zaman tüneli
karşındaki insandan bir anda soğutan detaylar
kafasına göre program yapıp uyulmasını bekleyen insandan nefret ederim.
devamını gör...
özgür özel
başına gelen her şeyi hak ettiğine inandığım siyasetçi. hükümet partisi ülkeyi kuzey kore'ye çevirirken bu arkadaş çıkıp;
"şu anda ülkemizin en büyük derdi mecliste pomakların temsil edilememesidir"
demişti. böyle bir hayasızlık ve böyle bir aymazlık olamaz. herif her şeyi bir kenara atmış, halkların kardeşliği muhabbeti yapıyor hala. bu ve bunun gibi memleketin dertlerinden azade çakma muhaliflere asla üzülmeyeceğim.
şimdi anlamıştır ülkenin en büyük derdinin ne olduğunu.
"şu anda ülkemizin en büyük derdi mecliste pomakların temsil edilememesidir"
demişti. böyle bir hayasızlık ve böyle bir aymazlık olamaz. herif her şeyi bir kenara atmış, halkların kardeşliği muhabbeti yapıyor hala. bu ve bunun gibi memleketin dertlerinden azade çakma muhaliflere asla üzülmeyeceğim.
şimdi anlamıştır ülkenin en büyük derdinin ne olduğunu.
devamını gör...
birini olduğu gibi sevmek
annanen dunyanın en tatlı kadını. ama yükseleni basak olan bir terazi kadını. her sey hep mükemmel olsun ister. hep elestirir. cunku en ufak eksigi bile görür. kafası öyle calısıyor. ne zaman anneanneme gidecek olsam bende hep 'bugün neyi elestirecek acaba? ' tedirginligi vardır.
bir tane hayatımız var. bi tane daha yok. kısıtlı zamanımız var. maksiumum 70-80 sene. bu hayatı birilerinin elestirileri altında 'eksik' bir hissiyatla mı gecirmek istiyoruz gercekten?
birini elestirirken bile o kadar incelikli olmalıyız ki bize tesekkur etmeli. kaldı ki insanlar elestirilmek icin yok, sevilmek icin var
inanın bana sevildiklerinde cicek acıyorlar.
ben insanları elestirmem. sadece severim onları oldukları gibi. ve hep yanımda cicek acarlar. rahat hissederler. kendilerini ve hayatı severler.
bir insanı oldugu gibi sevmek ona yapılacak en güzel seydir;))
bir tane hayatımız var. bi tane daha yok. kısıtlı zamanımız var. maksiumum 70-80 sene. bu hayatı birilerinin elestirileri altında 'eksik' bir hissiyatla mı gecirmek istiyoruz gercekten?
birini elestirirken bile o kadar incelikli olmalıyız ki bize tesekkur etmeli. kaldı ki insanlar elestirilmek icin yok, sevilmek icin var
inanın bana sevildiklerinde cicek acıyorlar.
ben insanları elestirmem. sadece severim onları oldukları gibi. ve hep yanımda cicek acarlar. rahat hissederler. kendilerini ve hayatı severler.
bir insanı oldugu gibi sevmek ona yapılacak en güzel seydir;))
devamını gör...
normandiya çıkarması
82 yıl önce bugün gerçekleşmiş tarihin en büyük çıkarması. öngörüldüğü kadar çok ölümlü gerçekleşmemiştir.
5 kumsala baskın verilmiştir. utah, omaha, gold, juno ve sword ismi verilmiştir bu kumsallara .sword ve juno kumsallarına ingiliz ve fransız güçleri de çıkarma yapmışlardır.
kumsal juno da fransız güçleri, kendi halklarının düşmanla büyük bir sevgiyle işbirliği içinde olduklarını, evlerden sivil giyimli köylüler tarafından üzerlerine ateş açıldığını, büyük bir hüzünle görmüşlerdir.
benzeri davranışları amerikan birlikleri de rapor etmişlerdir, ancak amerikalılar bu ateşe karşılık vermiș ve sivil halkı öldürmüşlerdir. o yüzden bugün bile fransızlarla amerikalılar arasında bol bol " amerikalılar bol bol da fransız sivil köylü öldürdü!!" dedikodusu vardır.
kumsal utah a amerikalılar "tarihin ilk yüzen limanı" da getirmişler bu yüzen liman sayesinde ağır zırhlı savaş araç gerecini de ( özellikle ünlü sherman tanklarını) normandiya ya çıkarmışlardır. bu, büyük bir lojistik başarı olarak tarihe geçmiştir.
-) düşmandan ilk kurtarılan fransız kasabası st merè eglise, olmuştur.
aslında planlama 5 haziran sabaha karşı planlanmış ancak hava şartları yüzünden bir gün ertelenmiştir...
bütün normandiya çıkarmasını kod ismi "operation overlord" dur.
5 kumsala baskın verilmiştir. utah, omaha, gold, juno ve sword ismi verilmiştir bu kumsallara .sword ve juno kumsallarına ingiliz ve fransız güçleri de çıkarma yapmışlardır.
kumsal juno da fransız güçleri, kendi halklarının düşmanla büyük bir sevgiyle işbirliği içinde olduklarını, evlerden sivil giyimli köylüler tarafından üzerlerine ateş açıldığını, büyük bir hüzünle görmüşlerdir.
benzeri davranışları amerikan birlikleri de rapor etmişlerdir, ancak amerikalılar bu ateşe karşılık vermiș ve sivil halkı öldürmüşlerdir. o yüzden bugün bile fransızlarla amerikalılar arasında bol bol " amerikalılar bol bol da fransız sivil köylü öldürdü!!" dedikodusu vardır.
kumsal utah a amerikalılar "tarihin ilk yüzen limanı" da getirmişler bu yüzen liman sayesinde ağır zırhlı savaş araç gerecini de ( özellikle ünlü sherman tanklarını) normandiya ya çıkarmışlardır. bu, büyük bir lojistik başarı olarak tarihe geçmiştir.
-) düşmandan ilk kurtarılan fransız kasabası st merè eglise, olmuştur.
aslında planlama 5 haziran sabaha karşı planlanmış ancak hava şartları yüzünden bir gün ertelenmiştir...
bütün normandiya çıkarmasını kod ismi "operation overlord" dur.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
halledemezsek ne oluyordu tam olarak…
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
ya abi allah aşkına şu telefona bak ya. staj diye kavruluyorum, açsan 5 dakikada çözeceğiz.
devamını gör...
güne bir not
kurufasulye ile hadi soğan yedin. be mübarek yanında ayran olmadan leblebi gibi acı yemek senin neyine?
devamını gör...
5816 sayılı atatürk'ü koruma kanunu
olması gerekli fakat uygulandığından şüphe ettiğim kanundur.
bu ülkede kimse osmanlı'ya, selçuklu'ya laf etmez çünkü dindar kesim din ile yönetildiği için dindarların tanımıyla seküler kesim de ata ayrımı yapmadığı için laf etmez.
gelelim atatürk'e niye laf edilir? atatürk'ü seven ata ayrımı yapamaz, bu atatürkçülüğe aykırı bir durumdur. atatürk zamanında sözde osmanlıcılar savunduğu son dönem padişahlarının rezil kararlarını doğru bulduğu, ingiliz yahut amerikan mandasına "peağdişahımız çoğ yajazın, nabacaz amarigaya engiltereye garşı mı geleceğz." diyerek olumlu baktığı için sevmezler atatürkü.
atatürk onlara istediğini vermemiştir. sınırlar küçülmüştür ancak bağımsızlık elde edilmiştir. ona karşı gelenlerin en büyük argümanı sınırları küçülttü demektir. sınırların küçülmesi lehimizedir. o dönemin konjonktürü içinde osmanlı zaten sınırlarını yönetemiyordu.
atatürk insanların din ile güdülmesini önlemeye çalışmıştır. din kişi ile tanrı arasındadır demiştir. lakin şeriatçı tayfa cami yıktırmış gibi onu kafir ilan etmiştir. kaldı ki din kişi ile tanrı arasındadır. bu vatana hizmet eden kişi isterse siyonist olsun saygı duymak zorundayız.
kısacası günümüzde atatürk'e ve onun değerlerine dil uzatanlar şeriatçı, padişahçı, hizbullahçı, pkkcı, ypgci ve pontusçu vatan hainleridir. atatürk'ü koruma kanunu bu hainlerin hak ettiğini bulması için gereklidir. umarım uygularlar.
bu ülkede kimse osmanlı'ya, selçuklu'ya laf etmez çünkü dindar kesim din ile yönetildiği için dindarların tanımıyla seküler kesim de ata ayrımı yapmadığı için laf etmez.
gelelim atatürk'e niye laf edilir? atatürk'ü seven ata ayrımı yapamaz, bu atatürkçülüğe aykırı bir durumdur. atatürk zamanında sözde osmanlıcılar savunduğu son dönem padişahlarının rezil kararlarını doğru bulduğu, ingiliz yahut amerikan mandasına "peağdişahımız çoğ yajazın, nabacaz amarigaya engiltereye garşı mı geleceğz." diyerek olumlu baktığı için sevmezler atatürkü.
atatürk onlara istediğini vermemiştir. sınırlar küçülmüştür ancak bağımsızlık elde edilmiştir. ona karşı gelenlerin en büyük argümanı sınırları küçülttü demektir. sınırların küçülmesi lehimizedir. o dönemin konjonktürü içinde osmanlı zaten sınırlarını yönetemiyordu.
atatürk insanların din ile güdülmesini önlemeye çalışmıştır. din kişi ile tanrı arasındadır demiştir. lakin şeriatçı tayfa cami yıktırmış gibi onu kafir ilan etmiştir. kaldı ki din kişi ile tanrı arasındadır. bu vatana hizmet eden kişi isterse siyonist olsun saygı duymak zorundayız.
kısacası günümüzde atatürk'e ve onun değerlerine dil uzatanlar şeriatçı, padişahçı, hizbullahçı, pkkcı, ypgci ve pontusçu vatan hainleridir. atatürk'ü koruma kanunu bu hainlerin hak ettiğini bulması için gereklidir. umarım uygularlar.
devamını gör...
günaydın sözlük
mutlulukla buluştuğumuz bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
5816 sayılı atatürk'ü koruma kanunu
dindarları yine mağdur eden kanundur. son çeyrek asırdır doğru düzgün uygulandığı da görülmemiştir. hani trafikte sözde takip mesafesi diye bir kural var da, herkes tampon tampona gidiyor, o kural asla uygulanmıyor ya o hesap. akp iktidarında atatürk'e hakaret, heykeline saldırı gayet popüler bir olay. peki atatürk'e hakaret edenler mi daha çok ceza aldı yoksa erdoğan'ı eleştirenler mi.
ayrıca yaşadığına dair somut bir kanıt olmayan, bir kesim tarafından peygamber diye adlandırılan kişiler de aynı şekilde korunuyor mesela. sanki atatürk'e küfredince tutuklanıyorsun da aynı cümleyi muhammed'e söyleyince ifade özgürlüğü oluyor. birinin adını genel koymuşlar, dini değerleri aşağılama falan diyorlar, diğerine atatürk'ü koruma kanunu denmiş. bu kanuna karşı olanlar ötekinin de kaldırılmasını istesin o zaman. hani diyorlar ya atatürk'ü koruyorlar, zorla mı sevdirecekler vs; aynısı din için de geçerli. tanrı denilen kavrama küfredilince de sen ağlamayacaksın o zaman. üstelik birinin varlığının somut mutlak kanıtı yok. keza tanrın atatürk gibi ölmedi, kendi kendini koruyabilir çok kudretliyse. yok eğer diyorsan ki bu yasa halk birbirine girmesin diye var çünkü toplumda inananlar var, aynı şekilde atatürk'ün de sevenleri var ve millet lambır lumbur konuşup da kavga çıkmasın diye var.
velhasıl bu kanun aslında bir sembol. atatürk'e edeceğin hakareti sultan mehmet'e de etsen aynı şey olacak. hatta o daha etkili olur, atatürk olunca daha çok göz yumuluyor. mağdur edebiyatı yapmaktan vazgeçin.
ayrıca yaşadığına dair somut bir kanıt olmayan, bir kesim tarafından peygamber diye adlandırılan kişiler de aynı şekilde korunuyor mesela. sanki atatürk'e küfredince tutuklanıyorsun da aynı cümleyi muhammed'e söyleyince ifade özgürlüğü oluyor. birinin adını genel koymuşlar, dini değerleri aşağılama falan diyorlar, diğerine atatürk'ü koruma kanunu denmiş. bu kanuna karşı olanlar ötekinin de kaldırılmasını istesin o zaman. hani diyorlar ya atatürk'ü koruyorlar, zorla mı sevdirecekler vs; aynısı din için de geçerli. tanrı denilen kavrama küfredilince de sen ağlamayacaksın o zaman. üstelik birinin varlığının somut mutlak kanıtı yok. keza tanrın atatürk gibi ölmedi, kendi kendini koruyabilir çok kudretliyse. yok eğer diyorsan ki bu yasa halk birbirine girmesin diye var çünkü toplumda inananlar var, aynı şekilde atatürk'ün de sevenleri var ve millet lambır lumbur konuşup da kavga çıkmasın diye var.
velhasıl bu kanun aslında bir sembol. atatürk'e edeceğin hakareti sultan mehmet'e de etsen aynı şey olacak. hatta o daha etkili olur, atatürk olunca daha çok göz yumuluyor. mağdur edebiyatı yapmaktan vazgeçin.
devamını gör...
sözlük kızlarının gündemle ilgilenmemesi
sözlük kızlarının ilgisini hakeden bir gündem yok ki.
imza: meriç can kankaayağı
imza: meriç can kankaayağı
devamını gör...
günaydın sözlük
horoz ötmeden gün mü başlar?
günaydın sözlük!
kendisi uyandığı için gün başladı sananlar; birleşin! haklısınız...
günaydın sözlük!
kendisi uyandığı için gün başladı sananlar; birleşin! haklısınız...
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
işten gel. birkaç saat uyu. uyan, içmeye başla. duş al, ayıl ve işe git. işten gel ... son birkaç haftamın özeti bu cümle.
bir haftadır bu başlığa destanlar yazıp siliyorum. şu yabancılar diyarında bile artık içimi dökemiyorum. ben artık içimi kusamıyorum. hani derler ya bir adım daha atsam ölüm, bir adım daha atsam özgürlük hah işte o adımı bile atamadan aylardır arafta yaşıyorum.
ama yine de bir şey söylemek istiyorum. bir korkak, aydınlığa çıktığım gün beni zindana hapsetti.
sevmek cesaret işidir. korkaksanız, sevmeyin...
bir haftadır bu başlığa destanlar yazıp siliyorum. şu yabancılar diyarında bile artık içimi dökemiyorum. ben artık içimi kusamıyorum. hani derler ya bir adım daha atsam ölüm, bir adım daha atsam özgürlük hah işte o adımı bile atamadan aylardır arafta yaşıyorum.
ama yine de bir şey söylemek istiyorum. bir korkak, aydınlığa çıktığım gün beni zindana hapsetti.
sevmek cesaret işidir. korkaksanız, sevmeyin...
devamını gör...
fadik
hrr
grr ve de mrr gibi sesler çıkaran canlı.
grr ve de mrr gibi sesler çıkaran canlı.
devamını gör...
aga b
son çıkan zor bi gün'ü sevdim mi sevmedim mi bilmiyorum. caz da sevmiyorum ama sadece piyano var aslında öyle bakınca sevmedim de diyemezsin. çünkü ne alaka? tamam da kanka falan.
bilemedim.
bilemedim.
devamını gör...
çiftini arayan çoraplar
her şey bir kenara, son zamanlarda kaygısından kurtulduğum olaydır. modanın iyice sapıtmış olması, işimi fazlasıyla kolaylaştırdı. eskiden çorapların aynı olması bir gereklilikken, şu an farklı renk olmaları marjinallik olarak görülüyor. tekini bulamadığınız her çorabınızı farklı bir çorapla kombinleyin. "kasıtlı böyle giydim. tarzım bu" dersiniz. acayip çalışıyor.
devamını gör...
ezan sesi
açıkcası böyle bir başlığı kendi adıma yersiz buluyorum. ezan sesinden rahatsız olan insanlara saygı duyuyorum fakat dünyanın neresine giderseniz gidin, ibadet saatleri kendisine has biçimde duyurulur.
yurt dışında, kiliseler çanlarını çalar, müslüman ülkelerde camilerde ezanlar okunur. bunlar doğal durumlardır. insanların dinlerini yaşama biçimlerine karışamayız. ayrıca bir günde sadece 5 kez, 1-3 dakika aralığında duyduğunuz bir ezan sesinden neden rahatsız oluyorsunuz bunu anlamıyorum. herkesin yaşayışına / dini inancına saygı duymak gerekiyor.
türkiye cumhuriyeti laik bir ülke olarak inşa edildi. kimsenin dini inancına ve bunu yaşama biçimine karışamayız. ben bu dünyada görebileceğiniz en seküler insanlardan biriyimdir. ailevi olarak böyle büyütülüyoruz. buna rağmen, ne beni ne ailemi günde 5 kez duydugumuz ezan sesi veya kilisenin çalan çanları hiç rahatsız etmez. siyasetle, dini inancı karıştırmamak gerekiyor. ülke yönetimiyle, dini inancı bağdaştırmamak gerekiyor.
din ve devlet işleri bu yüzden birbirinden ayrıldı. laik bir ülke olmamız, ezan sesini kıstıracağımız ya da kapattıracağımız anlamına gelemez. aynı şey kiliselerin çanları için de geçerlidir. paganların veya farklı dini toplulukların ibadet biçimleri / dönemleri dahi buna dahildir.
işin özü: kimsenin dini inancına ses edemeyiz. bu hem saygısızlık hemde insani anlamda had aşımıdır. insanın başkasıyla ilgili laf edebileceği konuların bir sınırı vardır. "ben rahatsız oluyorum, benim gibi rahatsız olan insanlar da var. hadi bu işi değiştirelim." mantığı bencilcedir. siz rahatsız olabilirsiniz ama bu sesi seven ve buna göre ibadet eden sayısız insan var. onların söz hakları neden hiçe sayılıyor? dahası siz nasıl kendi bakış açınızı daha üstün görüyorsunuz?
bir şeyi ortadan atmadan önce enine boyuna düşünmek gerekiyor. siz ezanlara laf ederken, karşı tarafta size " bizde sizin ulu orta bangır bagır dinlediğiniz müziklerinizden, kamuda yapılan konserlerden rahatsızız. onlarda yüksek sesli ve herkes dinlemek zorunda kalıyor. o zaman kamusal alanda müzikte dinlenmesin, konserlerde yapılmasın. biz bu müzikleri dinlemek zorunda değiliz." diyebilir. o zaman ne yapacaksınız?
böyle bir argümanla gelen herkesin son derece hakkı var. siz ezan sesinden rahatsız oluyorsunuz, karşı tarafta bangır bangır 7/24 cafelerin/ barların/pubların mahallelere dinlettiği müziklerden rahatsız olabilir. o zaman kamusal alanlarda hiçbir şekilde müzik açılmaması gerekir.
bunca yanlış davranışı sergilemek yerine, orta yolu buluyoruz. ne yapıyoruz?
ezan okunurken, müzikleri kapatıyoruz ya da seslerini kısıyoruz. ezan bitince geri açıyoruz. böylelikle farklı kesimlerinde yaşam biçimlerine ve bakış açılarına saygı duymuş oluyoruz. herkes birbirini tolere ediyor ve yıllardır mutlulukla yaşıyoruz.
bunun dışında, tek taraflı bir düzen talep etmek fazlasıyla bencilliktir.
demek istediğim bu işin sonu yok. herkes birbirine saygı duyabildiği sürece bir toplum olarak var olabiliriz.
dozunu rica ediyorum kaçırmayın.
tek yol: saygı göstermeyi öğrenmek.
yurt dışında, kiliseler çanlarını çalar, müslüman ülkelerde camilerde ezanlar okunur. bunlar doğal durumlardır. insanların dinlerini yaşama biçimlerine karışamayız. ayrıca bir günde sadece 5 kez, 1-3 dakika aralığında duyduğunuz bir ezan sesinden neden rahatsız oluyorsunuz bunu anlamıyorum. herkesin yaşayışına / dini inancına saygı duymak gerekiyor.
türkiye cumhuriyeti laik bir ülke olarak inşa edildi. kimsenin dini inancına ve bunu yaşama biçimine karışamayız. ben bu dünyada görebileceğiniz en seküler insanlardan biriyimdir. ailevi olarak böyle büyütülüyoruz. buna rağmen, ne beni ne ailemi günde 5 kez duydugumuz ezan sesi veya kilisenin çalan çanları hiç rahatsız etmez. siyasetle, dini inancı karıştırmamak gerekiyor. ülke yönetimiyle, dini inancı bağdaştırmamak gerekiyor.
din ve devlet işleri bu yüzden birbirinden ayrıldı. laik bir ülke olmamız, ezan sesini kıstıracağımız ya da kapattıracağımız anlamına gelemez. aynı şey kiliselerin çanları için de geçerlidir. paganların veya farklı dini toplulukların ibadet biçimleri / dönemleri dahi buna dahildir.
işin özü: kimsenin dini inancına ses edemeyiz. bu hem saygısızlık hemde insani anlamda had aşımıdır. insanın başkasıyla ilgili laf edebileceği konuların bir sınırı vardır. "ben rahatsız oluyorum, benim gibi rahatsız olan insanlar da var. hadi bu işi değiştirelim." mantığı bencilcedir. siz rahatsız olabilirsiniz ama bu sesi seven ve buna göre ibadet eden sayısız insan var. onların söz hakları neden hiçe sayılıyor? dahası siz nasıl kendi bakış açınızı daha üstün görüyorsunuz?
bir şeyi ortadan atmadan önce enine boyuna düşünmek gerekiyor. siz ezanlara laf ederken, karşı tarafta size " bizde sizin ulu orta bangır bagır dinlediğiniz müziklerinizden, kamuda yapılan konserlerden rahatsızız. onlarda yüksek sesli ve herkes dinlemek zorunda kalıyor. o zaman kamusal alanda müzikte dinlenmesin, konserlerde yapılmasın. biz bu müzikleri dinlemek zorunda değiliz." diyebilir. o zaman ne yapacaksınız?
böyle bir argümanla gelen herkesin son derece hakkı var. siz ezan sesinden rahatsız oluyorsunuz, karşı tarafta bangır bangır 7/24 cafelerin/ barların/pubların mahallelere dinlettiği müziklerden rahatsız olabilir. o zaman kamusal alanlarda hiçbir şekilde müzik açılmaması gerekir.
bunca yanlış davranışı sergilemek yerine, orta yolu buluyoruz. ne yapıyoruz?
ezan okunurken, müzikleri kapatıyoruz ya da seslerini kısıyoruz. ezan bitince geri açıyoruz. böylelikle farklı kesimlerinde yaşam biçimlerine ve bakış açılarına saygı duymuş oluyoruz. herkes birbirini tolere ediyor ve yıllardır mutlulukla yaşıyoruz.
bunun dışında, tek taraflı bir düzen talep etmek fazlasıyla bencilliktir.
demek istediğim bu işin sonu yok. herkes birbirine saygı duyabildiği sürece bir toplum olarak var olabiliriz.
dozunu rica ediyorum kaçırmayın.
tek yol: saygı göstermeyi öğrenmek.
devamını gör...
kafanın içinde konuşan bir düzine ses
vesveseyi takmazsanız sizi rahatsız edemez
devamını gör...
özgüvensizlik
özgüvensizlik genelde anksiyete ve mental sorunlardan kaynaklanıyor. beynin denge bölgesi aşırı hassas demektir. bunu azaltmanın yolları:
hacamat,
namaz,
doğal stimülasyon (gün içinde kendini sosyal aktifliğe zorlamak)
benzodiazepine,
alkol,
nikotin,
narkotik maddeler,
ssrı,
ritalin/concerta
hacamat,
namaz,
doğal stimülasyon (gün içinde kendini sosyal aktifliğe zorlamak)
benzodiazepine,
alkol,
nikotin,
narkotik maddeler,
ssrı,
ritalin/concerta
devamını gör...
çiftini arayan çoraplar
platon şölen'i tekrar yazamaz ama kim neyi daha iyi yazabilir bilmiyorum.
ümit yaşar da bir köşede dursun.
nerde bu çorapların çifti?
tek çoraplar.
ümit yaşar da bir köşede dursun.
nerde bu çorapların çifti?
tek çoraplar.
devamını gör...