zaman tüneli
normal sözlük berbat bir yer
normalde de cennette yaşamıyoruz zaten, yani kusurlu bir hareket yok oyna devam.
devamını gör...
arnautlar eker baqla
göğercinler atar takla diye devam eden bir kırım tatar türküsü.
devamını gör...
dün
butun parcalarını bildigim oguzhan koc un dogumgunuymus.
bkz: konserde şarkı söylerken kendinden gecen kızlar.
ihih.
kutlu olsun yakısıklı;)
bkz: konserde şarkı söylerken kendinden gecen kızlar.
ihih.
kutlu olsun yakısıklı;)
devamını gör...
bugün
dostum trump çin de.
recep tayyip erdogan kazakistan da.
ben de istanbul dayım. burgaz adası na gitmeyi dusunuyorum;) japonya da olacak halim yok ya. ihih.
recep tayyip erdogan kazakistan da.
ben de istanbul dayım. burgaz adası na gitmeyi dusunuyorum;) japonya da olacak halim yok ya. ihih.
devamını gör...
kerem aktürkoğlu
biz bir de bunun benfica'dan fenerbahçe'ye transferinden, sonraki satıştan %10 kâr payı maddesi sebebiyle 1 milyon 50 bin euro para kazandık.
devamını gör...
normal sözlük berbat bir yer
ben beğeniyorum bu kuburu.
devamını gör...
hangi winx perisisin sorusu
gülşişe. tuşlu telefon perisiyim.
devamını gör...
hangi winx perisisin sorusu
onedio ya..
devamını gör...
ten ve iz
david le breton tarafından yazılan ve insanın kendisini yaralamasını inceleyen psikolojik ve antropolojik kitap.
okurken dikkatimi çeken ve farklı bakış açıları kazandıran çok fazla nokta olduğunu söylemeliyim.
insanın kendisini yaralamasının aslında ne derece basite indirgenmemesi gerektiğini, altında yatan çok farklı anlamlar olduğunu daha yeni yeni anlıyorum.
normalde de basite indirgediğim bir durum değildi tabii ama artık empati yapabileceğimi düşünüyorum bazı noktalarda.
özellikle kitapta bahsedilen insanların sıklıkla 'var olma ve kendisini kanıtlama çabası' ya da 'kontrolü elde etme çabası' ile bu tarz girişimlere bulunuyor olmalarını çok iyi anladığımı düşünüyorum.
her ne kadar bu durumdan şu an utansam da zamanında ben de aynı davranışlarda bulunmuştum ve sebeplerimiz aslında fazlasıyla benzer.
benimkisi de kendimi gerçeklikten uzaklaştırma ve kendimi sakinleştirme yöntemim gibi bir şey idi.
kitapta bahsedilen ve ilgimi çeken bir başka konu ise kadınlarda bu kendini yaralama durumunun erkeklere nazaran çok daha fazla görüldüğünden bahsediyor olması.
'bedene zarar verme olgularının kadınlarda erkeklere göre kesinlikle daha fazla görülmesi kadınlarda acının içselleştiğini, erkeklerde ise daha çok dış dünyaya karşı bir saldırı biçimi aldığını gösterir. kadın sıkıntıları kabullenir, erkekse güç kullanarak dünyaya yansıtır.'
bu durum ise erkeğin toplumdaki güçlü olması gerektiği algısından kaynaklanıyor ve kitapta bundan da bahsediliyor.
bir diğer ilgimi çeken konu ise kendini yaralama girişiminde bulunan insanların aslında intihar etmek değil, yaşamak istediklerini kendilerine kanıtlama çabaları oldu.
kitapta ise bu durum kısaca şu şekilde anlatılıyor.
'kesikler, çizikler, yaralar, yanıklar, darbeler, çürükler, deri altında sokulan objeler kendini yok etme ya da ölme isteğinin işaretleri değildir. intihar girişimleri değil, yaşama girişimleridir, feda edilebilecek olanı feda ederek , yani yaşamaya devam edebilmek için kendinden bir parça vermeye razı olarak bedene anlam yüklemenin son biçimidir.'
zamanında kendimin de yaşadığı sıkıntılar hakkında bu kadar detaylı bir kitap okumak fazlasıyla hoşuma gitti açıkçası.
acı yoluyla varlığını hissetme konusuna aşırı derecede güzel değinildiğini düşünüyorum.
okurken dikkatimi çeken ve farklı bakış açıları kazandıran çok fazla nokta olduğunu söylemeliyim.
insanın kendisini yaralamasının aslında ne derece basite indirgenmemesi gerektiğini, altında yatan çok farklı anlamlar olduğunu daha yeni yeni anlıyorum.
normalde de basite indirgediğim bir durum değildi tabii ama artık empati yapabileceğimi düşünüyorum bazı noktalarda.
özellikle kitapta bahsedilen insanların sıklıkla 'var olma ve kendisini kanıtlama çabası' ya da 'kontrolü elde etme çabası' ile bu tarz girişimlere bulunuyor olmalarını çok iyi anladığımı düşünüyorum.
her ne kadar bu durumdan şu an utansam da zamanında ben de aynı davranışlarda bulunmuştum ve sebeplerimiz aslında fazlasıyla benzer.
benimkisi de kendimi gerçeklikten uzaklaştırma ve kendimi sakinleştirme yöntemim gibi bir şey idi.
kitapta bahsedilen ve ilgimi çeken bir başka konu ise kadınlarda bu kendini yaralama durumunun erkeklere nazaran çok daha fazla görüldüğünden bahsediyor olması.
'bedene zarar verme olgularının kadınlarda erkeklere göre kesinlikle daha fazla görülmesi kadınlarda acının içselleştiğini, erkeklerde ise daha çok dış dünyaya karşı bir saldırı biçimi aldığını gösterir. kadın sıkıntıları kabullenir, erkekse güç kullanarak dünyaya yansıtır.'
bu durum ise erkeğin toplumdaki güçlü olması gerektiği algısından kaynaklanıyor ve kitapta bundan da bahsediliyor.
bir diğer ilgimi çeken konu ise kendini yaralama girişiminde bulunan insanların aslında intihar etmek değil, yaşamak istediklerini kendilerine kanıtlama çabaları oldu.
kitapta ise bu durum kısaca şu şekilde anlatılıyor.
'kesikler, çizikler, yaralar, yanıklar, darbeler, çürükler, deri altında sokulan objeler kendini yok etme ya da ölme isteğinin işaretleri değildir. intihar girişimleri değil, yaşama girişimleridir, feda edilebilecek olanı feda ederek , yani yaşamaya devam edebilmek için kendinden bir parça vermeye razı olarak bedene anlam yüklemenin son biçimidir.'
zamanında kendimin de yaşadığı sıkıntılar hakkında bu kadar detaylı bir kitap okumak fazlasıyla hoşuma gitti açıkçası.
acı yoluyla varlığını hissetme konusuna aşırı derecede güzel değinildiğini düşünüyorum.
devamını gör...
gurbetçi türk kızları
o pembe pttıklı hatunların içinden öyle bi şive çıkar kı
bulgur kokusu insanın burnunu sızlatır
bulgur kokusu insanın burnunu sızlatır
devamını gör...
viva zapata (yazar)
allah yerinde rahatlık versin, başınız sağ olsun.
devamını gör...
hangi winx perisisin sorusu
barbara
manken olan
manken olan
devamını gör...
viva zapata (yazar)
abi başın sağolsun. ne kadar zor bir durum olduğunu iyi bilenlerdenim. kimse yaşamasın isteriz ama maalesef kaçınılmaz sona da kendimizi alıştırmamız gerekiyor, bizler yaş aldıkça bizlerden büyüklerin de gidişine. eskiler gerçekten doğruyu söylüyor allah sıralı ölüm versin derken. teyzemin mekanı cennet olsun. sana ve ailene sabırlar diliyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
geçen gece yine uludağ sözlüğe girmişim çaylak hesabımdan, bi baktım mesaj kutumda bir mesaj. allah allah dedim, entry girmediğim ve görünmez takıldığım çaylak bir hesap yani.
zall bey atmış mesajı. evet, gerçekten. neden sürekli aktifsin, sen kimsin diyor bana. çaylak olduğum için cevap veremedim tabii. 10 dk sonra yine aynı mesajı attı adam. tövbe tövbe. abicim mal mısın, istesem bile mesaj atamayacağımı bilmiyor musun? adam sözlükten öyle kopuk ki demek.
eski sevgilisi falan mı sandı acaba. üzüldüm adama. ahhjhjajk.
zall bey atmış mesajı. evet, gerçekten. neden sürekli aktifsin, sen kimsin diyor bana. çaylak olduğum için cevap veremedim tabii. 10 dk sonra yine aynı mesajı attı adam. tövbe tövbe. abicim mal mısın, istesem bile mesaj atamayacağımı bilmiyor musun? adam sözlükten öyle kopuk ki demek.
eski sevgilisi falan mı sandı acaba. üzüldüm adama. ahhjhjajk.
devamını gör...
bilgeliğin sarsılmazlığı üzerine
bilge olmayı da denemiş mi ???
devamını gör...
aktrolleri göremediğimiz başlıklar
bana mığrıbı beğendiren başlıktır,
geldiğimiz yere bak. sonra da pembe gazoz akp ye daha çok hizmet ediyor dediğimizde kızıyor.
(bkz: senin fikrinin ne önemi var vasat herif)
geldiğimiz yere bak. sonra da pembe gazoz akp ye daha çok hizmet ediyor dediğimizde kızıyor.
(bkz: senin fikrinin ne önemi var vasat herif)
devamını gör...
giray altınok
sırrı övgülerine gelen tepkilerden sonra x'teki hesabının arka planına atatürk'ü koymuş sanat sepetçi.
hiç utanmaları yok cidden. enteresan.
hiç utanmaları yok cidden. enteresan.
devamını gör...
bahçe duvarında poşet
bahçe duvarında poşet - yılmaz özdil.
bir aktrol daha.
bu da sarayın adamı olmuş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
sevgi ve nefret arasındaki ince çizgi
bu muhabbet bana da saçma geliyor gerçekten. istisnai durumlar dışında - ondan daha üst konuma koyduğun bir sevgi ilişkisine ciddi zararlar vermek gibi - sevdiğin insandan nasıl nefret edebilirsin ki? kaldı ki o bile şüpheli. yani kızarsın, kırılırsın falan. hatta daha çok onun kendini düşürdüğü duruma üzülmek ön planda olur. nefret duygusu öyle kolay mı ya..
işte bunlar hep film özentiliği. ahahsjakj.
işte bunlar hep film özentiliği. ahahsjakj.
devamını gör...
