erken boşalmaktır. tabi bazen de geç boşalmaktır.
duruma ve bakış açısına göre değişir.
devamını gör...
insanın canını sıkan olaylardır mesela, sözlük’teki huzur bozan tipler ağzımın tadını kaçırıyor. ekşimtrak bir tat bırakıyor, enselerinde durup usulca ‘takipteyim dostum ayağını denk al’ deme isteği oluşuyor.
devamını gör...
intihar edenlere çok canım sıkılıyor..
elimden bir şey gelmemesine çok canım sıkılıyor, özellikle öğretmenlere,
bir tek kendilerinin inandığı o üç kuruşa uydurdukları sözleşmeli çalıştırdıkları öğretmelere..

öğretmen ya bu.. zaten eğitimsiz olan bir sürü anne babanın ilgilenmeye, "halinin" vaktinin olmadığı çocukları eğitecek olan öğretmenleri, intiharın eşiğine getirenler,

sabahtan akşama kadar, bırakın sorumlu hissetmeyi, bedel ödemeyi, mesai diye, nerden ne koparacaklarını hesaplarken, okulunu okumuş, diplomasını almış, orada okula öğretmene ihtiyaç da varken,
sınavını kazanmış, hak etmiş öğretmeni alıp, çalışmak istediği yere,
ordan alıp oraya koyamayan, "koymayan"
"..." ler yüzünden, tadım kaçıyor...

birde çıkıp çıkıp öğretmenlere atama yapacağız demiyorlarmı.. "müjde" diye..

bunun müjde olmadığını, zaten hakkı olduğunu bilenler, intiharın eşiğinde...

en kötüsü de, bunun müjde olduğunu sanan, kandırıldığının bile farkında olmayan, o alkışlayan mal sürüsü...

hani eskiden şarkıcılar dermiş ya kendisini alkışlayanlara "beni sizler varettiniz" diye...
aklıma o sahne geldi...
gerçekten bunları, bu mal sürüsü var etti maalesef...

*öfkenin beni kabalaştırdığını farkettim, eleştirdiğim insanlara benzemişim, haklı da olsam beğenmedim okuyunca,
proleter sürüsü desem anlaşılırmıydı bilemedim..
yine de gerçekte hayvan anlamındaki "mal" dan farksız olmaları (kendileride kanıtlayamazlar bence, bana göre ve herşeye göre böyleler) bana onlara mal sürüsü deme hakkını vermezmiş aslında, ama isterlerse kanıtlayabilirim de...

ama onu da anlamazlar, bu nasıl bir paradoks, düşünme yetilerini kullanmadıkları için, maldan farksız olduklarını anlatsamda.. yine aynı sebepten anlamayacakları ve bana aksini ispatlayamayacakları için, benim ispatlamış olmamı da yine anlayamayacaklar ve ben yine onlara bir şey ispatlayamamış olucam...
anlamadıkları için, aynı zamanda da ispatlamış olucam :)
evet tam olarak böyle... :)
devamını gör...
*hevesle , başından geçen veya başkasıyla ilgili bir şeyler anlatırken karşınızdaki suratsızın ''banane'' diye cevap vermesi
*hafta sonu sabahı erkenden uyanmak zorunda kalmak.
*yapılan espriye kimsenin gülmemesi
*birine iyilik yaparken karşılık olarak karşındakinin kıskançlık yapması veya hoşa gitmeyecek hareketlerde bulunması.
* birine bir şey söylerken söylediğini 2-3 kez tekrarlamak zorunda kalmak.
devamını gör...
sigara içmek.
devamını gör...
(bkz: içi boş çıkan çekirdek)
devamını gör...
yatakta online alışveriş yaparken kredi kartının çantada olduğunu hatırlamak
devamını gör...
kitabını eline alıp güzelce kurulduktan sonra ani bir uyku bastırmasıyla karşı karşıya kalmak
devamını gör...
hevesle bir şey anlatırken karşındaki kendini bilmezin ''napim'' diye cevap vermesi veyahut 10 saniye sabredemeyip oflayıp puflaması.
devamını gör...
değer verip yaptığın bir işe önce ticarî kaygılarla bakılmasıdır. mesela kitap çıkarırsın, ne kadar sattı diye sorarlar. insan içerikle ilgili bir yorum yapıp sonra esnaf tipi sorulara geçsinler istiyor.
devamını gör...
kayısı çekirdeklerini kırıp yerken acısının denk gelmesi. aman aman böyle bir tat kaçırma yok. çok acı.
devamını gör...
bulaşıkları makineye dizeceksindir. makineyi açarsın ve aman allahım o da nedir? yerleştirilmeyi bekleyen temiz tabak, kaşıklar ordusu.

resimag.com/p1/c7c9deef7c49.jpeg
devamını gör...
ülkenin siyasetine dair bir şey duymak, haberleri izlemek.
devamını gör...
kara sinek. nerede olsa can sıkar.
devamını gör...
sevilen ürünlere sürekli zam gelmesi. zam zam zam hani bize hehehehe.
devamını gör...
umutla beklediğin bildirim yerine reklam mesajı gelmesi.
devamını gör...
paketten çıkan bayat kuriyemisi farketmeden yemek.
devamını gör...
insan ilişkilerinde veya herhangi bir durumda tek taraflı çaba harcayan olmak. her zaman, her yerde.
devamını gör...
başkalarının adıma planlar yapması ve benim hayır diyememe sorunum yüzünden bu planlara katılma zorunluluğumdur.
devamını gör...
miniğim koşarak yanıma geldi.
koca kara gözlerinde şaşkınlık ve sesinde heyecan ile beni salona çağırdı.
salona, bir solucan deliği hiç değilse bir uzaylı beklentisi ile giriş yaptım.
gördüğüm tek şey ise sakız çiğneyen 32 yıllık kardeşimdi.
kendisini sakız çiğnerken yüzlerce kez gördüğümden olacak beni heyecanlandıran pek bir şey yoktu ortamda.
ama teyzesinin sakız patlatmasını volkanik bir patlama şaşkınlığı ile izleyen miniğim için her şey yeni ve her şey heyecan dolu idi.
ağzımın tadının kaçışı buralarda başlıyor.
yaş ilerledikçe her şey sıradan ve her şey sıkıcı hale geliyor.
yaş ilerledikçe...
aslında ilerleme falan da yok ortada
olan şey; şekerli bir sakızın tadını yitirmesi gibi bir şey.
şu an miniğim salonun ortasında boş bir havuzla oynarken solucan deliğine benzediğinden bahsediyor, yazdıklarımı okumuş gibi.
patlayan sakızdan daha heyecanlı bahsettiğine yemin edebilirim ama ispatlayamam.
çünkü bilimsel değil
yemin ettim bak.
yaşıma ve ilerlemeye kadeh kaldıralım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"insanın ağzının tadını kaçıran olaylar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim