101.
denersin ama bir türlü başaramazsın
devamını gör...
102.
1 ay oluyor ayrılalı, biraz normal benim durum ama inşallah takıntı haline getirmem.
devamını gör...
103.
ben ayrılır ayrılmaz unutup yedeğe geçiyorum.
devamını gör...
104.
ben kolay unutamadığım için yenisine geçemiyorum.
t: en son sevgililik hayatını 2019 yılında yaşamış ve bu hayatı tamamıyla terk etmiş yazar beyanıdır.
t: en son sevgililik hayatını 2019 yılında yaşamış ve bu hayatı tamamıyla terk etmiş yazar beyanıdır.
devamını gör...
105.
emre kaynak'ın sensizliğin kronolojik sıralaması isimli şiirinde evre evre anlattığıdır.
şöyle ki;
ı.evre
sen gittikten sonra olmadık işlere kalkıştım sen bilmezsin!
ölü aşıkların mezarlarından toprak çalmak gibi!
tanrı olmak gibi.
çaldığım topraklardan güzel aşıklar yaratmak gibi.
sırf bize inat!
diye bitirmiştim en son içimdeki senle olan monoloğumu...
içimde mahkeme koridorları,
içimde bir utancın yarası,
içimde bitmeyen bir mevsimin soluk hatırası,
içimde akışkanlığını kaybetmiş bir kanın davası..
öğrenilmiş bir çaresizliktin benim için.
hiç bir zaman cahil kalamadım vedalarına.
trafiği felç olmuş kendime dönme serüvenlerimde vergisi ağır bir sırat köprüsü oldun her zaman.
hep ol(!)umsuzluktun benim için.
ıı. evre
ehli keyif hakimlerinin,
kendilerine alet ettikleri tutarsız yasanın,
sıfırıncı işine gelen maddesinin,
vefasızlık fıkrasınca,
kalemime el koyma girişimlerin elbetteki karşı koymakla sonuçlanacaktı.
ve istediğin kadar arama emri çıkart.
bulamayacaklardı içimde ki seni.
bilirsin vardır bir anarşist tarafım.
bir elvedaya lokma etmezdim içimdeki aşkı.
diye bitirmiştim en son senle olan davamı.
içimde kırık bir prenses tacı,
içimde terk edilmiş bir şehrin lunaparkı,
içimde çürümeye yaklaşmış bir cesetin son nefesi,
içimde canlıların mesken ettiği şehir morgu.
keşkelerden keşkül tatlıları olan bir pastanenin maskotuydun sen.
tüm insanlığı öldürmüştün benim gözümde.
gidişin evrende görülen en büyük insanlık ayıbıydı.
ııı. evre
kıştan kışa geçiyor mevsimlerim.
her dakika şemsiyesini yanında bulundurmak zorunda olan kadın küfrediyor geçmişime.
vardır her iklimin bir sebebi.
şimdi hikayesini anlatsam yürümek için yol bulduğuna dua edecek.
hem ona ne ki!
insan en çok yaşadığı mevsime ihanet eder.
güneşlerim açsa hiç mi aldatmayacak onları,
düşlerinde yağmur sonrası toprak kokusuyla?
diye bitirmiştim en son seni hatırlayışımı.
içimde bükülmüş bir özgürlük heykeli,
içimde terazisini kaybetmiş tanrıça themis,
içimde ağlayan bir erkek çocuğu,
içimde tarafsızlığını kaybetmiş bir tanrı.
olmayacak dualara amin deme seanslarımın yapıtaşısın.
olmasan da amin deniliyor işte ne yaparsın?
bizimki gönül tiryakiliği.
ıv. evre
aşkı ring yapıyorduk yolun ortasına.
tüm yol lambaları vedaları fırsat bilip , kendi aralarında bahis örgütü kurmuşken üstelik.
favorileri de sendin.
sonuç olarak ben seni seviyordum.
sen sol gösterip terk vuruyordun(!) sevgilim.
ve nakavt olmak bana yakışmaz.
hadi dön bir round daha seveyim seni.
diyerek içmiştim seni düşündüğüm son kadehi.
içimde üşüyen bir kimsesiz,
içimde kangren olmuş bir umut,
içimde terk edilmiş bir evin sonrasındaki koku,
içimde anonim bir nefret türküsü.
''kafam bir milyon''deyimini yaşarken,
seni bir milyon kere düşünmeyi tecrübe ediyor olan ben
artık delirdiğim kanaatindeyim.
yarama tuzlama çalışmaların sonuç verdi verecek.
v. evre
sıfatsızlığına sıfatlar yüklerken,
gecelerin içki şişelerine çıkan tayinleri son bulmazken,
daha önemlisi sensiz geçen günlerin seceresine bir kayıp ben daha eklenmişken,
kimsesizler mezarlığıma bir aşk daha kurban gidiyordu.
şimdi en önde saf tut sevgilim.
''nasıl bilirdiniz?'' sorusunu en çok senin üstlenmeni istiyorum.
gözlerin olur da buğulanırsa ağla korkma...
bir can suyu olur aşka kim bilir!
diye avuntuda bulunarak uzaklaşıyorum kendimden.
içimde her daim kağıda akacak bir mürekkep,
içimde her daim sana olan bir bağlılık,
içimde her daim argoyu benimseyen isyankar çocuk,
içimde her daim aşkı senin için baştan yazan bir şairle gidiyorum hemde...
şimdi kaliteli bir veda ediyorum sana.
gayet aşkla, sevgiyle, dostça, samimi.
kaçak dövüşmeden,
sırf seni düşünerek gidiyorum kendimden.
senin yapamadığın ne varsa sevgilim...
ben yaparak gidiyorum!
şöyle ki;
ı.evre
sen gittikten sonra olmadık işlere kalkıştım sen bilmezsin!
ölü aşıkların mezarlarından toprak çalmak gibi!
tanrı olmak gibi.
çaldığım topraklardan güzel aşıklar yaratmak gibi.
sırf bize inat!
diye bitirmiştim en son içimdeki senle olan monoloğumu...
içimde mahkeme koridorları,
içimde bir utancın yarası,
içimde bitmeyen bir mevsimin soluk hatırası,
içimde akışkanlığını kaybetmiş bir kanın davası..
öğrenilmiş bir çaresizliktin benim için.
hiç bir zaman cahil kalamadım vedalarına.
trafiği felç olmuş kendime dönme serüvenlerimde vergisi ağır bir sırat köprüsü oldun her zaman.
hep ol(!)umsuzluktun benim için.
ıı. evre
ehli keyif hakimlerinin,
kendilerine alet ettikleri tutarsız yasanın,
sıfırıncı işine gelen maddesinin,
vefasızlık fıkrasınca,
kalemime el koyma girişimlerin elbetteki karşı koymakla sonuçlanacaktı.
ve istediğin kadar arama emri çıkart.
bulamayacaklardı içimde ki seni.
bilirsin vardır bir anarşist tarafım.
bir elvedaya lokma etmezdim içimdeki aşkı.
diye bitirmiştim en son senle olan davamı.
içimde kırık bir prenses tacı,
içimde terk edilmiş bir şehrin lunaparkı,
içimde çürümeye yaklaşmış bir cesetin son nefesi,
içimde canlıların mesken ettiği şehir morgu.
keşkelerden keşkül tatlıları olan bir pastanenin maskotuydun sen.
tüm insanlığı öldürmüştün benim gözümde.
gidişin evrende görülen en büyük insanlık ayıbıydı.
ııı. evre
kıştan kışa geçiyor mevsimlerim.
her dakika şemsiyesini yanında bulundurmak zorunda olan kadın küfrediyor geçmişime.
vardır her iklimin bir sebebi.
şimdi hikayesini anlatsam yürümek için yol bulduğuna dua edecek.
hem ona ne ki!
insan en çok yaşadığı mevsime ihanet eder.
güneşlerim açsa hiç mi aldatmayacak onları,
düşlerinde yağmur sonrası toprak kokusuyla?
diye bitirmiştim en son seni hatırlayışımı.
içimde bükülmüş bir özgürlük heykeli,
içimde terazisini kaybetmiş tanrıça themis,
içimde ağlayan bir erkek çocuğu,
içimde tarafsızlığını kaybetmiş bir tanrı.
olmayacak dualara amin deme seanslarımın yapıtaşısın.
olmasan da amin deniliyor işte ne yaparsın?
bizimki gönül tiryakiliği.
ıv. evre
aşkı ring yapıyorduk yolun ortasına.
tüm yol lambaları vedaları fırsat bilip , kendi aralarında bahis örgütü kurmuşken üstelik.
favorileri de sendin.
sonuç olarak ben seni seviyordum.
sen sol gösterip terk vuruyordun(!) sevgilim.
ve nakavt olmak bana yakışmaz.
hadi dön bir round daha seveyim seni.
diyerek içmiştim seni düşündüğüm son kadehi.
içimde üşüyen bir kimsesiz,
içimde kangren olmuş bir umut,
içimde terk edilmiş bir evin sonrasındaki koku,
içimde anonim bir nefret türküsü.
''kafam bir milyon''deyimini yaşarken,
seni bir milyon kere düşünmeyi tecrübe ediyor olan ben
artık delirdiğim kanaatindeyim.
yarama tuzlama çalışmaların sonuç verdi verecek.
v. evre
sıfatsızlığına sıfatlar yüklerken,
gecelerin içki şişelerine çıkan tayinleri son bulmazken,
daha önemlisi sensiz geçen günlerin seceresine bir kayıp ben daha eklenmişken,
kimsesizler mezarlığıma bir aşk daha kurban gidiyordu.
şimdi en önde saf tut sevgilim.
''nasıl bilirdiniz?'' sorusunu en çok senin üstlenmeni istiyorum.
gözlerin olur da buğulanırsa ağla korkma...
bir can suyu olur aşka kim bilir!
diye avuntuda bulunarak uzaklaşıyorum kendimden.
içimde her daim kağıda akacak bir mürekkep,
içimde her daim sana olan bir bağlılık,
içimde her daim argoyu benimseyen isyankar çocuk,
içimde her daim aşkı senin için baştan yazan bir şairle gidiyorum hemde...
şimdi kaliteli bir veda ediyorum sana.
gayet aşkla, sevgiyle, dostça, samimi.
kaçak dövüşmeden,
sırf seni düşünerek gidiyorum kendimden.
senin yapamadığın ne varsa sevgilim...
ben yaparak gidiyorum!
devamını gör...
106.
kaç tane varsa artık unutamıyor bazı gold diggerlar. her gün birini hatırlıyor öylece geçiriyor yıllarını bu tipler.
devamını gör...
107.
seçenekleri olmayan erkeklerin yaşadığı problem.
devamını gör...
108.
bir barış manço serzenişidir
devamını gör...
109.
zordur unutulmaz tabii.
adı neydi ya. dilimin ucunda.
adı neydi ya. dilimin ucunda.
devamını gör...
110.
kendim dahil unutamayanı görmedim bugüne kadar.
ama unutmamak için ne gerekiyorsa o yapılırsa süreç uzar tabi. yani unutmayı istemek yeterli esasen. unutmayı istemek bile aslında unutmaktır.
ama hamido gibi habire stalklama yaparsa , gizli gizli takip etmeye çalışırsa, ortak arkadaşları aracılığıyla haber almaya, vermeye kalkarsa, dost kalalım, arkadaş kalalım ezikliği yaşarsa durum vahim. yoksa en fazla 3-5 aylık bir olay.
ama unutmamak için ne gerekiyorsa o yapılırsa süreç uzar tabi. yani unutmayı istemek yeterli esasen. unutmayı istemek bile aslında unutmaktır.
ama hamido gibi habire stalklama yaparsa , gizli gizli takip etmeye çalışırsa, ortak arkadaşları aracılığıyla haber almaya, vermeye kalkarsa, dost kalalım, arkadaş kalalım ezikliği yaşarsa durum vahim. yoksa en fazla 3-5 aylık bir olay.
devamını gör...
