zaman tüneli

hepsinin arkasındayım. önden onları gönderiyorum ki, mevzu olursa arkadan çaktırmadan uzayayım.
devamını gör...

ben kendi acımdan anlatıcan.
ben 17 yasına kadar -annemle babamın bosanması- dunyanın en mutlu kız cocuguydum. neseli. eglenceli.
sonra annemle babam bosandı. ailem kendi dunyasında beni yalnız bıraktı. ve benim tek basıma mucadelem basladı. yurt dısında yalnız yasadım yıllarca. calısıp okumaya basladım. vs vs. ve o donemler karanlık tarafımla tanıstım. cok karanlık seyler dusunen cok depresif cok varoluscu bir yanım da vardı. sonra yıllar icinde -cok uzun yıllar- o tarafımı geride bırakıp fabrika ayarlarıma dondum: neseli. keyifli. mutlu

dostoyevski yi ben karanlık tarafım olarak goruyorum. bugunume tasımak istemedigim karanlık tarafım. anmak istemedigim karanlık tarafım. karakterlerinde cok buyuk ruhsal sorunlar var. ve ben onları okurken acı cekiyorum.
tolstoy daha toplumcu. umutsuzluktan gecirken bile genelde bir umudu oluyor. daha ahlakcı. cogu kitabı bana daha cok hitap ediyor.

soylemek istediklerim bu kadar:)
devamını gör...

3 mayıs türkçülük günü
kutlu olsun!

türkçülüğün azizi;
sultan galiyev’in tin’i şad olsun!


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben onların arkasındayım onlar benim arkamda olmasın yeter zira savunulacak yanımız çoktan tükenmiştir.
devamını gör...

samsun-gs: güzel tiyatro
en büyük destekçine yenil
kırmızı kart gör
bütün sezonu temize çıkar…
tipik bi gs oyunu!!!
devamını gör...

ortada işçi sınıfının olmadığı bir dönemde ortaya çıkan akımdır. ütopik sosyalistler toplumsal değişimi, yönetici sınıfının mücadelesinde ararlar. onlara göre toplumu değiştirecek sınıf, zümre yönetici sınıfıdır. bu anlamıyla bilimsel sosyalizmden ayrılır.

(bkz: saint-simon)
(bkz: charles fourier)
(bkz: robert owen)
devamını gör...

benim cok mukemmelliyetci bir tarafım var. kontrol etmeye calısıyorum hep. bazen salıyorum. bazen tetikleniyor. mesela dogru olmayan hicbir seyi yapmamalıyım. yanlıs her seyi duzeltmeliyim. insanları hep iyiye dogruya tesvik etmeliyim. gibi seyler. bazen kendime de cok sert oluyorum. cok zayıf ve guzel olmalıyım. cok kulturlu ve bilgili olmalıyım. az sigara icmeliyim. yardımsever olmalıyım. evim tertemiz olmalı. ben cok bakımlı olmalıyım. fedakar olmalıyım. vefalı olmalıyım. sadık olmalıyım. nesemi kaybetmemeliyim. gibi seyler.
yıllar icinde dunyevi hırsları cok torpuledim kendime. hatta insanlar sık sık bana "bu kadar donanımlısın. neden bu kadar mutevazısın. olma boyle" filan diyorlar. ben sadece hayatta cok gormus gecirmis bir insan olarak kibirli olmak ne haddime diye dusunuyorum. binbir sınavıyla binbir zorluguyla binbir mucadelesiyle cok zor kosullarda cogumuz var olmaya calısıyoruz. ne hadle ben birine buyukluk taslayabilirim ki? ben temizlikciye de amerika baskanına da aynı saygı ve sevgiyle yaklasan bir insanım. her insan dehset degerli ve ozel geliyor bana. hepimizin kendince ozellikleri var. ve hepimizin yas din dil ırk meslek demeden birbirimize ogretecegi bi seyler var.

beni su film repligi cok etkilemisti:
black swan de balerin kızımız natalie portman cok buyuk hırsla dans ettikten sonra:
-ı was perfect. -harikaydım-

tuyleri diken diken eden bir sahne. cunku o dans edilene kadar nasıl sınırları zorluyor neler neler yapıyor hırsından gozu donuyor filan. ve hepsini aslında cok insanca bi talep icin yapıyor kendinden bekledigi: mukemmeldim. harikaydım. muthistim. diyebilmek icin.
devamını gör...

emile zola'nın toplumsal-gerçekçi romanıdır. bir madende geçen olayları anlatır. madenciler ücretlerinin artması için greve giderler, dışarıdan gelen etienne isimli roman kahramanı da madencilerle dayanışma içindedir. roman ütopik sosyalist bir romandır aynı zamanda. ortada kurulacak sendikavari bir örgütü sürekli bahsini geçirir ama henüz ortalıkta bilimsel -sosyalizm olmadığı için eser ütopik sosyalist olarak kalır.

(bkz: ütopik sosyalizm)
(bkz: bilimsel sosyalizm)
devamını gör...

en çok kendime gösterirken zorlanıyorum.

bir gün öncesinden uykusuzum, yorgunum, bitkinim.

ama şu huzursuz bacak tutunca "anne hadi oynayalım" diyen çocuk gibi inadı tutuyor. resmen evin içinde bacaklarımı gezmeye çıkarıyorum.
yorgunluktan düşüp kalacağım ama bacaklarım hazretlerinin can sıkıntısı bitmediği için adım atmaya devam ediyoruz.

zorluyorsun beni sevgili kendim.
devamını gör...

son derece olumlu gelişmedir.
bunların şımartılmış sözde futbolcusunun, sözde yönetiminin ve sözde taraftarının ne halt oldukları beyinsiz olanların bile anlayabilecekleri seviyede gündeme gelecektir.
hatta bakarsın eleştirir gibi yapıp gene kime düşman olduğunu yumurtlayan bohem kasa maltozlar bile neyin ne olduğunu görür, kim bilir?...
bir musibet bin nasihatten iyidir.
daha sözde yükseltilmelerini kutlarken vurulanlar, yakalanan amariga imalatı otomatik tüfekler düştü bile x ortamına.
evet evet konumuz sadece futbol, karşı olanlar da faşo evet...
devamını gör...

ingiltere essex kökenli progresiive rock grubu. 60 ların efsanesidir.

devamını gör...

çok kaypak bir kavram, mesela kötüye kötü davranmak kötülük müdür? bence değildir bilâkis adalettir, hak edene hak ettiğini vermektir. asıl kötülük zalime ses çıkarmamaktır, insanlar kurban rolüne girmeyi erdem sanıyor halbuki eziklik.
devamını gör...

burada birkaç arkadaşım dışında kimsenin yazdıklarından bilgi almadım. amaçsız gelip gidenler dolu. mod olsam ebediyen engellerim kendini beğenmiş faydasızları.
devamını gör...

kardeşim doğduğunda eve gelen bakıcı kız sayesinde caddedeki eczacı abla anneme fazladan bir bit şampuanı sattı.

tabii kız da işsiz kaldı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ales olur da osmanlı tarihi çok sıkıntılı gerçekten
devamını gör...

(bkz: yukarı mahalle)
(bkz: john steinbeck)
devamını gör...

bu sabah kahvaltı sofrası hazırlanırken farketmemiş gibi yapıp içerde oturdum ve hazırlık nerdeyse bitince mutfağa gidip benlik bi şey var mı diye sordum. bitti mi? hayır. sofrada kolayca ayağa kalkamayacağım bir noktaya oturup 2 kez de çayımı tazelettim. bitti mi? bitti şimdilik
devamını gör...

artık yeni insanlara ayıracak yerim, yeni hikâyelere harcayacak sabrım kalmadı. eskiden olsa nedenini merak eder, üzerine sayfalarca kafa yorardım; şimdiyse sadece sessizliği tercih ediyorum. insanın kendi içine çekilmesi bir vazgeçiş değil, bir korunma biçimiymiş, bunu anladım. dışarıdaki gürültü azalsın diye değil, içimdeki çığlıklar dinsin diye kapattım kapılarımı.
​belki de en büyük yük, hep bir şeyleri anlamlandırmaya çalışmaktı. artık anlam aramıyorum. anlamın bittiği yerde, sadece durmak istiyorum. hiçbir yere yetişmeye çalışmadan, kimseden bir beklentiye girmeden... çünkü biliyorum ki, beklemek en çok bekleyeni yoruyor.
kimseye 'neden' diyecek mecalim yok, zira cevapların hiçbir şeyi onarmayacağını çoktan kavradım. insan, en büyük yarayı iyileşmeye çalışırken alıyormuş; ben artık iyileşmek de istemiyorum. olduğum gibi, olduğum yerde, eksik ve sessiz kalmaya razıyım.
​kalabalıkların arasında bir yabancı gibi süzülmek, her şeye karşı görünmez bir zırh kuşanmak en büyük lüksüm oldu. kimse benden bir şey istemesin, kimse bana bir şey katmasın. ben, kendi ıssızlığımda kurduğum bu küçük dünyada, hiçbir yere ait olmamanın hafifliğini yaşıyorum. belki bu bir kaçış, belki de kendime geç kalmış bir varış... ama sonunda anladım ki; hayatı kazanmaya çalışırken kaybettiğim en büyük şey, huzurmuş. şimdi o huzuru, her şeyden vazgeçmiş olmanın o ağır ama dürüst sessizliğinde buluyorum.
devamını gör...

ales 92 çok afedersiniz
edit: hatta çokafedersiniz
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim