21.
22.
bazen de anda yaşamaktır.
devamını gör...
23.
hayat felsefem. mümkün olduğunca anda kalmaya çalışıyorum. ama maalesef tüm gün sürmüyor bu durum. işe gelince ve eve gidince gelecekte yaşamak zorundayım.
devamını gör...
24.
bir dönem gençliği ve toplumu etkileyen mottolardan biridir. ölü ozanlar derneği filmi ve robin williams ile hayatımıza girmiştir.
küçük ev ile herkes iyilik meleği,
beyaz gölge ile herkes basketçi,
ölü ozanlar derneği ile herkes şair oldu.
dallas olmasa iyiydi.
küçük ev ile herkes iyilik meleği,
beyaz gölge ile herkes basketçi,
ölü ozanlar derneği ile herkes şair oldu.
dallas olmasa iyiydi.
devamını gör...
25.
temel hareket noktaları: geçmiş geçmiştir değiştirilemez, gelecek gelmemiştir bilinemez, elde kalan ve gerçek olan an'dır, o nedenle anın keyfini çıkararak, an'ı yaşayarak yaşamı sürdürmek gerekir. kulağa hoş gelmekle birlikte, başarılabiliniyorsa geçmişi de düşünerek edinilen deneyimlerle bir gelecek vizyonu saptayabilecek özenle ama günü ve anı kaçırmadan yaşamaktır. yani geçmişe saplanmakta, yaşamak için sadece geleceği beklemekte yaşamı kaçırmak demektir.
devamını gör...
26.
hayatın zevki bence.
devamını gör...
27.
anı yaşayabilir, anda bir anlığına kalabiliriz.
gerçekten anda kalabileceğimize inancımız var mı? benim belki de sadece anlık olarak anda kalabileceğimize inancım var. haricinde sürekli olarak başarabileceğimiz bir eylem olduğunu düşünmüyorum ve hatta direkt olarak bunu olasılıksız buluyorum bugünün birçok kişisel gelişim uzmanlarının aksine.
evet, bedenimiz, zihnimiz bir işle meşgul olurken elbette anda kalıyoruz ancak her an yoğun bir şekilde bir işle meşgul olmak bu hayatta mümkün değil. mümkün olsaydı en sevdiğimiz meşguliyet bile yorucu gelirdi. en keyif aldığımız anları daha uzun yaşayabiliriz zamanın göreceliliği doğrultusunda. geçmişe dönüp yaşadıklarımızı hayal ederiz ki zihnimiz tekrar yaşamaktan farksız hissedecektir geçmişi ve bunu düşüdüğümüzde bu da anın bir parçası olarak önümüze serilecektir.
hadi diyelim şimdi kendimize düşünme sakın sadece bu anda kal. kalabildik mi? hayır. hala bir sonraki kelimeyi okuyoruz ama merakla ama sıkılarak, hangi duyguya salacak bizi diye hep bir sonraki kelimeyi hala okumaya devam ediyoruz işte şu an bile. asla mümkün olmayacak bir şeyin peşinden koşmaya çalışıyoruz anda kalmak için savaş verdiğimizde. biz insanlar her zaman geçmişi anımsadık bu anımızı sağlıklı yaşayabilmek için, geleceğe baktık yine bu anımızda çalışıp çabalayabilmek için. bunlar bizim yaşamak için doğal olarak tetikleyicilerimiz. bunları reddetmek kendini kandırmaktan öteye giden bir söylem değil.
anda kalmaktan kasıt kontrollü bir biçimde, kendimizi olumsuz duygulara hapsetmeden biraz anımsayıp geçip gidebilmek veya gelecekteki yaşantımızın hayallerinde boğulmadan bugün için çabalamak veya her ne duygu durumu içerisindeysek ona yoğunlaşmaktır sağlıklı bir biçimde elbette ancak ya yeterince ders alamadıysak? ya geçmişimizdeki yanlışların, acıların üzerinde durmamız gerekiyor ve gereken dersi, mesajı almamız icap ediyorsa? nasıl bir standardı var ki her insan bambaşkayken herkese sadece on saniye geçmişe, geleceğe dal sonra hemen çık diye bir reçete dayatılıyor?
yahu doyamadım ben, alamadım mesajı, kuramadım hayallerimi beni kısıtladın çünkü. sen kısıtladın diye bunları yapmayı mı bıraktım ben? hayır, başka bir meselede aynı şekilde daldım geçmişe, geleceğe yine. sadece konu değişti anda kalmak uğruna ama hepsi de yarım kaldı sürekli kanal değiştirmek zorunda olduğum için. elbette yine de kontrollü bir biçimde ancak ne kadar kalınması gerekiyorsa da kalmalı insan geçmişte de gelecek hayallerinde de.
