insanın ağır yükleri kaldırdıktan sonra artık mecali kalmayınca içine düştüğü durumdur. genelde sonu kötü biter. sıyrılmak için fazlaca çabalamak gerekir.
devamını gör...
tam bir makine olmaktır. bu hissi tek bir kişi geri getirebilir. sağlıklı bir kadın. hem maddi hem manevi sağlıklı olan kadın.

kadın içinde aynı durum geçerli. sağlıklı bir erkek.

sen makineyken o insan olur. sana da insan olduğunu hatırlatır. aynaya bakar gibi olursun. yalnız orjinal ayna bulmak öyle kolay değildir. biraz uğrastirabilir.
devamını gör...
b12 vitamin eksikliğinden de kaynaklanır.
devamını gör...
yaşarken mümkün olmayan şey. olsa olsa aynı şeyleri hissetmeye alışmaktır o.
devamını gör...
duyguların gerçeklere çarpa çarpa nasırlaşmasıdır.
devamını gör...
hüngür hüngür ağlatacak bir şeyle karşılaşırsın, bir haber, bir fotoğraf, anısı olan şarkı.. ama hiçbir şey hissetmezsin, çünkü zamanında o kadar çok ve derinden hissetmişsindir artık hislerin işlevselliğini yitirmiştir. uyuşmuş bir bacak gibidir, vursan da his yoktur.
hayat bazen böyledir.

hissizleştirir. çok.
devamını gör...
bir süre sonra öyle bir hale bürünüyoruz ki sanki ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım hiç bir şey hissedemiyoruz. en basitinden ağlayamıyoruz göz yaşlarımızı o kadar boş şeyler için akıttık ki değmeyecek insanlar için akıttık ki artık ne gözyaşımı ne de düşünebilecek kafamız kalıyor.
bu kazık mı atmış izliyoruz tabi efendim atabilirsiniz der gibi.
devamını gör...
albert camu'nun yabancı romanındaki karakterin durumu.
devamını gör...
"fark etmezcilik" ya da "ne fark edercilik"... "kadercilik" bile olabilir, bilemedim.
devamını gör...
bir gece çok ağlamak, bir daha da istesen de ağlayamamaktır.
devamını gör...
eskiden cenin pozisyonunda ağlatan şeyleri artık cerrah sakinliğiyle karşılama evresi olsa gerek.

yaş aldıkça daha az yanıyor can. kabulleniyor çünkü.
devamını gör...
gelişen yoğun duygular sonucunda artık bir şey hissedememe hâli.
çok ağladıktan sonra ağlayamamak, kalp sızısından sonra sızlamaması gibi gibi..
devamını gör...
(bkz: albert camus) bunu beğendi.
devamını gör...
(bkz: namık kemal) bunu beğendi.
devamını gör...
alışmanın bir üst versiyonu.insanlar bazı şeylere o kadar alışıyor ki zamanla şaşırmayı bile unutuyor .en sonunda hissizleşip hiç bir şeye eskisi kadar tepki vermiyor
devamını gör...
(bkz: serdar ortaç) da beğenmiş.

söyle baba dedi. elçiye zeval olmaz.
devamını gör...
hiç bir uyarana pozitif veya negatif duygusal tepki verememe, bireyin duygularıyla temasını yitirmesi. ruhta anestezi etkisi. yaşayan olmaktan izleyici konumuna geçmek. nesneleşmek. kopuş.
devamını gör...
insan ihmal edildiğinde, istismar edildiğinde, terk edildiğinde ya da aldatıldığında içine düştüğü halle ancak bu yolla; duygu temasını keserek baş edebiliyor. belki bir çeşit savunma mekanizmasıdır.
devamını gör...
çok hislileşmenin ardından yaşanandır.
yani an gelir o kadar hislileşirsiniz ki adeta hissetmenizi sağlayan tüm hormonları, nörotransmitterleri tüketmişsinizdir.
ya da sadece çok uykunuz vardır.
devamını gör...
gençken son derece derin duygular yaşardım, hem olumlu hem de olumsuz (bazen aynı anda). çok verimli bir hayal gücüm vardı ve zihnimdeki güzelliklerin birleşimi, sadece rahatlamamı ve gözlerimi kapamamı beklerdi. göz kırpmadan, zahmetsizce kendimi muhteşem, geniş, nefes kesen dünyalara dalmış gibi hissederdim. o kadar etkileyici ve güzel gelirdi ki, tüm bedenimde elektriklenme hissi yaşar, sıklıkla sevinç gözyaşları dökerdim. müzik, video oyunları, kitaplar ve filmler de üzerimde derin etkiler bırakırdı.

duygusal durumları tanımlamak için sadece birkaç temel kelime bulunmasına rağmen, en azından geçmişte benim için olduğu gibi duygusal renk skalasının fiziksel renkler, tat, koku ve işitsel duyumlar kadar çeşitli olduğunu söylemekten hoşlanırım. (neredeyse duygusal sinestezi yaşamışım gibi, görsel veya işitsel veriler duygusal beynime iletiliyor ve hayatı baş döndürücü derecede zengin ve nüanslı hale getiriyordu.)

ardından umutsuzluk geldi, o kadar yoğun bir umutsuzluk ki, belki de yüz milyon kişiden biri benzer veya daha kötü bir şeyler yaşar diye düşünüyodum. birçok kez intihar denemelerinde bulundum ve en acımasız şey, birçok durumda zevkin bana o kadar yasaklandığı, o kadar imkansız hale geldiği ki, intihar etmek isteyecek kadar bile enerjim yoktu. sadece yerde uzanır, tükürük saçar, çığlık atardım, hiçbir insan zihninin böyle bir acıyla başa çıkamayacağına ve beynimin kesinlikle kahrolacağına ve geri kalan yaşamımı zihinsel olarak engelli olarak geçireceğime ikna olurdum.

şimdi ise özellikle depresif değilim (en azından önceden olduğum kadar), ancak mutlu da değilim; hissetme yeteneğimi, hayranlık duygusunu ve güzellikleri bulma yetimizi kaybettim. bir zamanlar bütünlük halinde olan müzik, benim için sadece gürültülerden ibaret; kitaplar sadece kelime koleksiyonları; video oyunları ise ekranda gereksiz yere hareket eden sıkıcı pikseller. dahası, seks veya cinsel imajlardan hiç zevk almıyorum ve en az bir yıldır almadım; şu anda tamamen libido eksikliği yaşadığımı söylemek abartı olmaz. hayatımda bir şeyler yapma motivasyonum veya ilgim de yok; çoğu gün yatakta uzanarak reddit veya başka bir siteyi geziyorum.

şu anda yaşayabildiğim tek duygusal durumlar, öfke, rahatsızlık, hınç, kıskançlık, umutsuzluk, çaresizlik, sıkıntı, utanç, pişmanlık, korku ve kaygının hafif formlarıdır.

sorum şu şekildedir: sizlerden herhangi biri duygusal uyuşukluğu/atıksızlaşmayı atlattı mı? eğer öyleyse, nasıl başardınız? benim icin hiç umut var mı?

ciddi bir şekilde intiharı düşünüyorum. hayatımı güzel kılan her şeyi kaybetmiş olmak, bu kadar sıkıcı bir varoluşu yaşamak benim için çok acı verici.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hissizleşmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim