121.
barış aygır yılmaz.

devire devire gol atıyor aslanım.
devamını gör...
122.
abi insan değil bu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
123.
joker joker.. geç kaleye de, kırk yıllık kaleciye parmak ısırtır. defans kanat orta saha forvet forvet arkası her yerde oynar, hakkını da verir. tek başına takım.. kaprissiz, güçlü, yetenekli..
futbolcu süsü verilmiş yerli tank..
devamını gör...
124.
büyük ihtimal gidecek ve o parayla gs stoper ve kaleci alacak.
devamını gör...
125.
hani istifçiler olur ne varsa biriktirir eve. çöp ev yapar evi.
hani etraftaki tüm kadınları diğer erkeklerden kıskanan tipler olur. kadınları korumayı vs kendine görev edinmiş, kıskanmış.
yav bizim taraftarlar böyle olmaya başladı.
tüm futbolcular dursun yenisi gelsin.
barış a o parayı veriyorlarsa sat gitsin.
ederi veriliyorsa satacaksin.
tutmazsa belki geri gelir. boey de geliyordu olmadı. bazen yerine bulamayabilirsin . kerem gitti iyi oldu bak.
satacaksin real madrid barcelona da futbolcu satıyor.
yolu açık olsun.
devamını gör...
126.
dursun başkan satmayacağım diyor. hedef 50-60 milyon ama barışın kafa karışmış iyice. bonuslarla 17 milyon tekflif edilmiş. adamın 5 senede kazanacağını bir senede verecekler belki de daha fazlası.

bize 2 misli maaş verseler ardımıza bakmadan topuklarız. adam haklı ama biraz da kulübünü düşünüp öyle hareket etmeli. ne taraftarla ne de takımınla ters düşmemen gerek.
devamını gör...
127.
şöyle bir durum var, 1 ay önce gitse sorun değil ancak şu an gitmesi ciddi anlamda sıkıntı. galatasaray her zaman daha iyisini bulur ama transferin kapanmasına ve avrupa listelerinin verilmesine 10 gün kaldı. bu süreçte gidiyorum demesi çok sıkıntıya sokar galatasaray'ı, yoksa ister para, ister kariyer için gitmesine asla karşı olmam, hakkıdır galatasaray'a da çok emek vermiş bir futbolcudur. gittiği yerde de desteklerim hatta. galatasaray kimseye muhtaç değil, sorun gitmesi de değil, sürecin yanlışlığı.
devamını gör...
128.
gitme planı varsa, para ederken gitsin. yoksa, burada emekli olur. salak salak romantizmin lüzumu yok. burası roma değil, kendisi de totti değil. alsın parasını, baksın dalgasına. iki üç maç kötü oynasa kıçına teneke bağlayıp göndermeye çalışacaklar çünkü.

önemli not: galatasaraylıyım.
devamını gör...
129.
artık bizde kalsa bile bize bir faydası olmayacaktır. bizi kafasında bitirmiştir.

mümkün olan en yüksek fiyata araplara kitleyin ve o parayla avrupa'dan daha iyilerini getirin.

2 sene sonra da bitik formuyla fener (çöp toplayıcı) alır ve biz de pay alırız.
devamını gör...
130.
kerem'i göndermedik elimizde patladı.
aslolan galatasaraydır.
devamını gör...
131.
uğur karakullukçu: (barış alper' e) "öyle kenardan köşeden teklif alıp, 'bana 10-12 milyon veriyorlar, 7-8 isterim, 5 milyonu kabul etmem' diyemezsin. sen 1 yılda zaten 2 katı zam aldın. galatasaray'dan suudi arabistan kontratı istemek saygısızlık zaten."
devamını gör...
132.
birden fazla mevkide oynayabildiği için önemli bir oyuncu durumunda barış. ama hiçbir galatasaray taraftarı ronaldinho demez. tekniği kısıtlı. onu iyi yapan şey enerjisi ve mücadele gücü.
barış'ın kritik maçlarda farklı pozisyonlarda oynayıp maç kazanmamıza etkisi çok oldu.
etrafındakiler yüksek maaş alırken onların çok altında maaş almak iş hayatında can sıkıcı olabilir. keza bir anda 5-6 katı maaş teklifi alınca insanın gitmek istemesi de çok doğal.
yine de tüm bunlara rağmen gerçekten şu kadar maaş isterim, bu kadar almazsam antrenmana çıkmam moduna girdiyse itici geldi bu durum. haklıyken haksız duruma düşmek gibi. 3 sene önceye kadar kimsenin tanımadığı 3. lig topçusuydu. onu bu seviyelere çıkaran galatasaraydır. galatasaray bişey kaybetmez, yeni keremler barışlar yaratır. mesele bu herifler şu hareketleri yapıp gittikten sonra gittikleri yerde barınamazsa kendileri için oluşur. bu takımdan yeri gelince hagi gitti, yeri gelince fatih hoca. nasıl ki kimsenin ummadığı yunus bu seviyeye geldi, çıkartır birini oynatırız. keza sallai ve zaniolo var.

gidiyorsa yolu açık olsun. barış'ı severim ama şımarıklık olmadı barış. yeni sözleşme aldıysan, paran yatıyorsa antrenmana çıkmama gibi bir lüksün olamaz.
kafası karışan adamdan sonradan hayır gelmez. gerçekten bu paralar verilecekse ve gerçekten şu söylenenler yaşandıysa satılmalı.
devamını gör...
133.
yapı var diye masallarla avunan, ahlaktan nasibini almamış fenerlilerin galatasaray'da şampiyonluk görmüş tüm kadrodaki futbolcu ve eski futbolcularına salça olma işi çok komik. madem yapı şampiyon yapıyordu icardi, osimhen, kerem, barış gibi futbolcuların kapısında neden yattınız? diye sorarlar adama. fener her zaman kayırılmak, ayrıcalık istiyor. başkası yapsa kuduracağı her şeyi kendine hak görüyor.
barış istiyorsa gitsin, galatasaray hiçbir şey kaybetmez. galatasaray'ın büyüklüğü futbolcuların katkılarıyla ama onlardan bağımsızdır, kimse vazgeçilmez değildir. fenerli menajerlerin köpek dolabı oyunları ile yıkılacak da değildir. çıkarmak istediğiniz o kaosun içinde boğar sizi galatasaray. öldürdüm sanırsınız, bakarsınız galatasaray sizin cenaze namazınızı kılıyordur. barış için gelecek takım 50 milyon euro, %20 keçiören payı, barış alper yılmaz ile sözleşmesi boyunca türkiye'den bir takıma satılmama garantisi ile gelir, alır gider.
devamını gör...
134.
ben x kulübe gitmek istiyorum dediğinde osimhen kahraman olur ama sen x kulübe gitmek istiyorum dediğinde yavşak olursun barış.
hayat şaşırtır hep zaten*
devamını gör...
135.
biraz siniri geçtiydi öyle yazayım dediydim. hasan şaş'ı dinledim. yine sinirim tavan yaptı. yazayım içimden çıksın.

buraları okursun okumazsın.

galatasaray'ın bir marşı vardır, dün seninle yarışan bugün herkes perişan diye.

galatasaray bunu herkese seve seve ezberletmiştir.

senin gibi dansözü çok gördü galatasaray. hepsi gitti pişman oldu, hepsi camiasız kaldı. önce adam olacaksın galatasaray'da barınmak için. nerede olduğunun farkına varacaksın.

utanmadan metin oktay selamı çakıyorsunuz şirin görünmek için taraftara, o senin vaktindeki kankin kerem gibi,

metin oktay'ın selamını verirken bile abdest alacaksınız.

ben sana metin oktay'ın kendi ağızından bir kesit sunuyorum şimdi;


eşim ve ailesinin sürekli baskısındaydım. evliliğimin ilk günlerinde topu bırak diye diretmişlerdi. gülüp geçmiştim bu komik sözlere. ben nasıl aç susuz yaşardım ki? futbol benim dünyamdı. topu bırak emri yerine gelmeyince bu defa daha komedi bir teklifle karşılaştım ' galatasaray'ı bırak izmir'e dön...' diye diretiyorlardı. galatasaray'ı bırakacağım ha? allah korusun! allah yazdıysa bozsun! galatasaray benim dünyam, galatasaray benim yuvam. nasıl bırakırım galatasaray'ı?


yalandan metin oktay selamını galatasaray taraftarı yemez. galatasaray kindir. seni ömrün boyunca unutmaz ve sen tüm pişmanlığınla mahvolursun.

artık paranı getirip def olur gider misin? galatasaray camiasından özür diler eşek gibi görevini mi yaparsın yoksa kıçını kemerburgaz ağaçlarına doğru mu açarsın? o senin bileceğin iş.

