41.
bu gecenin de uykusuz heba olmasına neden olan eylem. nereye kadar gidecek böyle bilmiyorum.
devamını gör...
42.
çok basit görülür, herkes her an yapıyormuş gibi davranır. işte öyle değildir.
devamını gör...
43.
keske beynin bu fonksiyonunu kapatmak olsa.
devamını gör...
44.
otomatik yapıyorum hiç çaba harcamadan her şey otomatikmiş gibi gerçekleşiyor.
devamını gör...
45.
46.
zihinbendarlar bu işlevi istediği zaman açıp kapatabilir.
devamını gör...
47.
insanın ilk yaptığı şeydir düşünmek. ne tesadüf muhtemelen son yaptığı şeyde düşünmek olacak
devamını gör...
48.
bu gecelik düşüneceğimi düşünüp içip bitirmiştim meğer bitmemiş. içmeye ve düşünmeye devam.
devamını gör...
49.
fazlası yorar.
devamını gör...
50.
çok düşünmek ince eleyip sık dokumaya kadar gidebilmektedir.
devamını gör...
51.
aynı zamanda sıkıntı.
devamını gör...
52.
yhaaa çok derinsel düşünüyorsunuzdur kesin şimdi. şu turşu ortamda henüz yanlış mı düşünüyorum acaba diyenini görmedi bu gözler. en iyiisini sizler bilirsiniz.
aşırı süper insanlarsınızdır da iştee olmuyor bi türlü.
kesin abi.
az düşünün len artık. mmkünse bırakın. öyle deneyin artık. yıllardır aynı goygoy.
aşırı süper insanlarsınızdır da iştee olmuyor bi türlü.
kesin abi.
az düşünün len artık. mmkünse bırakın. öyle deneyin artık. yıllardır aynı goygoy.
devamını gör...
53.
düşünmek, dahası düşündüğünü yorumlamak.
yorumlamak, dahası yorumladığını eyleme dökmek.
"ben insanım." demenin en basit ifadesi.
yorumlamak, dahası yorumladığını eyleme dökmek.
"ben insanım." demenin en basit ifadesi.
devamını gör...
54.
55.
gerçek hayatta beni yaşlatan.
sözlükte gerek duymuyorum.belki siz buna gerek duyuyorsunuzdur.bilemem.
sözlükte gerek duymuyorum.belki siz buna gerek duyuyorsunuzdur.bilemem.
devamını gör...
56.
genel kanının aksine, düşünmek hiç de nadir rastlanan veya zor bir şey değildir efenim, asıl kabiliyet düşünme (kavramlar) üzerine düşünmedir ki buna (bkz: felsefe) denmektedir.
ha eğer hayatını bok edip, iyice her şeyi kavramlaştırıp, heyecanı yitirmek istemiyorsanız felsefeye de çok batmamak lazım. sonra sözgelimi güzel bir kadınla birlikte olup, zevkli bir vakit geçirmenin bile tadını alamaz hale gelebilirsiniz.
özetle, kavramsal düşünme dediğimiz şey ölçüsünde yapıldığında hayat kalitesini artırır. bokunu çıkarırsan da cahillerin mutluluğuna özeneceğin bir hayat seni bekliyor demektir.
ha eğer hayatını bok edip, iyice her şeyi kavramlaştırıp, heyecanı yitirmek istemiyorsanız felsefeye de çok batmamak lazım. sonra sözgelimi güzel bir kadınla birlikte olup, zevkli bir vakit geçirmenin bile tadını alamaz hale gelebilirsiniz.
özetle, kavramsal düşünme dediğimiz şey ölçüsünde yapıldığında hayat kalitesini artırır. bokunu çıkarırsan da cahillerin mutluluğuna özeneceğin bir hayat seni bekliyor demektir.
devamını gör...
57.
bokunu çıkarmazsan güzel.
devamını gör...
58.
boş boş düşünmekle suçlanır insan çoğu zaman. oysaki boş düşünce dediğimiz kimi zaman yeni bir sayfadır doldurabileceğimiz ya da belki de hayallerimizdir suçladıkları. izin vermez ki zaten sistem daha en başından bir kalıba sokmak ister, düşüncemizde bile bir standart arar. maviye boyarsın güneşi henüz dört yaşındayken ancak sistemin kıdemli üyeleri gelir de düşünü, düşünceni alır sarıya boyar daha da olmadı bari kızıla boya der ama sakın hayale dalma. adamların garajı var bizde o eksik diyeceğim ama bizim eksiğimiz düşlerimiz, hayallerimiz. zaten bir dalabilsek hayallere garajımız da olur harvard'ımız da.
devamını gör...
59.
insani eylemlerin zihinsel kökeni.
devamını gör...
60.
karanlığı ikiye bölüyordu ay ışığı; ilerleyen arabalar içinde birbirini tanımayan insanlar katlanarak gecenin karanlığına yolculuğun bitmesini bekliyordu. bu yolculuk bütün sıradanlığıyla meydan okuyordu gecenin karanlığına ve karanlığı alt ederek ilerliyordu. ben gecenin ateşi ve gelip geçen şu yalnızlığımla güneş doğana kadar teslim oluyordum karanlığa.
insan, bilinen ve bilinmeyen canlılar içerisinde en karmaşık olanıydı; akıl ve duygu iç içe girdiği zaman ne yapacağı pek kestirilemezdi. hal böyle olunca gecenin karanlığında süren bu yolculukta duygular bir adım daha öne çıkıyor ve insanı gerçekleşmesi mümkün olmayan ütopik düşüncelere itiyordu. ben de başımı koltuğun sol yanına yaslamış kendimi düşüncelere teslim etmiştim. gecenin karanlığı, durmaksızın ilerleyen arabalar, ağlayan çocukların sesi, karşımda duran mavi ekran; düşünceler değişim üzerineydi. kötülüğün yerine iyilik sonra yeniden kötülüğün yerine iyilik... birden aklıma çaba gösterip elde ettiklerimiz ile edemediklerimiz geliyor; o an bütün sesleri yitiriyor ve kargaşalardan uzaklaşıyorum. sanki bir otobüste değilim ve gökyüzüne doğru süzülen bir yıldız gibiyim.
bizi düşündüren neydi? hiç bilmediğim bir coğrafyanın tam ortasında, kalabalık ve homurdanmalar... yaşamın en büyük gizemini düşünmeden edemiyorum. bizi düşündüren yalnızlık hissi olmalı. insan kendini yalnız hissedince düşünmeye başlar. sonra da kendi dünyasının baş kahramanı olur. bu ucuz ve gerçekleşmeyecek bir kahramanlıktır. ara ara gelir ve güneşin doğuşuyla ortada kalkar. peki insan bu ucuz kahraman düşüncelerinden vazgeçer mi? asla; çünkü bilir içindeki yaşam umudunun kaynağı bu kahramanlıktır, çünkü bilir bunlar olmazsa yaşamın kıymeti kalmaz.
insan, bilinen ve bilinmeyen canlılar içerisinde en karmaşık olanıydı; akıl ve duygu iç içe girdiği zaman ne yapacağı pek kestirilemezdi. hal böyle olunca gecenin karanlığında süren bu yolculukta duygular bir adım daha öne çıkıyor ve insanı gerçekleşmesi mümkün olmayan ütopik düşüncelere itiyordu. ben de başımı koltuğun sol yanına yaslamış kendimi düşüncelere teslim etmiştim. gecenin karanlığı, durmaksızın ilerleyen arabalar, ağlayan çocukların sesi, karşımda duran mavi ekran; düşünceler değişim üzerineydi. kötülüğün yerine iyilik sonra yeniden kötülüğün yerine iyilik... birden aklıma çaba gösterip elde ettiklerimiz ile edemediklerimiz geliyor; o an bütün sesleri yitiriyor ve kargaşalardan uzaklaşıyorum. sanki bir otobüste değilim ve gökyüzüne doğru süzülen bir yıldız gibiyim.
bizi düşündüren neydi? hiç bilmediğim bir coğrafyanın tam ortasında, kalabalık ve homurdanmalar... yaşamın en büyük gizemini düşünmeden edemiyorum. bizi düşündüren yalnızlık hissi olmalı. insan kendini yalnız hissedince düşünmeye başlar. sonra da kendi dünyasının baş kahramanı olur. bu ucuz ve gerçekleşmeyecek bir kahramanlıktır. ara ara gelir ve güneşin doğuşuyla ortada kalkar. peki insan bu ucuz kahraman düşüncelerinden vazgeçer mi? asla; çünkü bilir içindeki yaşam umudunun kaynağı bu kahramanlıktır, çünkü bilir bunlar olmazsa yaşamın kıymeti kalmaz.
devamını gör...

