zaman tüneli
süresiz nafakanın anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesi
geç kalınmış bir karardır. avrupa yıllardır, evlilik süresiyle orantılı nafaka sisteminde.
ancak beni şaşırtan ise, kimi grupların bu kararı “kadın düşmanlığı, kadın haklarının gerilemesi” gibi yorumlaması.
sosyal hayatta var olmak isteyen kadın, niçin süresiz nafaka gibi “bir başka erkeğe bağımlı bir hakka” ihtiyaç duyuyor?
gerçekten de kendi ayakları üzerinde durabilecek yetiye sahip bir insanın (okuma yazma bilen herhangi biri) süresiz nafaka talebini anlamak güç.
ancak beni şaşırtan ise, kimi grupların bu kararı “kadın düşmanlığı, kadın haklarının gerilemesi” gibi yorumlaması.
sosyal hayatta var olmak isteyen kadın, niçin süresiz nafaka gibi “bir başka erkeğe bağımlı bir hakka” ihtiyaç duyuyor?
gerçekten de kendi ayakları üzerinde durabilecek yetiye sahip bir insanın (okuma yazma bilen herhangi biri) süresiz nafaka talebini anlamak güç.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
mizahi tanımlarını çok sevdiğim, özellikle öykü niteliğindeki yazılarını zevkle okuduğum, yazmaya devam etmesini en içten dileklerle dilediğim bir yazar.
devamını gör...
tanrı’nın olması mı olmaması mı daha iyi
varlığı acımasız yokluğu korkunç.
devamını gör...
asosyal sözlük
sözlük mevzularına adım attığım ilk platformdu
2020 yılından itibaren yazarlık yapıyordum ki kapanıp gitti maalesef. hiçbir sözlük senin gibi olamadı canım asosyal. rip.
2020 yılından itibaren yazarlık yapıyordum ki kapanıp gitti maalesef. hiçbir sözlük senin gibi olamadı canım asosyal. rip.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
tanımıyorum (nişan attılar)
evet sadrazam’a yazdım yanlışlık yok.
evet sadrazam’a yazdım yanlışlık yok.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
çok güzel bir kadın.
umarım bana yürür.*
umarım bana yürür.*
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
5 senedir sünger bab çoraplarını kıskanıyorum. nezaketen insan kargo ile bana da bir çift yollardı di mi? fazla gerçekçi. biraz da sözlük kaoslarını iyi biliyordu bir dönem. severiz yiğido’yu.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
tanrı’nın olması mı olmaması mı daha iyi
insan hafızasının yetmediği nokta da ortaya çıkmıştır.
devamını gör...
devotus atheus (yazar)
#3998439
kedi olalı bir fare tutmuş olmak ana fikri olan kıssadan hisse.. hep bir ince düşünceler hep bir mesaj kaygılı,
ne tatlı bir çocuk.. kalbim seninle..
kedi olalı bir fare tutmuş olmak ana fikri olan kıssadan hisse.. hep bir ince düşünceler hep bir mesaj kaygılı,
ne tatlı bir çocuk.. kalbim seninle..
devamını gör...
fenerbahçe
greenwood asensio rashfor
lewa
lewa
devamını gör...
fenerbahçe
çorumspor süper lige çıktığı için kendisiyle vedalaştığım takım. senden fayda yok artık.
devamını gör...
fenerbahçe
marcus rashford transferi için büyük çaba sarf ediyor safi bşkan. bu gece bu transferi bitirecek.
devamını gör...
okan buruk’un askeri (yazar)
tez zamanda iyi haberleri almasi dilegi ile.
devamını gör...
udp
(bkz: user datagram protocol)
bilgisayar ağlarında kullanılan bir taşıma katmanı (transport layer) protokolüdür. ip'nin üzerinde çalışır ve verileri datagram adı verilen paketler halinde gönderir.
temel özelliği, hızlı olması için güvenilirlik kontrollerinden büyük ölçüde vazgeçmesidir.
örneğin bir görüntülü görüşmede bir paketin kaybolması genellikle sorun değildir; görüntüde anlık bir bozulma olur. ancak paketin yeniden gönderilmesini beklemek görüşmeyi geciktireceği için udp tercih edilir. buna karşılık bir dosya indirirken tek bir baytın bile eksik olmaması gerektiğinden tcp kullanılır.
bilgisayar ağlarında kullanılan bir taşıma katmanı (transport layer) protokolüdür. ip'nin üzerinde çalışır ve verileri datagram adı verilen paketler halinde gönderir.
temel özelliği, hızlı olması için güvenilirlik kontrollerinden büyük ölçüde vazgeçmesidir.
örneğin bir görüntülü görüşmede bir paketin kaybolması genellikle sorun değildir; görüntüde anlık bir bozulma olur. ancak paketin yeniden gönderilmesini beklemek görüşmeyi geciktireceği için udp tercih edilir. buna karşılık bir dosya indirirken tek bir baytın bile eksik olmaması gerektiğinden tcp kullanılır.
devamını gör...
paranoyak deli
#3998434 telefondaki parmak izlerinden 8 tane cinayet aydınlanır yanlışlıkla bira falan dök de silmek zorunda kalsın sahibi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
geldiğim noktada aslında şu satırları yazmak bile inanılmaz boşuna geliyor ama paradoxically; ne kadar boş olduğunu daha iyi idrak etmek açısından da yazmak iyi geliyor. istediğim kadar uzun da yazabilirim ne de olsa her şeyden önce bunu da hayattaysam 5 yıl sonra da okuyacak kendime yazıyorum.
4-5 yıldır neredeyse sürekli kendimle bir savaş halindeyim, hayatta ne yapmak istediğime nereye gelmek ne olmak istediğime dair. ama böyle bir gelgit olamaz. olamaz diyorum da ya gizlice hepimizin içinde varsa, bilemiyorum artık. sürekli bir şeyler yapmak, bir şey olmak, kendimi istediğim gibi dizayn etmek, “özgür” olmak, kendimi “geliştirmek” gibi şeylerle kafayı aşırı bozmuştum. bir yandan da bozmamıştım çünkü dedim ya bir iç savaş gibi, kararsızdım. bu dünya yaşamaya değer mi değmez mi,’bu çabalara değer mi değmez mi savaşı en temelde.
arkadaşlar bu savaş galiba son zamanlarda bitti, hitler sığınağında kafasına sıktı ve kazandık; her şeyden vazgeçtim. gerçekten her şeyden vazgeçtim. kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey istemiyorum artık. bu dünyanın bu evrenin bana karşı yapılmış bir “kışkırtma” videosu olduğuna dair son kanaatimi getirdim. ne kadar sevilmediğime inanamıyorum mesela; eskiden hep şöyle yapardım bir yerden bu sevilmeme lazeri eğer aşırı gözüme vuruyorsa bi elimle o tarafı kapatıp hemen bakmamaya diğer tarafı görmeye çalışırdım ama artık diğer taraf diye bir şey kalmadı. ne kadar sevilmediğime inanamıyorum dedim ya heh işte artık inanıyorum fkkakfkwkfdmks bu biraz %50-50 %60-40 falan. hem bazı benden bağımsız hem bana bağlı faktörlerin birleşimi. kendimi önemsememe fikrini kendi içinde çelişkili bulduğumdan uzaklaşmıştım ama yanılmışım. gerçekten bu dünyadaki en önemli şey kendimin ne kadar önemsiz olduğu gerçeğiymiş ve bunun üzerine ne kadar düşünsem yazsam yetmezmiş. çok büyük yanılmışım bu konuda. ben önemli değilim ya diye bir saniye düşünmekle olmuyor. bunu isterseniz dünya bana bunu yaptı diye okuyun isterseniz sen kendine yaptın diye ama o kadar sevgisiz kaldım ve buna o kadar ihtiyaç duyarak yaşadım ki yıllarca. çünkü kendime olan sevgimi veya en azından anlayışımı kaybetmişim. o yüzden hep dışarıdan anlaşılmak istedim. “bak ben öyle dedim ama bu yüzden”, “o şakayı yaptım çünkü çünkü” , “öyle düşündüm ama beni de dinle”
yıllardır aslında dünyada yaşamıyorum da bir “hesap verme simulator”da yaşıyorum. yalan yok, bazı konularda tabii ki zaman zaman özür dilemem kendimi açıklamam gereken konumlara kendimi soktum ama artık fahrettin koca metoduna geçiyorum; en büyük kozumuz yakalanmamak. bu dünyada ne olmak istediğimi artık öğrendim; verecek hiçbir hesabı olmayan biri olmak istiyorum. bunun için de hiçbir şey yapmayıp minimumla yaşamaya da seve seve razıyım. dünyada elde edilebilecek hiçbir başarı, hiçbir unvan beni hesap vermenin alçalttığı yerden yukarı çıkarmıyor kendi ölçeğimde. ve dümdüz yıkıp geçen saldırgan basit kötü biri olmak da istemiyorum, zorla hesap verecek konuma gelmek de istemiyorum en iyisi pasifize olmak iyice.
bu dünya gerçekten de olabilecek dünyaların en kötüsü veya ben burası için doğru kişi değilim. benim bünyem benim varoluşum için burası hep bir ızdıraptan diğerine gidilen bir otobüs oldu. bu beynin elimde olmadığı üzere bana dayatmasıyla elbette hala acı çekmekten ölmekten istemeden de olsa korkuyorum. korkmaya ve acı çekmeye de devam edeceğim elbette herkes gibi ama şunu çok iyi biliyorum ki şaşırmayacağım. aklınıza gelen olabilecek bütün kötü şeyleri saysanız bir anda başıma gelse derim ki “it only makes sense”. “zaten bu hayattan bu dünyadan bu beklenirdi”. en azından evdeki hesap çarşıya uyuyor.
we’re so back dönemimiz kavgamız maalesef bitti. ben olduğumu zannettiğimin çeyreği kadar zeki, komik, yakışıklı veya eğlenceli değilim. dünyada en yetenekli olduğum şeyde bile ortalamayım.
bu kadar ağlaklığın ve mızmızlanmanın sonunca kendimi şu huzurlu hisse bırakıyorum; yukarıda belirttiğim durumları tamamen idrak etmemden ötürü kendimi kaderin merhametsiz kollarına bırakıyor, artık kendimden hiçbir büyük hedef, hayat amacı beklemiyor ve dümdüz yaşayıp ölmeyi bekliyorum. bu savaş sonunda bitti.
4-5 yıldır neredeyse sürekli kendimle bir savaş halindeyim, hayatta ne yapmak istediğime nereye gelmek ne olmak istediğime dair. ama böyle bir gelgit olamaz. olamaz diyorum da ya gizlice hepimizin içinde varsa, bilemiyorum artık. sürekli bir şeyler yapmak, bir şey olmak, kendimi istediğim gibi dizayn etmek, “özgür” olmak, kendimi “geliştirmek” gibi şeylerle kafayı aşırı bozmuştum. bir yandan da bozmamıştım çünkü dedim ya bir iç savaş gibi, kararsızdım. bu dünya yaşamaya değer mi değmez mi,’bu çabalara değer mi değmez mi savaşı en temelde.
arkadaşlar bu savaş galiba son zamanlarda bitti, hitler sığınağında kafasına sıktı ve kazandık; her şeyden vazgeçtim. gerçekten her şeyden vazgeçtim. kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey istemiyorum artık. bu dünyanın bu evrenin bana karşı yapılmış bir “kışkırtma” videosu olduğuna dair son kanaatimi getirdim. ne kadar sevilmediğime inanamıyorum mesela; eskiden hep şöyle yapardım bir yerden bu sevilmeme lazeri eğer aşırı gözüme vuruyorsa bi elimle o tarafı kapatıp hemen bakmamaya diğer tarafı görmeye çalışırdım ama artık diğer taraf diye bir şey kalmadı. ne kadar sevilmediğime inanamıyorum dedim ya heh işte artık inanıyorum fkkakfkwkfdmks bu biraz %50-50 %60-40 falan. hem bazı benden bağımsız hem bana bağlı faktörlerin birleşimi. kendimi önemsememe fikrini kendi içinde çelişkili bulduğumdan uzaklaşmıştım ama yanılmışım. gerçekten bu dünyadaki en önemli şey kendimin ne kadar önemsiz olduğu gerçeğiymiş ve bunun üzerine ne kadar düşünsem yazsam yetmezmiş. çok büyük yanılmışım bu konuda. ben önemli değilim ya diye bir saniye düşünmekle olmuyor. bunu isterseniz dünya bana bunu yaptı diye okuyun isterseniz sen kendine yaptın diye ama o kadar sevgisiz kaldım ve buna o kadar ihtiyaç duyarak yaşadım ki yıllarca. çünkü kendime olan sevgimi veya en azından anlayışımı kaybetmişim. o yüzden hep dışarıdan anlaşılmak istedim. “bak ben öyle dedim ama bu yüzden”, “o şakayı yaptım çünkü çünkü” , “öyle düşündüm ama beni de dinle”
yıllardır aslında dünyada yaşamıyorum da bir “hesap verme simulator”da yaşıyorum. yalan yok, bazı konularda tabii ki zaman zaman özür dilemem kendimi açıklamam gereken konumlara kendimi soktum ama artık fahrettin koca metoduna geçiyorum; en büyük kozumuz yakalanmamak. bu dünyada ne olmak istediğimi artık öğrendim; verecek hiçbir hesabı olmayan biri olmak istiyorum. bunun için de hiçbir şey yapmayıp minimumla yaşamaya da seve seve razıyım. dünyada elde edilebilecek hiçbir başarı, hiçbir unvan beni hesap vermenin alçalttığı yerden yukarı çıkarmıyor kendi ölçeğimde. ve dümdüz yıkıp geçen saldırgan basit kötü biri olmak da istemiyorum, zorla hesap verecek konuma gelmek de istemiyorum en iyisi pasifize olmak iyice.
bu dünya gerçekten de olabilecek dünyaların en kötüsü veya ben burası için doğru kişi değilim. benim bünyem benim varoluşum için burası hep bir ızdıraptan diğerine gidilen bir otobüs oldu. bu beynin elimde olmadığı üzere bana dayatmasıyla elbette hala acı çekmekten ölmekten istemeden de olsa korkuyorum. korkmaya ve acı çekmeye de devam edeceğim elbette herkes gibi ama şunu çok iyi biliyorum ki şaşırmayacağım. aklınıza gelen olabilecek bütün kötü şeyleri saysanız bir anda başıma gelse derim ki “it only makes sense”. “zaten bu hayattan bu dünyadan bu beklenirdi”. en azından evdeki hesap çarşıya uyuyor.
we’re so back dönemimiz kavgamız maalesef bitti. ben olduğumu zannettiğimin çeyreği kadar zeki, komik, yakışıklı veya eğlenceli değilim. dünyada en yetenekli olduğum şeyde bile ortalamayım.
bu kadar ağlaklığın ve mızmızlanmanın sonunca kendimi şu huzurlu hisse bırakıyorum; yukarıda belirttiğim durumları tamamen idrak etmemden ötürü kendimi kaderin merhametsiz kollarına bırakıyor, artık kendimden hiçbir büyük hedef, hayat amacı beklemiyor ve dümdüz yaşayıp ölmeyi bekliyorum. bu savaş sonunda bitti.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
fatih terim'i okan buruk'a tercih eder.
devamını gör...