karaktersiz şerefsiz.
devamını gör...
136.
bunlar nerede top oynadıklarının farkında olmayan serserilerdir. bu kazmayı çok büyüttük gözümüzde..

galatasaray'ın şu an zaten elinde kanat oyuncusu olarak çok oyuncu var.. barış giderse gider. faydası varsa zararı da var bu kazmanın... bu kazmayı kötü takıma koy bi b.k yapamaz. galatasaray sayesinde bir yerlere geldi.. koy bjk'ye, koy fb'ye vasatın altında kalır...

postalayın gitsin allah'ın kazmasını..
devamını gör...
137.
büyük ihtimal gider
devamını gör...
138.
defolsun gitsin ya.
devamını gör...
139.
gitmezse geri zekalı, gönderilmezse göndermeyen şerefsizdir.
önce yukarıda yazan metin oktay efsanesini bi aydınlatalım; metin oktay 1 sene italya'ya gitmiş 3 gol ile götüne baka baka geri dönmüştür. yani öyle her şeye metin oktay'ı örnek veremezsiniz, verseniz bile yemez.

2- adamın senede kazanacagı para ortalama 1 milyar tl (yeni para ile sakın eski sanmayın) 5 bin tl fazla maaş alınca yılda 60 bin yapar diyenler hiç eleştirmesin hele hele macı kaçak izleyen, gsstore'un yolunu bilmeyen falan hiç eleştirmesin yılda 1.000.000.000 tl diyorum.

illa avrupaya gidecek diye bir kuralda yok adam belki orada 4 yıl oynayıp futbolu bırakıp şeyi şeyine denk yaşamak istiyor.
devamını gör...
140.
saçma bir şekilde, bir anda ülke gündemine oturan, 2000 doğumlu bir milenyum çocuğu.

kim söylemişse, zenginin malı züğürdün çenesini yorar sözünü ilk zikredeni bulup kabrine bir çiçek bırakmak lazım.

insanlar milyar lira, eski parayla "katrilyon" düzeyinde paralar dönen şahsi kontratlar hakkında aidiyet, iş ahlakı v.s kapsamında değerlendirme yapıyor. kim haklı kim haksız çıkarımı yapmaya çalışıyor.

şunu anlamak lazım. daha iyi kontratı görünce bin takla atmak, koz olarak maça çıkmamak gibi şeyler de, kulübede oturtmak, kadro dışı bırakıp bonservisi yakmak da profesyonel futbolun içinde şeyler. daha da ötesi, profesyonel futbolda iş ahlakı ile ilgisi bulunmayan şeyler.

bonservis denen şey sadece futbolda yoktur. bonservis, işin görülmesinde şahsa bağlılık ilkesi geçerli, ikamesi kısıtlı zamanda mümkün olmayan işler için, sadakati bir nevi cezai tazminat ile tesis eden bir olgu.

senin sözleşmen bitmeden takımdan ayrılman durumunda benim uğrayacağım zararı ben şu kadar hesapladım, bunun karşılığı sözleşmeden cayabilirsin demek.

bir nevi kişinin aidiyetine biçilen bedel.
sözleşmeyi feshetmek tek başına yetmez. takımlar ile usulüne uygun akdedilmiş sözleşme varsa, bu sözleşme süresi bitene kadar takımın rızası olmadan başka bir takımda oynayamaz.

şimdi işverenin elinde böyle bir koz var.
peki işçinin elinde ne var?

işçinin elinde de, işi gereği gibi yerine getirmeme kozu her zaman var.
iş hayatında işi savsaklayan kişiyi kapı dışarı edersin. ancak zaten kapı dışarı edilmek isteyen kişiyi işi savsakladı diye kapı dışarı edemezsin.

kaldı ki futbol çok çok çok daha sübjektif bir şey.
işi savsaklamak kitabına çok rahat uydurulur. standart bir iş ve işin görülme biçimi diye bir kural kaide yok.
sürekli ileri oynayan adam geri oynamaya başlar en basiti. ya da koşmaz. ne yapacaksın?

aslında grev ve lokavt benzeri bir durum karşılıklı olarak düşünülünce.
işçi grev yaparsa işverenin de lokavt ile top oynatmayıp, gelecek kariyerini baltalama hakkı var.
ha burada teknik fark, sözleşme sürecinde maaşın tamamının ödenmesi.
bir diğer teknik fark, bonservis bedeli gibi güzel bir avantanın uçup gitmesi.


burada iş, tarafların iyi niyetli davranması, dürüstlük kuralına uygun davranması beklentisinde bitiyor.
bonservisin, bir aidiyet belgesi olarak görülmemesi ve bu amaçla kullanılmaması, futbolcuların da takımı sabote etmeyi koz olarak kullanmaması beklenir.

barış alper yılmaz olayında ise ikisi de var. iki taraf da hatalı.

birincisi galatasaray. yukarıda dediğimiz gibi, bonservis bedelinin bir koz olarak kullanılması, özellikle sözleşmede kararlaştırılmayan durumlarda afaki rakamlar konuşulması bir yanlıştır.

futbolda bonservis bedeli, bir oyuncunun maaşının 10 katından fazla olmaz. bu ticari ve futbolla ilgili teamüllere aykırı. 10 kat bile çok çok nadirdir, genelde 5 kat civarı makul kabul edilir.

barış alper yılmaz örneğinde, futbolcunun 2 ila 2.5 milyon euro arası bir kazancı var.
adama bu kazancın 3 katı bir teklif gelmiş.
bu teklifler normal şartlarda gelmezken, "neom" gibi yapay ve bin selman puştunun kendini reklam edeceği takım ve benzerleri, bu gibi futbolculara çok yüksek maaş önerebiliyor.

şimdi 2.5 milyon euro kazanan bir topçuya biçilecek en yüksek değer 25 milyondur. "serbest kalma bedeli" olsun olmasın, bir futbolcu maaşının 7-8 katı bonservis getirebiliyorsa, kendi de gitmek istiyorsa yollanır.

en yakın örnek kerem aktürkoğlu.
fenere bir anda gelmek istedi.
şu an 3 milyon euroya yakın para kazanıyordu. serbest kalma bedeli ise 60 milyon euro.

bunun takımı 25 milyonu kabul etti.
ne oldu? fener son anda pazarlığa girişince transfer yattı.

her şey makul rakamlar içinde olduğundan ne benfica ile kerem arasında sorun oldu, ne kerem idmana çıkmamazlık etti.

çünkü fener 25 vermediyse, benfica 17ye razı olsun demek hakkaniyetli değil.

peki barış?
adama 2 milyon euro veriyosun. serbest kalma bedeli bile belirlenmemiş.
adam sana konuşulana göre 30 milyon euro bonservis getireceğini ve çok yüksek bir teklif aldığını söylüyor.

takım da 50 milyon euro üstü bir rakam telaffuz edince o artık yokuş yapmak oluyor.
çünkü bunun karşıtı da, madem ben 50 milyonluk adamım, 75 milyonluk adama verdiğinin en azından çeyreğini ver demek oluyor.

takım olarak diyorsan ki, sen 50 milyonluk adam değilsin ama transfer tahtası kapanmadan 1 hafta önce bizim senin yerini doldurmamız buna mal olacak, görece haklılık payı var.

ama burada da "kardeş" ve "camia" adı altında sadakat geliştirmiş türk takımlarından, "abilik" bekleneceği bir gerçek.

her zaman yerli oyunculara "bizi idare edin" şeklinde yönetim sergiliyoruz, sonra da oyuncu idare edilmek istenince hoppala.

bu durumun victor osimhen örneği ile de alakası yok.
birinde kadro dışı bırakılmış bir yıldız ve o yıldızı yakmak için 100 milyon euroyu yakabilecek bir psikopat var.
orada dahi oynadığı kumardı.
osimhem galatasaray'a kiralık gelmeseydi ya da gelip bilerek sallasaydı, kimse 20 milyon euro bile vermezdi. napoli de babayı alırdı.

burada ise öyle bir durum yok. satmak isteyen gs değil, bununla birlikte rakamlar da gerçekçi değil.

neticeten, futbol takımı yönetmek bir idarecilik becerisi ister. belli ki bu adamı 2 milyon euro civarına oynatamadılar.

ya göndereceksin, ya zam yapacaksın. olay basit.
ya da en baştan futbolculara kardeşim ayağına yatmayıp, hakkını zamanında vereceksin, fazlasını da vermeyeceksin.
durduk yere topçularını da medyada sürekli parlatmayacaksın.

isteniyor ki yok paraya adam oynatalım, 11'de parlatalım, sonra istediğimiz şartlarda istediğimiz kadar takıma hizmet etsin.

bu galatasaray değil, neredeyse tüm süper lig takımlarının gerçeği.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"barış alper yılmaz" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim