zaman tüneli
marcelo bielsa
x.com/phavlovah/status/2070...
ah be hocam, artık yaşlanan bir adam olarak seni öylesine iyi anlıyorum ki. hayatını biliyorum eğitime çok önem verilen, bakanlar, bürokratlar, mimarlar yetiştiren bir ailenin en tanınan üyesisin. orta üst sınıf beyaz liberal ailelerin ''birey'' olabilmek için, hayatta kendilerini gerçekleştirsinler diye çocuklarına empoze ettiği normların, etik anlayışın, seneler geçip, ülke değiştikçe nasıl geçer akçe olmaktan çıktığını görmenin verdiği kızgınlık bu. yeni olan her şey seni tiksindiriyor değil mi ? o maç öncesi fotoğraf çekiminde tuhaf hareketler yaparak objektife poz veren 20'li yaşlardaki çocukların dünyasıyla mesleki anlamda bile kesişiyor olmak sana zül geliyordur. temaşa futbolun kendisi olmalı, futbolcu ise o temaşaya katkıda bulunduğu oranda görünür olmalı değil mi ? pele'nin, maradona'nın, gullit'in iki yaşında bir dişi deve sırıtışıyla, o kameraya el kol hareketleriyle poz vermesi düşünülemezdi. senin dünyanda bahis oynayan, cüceler fantezi yapan oyunculara yer yok. norveç'te siyahi futbolcu gören futbolsever gibi bir yabancılık hissi yaşıyorsun.
ne var ki ahlaki normlarına ve insanların görünür olmakla ilgili patolojik rahatsızlıklarına duyduğun tepki ne kadar gerçekse, oyun anlayışın ve taktiğinin de artık iş yapmadığı o kadar gerçek. yeni bir kimlik tadilini karakterinde dejenerelik olarak gördün. bu da seni huysuzlaştırdı. ama genç oyunculara bilge bir rehberlik ederek, taktiksel eleştirilere kulak da verebilirdin. yapılan aleyhindeki kritikleri kişiliğine saldırı olarak almamalıydın. uruguay milli takımında var olan ikiliğin de müsebbibi sensin. kaptan ahab gibi davrandın ve şimdi kanının köpekler tarafından içilme zamanı.
bu hırçınlık ve huysuz ihtiyarlık döneminin bir aşama sonrasına geldin. koyu ve boğuk bir sessizlik, hariçteki dünyaya ilgisizlik. içine çekilme. bu dünyaya fazla veya eksik değildin. sadece farklısın. artık sevdiğin bir kaç kişiye dönme ve emeklilik zamanı. goethe'nin duasındaki gibi çiçekli bir bahçe, kitaplarla dolu bir ev. güle güle hocam. locada şarabın tadına bakıp fifa'nın görünen cilalı yüzü olan beckhamlardan da, henrylerden de daha sahicisin. güle güle.
ah be hocam, artık yaşlanan bir adam olarak seni öylesine iyi anlıyorum ki. hayatını biliyorum eğitime çok önem verilen, bakanlar, bürokratlar, mimarlar yetiştiren bir ailenin en tanınan üyesisin. orta üst sınıf beyaz liberal ailelerin ''birey'' olabilmek için, hayatta kendilerini gerçekleştirsinler diye çocuklarına empoze ettiği normların, etik anlayışın, seneler geçip, ülke değiştikçe nasıl geçer akçe olmaktan çıktığını görmenin verdiği kızgınlık bu. yeni olan her şey seni tiksindiriyor değil mi ? o maç öncesi fotoğraf çekiminde tuhaf hareketler yaparak objektife poz veren 20'li yaşlardaki çocukların dünyasıyla mesleki anlamda bile kesişiyor olmak sana zül geliyordur. temaşa futbolun kendisi olmalı, futbolcu ise o temaşaya katkıda bulunduğu oranda görünür olmalı değil mi ? pele'nin, maradona'nın, gullit'in iki yaşında bir dişi deve sırıtışıyla, o kameraya el kol hareketleriyle poz vermesi düşünülemezdi. senin dünyanda bahis oynayan, cüceler fantezi yapan oyunculara yer yok. norveç'te siyahi futbolcu gören futbolsever gibi bir yabancılık hissi yaşıyorsun.
ne var ki ahlaki normlarına ve insanların görünür olmakla ilgili patolojik rahatsızlıklarına duyduğun tepki ne kadar gerçekse, oyun anlayışın ve taktiğinin de artık iş yapmadığı o kadar gerçek. yeni bir kimlik tadilini karakterinde dejenerelik olarak gördün. bu da seni huysuzlaştırdı. ama genç oyunculara bilge bir rehberlik ederek, taktiksel eleştirilere kulak da verebilirdin. yapılan aleyhindeki kritikleri kişiliğine saldırı olarak almamalıydın. uruguay milli takımında var olan ikiliğin de müsebbibi sensin. kaptan ahab gibi davrandın ve şimdi kanının köpekler tarafından içilme zamanı.
bu hırçınlık ve huysuz ihtiyarlık döneminin bir aşama sonrasına geldin. koyu ve boğuk bir sessizlik, hariçteki dünyaya ilgisizlik. içine çekilme. bu dünyaya fazla veya eksik değildin. sadece farklısın. artık sevdiğin bir kaç kişiye dönme ve emeklilik zamanı. goethe'nin duasındaki gibi çiçekli bir bahçe, kitaplarla dolu bir ev. güle güle hocam. locada şarabın tadına bakıp fifa'nın görünen cilalı yüzü olan beckhamlardan da, henrylerden de daha sahicisin. güle güle.
devamını gör...
normal sözlük vs ekşi sözlük
devamını gör...
yüksel yıldırım
fazla zıplıyor en son sağlam oturtacaklar haberi yok.
devamını gör...
erkeğe en çok yakışan renk
iyi ya onu da kızlar belşrlesin
devamını gör...
kara kedi (yazar)
başınız sağ olsun, çok üzüldüm. sabır dilerim kara kedi, söyleyecek başka ne var ki.
devamını gör...
pirinç ayıklayan sözlük erkeği
bana sürekli - hadiii bakalıım ayıkla pirincin taşını- diyolar.
yanlış giden bişeyler var.
yanlış giden bişeyler var.
devamını gör...
hiçbir şey yapmadığınız halde aşık olan erkekler
(bkz: sözlüğü ele geçiren uludağ trolleri)
devamını gör...
din adamlarının yaptığı en büyük hata
birçoğu kuran'daki gerçek islam'ı bilmiyor. her dinden din adamları için geçerli bu.
hatırlatalım, bugün için dinin tek kaynağı kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
hatırlatalım, bugün için dinin tek kaynağı kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın. gününüz güzel geçsin.
devamını gör...
kara kedi (yazar)
#4011981 başın sağolsun can dost.
benim ki 40'ını yeni doldurdu.
bazen telefon açıyorum son anda fark ediyorum.
çok zor
gerçekten çok üzgünüm.
sabır dilemekten başka birşey gelmiyor elimden.
güçlü ol..
benim ki 40'ını yeni doldurdu.
bazen telefon açıyorum son anda fark ediyorum.
çok zor
gerçekten çok üzgünüm.
sabır dilemekten başka birşey gelmiyor elimden.
güçlü ol..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
karlu katuk ederdi , sabah yarım ekmeği
hariflerden keserdi zindiyenden dahneği
fıtratından bilirdi koyun keçi gütmeyi
köstünün handağında yayar ismet antakî
yolu yolluk ederdi , beğenmezdi serpmeyi
sabah serin eserdi giyer yeşil gömleği
aklından çıkarmazdı bir an bile ölmeyi
kaflanın ardı sıra yayan ismet antakî
düzlüklerde durmazdı sevmez yokuş inmeyi
uzaklara dalardı bilmez geri gelmeyi
dilinden düşürmezdi ilk cümlesi dinle'yi
aşk meydan ırağında dayan ismet antakî
hariflerden keserdi zindiyenden dahneği
fıtratından bilirdi koyun keçi gütmeyi
köstünün handağında yayar ismet antakî
yolu yolluk ederdi , beğenmezdi serpmeyi
sabah serin eserdi giyer yeşil gömleği
aklından çıkarmazdı bir an bile ölmeyi
kaflanın ardı sıra yayan ismet antakî
düzlüklerde durmazdı sevmez yokuş inmeyi
uzaklara dalardı bilmez geri gelmeyi
dilinden düşürmezdi ilk cümlesi dinle'yi
aşk meydan ırağında dayan ismet antakî
devamını gör...
kara kedi (yazar)
#4011981
sabırlar diliyorum. başınız sağolsun… devri daim olsun.
sabırlar diliyorum. başınız sağolsun… devri daim olsun.
devamını gör...
kadınları itici yapan detaylar
çok bilmiş olması, erkeklere kendi doğrusunu dikte etmesi ("erkek dediğin şöyle olur, böyle olur" demesi), sürekli ahkâm kesmesi ve karşısındaki insanı olduğu gibi kabul etmek yerine kendi kalıbına sokmaya çalışması.
devamını gör...
the wow! signal
son iki albümlerinden daha çok beğendiğim, saçma sapan "govt. bad, people good" temalarını geride bırakıp kişisel mevzulara dönüş yapan 10. muse albümü.
"bu düzeni yıkarım" sloganlarından bıkkınlık gelmişti son birkaç albümdür.
"bu düzeni yıkarım" sloganlarından bıkkınlık gelmişti son birkaç albümdür.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar.
sizi merak eden insanları üzmeyin.
sizi merak eden insanları üzmeyin.
devamını gör...
hiçbir şey yapmadığınız halde aşık olan erkekler
devamını gör...
annem
annemi bugün itibari ile kaybettim. kuş gibi uçtu ellerimden. tarşfsiz bir acı çekiyorum. ışıklar içinde uyu annem seni çook seviyorum.
devamını gör...
günaydın sözlük
mucizelerle karşılaştığımız bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
günaydın sözlük
suya yazı yazmak için başlanan yeni gün aydı!
günaydın sözlük!
ayıkmaya çalışırken arkada 'barock' çalsın emi...peki
günaydın sözlük!
ayıkmaya çalışırken arkada 'barock' çalsın emi...peki
devamını gör...
the wow! signal
youtube'da dört milyonu aşkın abonesi olduğunu görüp 'döt' olduğum müzik grubu.
hala albüm yayınlamak gibi "demode" kaliteli hareketler yapmaları takdir gerektirir elbet.
tarzı tarzım olmadığı için müzik değerlendirmesi yapmayı yanlış buldum. dinleyip geçtim.
hala albüm yayınlamak gibi "demode" kaliteli hareketler yapmaları takdir gerektirir elbet.
tarzı tarzım olmadığı için müzik değerlendirmesi yapmayı yanlış buldum. dinleyip geçtim.
devamını gör...