111.
aslında unutmak istememektir. kendimizi kandırmayalım.
devamını gör...
112.
onun gittiği gün bugün. unutmadım ama alıştım. seneye bugün onun gittiği günü bile hatırlamacam biliyorum.
devamını gör...
113.
unutamamak değil aslında olan biliyor musunuz? yaşanılanları sindirememek, kendine yakıştıramamak.. bi söz duymuştum acı geçiyor ama acı çekmiş olmak geçmiyor diye. yani o her kimse ali, veli, mehmet.. şahsın bi önemi yokmuş aslında. yaşanmışlıklar unutulmuyor, kendimize reva görmediğimiz acılar uyutmuyor..
devamını gör...
114.
sevgiyi bulmakla sevgiliyi bulmak arasında fark var. çoğu kez bu ikisi birarada değildir. ne zaman ki bu ikisi aynı kişide buluşur ve karşılıklı olduğu gerçekten hissedilirse tüm öncekiler unutulur. ancak ki ayrılık, ölüm, ihanet vb. bir kopuş yaşanırsa, unutulan o eski sevgililer bir şekilde yeniden hatırlanır. (çok kısa süreli olanlar olmasa bile, yaşanılanları hatırlanacak kadar olanlar hatırlanır. çünkü arayış yeniden başlamıştır. sevginin yeri boştur.) ta ki sevgiyi ve sevgiliyi birinde yeniden bulup da ötekilerini yeniden unutana kadar. özetle eski sevgili/ler bir unutturabilen çıkana değin unutulmazlar. sanırım işin doğası bu..
devamını gör...
115.
yarım kalmışlık hissinden kaynaklıdır çoğu zaman. daha çok terk edilen sizseniz yaşamanız muhtemel. sizin terk ettiğiniz ilişkilerde genelde kafanızda bir şeyleri bitirdikten sonra ayrılır ve çok fazla düşünmezsiniz ama terk edildiyseniz buna hazırlıksız yakalanır, kabullenemezsiniz. zaten aklınıza hep yarım kalmış ilişkileriniz gelmez mi? ah ayrılmasaydık şöyle güzel olurdu, hala beni düşünüyor mudur, o aslında öyle biri değildi diyerek bunu takıntı boyutuna getiriyorsunuz ve gerçekte olduğu kişiyi görmüyorsunuz. o son zamanlarda değişti ve bunu isteyerek yaptı belki. bilerek kırdı. ve terk edildiniz. özetle; gerçekleri görebilirsek daha kolay olur.
devamını gör...
116.
hepsi aşktan ya da bir sanrıdan. geçiniz efendim, geçiniz.
devamını gör...
117.
saplantıdır o saplantı.
devamını gör...
118.
o seni unutmus da sen unutamiyosan eziksindir.
devamını gör...
119.
biraz zaman gerekli
kendinde değildi
depremlere meyilli
ben kendime kilitli
neler gördüm bilsen
ah bir bilebilsen
değişirdim değişsem
hayat bir inziva
ve bir sonu yok gibi
kanıma gir bir daha
bunun bir yolu yok gibi
sevgiler
kendinde değildi
depremlere meyilli
ben kendime kilitli
neler gördüm bilsen
ah bir bilebilsen
değişirdim değişsem
hayat bir inziva
ve bir sonu yok gibi
kanıma gir bir daha
bunun bir yolu yok gibi
sevgiler
devamını gör...
120.
bilin ki o bir yerlerde seviyor ve sevişiyordur.
devamını gör...
"eski sevgiliyi unutamamak" ile benzer başlıklar
unutamamak
27