zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğer tamamen özgür değilsek, yani kararlarımız genetik, çevre, geçmiş deneyimler veya fiziksel yasalar tarafından belirleniyorsa, birini işlediği bir suçtan dolayı cezalandırmak ya da yaptığı bir iyilik için övmek ne kadar adildir?
devamını gör...

lionel messi, avrupa'yı
en fazla gol atan
en fazla asist yapan
en fazla kupa kazanan
en fazla ballon d'or kazanan
en fazla altın ayakkabı kazanan

oyuncu olarak terk etmişti.

geçmişin, şimdinin ve geleceğin. tüm zamanların en iyisi.
devamını gör...

başrolünde şevval sam var
devamını gör...

pandemi vakitleri duolingodan çalışırken neyi amaçlayıp ne tür bi akıl tutulması yaşadığımı bugün dahi idrak etmekte zorlandığım dil.. şu an tek hatırladığım öl'ün bira demek olduğu..
devamını gör...

90'lı yılların harika dizisi. başrolünde candan erçetin oynuyor diye biliyordum. başka bir kadınmış.
devamını gör...

2026 dünya kupası'nda barış ve kerem'in yedekte beklemesi gereken, oynamaları halinde kale çizgisinin 1 cm yakınında olmadıkları sürece şut yasağı getirilmesi gereken biricik takımımızdır

dünya kupasında oynayacağımız sahanın görüntüsü diye dağ manzaralı bir saha görseli paylaşılmıştı. kaldı ki barış ve kerem oynarsa arda, ferdi ve kenan'ın fizan'dan yolladığı asistlik topları dayanamayıp o dağa doğru heba edeceklerdir. bu olay neticesinde genç yeteneklerimiz arda ve kenan futbola küsecektir. ferdi ise zaten fenerbahçe'de oynadığı için duruma aşinadır.
devamını gör...

senın ateşınde artık kımler yanar bılmem ama benım denızımde senın gemın battı.
devamını gör...

ysrın gel kürek olarak başla
devamını gör...

"savrulan mendil gibi
kalplerde kandil gibi
aşk okuyan dil gibi
kıvrılan ellerimiz
eller, eller, eller
"
devamını gör...

yapılması engellenemeyecek durumlar için kullanılan cümle. bir tutam kararlılık, bir tutam özgüven içerir.
devamını gör...

zavallı modern insanın gerçeği bulduğunu zannettiği safsata.

neyi gözlemliyorsun aga? neyin deneyi bu? bokunda boncuk mu buldun hayırdır? hakikatin kendisini mi buldun sanki bana? altı üstü iki-üç derinleşmiş ve çeşitleşmiş bir iki gözlem aracı vasıtasıyla fenomenal bir şekil şükül çizdin bana? ve bu fenomenal dünyanın ötesine geçmiş bir hakikat sunamadın bana. bu fenomenal gerçekliği de hakikatin kendisi diye yediremezsin kimseye.
devamını gör...

çıtır hasarlı erkek
devamını gör...

hollanda'nın 3-0 kazandığı maç olmuştur.

setler:
1. set 25-23
2. set 25-17
3. set 25-18
devamını gör...

büyük derbi. bugün oynanmış bu hazırlık maçı. andorra ezeli rakibini 2-0 ile geçmiş.

ezeli rekabette bugüne kadar aralarında (bu maçla birlikte) 5 maç oynanmış. dördünü andorra kazanırken 1 maçı lihtenştayn almış.

(bkz: liechtenstein)
devamını gör...

uyudun mu
devamını gör...

hayatımda sadece bir kez beyaz ışığı gördüm galiba dedim. sedyede çırpınamıyordum bile, titrediğimi hatırlıyorum. öyle üşüyordum ki. varla yok arası bir sesle üşüyorum demeye çalışıyordum. sanki sedye kocamandı, ben ortasındaki bir bebektim. çok küçüktüm sanki. ellerim buz kesmişti, beynim bulanıktı. zor konuşuyor, bedenimi çok az hissediyordum. gerçekten beyaz bir ışık huzmesi gördüm. biri anlatsa inanmam. o karanlığın ışıkla dolma halini, o tuhaf tok aydınlığı çok iyi hatırlıyorum. bir şeyler gidiyor ve çok zor geliyordu.

sanki koşturan insanların arasından kendimi, bedenimin çaresizliğini izliyordum. insanların sesleri beynimde yankılanıyordu. her şeyi duyuyor ama algılamakta zorlanıyordum sanki. gözlerim kapanmış yarı baygın bir vaziyette olan biten neyse sonlanmasını umut ediyordum.

ölüm nasıl bir şey bilmiyorum. anestezi aldığımda böyle hissetmemiştim mesela. sadece artık ölümle, hayattan kopmakla ilgili falan düşünmüyorum. hayat güzel. rahat bir nefes alabilmek gibisi yok. yaz gününde terlemek, soğuk bir içecekle serinlemek gibisi yok. ölüm öyle romantik bir şey değil.
devamını gör...

bu aralar aşırı sinirliyim, yani hemen sinirleniyorum, içimde sürekli bir sinir harbi var. kendi kendime acaba neden diye düşünüp duruyorum, hayatım baya yolunda gidiyor, gerçekten sakin ve huzurluyum. keyfim uzun zamandır çok yerinde, hastalığı da atlattım. ama içimde geçmek bilmeyen bir sinir var, o kadar derinlere bastırmışım ki çözmem biraz zaman aldı.
ben bu ülkede olan olaylara aşırı sinirliyim ya. şaşırdık mı, tabii ki hayır. ama günlük hayatı bu kadar etkilemesi de bu raddede ümitsizliğe düşmekten kaynaklı artık. her saçma sapan olayı mantık çerçevesinde, hukuka uygun şekilde anlatmaya çalışırken saçma sapan fikirlerle ve insanlarla muhattap olmak, baskın olan düşüncelerin her zaman en sığ ve zekasızca olanlar olması ve üstelik bunun o kadar yaygınlaşması ki marjinalize durumuna gelmek.
bilmiyorum valla, her şeyi mantık çerçevesinde anlatmaya çalışmaktan yoruldum. iki gün sonra devam ederim buna zaten işim bu. ama kendini ağaca falan zincirleyip eylem yapanları anlamaya başladım artık, bu ülke bu hale getiriyor insanı. yakında buna geçeceğim bu gidişle.
devamını gör...


her şey bozulmuşsa nasıl denebilir “aynı kal”?
herkes soyunmuşsa nasıl dersin “çıplak kral”?
devamını gör...

kasiyeri üzüp örselememek, kasiyerin rica belirten sorusuna saygı göstermek ve karizmayı çizdirmemek adına sergilenen davranış tipidir. markete gidersiniz, alacağınızı alıp kasaya yönelirsiniz. 100 veya 200 liranızı kasiyere uzatırsınız. mâlum, 200 tl ülkemizde mevcut en büyük para. kallâvi bir alışveriş performansı beklersiniz 200 tl'den. ne bileyim bir 6-7 ürün rahatlıkla alınır diye öngörürsünüz. öngörünüz ekonominin keskin ve paslı demirlerinde kangrenleşir. ancak 1-2 ürün alabilmişsinizdir ve kasiyere 200 liranızı uzattığınızda ürünlerin total tutarı bazen 50,5 tl veya 99,25 tl gibi garip rakamlara tekabül eder. hâl böyle olunca kasiyer de çaresizce sorar:

''50 kuruşunuz çıkar mı?''

çıkmaz ama her seferinde sanki çıkma ihtimali varmış gibi ceplerinizi yoklarsınız. bunu yapmadan önce de ''zannetmiyorum ama yine de bakayım.'' minvalinde cümleler kurarsınız. yani hem kasiyere umut verir gibi olup sonrasında tam bir zındık hain namussuz gibi onu hayal kırıklığına uğratmaktan kaçınırsınız hem de o 50 kuruşun cebinizin derinliklerinde kaybolmuşluğunun ihtimalini gözden kaçırmayan tam bir plancı zeki tedbirli izlenimi verirsiniz. sonra da ''yok maalesef'' dersiniz ve kasiyerin hafif hayal kırıklığıyla para üstünü size uzatmasına şahit olursunuz.

nihayetinde kasiyer de ya hiç bahsetmez kendisine olan 25 veya 50 kuruşluk borcunuzdan, yahut bir ara onca hengâmede unutmayıp getireceğinize dair iyimser bir umut taşır içinde. size de kasiyerle vedalaşmak, ona kolaylıklar dilemek ve çıkıp sessiz adımlarla evinizi adımlamak kalır.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim