ölecek gibi yaşanmaz zaten. kafayı yersiniz.
devamını gör...
sanıyorum bir eziklik.

32 yaşına gelmiş ve hiçbir şey başarmamış bir adamın tek derdi daha iyi bir otomatik saat almak olabilir mi?

aldım. sonra? daha iyisi. başka şey.
sonra?

ne diye?
musalla taşını hiç düşünmüyorum.
devamını gör...
daha iyi bir saat, daha iyi bir telefon gibi fikirler; benim gözlemlediğim kendinden ümidi kesmiş, bari yaşam kalitem artsın düşüncesi ile yapılan şeyler. hiçbir şey yapamadık bari yeni telefon alalım gibi şeyler. bence birşeyler başarmak için yaş çok önemli değil. insan hayatının her döneminde kendini geliştirip birşeyler başarabilir. ben 30 yaşındayım ve hala işimle ilgili eğitimler alıyorum ve almaya devam edeceğim. eğitim süreci hayat boyunca bitmez bitmemeli.
devamını gör...
#3349588 boşver abi keyfine bak, iyi yapıyorsun. en azından hayattan zevk alıyorsun bir şekilde.
devamını gör...
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamakta bir sakınca görmüyorum ama hiç yaşlanmayacak gibi yaşarsanız sizi acılı bir ölüm bekliyor olabilir.
devamını gör...
asıl trajedi bu değil mi? her şeyi, sanki arkamızda asırlar varmış gibi ertelemek. bugünün içindeki o ince sızıyı, bir sonraki bahara, bir sonraki tatile, bir sonraki "olgunlaşma" dönemine saklamak. oysa takvim yaprakları her gün aynı şeyi fısıldıyor: "vaktin var sandın, ama aslında sadece vaktin vardı."
​birine söylemek istediğin o son sözü, telafi etmen gereken o özrü, izlemek isteyip ertelediğin o gün batımını... yarın hallederiz, diyerek biriktiriyoruz. sanki elimizde sonsuz bir kredi kartı varmış da, hayat bize hiç ödeme günü gelmeyecekmiş gibi davranıyor.
​oysa akşam olup güneş çekildiğinde, aslında ne kadar çok şeyi "henüz vakit var" diyerek gömdüğümüzü fark ediyoruz. hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken, aslında yaşamayı unutuyoruz. sadece hayatta kalma refleksleri geliştiriyoruz; daha çok çalış, daha çok biriktir, daha çok ertele.
​ölümün soğukluğu aslında hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan tek gerçektir. keşke her sabah, bugün son günümüzmüş gibi uyanabilseydik. o zaman o kırgınlıklar bu kadar uzun sürmez, o "seni seviyorum"lar boğazımızda düğümlenmezdi.
​insan, en çok "bir gün yaparım" dediği ama asla sıra gelmeyen o yarım kalmış hayalleriyle ölüyor. geriye kalan ise sadece tamamlanamamış bir hayatın ağırlığı.
​sence, "hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak" bir savunma mekanizması mı, yoksa sadece büyük bir yanılgı mı?
devamını gör...
zaten olması gereken bu aslında her an ölümü düşünerek plan yapılmaz, sen yapacaksın planı ama esnek olacaksın. öyle kesinde konuşmayacaksın, akışında gidecek hayat. yoksa her allahını günü ona bakarsak sağlıklı olmaz.
devamını gör...
sonunda ölüm olunca, hemen her şey saçma gelmiyor mu?
bana geliyor.
misal kuyrukta öne geçmeye çalışan salak saçma tiplere bakıyom: öyle.
devamını gör...
günümüzün en büyük sorunlarından birisidir ve bu konu sosyolojik temelde ele alınmalıdır.

insana kapitalizmin verdiği nimetlerle insan daha "hedonist ve konformist" bir şekle evrildi. hazzı ve konforu ben de severim, sevmeyen yoktur. üstelik bu durum direkt insanın "egosunun bam tellerine" dokunarak işleniyor.

en iyisini hak ediyorsun. bir defa yaşıyorsun, hakkını vererek yaşa. en iyisini giy, en iyi yerde yemek ye, en iyi arabaya bin, en son model telefonla storylerini yükle.

tamamen "egonuzu" ilah etmeniz ve sonsuza dek yaşayacakmışsınız gibi hissetmenizi istiyorlar. yoksa başka türlü siz bu oyuna gelmezsiniz ama global ve ülkemiz bu oyuna geldi ve tren kaçtı bile.

sırf bir kadın, bir adam, para için, mevki ve makam için değerleri, kardeşlikleri, eşleri, aileleri ve namusları ayakta alına alacak kadar iğrenç ve suratına tükürülesi bir toplum, bir dünya olduk. ne için? 1 yıl, 5 yıl, 10 yıl, 20 yıl için. sonra ne olacak?

