itici gelen hitap şekilleri
başlık "jonathanlivingston" tarafından 30.11.2020 22:04 tarihinde açılmıştır.
481.
hiç bir şey söylemeyip şşşşttttt çekenler var. keşke hitap nedir bilseler.
devamını gör...
482.
kanka.
oldum olası sevmedim kankayı.
sevmeyeceğim.
kardeşim bir şeye ihtiyacın var mı kardeşim…
oldum olası sevmedim kankayı.
sevmeyeceğim.
kardeşim bir şeye ihtiyacın var mı kardeşim…
devamını gör...
483.
sevdicek.
yedi tane harfin en kötü kombinasyonu; o kadar uyduruk, o kadar manasız, o kadar boş, o kadar tınısı berbat, o kadar yalan.
insan sevdiğine bunu yapar mı ya?
yedi tane harfin en kötü kombinasyonu; o kadar uyduruk, o kadar manasız, o kadar boş, o kadar tınısı berbat, o kadar yalan.
insan sevdiğine bunu yapar mı ya?
devamını gör...
484.
piko...arttırıyorum
sevdiceğum ....
sevdiceğum ....
devamını gör...
485.
486.
ağzını ayıra ayıra aşko demek.
devamını gör...
487.
ıçinde c geçen hitaplar içinde c geçen her kitap bana itici gelmekte sebebini bilmiyorum
devamını gör...
488.
kanks aşırı sinir oluyorum aşırı.
devamını gör...
489.
ismin ilk hecesinin sonuna o ekleyerek kısaltmasını söylemek.
devamını gör...
490.
gülüm, şekerim, yavrum,kuzum ve aşko.
devamını gör...
491.
canım aşko kusko.
devamını gör...
492.
müdür, hocam.
devamını gör...
493.
kardeş
devamını gör...
494.
canım kelimesinin sahteciliği...
devamını gör...
495.
güzel kızım, bacım, kuzum, bro, kanki
devamını gör...
496.
itici geliyor çünkü ya özü bozulmuş ya da özel'liği kalmamış; canım, kuzum, tatlım, aşko, birtoo, kuşum, kuşkoo(öğhhh ama artık.), kardeşim, ablacım, abicim?
bazen ortak arkadaşlarda oo'layanlar vardı. çok nefret ederim. bir defasında kız ya hızını alamayıp bana kuşkoo yaptı ya da inadına. ben anında "iyyy, o bana lastik gibi yayılmış kelimelerden mi söyledi- nasıl hayal kırıklığı, şaşkınlık ve kusma derecesindeyim anlatamam- dilinin ayarı gevşemiş, yaptırmadan sakın benle muhatap olayım deme." diye sonda kıza çıkışmıştım. üstüme kusmuk atılmış gibi hissediyorum bir başak burcu olarak, daha nasıl anlatayım? ses tonumun tam kızıp sertleştiği anda ağzına giden elimi masaya vurdum. bizimkiler şakasına öyle yaparken direkt ağızlarına geçirme refleksim olmuştu. bilerek yaptığından emin olsam bile ona değmek istemezdim o derece haz etmiyorum.
kıza ondan haz etmediğimi dürüstçe ifade ettim. ortak ama daha çok benim olan arkadaşımdan dolayı katlanmaya çalıştığımı da. sesi kargaları bülbül sandıracak güzellikte iken uzatma ve inceltme yapması daha çok sinirime dokunuyordu. sesine uygun değil bir kere. arkadaşıma ben varken o hitaplardan uzak durmasını söylesin istedim yoksa onu bozmak zorunda kalacağımı. sesine ve varlığına tahammül etmeye çalışıyorum ama insan dışı şeyler tahammül etme listeme girmiyor.
kız yakın arkadaşı ile sorun yaşadı geldi benim yakın arkadaşımla ortamıza kara kedi gibi. canım(!) zümrüt sanıyordu ki ben sosyalleşmek istemiyorum diye, manyak kıza sorunun kızda olduğunu anlatamıyorum. neymiş iyi kızmış, istenmediği yere çörekleniyor neresi iyi kız? gayet iki yüzlü ve yapmacıktı. ama zümrüt'e iyi diye herkese iyi. sevdiğim insanın sevmediğim arkadaşı olmasına rağmen saygı duydum. oturup nadiren de olsa ara ara konuştum ve aynı masadayız sonuçta, dışlanma olayı olmasın diye onu sohbete katmaya bile çalışmıştım. ama eşek ne anlar hoşaftan? buradaki eşek ayrıyetten zümrüt, çünkü derslikte baktım bir ara kızla oturdu. kantindeki masaya eyvallah ama sıraya hayır. tercih yapmış ve kızı seçmişti çünkü yanıma gelmedi. sonra anladı onun ne olduğunu gelip özür diledi, özrünü kabul ettim ama onu etmeyip sildim. ben o kıza neredeyse her gün maruz kalıyordum kendisi onu itemiyor diye, sevmediğim insanla ona verdiğim değer için aynı masadayım ve yüzüne bakıyorum ama yetmemiş demek ki, yokluğum yetsin o zaman. ders bitiminde yanlarına gidip sevmediğim kıza hitaben "artık özgürce takılabilirsiniz, seni en yakın arkadaşı hâline getirmiş biriyle ben arkadaş bile olmam zaten." eski arkadaşıma dönüp "senle de arasını bozunca sakın bana gelme. bu hareketinden sonra gözümde o neyse sende o'sun."
tam kaybettiğini konuşmada onu o kızın önüne koymamdan anlaması lazım. çünkü bu bariz bir değersizlik göstergesiydi. amacım da buydu. kendisi daha beterini yapmıştı ama amacım sadece geri dönüşünün onu kesmekti. çünkü insanlar hata değil, yanlışlar yapıp geri dönmeye çalışmayı huy edinmiş. bende bu huylarına olumlu karşılık yok, direkt siler bitiririm. bana yanlış yapana ikinci hakkı tanımam...
bazen ortak arkadaşlarda oo'layanlar vardı. çok nefret ederim. bir defasında kız ya hızını alamayıp bana kuşkoo yaptı ya da inadına. ben anında "iyyy, o bana lastik gibi yayılmış kelimelerden mi söyledi- nasıl hayal kırıklığı, şaşkınlık ve kusma derecesindeyim anlatamam- dilinin ayarı gevşemiş, yaptırmadan sakın benle muhatap olayım deme." diye sonda kıza çıkışmıştım. üstüme kusmuk atılmış gibi hissediyorum bir başak burcu olarak, daha nasıl anlatayım? ses tonumun tam kızıp sertleştiği anda ağzına giden elimi masaya vurdum. bizimkiler şakasına öyle yaparken direkt ağızlarına geçirme refleksim olmuştu. bilerek yaptığından emin olsam bile ona değmek istemezdim o derece haz etmiyorum.
kıza ondan haz etmediğimi dürüstçe ifade ettim. ortak ama daha çok benim olan arkadaşımdan dolayı katlanmaya çalıştığımı da. sesi kargaları bülbül sandıracak güzellikte iken uzatma ve inceltme yapması daha çok sinirime dokunuyordu. sesine uygun değil bir kere. arkadaşıma ben varken o hitaplardan uzak durmasını söylesin istedim yoksa onu bozmak zorunda kalacağımı. sesine ve varlığına tahammül etmeye çalışıyorum ama insan dışı şeyler tahammül etme listeme girmiyor.
kız yakın arkadaşı ile sorun yaşadı geldi benim yakın arkadaşımla ortamıza kara kedi gibi. canım(!) zümrüt sanıyordu ki ben sosyalleşmek istemiyorum diye, manyak kıza sorunun kızda olduğunu anlatamıyorum. neymiş iyi kızmış, istenmediği yere çörekleniyor neresi iyi kız? gayet iki yüzlü ve yapmacıktı. ama zümrüt'e iyi diye herkese iyi. sevdiğim insanın sevmediğim arkadaşı olmasına rağmen saygı duydum. oturup nadiren de olsa ara ara konuştum ve aynı masadayız sonuçta, dışlanma olayı olmasın diye onu sohbete katmaya bile çalışmıştım. ama eşek ne anlar hoşaftan? buradaki eşek ayrıyetten zümrüt, çünkü derslikte baktım bir ara kızla oturdu. kantindeki masaya eyvallah ama sıraya hayır. tercih yapmış ve kızı seçmişti çünkü yanıma gelmedi. sonra anladı onun ne olduğunu gelip özür diledi, özrünü kabul ettim ama onu etmeyip sildim. ben o kıza neredeyse her gün maruz kalıyordum kendisi onu itemiyor diye, sevmediğim insanla ona verdiğim değer için aynı masadayım ve yüzüne bakıyorum ama yetmemiş demek ki, yokluğum yetsin o zaman. ders bitiminde yanlarına gidip sevmediğim kıza hitaben "artık özgürce takılabilirsiniz, seni en yakın arkadaşı hâline getirmiş biriyle ben arkadaş bile olmam zaten." eski arkadaşıma dönüp "senle de arasını bozunca sakın bana gelme. bu hareketinden sonra gözümde o neyse sende o'sun."
tam kaybettiğini konuşmada onu o kızın önüne koymamdan anlaması lazım. çünkü bu bariz bir değersizlik göstergesiydi. amacım da buydu. kendisi daha beterini yapmıştı ama amacım sadece geri dönüşünün onu kesmekti. çünkü insanlar hata değil, yanlışlar yapıp geri dönmeye çalışmayı huy edinmiş. bende bu huylarına olumlu karşılık yok, direkt siler bitiririm. bana yanlış yapana ikinci hakkı tanımam...
devamını gör...
497.
aşko, cano ve şimdi de dilber'im... çok itici değil mi sizce de yoksa bir tek ben mi tiksiniyorum?
devamını gör...
498.
balım kadar iticisi gelmeyecek.
devamını gör...
499.
canım. şekerim. cicim.
devamını gör...
500.
enginnn.
devamını gör...