ben şimdi anda kalmaya çalışarak noktayı koyacağım bu yazıya ama yine ne yapacağım? yine geriye dönüp okuyacağım bu yazıyı tekrar ve yine geleceğe dönüp yeni bir yazı yazmak için sözlük başlıklarında gezineceğim ve dahi noktayı koymakla bunları yapmayacağımı düşünürsem kendimi kandırmış olacağım ya da noktayı koyduktan sonra bunları eğer gerçekten yapmıyorsam işte bu benim son yazım olmuş, ben de göçmüşüm demek olacaktır bu hayatan ve özetle hala hayattaysam anı yaşar, anda kalamam.
gerçekten anda kalabileceğimize inancımız var mı? benim belki de sadece anlık olarak anda kalabileceğimize inancım var. haricinde sürekli olarak başarabileceğimiz bir eylem olduğunu düşünmüyorum ve hatta direkt olarak bunu olasılıksız buluyorum bugünün birçok kişisel gelişim uzmanlarının aksine.
evet, bedenimiz, zihnimiz bir işle meşgul olurken elbette anda kalıyoruz ancak her an yoğun bir şekilde bir işle meşgul olmak bu hayatta mümkün değil. mümkün olsaydı en sevdiğimiz meşguliyet bile yorucu gelirdi. en keyif aldığımız anları daha uzun yaşayabiliriz zamanın göreceliliği doğrultusunda. geçmişe dönüp yaşadıklarımızı hayal ederiz ki zihnimiz tekrar yaşamaktan farksız hissedecektir geçmişi ve bunu düşüdüğümüzde bu da anın bir parçası olarak önümüze serilecektir.
hadi diyelim şimdi kendimize düşünme sakın sadece bu anda kal. kalabildik mi? hayır. hala bir sonraki kelimeyi okuyoruz ama merakla ama sıkılarak, hangi duyguya salacak bizi diye hep bir sonraki kelimeyi hala okumaya devam ediyoruz işte şu an bile. asla mümkün olmayacak bir şeyin peşinden koşmaya çalışıyoruz anda kalmak için savaş verdiğimizde. biz insanlar her zaman geçmişi anımsadık bu anımızı sağlıklı yaşayabilmek için, geleceğe baktık yine bu anımızda çalışıp çabalayabilmek için. bunlar bizim yaşamak için doğal olarak tetikleyicilerimiz. bunları reddetmek kendini kandırmaktan öteye giden bir söylem değil.
anda kalmaktan kasıt kontrollü bir biçimde, kendimizi olumsuz duygulara hapsetmeden biraz anımsayıp geçip gidebilmek veya gelecekteki yaşantımızın hayallerinde boğulmadan bugün için çabalamak veya her ne duygu durumu içerisindeysek ona yoğunlaşmaktır sağlıklı bir biçimde elbette ancak ya yeterince ders alamadıysak? ya geçmişimizdeki yanlışların, acıların üzerinde durmamız gerekiyor ve gereken dersi, mesajı almamız icap ediyorsa? nasıl bir standardı var ki her insan bambaşkayken herkese sadece on saniye geçmişe, geleceğe dal sonra hemen çık diye bir reçete dayatılıyor?
yahu doyamadım ben, alamadım mesajı, kuramadım hayallerimi beni kısıtladın çünkü. sen kısıtladın diye bunları yapmayı mı bıraktım ben? hayır, başka bir meselede aynı şekilde daldım geçmişe, geleceğe yine. sadece konu değişti anda kalmak uğruna ama hepsi de yarım kaldı sürekli kanal değiştirmek zorunda olduğum için. elbette yine de kontrollü bir biçimde ancak ne kadar kalınması gerekiyorsa da kalmalı insan geçmişte de gelecek hayallerinde de.
ben şimdi anda kalmaya çalışarak noktayı koyacağım bu yazıya ama yine ne yapacağım? yine geriye dönüp okuyacağım bu yazıyı tekrar ve yine geleceğe dönüp yeni bir yazı yazmak için sözlük başlıklarında gezineceğim ve dahi noktayı koymakla bunları yapmayacağımı düşünürsem kendimi kandırmış olacağım ya da noktayı koyduktan sonra bunları eğer gerçekten yapmıyorsam işte bu benim son yazım olmuş, ben de göçmüşüm demek olacaktır bu hayatan ve özetle hala hayattaysam anı yaşar, anda kalamam.
devamını gör...
28.
anı yaşamak geçmişi veya geleceği es geçmek değildir elbet. insanın tek kurtuluşu anda kalabilmek. kaldı ki anı yaşamak o andan keyif almaktan ibaret de değil. o anın getirdiği her şeyi kafanda ekleme çıkarma yapmadan değerlendirip üstlenme ve farkındalıkla anlama yetisidir. kendinizi bu seviyede tutabildiğiniz ölçüde hızlı aksiyon alan ve sorunları basitçe çözme meyili yüksek bir insana dönüşürsünüz. andan uzaklaştıkça her şey kafanızda büyür, zorlaşır. fakat anda kalayım demekle de kalınmaz. çaba, tecrübe ve pratik işidir. detaylı bilgi için siddhartha felsefesini de inceleyiniz. olanı yaşa, zihnini sustur.
devamını gör...
29.
sadece müze gezilerinde ânı yaşıyorum.
onu dışında anda kalmayı da ânı yaşamayı da pek beceremiyorum.
onu dışında anda kalmayı da ânı yaşamayı da pek beceremiyorum.
devamını gör...
30.
zamanın tadını çıkarmaktır. çünkü sadece şimdiyi ve bugünü yaşarız.
yarın, dün'ü telafi edemeyiz; ve yarın düşündüğümüzden daha da çabuk gelir.
yarın, dün'ü telafi edemeyiz; ve yarın düşündüğümüzden daha da çabuk gelir.
devamını gör...
31.
carepdiem diye kızı sekse ikna etmek için gençliğimizde kullandığmız o zamanlar havalı olan kelime
devamını gör...
32.
sosyal medya, bir şeylerin ilanı için delirenlerin anlayamayacağı zevktir. çevremde birlikte ama yalnız bir sürü insan görüyorum. bir sürü masa kalabalık ama herkes kendi ekranına gömülmüş durumda çünkü bir şeylere bakmak, bir şeyleri çekmek, nerede olduklarını, ne yediklerini ispat etmek zorundalar. ben çok eğlenilen hiçbir masada fotoğrafım olduğunu hatırlamıyorum çünkü dostlarımla kahkaha atmaktan aklıma gelmiyor. hiçbir buluşmada fotoğraf çekmeye de ihtiyaç duymadım ve hadi gülümse çekiyorum demek komik geliyor. babamın topluluk kurallarıyla ilgili ilk öğrettiği, gerzek gibi her yerde selfie çekmeden yaşabilmekti. ha çekersem en güzeli, poz verirsem kendi standartlarımın çok üzerinde veririm ama bunun bile bir yeri ve zamanı olduğunu düşünüyorum. anda yarattığım ortam, bana bıraktığı hatıralar çok daha iyi hissettiriyor.
düddürütü düt: masamda hayatımda böyle insanlar yok. çevremi gözlemliyorum çünkü yaşayan, sorgulayan bir canlıyım.
düddürütü düt: masamda hayatımda böyle insanlar yok. çevremi gözlemliyorum çünkü yaşayan, sorgulayan bir canlıyım.
devamını gör...
33.
beyin ne kadar esnek, ruh ne kadar huzurluysa anı yaşamak o kadar kolaylaşır. günümüz şartlarında bunu gerçekleştirmek zor ama imkansız değil. içe dönüş, sessizlikte sadece nefesinle kalacağın anları arttırınca anı yaşayabiliyorsun. burada olay sadece sosyal medya gösterişliğinden ibaret değil. hayatta birçok takıntısı olan, kaygı bozukluğuna ve depresyona vb sahip insanlar var bazen bu insanlar için anı yaşamak hepimizin anı yaşamasından daha zor olabiliyor. önemli olan bunu düzeltmek için bir yola çıkmak, çabalamak. ruhu disipline etmek gerçekten zor bir süreç ama çabalamak her zaman karşılığını veriyor. bırakın yanınızda ki sosyal medya gösterişliği yapsın sizin odak noktanız önce kendi çabanızda olmalı, bedenen ve ruhen bir birliğe vardığınızda işte o zaman yanınızda ki kişiyi de buna dahil edebilirsiniz.
devamını gör...
34.
saçma arap adetlerini zihninin her noktasına sokmuş insanların yapamadığı eylem.
çünkü hayat tarzınıza müdahale vardır o noktada.
anı yaşaman, coğrafyanda zordur.
hep bir sonraki zaman dilimini düşünmeye odaklı fikirlerle hangi an be tatlım?
he anam he, carpe diem he.
çünkü hayat tarzınıza müdahale vardır o noktada.
anı yaşaman, coğrafyanda zordur.
hep bir sonraki zaman dilimini düşünmeye odaklı fikirlerle hangi an be tatlım?
he anam he, carpe diem he.
devamını gör...
35.
bazen hayatım çorbaya dönüyormuş, dönecekmiş gibi geliyor ama çok seviyorum.
iyi hissetmek, keyif almak, vakit geçirmek ne bileyim. olanı olduğu gibi yaşamak mesela. ve henüz tefeciye borçlanmadım da bir yandan.
sonrasında ne olacağını zaten o sonrasının anı belirliyor gibi almam gereken bir karar varsa o an içerisinde yine ne hissettiğime bakmaya çalışıyorum.
amaaaaaaan bir daha mı gelecez dünyaya.
iyi hissetmek, keyif almak, vakit geçirmek ne bileyim. olanı olduğu gibi yaşamak mesela. ve henüz tefeciye borçlanmadım da bir yandan.
sonrasında ne olacağını zaten o sonrasının anı belirliyor gibi almam gereken bir karar varsa o an içerisinde yine ne hissettiğime bakmaya çalışıyorum.
amaaaaaaan bir daha mı gelecez dünyaya.
devamını gör...