öleceksin, öleceğim ve öleceğiz!

hep "an ve haz" odaklı bir sistem işliyor ve algı yönetimiyle insanlara "ölümlü varlıklar" olduğu unutturuluyor. hayatlarımızı, kendimizi öyle büyük ve öyle ciddi yerlerde görüyoruz ki, mezarlıklar bile artık çok sıradanlaştı. ben işe giderken 2 defa mezarlığın önünden geçiyorum. çok da güzel oluyor benim için. ölümün olduğunu hatırlayarak yaşayan beni, bu konuda her daim çok daha sıcak ve çok daha canlı tutuyor. dertlerim var. kendime de "ölüm var, iyi şeyler yap, iyi adam ol." telkinini vermemde muazzam bir etkisi oluyor.

mezarlık görünce korkuyorsanız veya modunuz düşüyorsa eğer, geçmiş olsun. siz çoktan ölmüşsünüz. "hedonizm" sizi ele geçirmiş ama bu hayat bir gün bitecek.

o sosyal medyalarda, bilhassa "kancılık içeren normal sözlükte" mutluluk ve yalakalık triplerini bırakın. böyle de lafımı sokacağım, daha çok çekecek bazılarınız benden buna başka bir zaman değineceğim. entry ana fikirden sapmasın.

o story ve postlarda "herkes beni böyle sansın" demeyi bırakın. gireceğin birkaç metrekare toprak eninde sonunda. orada herkes eşit, borçlusu, zengini, fakiri. herkes eşit ve herkes ölü. dünyada yaptıkların dünyada kalacak. öldüğün ilk günler üzülecek ailen ve sevdiklerin. sonra alışacaklar, arada mezarına ziyaretler biraz ağlama ve sonra kimisi iyi, kimisi lanet okuyarak, kimisi güzelce, kimisi öfkeyle anacak seni.

sen en fazla bu kadarsın, hepimiz bu kadarız. en fazla herkes "iyi adamdı ulan" diyecek. ben işte beni gerçekte tanıyan, ruhumu gören herkesin "ulan bu zemzem iyi herifti. eyvallahı olmazdı, omurgalı, namuslu ve dürüst bir adamdı" demesini istiyorum.

o yüzden hayalleri ertelemeyin, sevdiklerinizden sevgiyi, şefkati, biraz ilgiyi, sarılmalayı, öpmeyi esirgemeyin.

o yüzden, hayatın elbette güzel yanlarını tadını çıkarın. haz alın, konforlu yaşayın ama bunu "egonuz ve ilahınız" hâle getirmryin.

o yüzden, öz güvenli olun elbette ama "kibirli" olmayın. kibir yeryüzünün ilk günahıdır aynı zamanda.

o yüzden, her zaman ön yargısız ve objektif, adil olun. kimseyi incitmeyin, itmeyin, hakkına girmeyin.

o yüzden, kimseyi durduk yere linç etmeyin. haklı sebepleriniz yoksa, kimseyi durduk yere dışlamayın. (sözlükte bana yapılan)

o yüzden, ailenize sahip çıkın ve aile olun. sevgi dolu ailelerde olun elbette.

o yüzden, omurgalı, dürüst ve iyi bir insan olmayı dert edinin. "eşimin ailesine ne derim" gibi saçma dertleri dertten saymayın.

o yüzden, iyi işler yapın ve iyilikler yapanları hep destekleyin, yanlarında olun. kötülüklere daima net tavırlar alın ve kötülüklere engel olun!

o yüzden, iyi bireyler olun ve iyi bireyleri kazandıralım topluma. zira ölüm var. iyi insan olun.

iyi olan, iyi olmayan çalışan ve iyi kalabilen herkese selamlar ve sevgiler.



devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim