör...
kimsenin düzgün bir insan olmaması
bana boyle dedi:
-hic kimse duzgun bir insan degil. ben bile..
hayalkırıklıgıdır iste.
sabahattin ali der ki:
-hayatımda yasadıgım en buyuk hayal kırıklıgı. cunku o benim gozumde tum insanlıgın semboluydu.
-hic kimse duzgun bir insan degil. ben bile..
hayalkırıklıgıdır iste.
sabahattin ali der ki:
-hayatımda yasadıgım en buyuk hayal kırıklıgı. cunku o benim gozumde tum insanlıgın semboluydu.
devamını gör...
okan buruk istifa
galatasaray'ın başına geçtiğinden beri fener 4, beşiktaş 8, trabzon 5 hoca değiştirmiş. başkanları saymıyorum bile.
galatasaray bir hoca bir başkan yoluna devam etti ve ne oldu; 4/4. önceki sezon ligi 13. bitiren takım lige ambargo koyar oldu.
ben 35 yaşındayım, akranlarım ve büyüklerim daha iyi bilir. feneri bu kadar yener miydik üst üste. kaç tane 3-0 fb galibiyeti görmüştünüz. benim hatırladığım bı 5-1'lik kupa maçı. hadi yanına 3-1 biten ama aslında skorun çok daha farklı olması gereken elmander'li galibiyeti ekleyelim. okan geldi geleli 4 tane 3 gollü fb galibiyeti, araya bı tane sahadan çekildikleri maçı ekleyelim. fenerden gol yemiyoruz artık doğru düzgün. ben çocukken 3/4 yerdik hep.
kadro falan denilebilir. evet tarihin en pahalı kadrosu. ama özellikle gs fb her zaman o dönemin en pahalı kadrolarını kurardı. sanki önceden ayrılan bütçe eskişehir, gençlerbirliği bütçeleriydi de öyle mi sampiyon oluyorduk. fenere karşı bugün osimhen - sane ile çıktıysak; geçmişte de sneijder - drogba, baros - kewell falan ile çıkmıyor muyduk.
adam daha 52 yaşında. sanırım 7 yıldır teknik direktörlük yapıyormuş. 5 şampiyonluğu olacak, biri başakşehir ile. galiba fatih terim'den sonra en çok şampiyon olan hoca olacak. 70 yıllık lig tarihine şimdiden geçiyor. 2,4 puan ortalaması var. her maçı kazanmaya aşina oldu taraftar. 100 puan normal oldu. geçmişte öyle üst üste 15-20 maç galibiyet görmezdiniz. takım 3 kazanıyorsa 1 takılırdı. 70 puanla falan şampiyonluk var. deplasmanda 4-5 galibiyetle geçen sezon var. şimdi deplasmanda üst üste 15 maç kazanıyor takım. içerde 2 sene yenilmiyor falan. daha ne olsun. icardi, mertens, osimhen sayesinde diyorlar. elbette öyle ama hocanın hiç mi etkisi yok. birincisi demin dediğim gibi geçmişte de sneijder, drogba, baros, lincoln, kewell vb bir sürü dönem yıldızı geldi. o zaman siz diyorsunuz ki mertens sneijder'den, osimhen drogba'dan büyük yıldız. hayır o isimler de döneminde büyük yıldızdı ama olmadı bazı şeyler. bir diğer bakış açısı messi, mbappe, di maria, ramos, neymar gibi isimlerle ucl alamayan psg'nin güncel başarısı. yani herşey sadece yıldızlar da değil. bazen büyük oyuncularla da işler ters gider. onları yönetebilmek de marifet.
icardi icardi olurken her dk bir yerlere gidiyordu, wanda ile tuhaf bı hayatı vardı. aykut alex ikilisi gibi bir karakter çatışması yaşasalar belki icardi erkenden ayrılacaktı, belki kaos çıkacaktı. o süreci beraber idare ettiler.
rakiplerin her sene hoca değiştirirken tazminatlar bayılıyor. okan'a 4 yılda verilen maaş mou'nun sadece tazminatı yoktur. yani ciddi bir bütçe kârın var. adam her sene hoca değiştirince her gelen yeni adamlar aldırıyor. dedik ya kadro kalitesi, verilen imkan diye; aslında rakibin de hocalarına o imkanı veriyor. adam 30'u kerem'e gömdürdü, seninki o paraya singo aldırdı. yani o kadroları kendileri inşa ettiler. başkalarına da verildi aynı imkanlar, onlar neden yapamadı.
avrupa'da isteneni bulamamış olabiliriz. ben bu seneden memnunum. liverpool'dan 4 yenmiş, ee. bir maç olur öyle şeyler, rakibinin adı liverpool.
ben okan hocayı bazı maçlarda eleştiriyorum gerek oynanan oyun gerek değişiklikler üzerinden ama gönderilmesine kesinlikle karşıyım.
galatasaray bir hoca bir başkan yoluna devam etti ve ne oldu; 4/4. önceki sezon ligi 13. bitiren takım lige ambargo koyar oldu.
ben 35 yaşındayım, akranlarım ve büyüklerim daha iyi bilir. feneri bu kadar yener miydik üst üste. kaç tane 3-0 fb galibiyeti görmüştünüz. benim hatırladığım bı 5-1'lik kupa maçı. hadi yanına 3-1 biten ama aslında skorun çok daha farklı olması gereken elmander'li galibiyeti ekleyelim. okan geldi geleli 4 tane 3 gollü fb galibiyeti, araya bı tane sahadan çekildikleri maçı ekleyelim. fenerden gol yemiyoruz artık doğru düzgün. ben çocukken 3/4 yerdik hep.
kadro falan denilebilir. evet tarihin en pahalı kadrosu. ama özellikle gs fb her zaman o dönemin en pahalı kadrolarını kurardı. sanki önceden ayrılan bütçe eskişehir, gençlerbirliği bütçeleriydi de öyle mi sampiyon oluyorduk. fenere karşı bugün osimhen - sane ile çıktıysak; geçmişte de sneijder - drogba, baros - kewell falan ile çıkmıyor muyduk.
adam daha 52 yaşında. sanırım 7 yıldır teknik direktörlük yapıyormuş. 5 şampiyonluğu olacak, biri başakşehir ile. galiba fatih terim'den sonra en çok şampiyon olan hoca olacak. 70 yıllık lig tarihine şimdiden geçiyor. 2,4 puan ortalaması var. her maçı kazanmaya aşina oldu taraftar. 100 puan normal oldu. geçmişte öyle üst üste 15-20 maç galibiyet görmezdiniz. takım 3 kazanıyorsa 1 takılırdı. 70 puanla falan şampiyonluk var. deplasmanda 4-5 galibiyetle geçen sezon var. şimdi deplasmanda üst üste 15 maç kazanıyor takım. içerde 2 sene yenilmiyor falan. daha ne olsun. icardi, mertens, osimhen sayesinde diyorlar. elbette öyle ama hocanın hiç mi etkisi yok. birincisi demin dediğim gibi geçmişte de sneijder, drogba, baros, lincoln, kewell vb bir sürü dönem yıldızı geldi. o zaman siz diyorsunuz ki mertens sneijder'den, osimhen drogba'dan büyük yıldız. hayır o isimler de döneminde büyük yıldızdı ama olmadı bazı şeyler. bir diğer bakış açısı messi, mbappe, di maria, ramos, neymar gibi isimlerle ucl alamayan psg'nin güncel başarısı. yani herşey sadece yıldızlar da değil. bazen büyük oyuncularla da işler ters gider. onları yönetebilmek de marifet.
icardi icardi olurken her dk bir yerlere gidiyordu, wanda ile tuhaf bı hayatı vardı. aykut alex ikilisi gibi bir karakter çatışması yaşasalar belki icardi erkenden ayrılacaktı, belki kaos çıkacaktı. o süreci beraber idare ettiler.
rakiplerin her sene hoca değiştirirken tazminatlar bayılıyor. okan'a 4 yılda verilen maaş mou'nun sadece tazminatı yoktur. yani ciddi bir bütçe kârın var. adam her sene hoca değiştirince her gelen yeni adamlar aldırıyor. dedik ya kadro kalitesi, verilen imkan diye; aslında rakibin de hocalarına o imkanı veriyor. adam 30'u kerem'e gömdürdü, seninki o paraya singo aldırdı. yani o kadroları kendileri inşa ettiler. başkalarına da verildi aynı imkanlar, onlar neden yapamadı.
avrupa'da isteneni bulamamış olabiliriz. ben bu seneden memnunum. liverpool'dan 4 yenmiş, ee. bir maç olur öyle şeyler, rakibinin adı liverpool.
ben okan hocayı bazı maçlarda eleştiriyorum gerek oynanan oyun gerek değişiklikler üzerinden ama gönderilmesine kesinlikle karşıyım.
devamını gör...
doğu medeniyeti ve batı medeniyeti
kuşku iyi bir şeydir ve aslında batı uygarlığının ana kaynaklarından biridir. öteki uygarlıklarda ve bizim uygarlığımızın ilk evrelerinde düşünceyi zincire vuran, hoşgörüyü zayıflatan ya da ortadan kaldıran ve demokrasi dediğimiz karşıtların işbirliğini önleyen kesinlikleri sarsar. insanları sorular sormaya ve böylece buluşlara, yeni başarılara ve başka uygarlıklarınkiler de dahil olmak üzere yeni bilgilere yöneltir. modern anlamıyla suçluluk -hukuki bir karar değil, zihinsel bir durum olarak- aşındırıcı ve yıkıcıdır; aynı zamanda bizim batı uygarlığının en derin ve en karakteristik kusuru olan kendi kendimize büyük bir kibirle müsamaha göstermemizin aşın bir biçimidir. dünyanın bütün kötülüklerinden sorumlu olduğunu öne sürmek, "beyaz adamın yükü"nün yeni versiyonudur; aynı kendini beğenmişlik ve saçma bir yaklaşımla bütün iyiliklerin kaynağı olduğunu öne süren emperyal seleflerimizin tutumu kadar kendi gururumuzu okşar ve başkalarına karşı da sözde bir alçakgönüllülük gösterisinde bulunur.
şimdilerde çokça duyduğumuz bir sözcük, eğitim ve kültürümüzün özellikle avrupa merkezli karakteri olarak tanımlanan yönünün sona ermesi ve yerini birçok kültüre dayanan bir anlayışa bırakması gerektiği düşüncesini ifade eden "çokkültürlülük" kavramıdır. çokkültürlülük düşüncesi kendi başına mükemmeldir ve avrupa ile batının büyük geleneğine birçok bakımdan uymaktadır. merak, ilgi ve saygı dolu bir yaklaşımla yabancı kültürleri incelemeye ilk kez yönelen ve uzun yıllar bu tutumu tek başına sürdüren, ayrıca tarihe gömülü uygarlıkları açığa çıkararak ve unutulmuş metinleri çözerek yabancı kültürlerin tanınmasına ve kendilerini anlamasına büyük bir katkıda bulunan, herşeye rağmen, batı dünyasıydı.
*** ***
bütün kültürlerin kendi kazanımları, kendi sanat ve müzikleri, felsefe ve bilimleri, edebiyat ve yaşam tarzları, insanlığın ilerlemesine başka katkıları vardır; bunların bilinmesinin bize yarar sağlayacağına ve yaşamımızı zenginleştireceğine kuşku yoktur. bu sonsuz insan çeşitliliğini, onu inceleme ve ondan öğrenme gereğini fark etmek belki de batının en yaratıcı yeniliklerinden biridir. çünkü başka kültürlere yönelik merak duygusunu besleyen, onların dillerini öğrenme, adetlerini araştırma, kazanımlarına değer biçme ve saygı gösterme isteğini taşıyan yalnızca batıdır. tarihin bilinen öteki büyük uygarlıklarının hepsi istisnasız olarak kendilerini tek başına yeterli görmüş, kendileri dışında kalanları ve hatta kendi içlerindeki altkültürleri ve düşük statülü kesimleri aşağılayıcı bir tavırla barbar, bizden olmayan, dokunulmaz, kafir, yabancı şeytan saymış ve hakarete dönük daha teklifsiz, daha kaba terimlerle anmışlardır. başka uygarlıkların dillerini öğrenme çabasını ancak fetih ve tahakkümün getirdiği baskı altında göstermiş ve dünyanın o zamanki egemenlerinin fikir ve adetlerini kendini savunma amacıyla anlamaya çalışmışlardır. bir başka deyişle, efendileri olarak tanımak zorunda kaldıkları kişilerden bir şeyler öğrenmeleri, onları ancak yönetici ve/veya öğretmen olarak gördüklerinde söz konusu olabilirdi. "öteki"ne yönelik kendiliğinden gelişen merakın ve onun "öteki"liğine zorlama olmayan saygının kendine özgü bileşimi, batılı ve batılılaşmış kültürlerin ayırt edici bir özelliği olmaya devam etmekte ve bunu ne paylaşan ne de anlayabilen çevrelerce hala şaşkınlık ve kızgınlıkla karşılanmaktadır.
*** ***
emperyalizm, cinsel ayrımcılık ve ırkçılık batıda ortaya çıkmış sözcüklerdir; bunun nedeni -ne yazık ki evrensel nitelikte olan- bu kötülükleri
batının türetmiş olması değil, batının birer kötülük olduklarını fark etmesi, onları böyle adlandırıp mahkum etmesi ve -bütünüyle boşa gitme
yen bir çabayla- etkilerini zayıflatmak ve mağdurlarına yardımcı olmak üzere güçlü bir mücadele vermesidir. bir deyişi kullanarak belirtmek gerekirse, batı kültürü gerçekten "yok olup gidecek"se, emperyalizm, cinsel ayrımcılık ve ırkçılık da onunla birlikte yok olup gitmeyecektir. bu işin kurbanlarının, bunları suçlama özgürlüğü ve sona erdirme çabası olması çok daha muhtemeldir.
batı kültürü günün birinde gerçekten yok olup gidebilir: onun savunucusu, olması gerekenlerden birçoğunun inanç eksikliği ve onu suçlayanların ateşli keskinliği pekala batı kültürünün yıkımına katılabilir. ama eğer batı kültürü yok olup giderse, bütün kıtalardaki erkekler ve kadınlar bunun sonucunda güçsüz düşecek ve tehlikeye girecektir.
çatışan kültürler: keşifler çağında hristiyanlar, müslümanlar, yahudiler - bernard lewis
devamını gör...
ses yakışıklılığı
iltifat edenin niyeti varmış olay o.
bana da demişti bir kız iş atarken: "ne dolu dolu bir sesin var, radyocu olmalısın". yazık yani ne yapsın, başka iltifat edecek bir açı yok ki bünyede, ara ara onu bulmuş.
bana da demişti bir kız iş atarken: "ne dolu dolu bir sesin var, radyocu olmalısın". yazık yani ne yapsın, başka iltifat edecek bir açı yok ki bünyede, ara ara onu bulmuş.
devamını gör...
erkek adam
her erkek, erkek olur ama adam olamaz. ama öbür türlü de diyorlar ki adam olmak olmak yetmez, erkek adam olacaksın.
yalancı paradoksunun yeni türkü versiyonu bu bu. diyorlar ki bazen gözlerinden...
yalancı paradoksunun yeni türkü versiyonu bu bu. diyorlar ki bazen gözlerinden...
devamını gör...
donald trump
beyaz saray komedisi gene gündemi kanada'ya çekme muhabbetinden. kanada hala ortak refah ülkesi ve sembolik de olsa krala bağlı.
dayı ne zaman iç desteğinde sakata gelse kanada kavgası başlatıyor. takipçisi de 'dibinde ama zayıf düşman' gazına bayılıyor. çomar her yerde çomar çünkü.
dayı ne zaman iç desteğinde sakata gelse kanada kavgası başlatıyor. takipçisi de 'dibinde ama zayıf düşman' gazına bayılıyor. çomar her yerde çomar çünkü.
devamını gör...
adams aebler
(bkz: adem'in elmaları)
devamını gör...
orgazm
abartılan bir duygudur. basitçe: sex'in çıktısıdır.
nedense bizim toplumumuz sex yapmayı fazlasıyla abartıyor. türk toplumunun hayat damarlarından biri. aslında o kadar basit bir eylem ki.
insanın bencil olduğu gerçeği sex ile çok baskın şekilde ortaya çıkar. sex aslında sosyal bir deneydir. kişilerin buna düşkün olmasının sebebi kendi bencillikleridir çünkü hissettikleri duyguyu severler ( bu duyguya afrodizyak veya orgazm denir.)
"önce ben" diyen her insanın sekse düşkün olduğunu görürsünüz. bu insanların orgazm bağımlılığı vardır çünkü hep kendi iyiliğini düşündüğü için sex eylemini de kendini hoş tutmak adına daima tekrarlar hatta ilişkilerini duygudan yoksun, sadece bu çıktıyı hedef alarak kurar.
türk toplumu bu patolojinin en yüksek örneğidir. fuckbuddy muhabbetinin bu denli yayılması ve güncelde de devam ediyor olmasının nedeni budur.
kısaca basit bir eylemin abartılan sonucudur. hayatta sex'ten daha değerli duygular vardır. tabi bu hususlar ruhani ve karakteristik geçmişle alakalıdır. %80 içine doğduğunuz ailenin kültürü ve ebeveynlerinizin nasıl bir duygusal bağa sahip olduğu ile alakalıdır da. sex düşkünlüğü olan insanların ailelerini dikkatle inceleyin. bir patoloji bulursunuz.
orgazm( sex düşkünlüğü) davranış bozukluğudur. insanlar normalleştiriyor olabilir ama bir bozukluk ne kadar normalleştirilirse normalleştirilsin( söylem ve kolektif kabul ile), yine de günlük hayatın içerisinde kendisini rahatsız edici seviyede belli eder.
nedense bizim toplumumuz sex yapmayı fazlasıyla abartıyor. türk toplumunun hayat damarlarından biri. aslında o kadar basit bir eylem ki.
insanın bencil olduğu gerçeği sex ile çok baskın şekilde ortaya çıkar. sex aslında sosyal bir deneydir. kişilerin buna düşkün olmasının sebebi kendi bencillikleridir çünkü hissettikleri duyguyu severler ( bu duyguya afrodizyak veya orgazm denir.)
"önce ben" diyen her insanın sekse düşkün olduğunu görürsünüz. bu insanların orgazm bağımlılığı vardır çünkü hep kendi iyiliğini düşündüğü için sex eylemini de kendini hoş tutmak adına daima tekrarlar hatta ilişkilerini duygudan yoksun, sadece bu çıktıyı hedef alarak kurar.
türk toplumu bu patolojinin en yüksek örneğidir. fuckbuddy muhabbetinin bu denli yayılması ve güncelde de devam ediyor olmasının nedeni budur.
kısaca basit bir eylemin abartılan sonucudur. hayatta sex'ten daha değerli duygular vardır. tabi bu hususlar ruhani ve karakteristik geçmişle alakalıdır. %80 içine doğduğunuz ailenin kültürü ve ebeveynlerinizin nasıl bir duygusal bağa sahip olduğu ile alakalıdır da. sex düşkünlüğü olan insanların ailelerini dikkatle inceleyin. bir patoloji bulursunuz.
orgazm( sex düşkünlüğü) davranış bozukluğudur. insanlar normalleştiriyor olabilir ama bir bozukluk ne kadar normalleştirilirse normalleştirilsin( söylem ve kolektif kabul ile), yine de günlük hayatın içerisinde kendisini rahatsız edici seviyede belli eder.
devamını gör...
donald trump
britanya kralı charles ve eşini ağırladığı merasimde beyaz saray gül bahçesi'ndeki askerler, abd'nin britanya'ya karşı verdiği bağımsızlık savaşındaki üniformaları giymişler. video
başbakan keir starmer'e değil de britanya için önemi daha çok sembolik olan kraliyet ailesine böyle bir cevap verilmesi enteresan. trump düşünmemiştir böyle bir şeyi. acaba aklına kim soktu bu fikri? stephen miller?
başbakan keir starmer'e değil de britanya için önemi daha çok sembolik olan kraliyet ailesine böyle bir cevap verilmesi enteresan. trump düşünmemiştir böyle bir şeyi. acaba aklına kim soktu bu fikri? stephen miller?
devamını gör...
ses yakışıklılığı
buna "lügat kullanımı" denir. bir erkekte ilk dikkatimi çeken şey bu'dur. temiz ve pürüzsüz bir telaffuz.
erkekler genelde ses tonumu ve telaffuzumu çok beğenirler. üzerine bilhassa çalışıp, geliştirdiğim bir şey değil. çocukluğumdan beri sahip olduğum bireysel dil kullanımımdan bahsediyorum ama yine de etkileyici geliyor.
lügat kullanımı aslında içine doğduğunuz aile ve onun kültürü ile şekillenen bir husus. ailemde herkes bu şekilde akıcı ve pürüzsüz konuşur. bizde telaffuz önemlidir.
yine de, bu konuda ( kendi üstümde bir takıntım olmamasına rağmen), lügat kullanımı iyi olan erkeği donanımlı ve kültürlü buluyorum. genelde de böyle cıkıyor zaten. aksi de olabilir ama bizim toplumumuz için çok nadirdir. türk toplumu için genelde lügat ve sosyal davranış örüntüleri direkt karakteristik okumadır. ( eğer oyuncu değillerse veya oyunculuk eğitimi almıyorlarsa. oyuncular bunu çok rahat taklit ederler. taklit edebilmelerini sağlayacak eğitimler veriliyor.)
bu yüzden dil ve ses kullanımı karşınızdaki kişiyi sadece dinleyerek belirli bir yere konumlandırabilmenizi sağlayan hususlardır. değerli ve önemlidir.
erkekler genelde ses tonumu ve telaffuzumu çok beğenirler. üzerine bilhassa çalışıp, geliştirdiğim bir şey değil. çocukluğumdan beri sahip olduğum bireysel dil kullanımımdan bahsediyorum ama yine de etkileyici geliyor.
lügat kullanımı aslında içine doğduğunuz aile ve onun kültürü ile şekillenen bir husus. ailemde herkes bu şekilde akıcı ve pürüzsüz konuşur. bizde telaffuz önemlidir.
yine de, bu konuda ( kendi üstümde bir takıntım olmamasına rağmen), lügat kullanımı iyi olan erkeği donanımlı ve kültürlü buluyorum. genelde de böyle cıkıyor zaten. aksi de olabilir ama bizim toplumumuz için çok nadirdir. türk toplumu için genelde lügat ve sosyal davranış örüntüleri direkt karakteristik okumadır. ( eğer oyuncu değillerse veya oyunculuk eğitimi almıyorlarsa. oyuncular bunu çok rahat taklit ederler. taklit edebilmelerini sağlayacak eğitimler veriliyor.)
bu yüzden dil ve ses kullanımı karşınızdaki kişiyi sadece dinleyerek belirli bir yere konumlandırabilmenizi sağlayan hususlardır. değerli ve önemlidir.
devamını gör...
savaş türk'ün düğünüdür
askerlik tecrübesini banka şubesinde bedelli olarak yapanlar bu sözü tekrarlamayı çok sever.

savaş, savaş ile ilgili her şey, beklemekle ve disiplinle alakalıdır. cesaret, korkaklık falan... bunlar hikaye sadece. bayrak, vatan, millet... bunlar gösterişten fazlası değil. bir savaşçı, sadece kendisi ve arkadaşları için savaşır. kurşun sıkarken ya da kurşunlara maruz kalırken kafasında ülkesinin milli marşı çalmaz.
savaş genellikle beklemekle geçer, tek bir şey hariç. o da ölüm. savaşta her şeyi beklersin. bazen erzak ve suyu, bazen yeni gelecek takviye kuvvetleri. bazen düşmanın tuzağa düşmesini beklersin bazen de sadece geçip gitmesini. bazen emir beklersin. bazen neyi beklediğini unutursun, hatırlamayı beklersin.
tek bir şey hariç, ölüm. ölümü beklemeye başladıysan savaşı kaybetmişsindir zaten. güncel olarak abd-israel de iran molla rejimine abluka uygularken bu taktiği kullanıyor. daha önce küçük ölçekli ama daha ağır versiyonu gazze'de uygulanmıştı.
savaş kimsenin düğünü değildir. finalde kayınpederiniz koluna müstakbel eşinizi takıp getirmiyor.

savaş, savaş ile ilgili her şey, beklemekle ve disiplinle alakalıdır. cesaret, korkaklık falan... bunlar hikaye sadece. bayrak, vatan, millet... bunlar gösterişten fazlası değil. bir savaşçı, sadece kendisi ve arkadaşları için savaşır. kurşun sıkarken ya da kurşunlara maruz kalırken kafasında ülkesinin milli marşı çalmaz.
savaş genellikle beklemekle geçer, tek bir şey hariç. o da ölüm. savaşta her şeyi beklersin. bazen erzak ve suyu, bazen yeni gelecek takviye kuvvetleri. bazen düşmanın tuzağa düşmesini beklersin bazen de sadece geçip gitmesini. bazen emir beklersin. bazen neyi beklediğini unutursun, hatırlamayı beklersin.
tek bir şey hariç, ölüm. ölümü beklemeye başladıysan savaşı kaybetmişsindir zaten. güncel olarak abd-israel de iran molla rejimine abluka uygularken bu taktiği kullanıyor. daha önce küçük ölçekli ama daha ağır versiyonu gazze'de uygulanmıştı.
savaş kimsenin düğünü değildir. finalde kayınpederiniz koluna müstakbel eşinizi takıp getirmiyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
zihnimde yeni bir sekme açıldı arka fonda selda bağcan dan ince ince bir kar yağar çalıyor. madonna nın bedtime story klibi ne alaka? bir yandan elektro bağlama inliyor diğer yanda dervişler, su yüzeyinde ördek kafası, dönüp duran büyük zar...
ah hatırladım izlediğim bir video yüzünden... bilinçaltım nerede beni korkutacak bir şey var onu çekip alır zaten.
ah hatırladım izlediğim bir video yüzünden... bilinçaltım nerede beni korkutacak bir şey var onu çekip alır zaten.
devamını gör...
kendine bir soru sor
oksimoron musun oğlum sen?
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
sşdlkfsdlşk bence hepimiziz.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
bu hikayede dana ben oldum.
devamını gör...
geceleri esir almışlar
eskiden geceleri sokağa çıkmazdık. büyüklerimiz kızar, uyarırdı. çünkü geceleri onlar hep dışarıdaydı. lakin şimdi bakıyorum da geceleyin kandillerini söndüren tek bir hane bile yok... eskiden geceleyin dışarıda gezen onlar, artık evin içinde insanların yanında durup huzursuzluk verir olmuşlar. bunca şiddet, bunca adaletsizlik, bunca gıybet, bunca kin, bunca sağduyusuzluk, bunca merhametsizlik... ülkemiz onlar için bir cennet haline geldi. artık her delikten çıkar oldular. insanların başına akıl almaz işler geliyor. en olmazlar oluyor. uğursuzluk ve kısmetsizlik vatanımızı esir aldı. çocukların can verdiği bir ülkede hiçbir can emniyette değil, bunu onlar da benim kadar iyi biliyor.
devamını gör...
kendine bir soru sor
kendime soru sorduğum zaman otomatik olarak kendim bana soru sormuş oluyor. işkillendim. sormayacağım. şimdi bilemeyiz falan, rezil olmayalım kendimize.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
ahahahhahaaahha iyi geceler cümleten.
devamını gör...
