21.
hiç başvurusu olmadığı halde bir kaç arkadaşıma çıkan ve konsolosluktan aranmalarına sebep olan oturum kartı.
arkadaşların avrasya düşüncesinde olan subaylar olmaları ilginç.
arkadaşların avrasya düşüncesinde olan subaylar olmaları ilginç.
devamını gör...
22.
2024 için sonuçlar yarın akşam 7'de açıklanacak. ben de başvurdum, bakalım ne çıkacak.
devamını gör...
23.
çoğu insanın hayallerini süsleyen belge
devamını gör...
24.
has not been selected.
devamını gör...
25.
ekim geliyor. ihmal etmeyin bu sene bari. zaten ciksa bile 1,5-2 senede geliniyor.
devamını gör...
26.
bu ekim 3.başvurum için bekliyorum, bütün hayatımı buna adamadım ama çıksa böbreğimi satıp giderim.
devamını gör...
27.
arkadaşlar bu senede babayı almışım.
devamını gör...
28.
yine geldi çattı o kutlu gün. 7 7 7, aldım verdim yendim, kozmosun gücü adına, bu sefer çıkacak inşallah.
devamını gör...
29.
(bkz: patates)
devamını gör...
30.
site çökmüş bakamıyorum inşallah çıkar
devamını gör...
31.
amerika birleşik devletleri'nde kalıcı oturma ve çalışma izni sağlayan resmi bir belgedir. her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca kişi bu karta sahip olabilmek için çekilişe katılıyor. ben de onlardan biriyim. geçenlerde green card başvuru sonuçları açıklandı, yine olmadı. başvuruyu geçen sonbaharda yapmıştım, çok zor bir şey değil; birkaç kişisel bilgi, uygun ölçülerde bir fotoğraf ve sistemden alınan bir onay numarasıyla tamamlanıyor. sonra bekliyorsun. açıklandığında siteye giriyorsun, confirmation number'ı yazıyorsun ve “you have not been selected.” o cümleyi görmek artık çok şaşırtmıyor ama insan yine de umutlanmadan edemiyor. her yıl yeniden deniyorum. belki bir gün olur.
devamını gör...
32.
amerika'nın konsolosluklarında çalışanlarının maaşını ve giderlerini karşılamak için geliştirdiği yöntemdir.
devamını gör...
33.
green card başvurusunda artık 250 dolar harç ücreti ödenmesi zorunlu oldu. çekiliş çıkmazsa paranız yanıyor. çıkarsa 400 dolar daha ödüyorsunuz. cebinde bırakın 250 doları, 250 lirası bile olmayan boş beleş tipler, liseli ergenler başvuruyordu bu iyi oldu. çıkıpta gitmeyenlerin yüzünden niyeti ciddi olanların hakkı yanıyordu.
sanıyorlar ki oraya gidince altlarına ford mustang araba ve sarışın mavi gözlü hatun verip birde büyük bir şirkette müdür pozisyonunda iş verilecek. orada tutunabilmek için en az 50-100 bin dolar sermayeniz olmalı. çünkü oraya gidince kredi skorunuz olmadığı için ev sahipleri bile evlerini kiraya vermek istemeyecek. anca kazık fiyatlı evlerin senelik kirasını toptan ödemeye razı olursanız ev bulabiliyorsunuz.
abd'de öyle bir sistem kurulmuş ki sisteme kayıtlı değilsen sistem seni kabul etmiyor ve dışarıda bırakıyor.
sanıyorlar ki oraya gidince altlarına ford mustang araba ve sarışın mavi gözlü hatun verip birde büyük bir şirkette müdür pozisyonunda iş verilecek. orada tutunabilmek için en az 50-100 bin dolar sermayeniz olmalı. çünkü oraya gidince kredi skorunuz olmadığı için ev sahipleri bile evlerini kiraya vermek istemeyecek. anca kazık fiyatlı evlerin senelik kirasını toptan ödemeye razı olursanız ev bulabiliyorsunuz.
abd'de öyle bir sistem kurulmuş ki sisteme kayıtlı değilsen sistem seni kabul etmiyor ve dışarıda bırakıyor.
devamını gör...
34.
ilk defa katılmayı düşündüğüm abd göçmenlik kartı çekilişi.
devamını gör...
35.
ilk defa katılacağım çekiliş. büyük ihtimalle çıkmaz. çıksa da gideceğim yok.
devamını gör...
36.
amerikan rüyasının resmi davetiyesi. her yıl milyonlarca kişi “belki bu sefer çıkar” ümidiyle başvurur, sonuçlar açıklanana kadar dua zincirleri kurulur. çıkan için yeni bir hayatın kapısı, çıkmayan için “seneye yine deneriz” tesellisi. kazanan ilk etapta sevinir ama sonrasında “vize işlemleri, evrak, mülakat” derken ayrı bir maraton başlar. kısacası, şansla sabrın harmanlandığı göçmenlik piyangosu.
devamını gör...
37.
vallahi bu green card işi de tam muamma! her sene "bu sene olacak mı, olmayacak mı?" diye beklemekten saçlarımız beyazladı. kasım geldi, geçti; tık yok. abd'nin oturum kartı resmen yılan hikayesine döndü. bir ara 1 dolar başvuru ücreti alacaklar dediler, sevindik "oh be, bari bir şeyler değişiyor" diye. sonra bir duyduk ki dosya taşıma hakkını kaldırmışlar. "eyvah, yine bir şeyler ters gidiyor" dedik. bu green card başvurusunda sanki amerikan rüyasını değil, amerikan kabusunu yaşıyoruz. her sene yeni bir sürpriz, her sene yeni bir engel. ama ne yaparsın, umut fakirin ekmeği demişler. belki bu sene güler yüzümüze, kim bilir? başvurular başlasa da bir rahatlasak.
devamını gör...
38.
brown üniversitesi'ndeki katliamdan dolayı donald trump tarafından askıya alınmış, abd'de çalışma ve oturum hakkı veren kart.
kaynak: bbc.com
kaynak: bbc.com
devamını gör...
39.
açıkçası içimde geçirmiyor da degildim,trump ne zaman green carda el atacak diye. ,askıya alması aslında yasaklamasıdır.bence,trump gibi bir tipin dünya görüşüne oldukça aykırı bir uygulamaydı sonuçta.
devamını gör...
40.
kesinlikle herkesin başvurmaması gereken göçmenlik talebidir. green card'ın sorumlulukları çok ağırdır. kaç tane insan hiç bir alt yapısı ve birikimi olmadığı halde green card'a başvurarak amerika'ya gidiyor ve heba oluyor. bunun en yakın örneği 1 yıl önce amerika'ya taşınan bir tanıdığımdır.
hiç ingilizce bilmediği halde green card'a başvuran bir tanıdığım vardı. evlenme arifesindeydi. şans eseri green card buna çıktı. apar topar evlenip, eşiyle amerika'ya taşındılar ama ne ingilizce biliyorlardı ne de kültüre ayak uydurabilecek yapıdalardı. ingilizce bilmedikleri için bir ingilizce kursuna başladılar. - öğrenemediler. dolayısıyla ehliyet sınavını da geçemediler. hala bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyorlar ama olmuyor. adapte olamadılar. kısacası başarısızlıkla sonuçlandı. şu an psikolojik olarak ne kadar sağlıklılar şüpheli. bu kanıya tanıdığım kişinin sosyal medya profilindeki değişimine bakarak sahip oldum. eşiyle ne yaşıyorlar bilmiyorum ama adapte olamamanın, kültüre ait olamamanın getirdiği buhran diye düşünüyorum.
bu işin böyle olacağı başından belli miydi? - evet.
hiç bir alt yapın yokken, daha önce bir kez bile o ülkeye gitmemişken, neden o ülkeye göçmenlik için başvurursun? gitmek istediğin ülkenin dilini bile bilmeden/ oranın dinamiklerinden haberdar olmadan, o ülkeye taşınmayı istemek bana sağlıklı gelmiyor. ayrıca gitmek istediğiniz toplumun kültürüne ters bir yaşayışınız varsa, zaten yapamazsınız. açık görüşlü, seküler ve farklılıkları benimseyen bir yapınız yoksa, amerika bir hayaldir. barınamazsınız.
ben green card'ın ona çıktığını duyduğum ilk an söylemiştim. ben bu işin böyle sonuçlanacağını zaten biliyordum. maalesef, sadece gerçekleşmesini bekledim. amerika'nın her şeyini bilen, zırt pırt gidip gelme şansı olan biri olarak söylüyorum, kendinizi tartıp- biçmeden bu işe girmeyin. adapte olamazsınız, türkiye'den daha kötü konumda kalabilirsiniz. hem psikolojik hem sosyal açıdan çok sıkışık hissedersiniz. kolay değildir gittiğiniz yere uyum sağlayamamak. amerika büyük bir ülke, toplumu aşırı seküler. aykırı hareket ederseniz, toplumun dışına itilebilirsiniz ve bu sosyal çevre oluşturmanızı engelleyebilir. yani hep bu riskleri ön görmek- iyice tartıp/ ölçmek gerekiyor.
o yüzden oturup iyice düşünmek gerekiyor. türkiye'den kurtulmak için atılan bir adım olarak görmenin ötesinde, sınırlarına girdiğiniz ülkenin kültürüne ve toplumuna adapte olabilecek misiniz bundan emin olmak gerekiyor. bu işin sonunda vezirde olabilirsiniz rezilde. ikincisi olmamak önemli.
hiç ingilizce bilmediği halde green card'a başvuran bir tanıdığım vardı. evlenme arifesindeydi. şans eseri green card buna çıktı. apar topar evlenip, eşiyle amerika'ya taşındılar ama ne ingilizce biliyorlardı ne de kültüre ayak uydurabilecek yapıdalardı. ingilizce bilmedikleri için bir ingilizce kursuna başladılar. - öğrenemediler. dolayısıyla ehliyet sınavını da geçemediler. hala bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyorlar ama olmuyor. adapte olamadılar. kısacası başarısızlıkla sonuçlandı. şu an psikolojik olarak ne kadar sağlıklılar şüpheli. bu kanıya tanıdığım kişinin sosyal medya profilindeki değişimine bakarak sahip oldum. eşiyle ne yaşıyorlar bilmiyorum ama adapte olamamanın, kültüre ait olamamanın getirdiği buhran diye düşünüyorum.
bu işin böyle olacağı başından belli miydi? - evet.
hiç bir alt yapın yokken, daha önce bir kez bile o ülkeye gitmemişken, neden o ülkeye göçmenlik için başvurursun? gitmek istediğin ülkenin dilini bile bilmeden/ oranın dinamiklerinden haberdar olmadan, o ülkeye taşınmayı istemek bana sağlıklı gelmiyor. ayrıca gitmek istediğiniz toplumun kültürüne ters bir yaşayışınız varsa, zaten yapamazsınız. açık görüşlü, seküler ve farklılıkları benimseyen bir yapınız yoksa, amerika bir hayaldir. barınamazsınız.
ben green card'ın ona çıktığını duyduğum ilk an söylemiştim. ben bu işin böyle sonuçlanacağını zaten biliyordum. maalesef, sadece gerçekleşmesini bekledim. amerika'nın her şeyini bilen, zırt pırt gidip gelme şansı olan biri olarak söylüyorum, kendinizi tartıp- biçmeden bu işe girmeyin. adapte olamazsınız, türkiye'den daha kötü konumda kalabilirsiniz. hem psikolojik hem sosyal açıdan çok sıkışık hissedersiniz. kolay değildir gittiğiniz yere uyum sağlayamamak. amerika büyük bir ülke, toplumu aşırı seküler. aykırı hareket ederseniz, toplumun dışına itilebilirsiniz ve bu sosyal çevre oluşturmanızı engelleyebilir. yani hep bu riskleri ön görmek- iyice tartıp/ ölçmek gerekiyor.
o yüzden oturup iyice düşünmek gerekiyor. türkiye'den kurtulmak için atılan bir adım olarak görmenin ötesinde, sınırlarına girdiğiniz ülkenin kültürüne ve toplumuna adapte olabilecek misiniz bundan emin olmak gerekiyor. bu işin sonunda vezirde olabilirsiniz rezilde. ikincisi olmamak önemli.
devamını gör...