zaman tüneli

#3987050
ben bir minik serçe gördüm ama teoriyi yanlışlamıyor
gerçekten de devlet dronuydu
devamını gör...

devamını gör...

nerden düştük bu belaya, yalnız ölmek varken, tüh. alın bu herifi buradan.

devamını gör...

sabah ayrı akşam ayrı
bıhtıh ya
devamını gör...

anneme ulaşamayınca oraya gider diye korktum. malum hava ısındı, 81 yaşında kadının, 3 gün sonra kılışdar veya tayyiple anlaşabileceğine dair milimetrik oynaklıkların emaresini veren özgür özel için alnının kabağından sıcağı yemesine gönlüm razı olmazdı. tabi ki annem benden akıllı olduğu için gitmemiş. bu kalabalıkların milyonlarcasını bizim dersim ermenisi de topluyordu. izmirliler şehir bilincine sahip olsalar, kentlerinin nasıl olup da dersimlilere peşkeş çekildiğinin, sokakların 70'lerin new york'uyla , afganistan'ın başkenti kabil'in bir karmasına benzediğini hesabını sorarlardı. ülke bu saatten sonra topyekun bir yıkım olmadan buradan çıkar mı bilmiyorum ama izmir'in hali ülkeden daha umut verici değil.
devamını gör...

benim mottom.

yalan falan da değilim gayet gerçeğim.
devamını gör...

serçelerin gerçek olduğuna hala inanıyor musunuz? hiç yavru serçe gördünüz mü? çünkü onlar yok. hepsi elektrik direklerinde şarj olan devlet dronları. big brother is watching you..
devamını gör...

ıso standartlarında bi kadın yok gerçekten
ne bileyim en basitinden helal sertifikası olması lazım
o da olmadı bi hologram
biz neye güvenicez
devamını gör...

shake+yoghurt= syog , shyog
devamını gör...

sosyaldim, insanları tanıdıkça asosyal oldum. seçicilik değil bu, toptan duvar örme..
devamını gör...

kurban oldugum..
cok ozledim seni. yufka ekmegimi sacin orta yerine atip yagina da bandirip bandirip, yaninda eksi ayranimi icecegim. aci biber tursumu da acacagim ve cilginlar gibi yiyecegim.
bekliyorum seni..
devamını gör...

tatilin sadece deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını bilen, bu yüzden herkesin gittiği turistik sahil ilçeleri yerine ankara'yı tercih eden insandır.
genellikle "ankara'da deniz yok, ne yapılır ki" sorularına maruz kalsa da şehir gezmeyi, anıtkabir'den kızılay'a yürümeyi, müzeleri dolaşmayı, sakin sokaklarda yürümeyi de tatil olarak görür. dinlenmek ve eğlenmek için denize ihtiyaç duymayan kişidir.
devamını gör...

feminizm, evlenememiş kadınların evlenmeye çalışan genç kızları evlilikten soğutma yöntemidir.
devamını gör...

türkiye’de muhalefetin büyüme yolu salon siyasetinden değil, halkın arasına karışmaktan geçiyor. özgür özel’in meydanlara çıkması, sokakta vatandaşın nabzını tutması ve siyaseti yeniden halkla buluşturması bu yüzden bence doğru bir hamle.

bugün insanlar yalnızca kürsü konuşması değil mücadele, temas ve kararlılık görmek istiyor. iktidar yolu da tam olarak buradan geçiyor. eylemden, meydandan, halkla bütünleşmekten.

eğer kemal kılıçdaroğlu gerçekten demokrasiyi ve parti içi iradeyi önemsiyorsa, özgür özel’in “2 milyon chp üyesi genel başkanı seçsin” çağrısına olumlu yanıt vermelidir. çünkü demokrasi yalnızca söylemle değil, tabanın kararına güvenmekle anlam kazanır. meydanlardan korkmayan, halkın içine giren ve örgütü diri tutan bir siyaset anlayışı muhalefeti iktidara yaklaştırır.
devamını gör...

insanları yargılamak ya da küçük görmek gibi olmasın fakat bazen duvara konuşuyormuş gibi hissediyorum. dostluk da kararında güzel.
devamını gör...

yalanın dik alası derler.

seçici sosyal=asosyal
devamını gör...

chp genel başkanlığı görevinden uzaklaştırılan özgür özel, bugün cumhuriyet meydanı'nda 'millet buluşması' programı için izmir valiliği’ne başvurdu. ancak valilik, alanın kısıtlı sayıda kişi alabileceği gerekçesiyle cumhuriyet meydanı'na izin vermedi, programın yakındaki gündoğdu meydanı’nda yapılabileceği belirtildi.

özgür özel valilik kararını sallamadı. sonrasını hepimiz biliyoruz.
kitleye gaz ve tazyikli su ile müdahale edildi. izlemedim belki birileri polisten dayak yedi. sözcü gazetesi dahil herkes mutlu oldu!!!
sonrasında gündoğdu meydanı'na geçildi miting yapıldı.
özgür özel şovunu yaptı. malum grup ıslatıldı, dayağını yedi. ilginç hiç kimse biz bu saçmalığı neden yaptık demedi.
alışkanlık yapmış: polis müdahalesi, tazyikli su, gaz, dayak yoksa mitingin tadı da anlamı da yok.
(bkz: https://www.sozcu.com.tr/va...).
devamını gör...

dünya hep dışımızda kalmaya mahkumdur biz de "yabancılaşmaya"...

ufka doğru attığımız her adımda, ufuk bir adım daha uzağa gidecektir. hiç bitmez bu erişme çabamız ve onun daha fazla uzaklaştığını görmemiz. oysa onunla iç içeyiz, sadece bilincimizin kavrayışı kifayetsiz kalıyor.

dünyayla aramızdaki mesafe hiç azalmadığı için yabancılaşmamız ,"yokluk" hissetmemiz, kalben üşümemiz hiç geçmez...
devamını gör...

2004 yılında teksas'ta kurulan amerikalı bir post-rock grubudur

devamını gör...

başını kaldırıp bulutların sınırına baktığında, rüzgarın en sert estiği yerlerde kanat çırpmadan süzüldüğünü görürsünüz ya bir gölgenin. o gölge, gökyüzünün mağrur, mesafeli ve ödün vermeyen hükümdarı kartala aittir. kartal, doğanın sadece yırtıcı bir kuşu değil; gücün, sadakatin ve asil bir yalnızlığın canlı bir anıtıdır.

onun dünyasında kalabalıklara, gürültüye ve sıradanlığa yer yoktur. o, göklerin derinliklerinde kendi çizdiği sınırların efendisidir.

kartal sadece bir kere aşık olur. vahşi doğanın acımasızlığına inat, kartalların dünyasında sarsılmaz bir bağlılık hüküm sürer. onlar, hayvanlar aleminin en sadık eşleridir. bir kartal, seçtiği eşine ebediyen bağlıdır. ölüm onları ayırana dek aynı gökyüzünü paylaşır, her bahar aynı yüksek kayalığa, rüzgarın dövdüğü aynı yuvaya dönerler.

kargalar gibi amele işleriyle ispatlamazlar kendilerini. kartalın zekası, yapay bulmacaları çözmekle değil, doğanın kanunlarını bir sanatçı gibi yönetmekle ölçülür. o, mekanın ve fiziğin efendisidir. kilometrelerce karelik vadileri, dağ geçitlerini ve görünmez hava akımlarını zihnine bir harita gibi kazımıştır.

bir kartal avına kilitlendiğinde sadece kas gücüne güvenmez; rüzgarın yönünü, yerçekimini ve avının kaçış geometrisini hesaplar. bir dağ keçisini alt etmek için onu dik uçurumlara doğru sürükleyen, yerçekimini kendi lehine bir silaha dönüştüren stratejik bir dehadır. saniyeler sonrasını öngörür, avlanmaya çıktığı anda doğanın en psikopat katilidir.

avlanırken bir ölüm makinesine dönüşen o çelikten pençeler, yuvaya döndüğünde zarafet kazanır. bir kartal, yeni doğmuş yavrularını incitmemek için o devasa pençelerini içeri doğru kıvırarak, adeta parmak uçlarında yürür. güç ile şefkat, onun karakterinde kusursuz bir uyumla birleşmiştir.

kartallar yalnız uçar. sürü halinde gezmezler; kalabalıkların getirdiği sahte güvene ihtiyaç duymazlar. onların kişiliği, yalnızlığın asaletinden beslenir. kendi bölgelerine, yuvalarına ve göklerine karşı son derece kıskanç ve agresiftirler. bir kartalın duruşunda, doğaya karşı beslenen mutlak bir özgüven vardır.

kartallar gök gürültüsünden korkmazlar. fırtına yaklaştığında diğer tüm kuşlar sığınacak bir saçak altı ararken, kartal göğün efendisi olarak en tepeden uçar. bulutların üzerinde yükselir, yağmurdan ve yıldırımdan etkilenmezler. bir kartala baktığında gözlerinde korku göremezsin. lakin o seninkilerini görür ve bilir. kartalın temsil ettiği yüce duygu, kendisini aşmış ve tanrı katında kutsal bir örneğe dönüşmüştür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim