her çocuk özeldir filmini izlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
mud dauber yerine mud bauder yazmak.
devamını gör...
t: okuma ve yazmada sıkıntı yaratan nörolojik bir rahatsızlık.

aşk-ı memnu’nun "gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar" repliğini söylemek isterken "birbirlerinin önünde gözlerini seviyorlar" demek de saylanır mı? bence saylanmaz.
devamını gör...
disleksi dehb ile paket halinde gelen (bkz: dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) bilinenin aksine ogrenme guclugu degil bir cesididir. disleksi okuma guclugudur. diskalkuli matematik ogrenmede gucluktur. disgrafi yazma guclugudur. dispraksi koordinasyon guclugudur. dehb'li bireylerde birkaci bir arada gorulebilirken bazen sadece biri de gorulebilir.

burada ele alinan kavram aslinda dehb'dir. bu paketin icinden disleksi, diskalkuli, disgrafi, dispraksi artik hangisi veya hangileri cikarsa. tanida bireyin iyi gozlemlenmesi gerekir. burada sinif ogretmenlerine, ebeveynlere buyuk rol dusmektedir.

gunumuzde gecmiste tanisi koyulmayip yillar boyu 'aptal, tembel' olarak nitelendirilmis 20 yasin uzerinde bircok dehbli birey var. bu yuzden kucuklukten itibaren cocugun cok cok iyi izlenmesi gerekir.

tedaviye gelinecek olursa, aslinda bunu tamamen ortadan kaldiracak bir tedavi yok. semptomlar bastirilabilir yada bilissel davranranisci terapi ile bireyin toplumla uyum saglamasi saglanabilir. ilac tedavisinde uyarici ilaclar recete edilir. en unlusu (bkz: concerta)(bkz: risperdal) gibi. ancak bildigim kadariyla 24-25 yaslarindan sonra devlet bu ilaclari karsilamamakta. evet dehb taniniz olsa dahi. ve de pahali ilaclar.
devamını gör...
#1139536 disleksi ile dişleksi farklı şeylerdir (bkz: pirate pilot)
devamını gör...
#1390584
bir öğrenme güçlüğü çeşidi.
devamını gör...
hastalık değil. aşırı hayal gücü ile yavaş öğrenmedir.
yerdeki yıldızlar filmi en iyi şekilde anlatılmıştır.
devamını gör...
bende de var galiba bu rahatsızlıktan.
devamını gör...
belirtileri şöyle bir okuyunca insanda bir "ay yoksa?.." duygusu oluyor. bildiğim kadarıyla disleksim yok ama belirtilerin çoğu çocukluğumda da şu anda da var.
devamını gör...
birinci sınıfta okuma yazmayı ilk öğrenenlerden biri olan, okul sonu piyesinde 4 sayfalık tekerleme ezberleyip kalabalığın önünde okuyan ben yaz tatilinde harfleri unutmuştum. tekrar öğrendiğimde harflerin canavarca büyüyüp beni kovaladığını kabuslarımda çok gördüm. o zaman anlamamıştım, şimdi anlıyorum. yazmak, ömrüm boyunca beni kovalayacak, hayatımı mahvedecekti.
devamını gör...
bazen öyle bi yazıyorum ki korkuyorum disleksiyim diye. bi an var böyle dalıp gittiğim, harflerin yerlerini sıralarını karıştırdığım ama doğru yazdığımdan da emin gibi olduğum. sonra bi aydınlanma geliyor ve "bu ne la, ne biçim yazmışım yine" diyip düzeltiyorum.
devamını gör...
bir öğrenme bozukluğu.

(bkz: taare zameen par)

(bkz: ebru cündübeyoğlu tedx konuşması)
devamını gör...
ortaokulda iken birkaç defa da lise de iken "s" harfini ters yazmışlığım vardı. hatta ters yazdığımı bile sonradan farkına varmıştım. ters yazıp yazmadığıma bakmak için de bazen yazı yazarken kitapta yazan "s" harfine bakıyordum. sonraları düzelttim tabii ama içimde ufak çaplı bir korku olmuştu.
devamını gör...
bir arkadaşımın çevresi ilk okul 2. sınıftan 3. sınıfa geçerken okumayı unuttuğu ile alakalı espiri yaparlardı onunla ilgili.o ise; “35 yaşından sonra aslında yaşadıklarımın disleksi oldugunu anladım” demişti. o zamanlar disleksi, hiperaktivite, konsantrasyon bozukluğu vs teşhis edilebilen tanımlar değildi. çok zorlanmış oysa öğrenim hayatı boyunca. hala da çoğu şeye adapte değildir
devamını gör...
orta okulda, türkçe hocası herkes defterine "murat"yazsin geliyorum dedi. yazdık işte efendim, geziyor sıraları birkaç kişi de yanlış bir şeyler buldu ben de "murat da yazamıyorsanız ne işiniz var ortaokulda ilkokula gidin dedim". bana sıra geldi "a'yı unutmuşsun "dedi. nasil olur on kere kontrol etmiştim ama maalesef a'yı unutmamısım yazma gereği hissetmemiş güzelim beynim. hala 3 ve 8' i karıştırırım ve 4 ile 9'u. navigasyon bir ölümdür, kaybolayım da aynı yere üç dört kere gelmeyeyim daha iyi. sağ ve sol kavramı zaten ,yutkunup bir terlememe sebep oluyor. matematik dersinde de şöyle bir sorunla karşılaşmam muhmeteldi, problemi çözerim ama nasıl çözdüğümü bilmem. hoca tahtaya çağırır "hocam ben yapamadım" derim sonra cevabi bulup nasil bulduğumu bilmediğim için hayıflanıp dururum. derslerim kötü olmadı, sınavdan bir gün önce hatta sınav günü okulda çalışır iyi alırdım. defteri olduğu gibi kafama kodlarım, yerlerini karıştırır olaki bir sayfa atladım vay halime, anlayacağınız kaydırma...
ıletişim kurmak hayli zordur bizimle, niye mi çünkü farklı dilde bir yazılımı dünya diline tercüme etmek hayli zor. türkçe de değil, kafanın içindekini ifade edecek bir dil bulunamadi henüz yani ben bulamadım en azından. zaten hızlı bir alt yazi gibi akıp duruyor düşünceler ,yakalamak kulfet sal gitsin. bazen ne dediğimi bilmediğimde daha iyi idrak ediyorum. en iyi iletişim şekli yazmak bizim için, o konuda bir sıkıntım yok allaha şükür. bazen yazarken okuduğum için ,yazdığım cumleyi okuyarak tamamlayınca yazmayı unuttuğum oluyor ama en azından düzeltmek zor değil. ıcimi dökmüş bulundum, bununla yaşamak zor ama eğlenceli bir tarafı da var biz dalgınların bilen bilir.
devamını gör...
sairlerde de var olandir.
devamını gör...
eğer bağcık bağlayamamak vesaire buna giriyorsa bende buna sahibim. çoğu şeyi geç öğrendim. sağ ve solu sanırım 10 yaşında falan öğrendim. bağcık bağlamayı halen daha beceremiyorum çok. bu yüzden çocukken aileden salaksın, aptalsın tarzı şeyler de duydum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"disleksi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim