sık sık yaptığım bir şey. bazen ses yapması için bir şeye ihtiyacım oluyor. o gün çok yorulduysam genelde türkçe bir şey seçerim hatta. eh kafa yorgun olduğundan hiç odaklanıp, anlamaya çalışacağım yeni bir filmle mücadeleye giresim gelmiyor. açıyorum daha önce defalarca izlediğim, eğlenceli bir film yaslanıyorum arkama.

bazen de canım gerçekten bir şey izlemek istiyor fakat iyi bir şey izleme ihtiyacı duyuyorum. işi şansa bırakamayacak kadar önemli oluyor iyi bir şey izleme durumu. bilmediğim bir film açıp 2 saatimi boşa geçirme riskine girmek istemediğim zaman patlatıyorum bir tane en sevdiğim filmlerden.

kınamayın dostlar.
devamını gör...
çok seviyorum. yani seyretmeyen birileri ile her gün ayrı ayrı seyredebilirim bazı filmleri. ki tiyatro da aynı şekilde benim için. seyrettikçe aldığım keyif artıyor. aile arasındayı yedi kez sinemada izledim mesela altıda olabilir ama seyrettim yani. kelebekler filminin o son sahne şokunu göreyim diye seyretmeyen insan da üç kez seyrettim ki birini bulsam gene seyrederim. la fille sur le pont filmine hiç girmiyorum aşığım filme. ilk seyredişten üç gün sonra bir daha bir hafta sonra bir daha sonra hafta bir. yazarken bile heyecanlandım.

neyse seyretme zevkini katlayan bir eylem.
devamını gör...
bir filmi çok kez izleyişimin sebebi her defasında yeni bir şey fark ediyor, öğreniyor ya da yineleyerek aklımda kalmasına yardımcı oluyor olmamdır. bunu ya eğlendiğim için yaparım ya da öğrendiğim için.
devamını gör...
selvi boylum al yazmalım. milyon kez izledim yine de izlerim.
devamını gör...
yemek yerken bisey aramak yorucu olduğunda gerçekleştirdiğim eylem.
devamını gör...
lise yıllarımdayken "yaşayan ölülerin gecesi" filminin 1990 versiyonunun cd'sini elime geçirmiştim. haftada en az iki kez cd oynatıcıya takıp seyreder ve evimize gelenlere de zorla seyrettirirdim. bu filmin 60'larda çekilen ilk versiyonunu daha önce trt1'de izlemiştim. film siyah beyazdı. film de kiralanan müzik markete gidip -o zamanlar kelime haznem daracık olduğu için ne istediğimi iyi ifade edemezsem diye- evdeki renkli film cd'sini de götürerek ilk versiyonunu sordum. "dostum illâ siyah beyaz istiyorum diyorsan televizyonun renk ayarını siyah beyaza çevir (elimdeki cd'yi göstererek) bunu öyle seyret" demişti o.ç. kasetçi.
devamını gör...
sıkıcı ve zaman kaybıdır.
bir kere izlediğim bir filmi, tekrar izlemekten hiç hoşlanmam. aynı sahneleri, aynı mimikleri görmek ve sıradaki sahneyi önceden bilmek hiç keyif vermez bana. benim için hiçbir heyecanı yoktur.
devamını gör...
ancak anlayabiliyorum.
devamını gör...
call me by your name'i tekrar tekrar izlemeyi seviyorum.


elio ile oliver'ın cilveleşmesini ve elio'nun son sahnede uzun uzun ateşe bakmasını izlemek hoşuma gidiyor. iki sahnedeki duygu da bana geçiyor.


guilty pleasure'ım alacakaranlık'ı da defalarca izlemişimdir. ortaokulda edward'a aşıktım. 3 yaş büyük kuzenimin gelip beni teselli etmişliği var. şimdi bakıyorum da edward cullen asosyal, melankolik, toksik adamın tekiymiş. ömrü bırak 1 gün geçmez onunla. adamın kafası 20. yy'da kalmış yani dünya savaşı, ekonomik kriz vs ile ilgili ofansif mizah da yapamazsın, ciddiye alıp düzeltir.
devamını gör...
gerçek film severler bilir bunu ilk izleyişte "iyi yapım" dedirten film detaylar için tekrar izlenir ve pişman olunmaz....
devamını gör...
my best friend's wedding

her repliğini ezberlemek bir yana mimiklerini bile ezberleyecek kadar
devamını gör...
(bkz: the matrix)
devamını gör...
araya zaman girmişse mutlaka tekrar izlediğim filmlar var. bu tür filmlerim çok fazla. glck.
devamını gör...
korku, gerilim filmlerini tekrar izleyemiyorum. çünkü nerede korkup nerede gerileceğimi ezberlemiş oluyorum.
ancak romantik komedi, macera ve komedi filmlerini defalarca izlediğim oluyor. klasik türk filmlerini de bazen açar izlerim.
evet bu eylem benlik olabilir.
devamını gör...
benim sürekli izlediğim film listesi.


(bkz: 12 angry men)
bu konuda olan kırmızı çizgim.
sidney lumet yönetimi ve reginald rose senaryosu ile bir efsane filmdir bana göre.


(bkz: the bridge on the river kwai)
pierre boulle imzalı öyküsünün david lean tarafından yönetilmesi ile ortaya çıkan az bilinen bir şaheser.

(bkz: satan never sleeps)
az bilinen fakat benim için bir şaheser olan film william holden mükemmel oynamıştır.
devamını gör...
(bkz: the day after tomorrow)
herhalde 15 kere izledim ve her izlediğimde yeni bir detay keşfettim.
devamını gör...
(bkz: the godfather)

tüm seriyi 3-4 kez bitirdim herhalde. *
devamını gör...
severek yaptığım eylem. çıktıkları günden beri istisnasız her ay bir kez dune 1-2 izliyorum art arda.
lotr, hp, matrix, karayip korsanları vs. saymıyorum bile. hepsi de comfort movie tabiki.
devamını gör...
oslo 31 ağustos filmini zaman zaman izleyesim geliyor.
devamını gör...
bazen canın film izlemek ister şöyle bir göz atarsın. hiçbiri o an sana cazip gelmez. eskilerden bir film açayım dersin. defalarca izlediğin ve defalarca daha izleyeceğin filmlerden bir tanesini açarsın. her bir sahne dün gibi aklındadır. eski bir dostunu görmüş gibi yüzünde bir gülümseme olur. film yarıda kalsa bile aklın kalmaz. huzurla uykuna dalabilirsin. eski dostun seni anlayışla karşılar ve sessizce şunu fısıldar kulağına ; film bulamayınca yine gelirsin ş.refsiz!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"aynı filmi defalarca izlemek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim