41.
kıskancın koyulduğu ibreti alem fanusu.
devamını gör...
42.
kıskançlığın en tehlikeli yanı çok kolay obsesyon haline gelmesidir. bir insanı veya bir şeyi çok kıskandığınızı fark ederseniz mutlaka kendinizi durdurmaya çalışın haklı sebepleriniz de olsa. bir süre sonra doğru yanlış teraziniz çok şaşıyor.
devamını gör...
43.
kıskançlık yalnızca sevgilin ya da eşin tarafından kiskanildiginda guzeldir .bunun harici kıskançlık tavsiye edilmez
devamını gör...
44.
olması gerektiği kadar olması gereken bir duygudur eğer ki kişide yüksek boyutlara ulaşmış ise her şeyin altüst olmasına sebebiyet verebilecek insanın bazen gözünü körleştirebilecek duygudur.
devamını gör...
45.
asla ama asla belli edilmemesi gereken şey. hepimiz kıskanılmayı severiz ve arada bir sevdiceğe bu konuda yükleniriz. "ay bak bugün nasıl birini gördüm" gibisinden... ve karşımızdaki biraz bozulur ama o bozulması bile tatlı gelir.*
kıssadan hisse kıskanç biri iseniz bile içinizde yaşayın.
kıssadan hisse kıskanç biri iseniz bile içinizde yaşayın.
devamını gör...
46.
fazlası ölüm sebebi bile olabiliyorken azı ise sevmiyorsun sevgisizsin tribine giriyor.
devamını gör...
47.
zaten her konuda yarışa dönüşmüş insan yaşamında damarları besleyen duygu. insanoğlu kendine göre başarılı veya önde olanı kıskanmasa bir bok yapamaz.
devamını gör...
48.
bir yerlerinde sahiplenme ile bir bağı olduğu inkar edilemeyen duygu. sadece sevgililer arasındaki ilişkilerden bahsetmiyorum, arkadaşlar arasında da olabilir. birinin kötülüğünü isteyerek bakmak kıskançlık değil hasetlik oluyor zaten.
normalde kıskançlık hayatımın içinde pek yoktur, ama nedense rüyalarıma girmeye başladı. mesela şu hayatta en kıymet verdiğim kişi yeğenimdir. gelin ile ilgilenmem gereken bir düğünde kucağıma yapıştı, kolları da boynuma sardı bırakmıyor bir türlü. "halacım hemen gelecem, sen ablalarla oyna ben gelene kadar" diyorum, yok. yanağı da yanağımda, istisnasız bütün fotoğraflarda ve bütün işlerde o şekilde bulunmak zorunda kaldım.* neyse iki elimi de kullanmam gereken bir iş oldu mecburen teyzesine götürüp zorla da olsa bıraktım. hiçbir zaman aklıma gelmedi teyzesiyle daha iyi olmasın, beni daha çok sevsin gibi şeyler. taaaa ki bugüne kadar. kitap okurken uyuyakalmışım, rüyamda abimle kavga ediyordum "hep oraya mı* göndereceksiniz çocuğu, ben de bakmak istiyorum" diye cırlıyordum.* ama nasıl sinirliyim bir görün yani. normalde hiç öyle bir düşüncem olmamıştı ama içerde bir yerlerde korkum varmış demek ki.*
kısacası kaçarı olmayan bir duygu heralde bu kıskançlık. yine de uzak durmaya bakalım.
normalde kıskançlık hayatımın içinde pek yoktur, ama nedense rüyalarıma girmeye başladı. mesela şu hayatta en kıymet verdiğim kişi yeğenimdir. gelin ile ilgilenmem gereken bir düğünde kucağıma yapıştı, kolları da boynuma sardı bırakmıyor bir türlü. "halacım hemen gelecem, sen ablalarla oyna ben gelene kadar" diyorum, yok. yanağı da yanağımda, istisnasız bütün fotoğraflarda ve bütün işlerde o şekilde bulunmak zorunda kaldım.* neyse iki elimi de kullanmam gereken bir iş oldu mecburen teyzesine götürüp zorla da olsa bıraktım. hiçbir zaman aklıma gelmedi teyzesiyle daha iyi olmasın, beni daha çok sevsin gibi şeyler. taaaa ki bugüne kadar. kitap okurken uyuyakalmışım, rüyamda abimle kavga ediyordum "hep oraya mı* göndereceksiniz çocuğu, ben de bakmak istiyorum" diye cırlıyordum.* ama nasıl sinirliyim bir görün yani. normalde hiç öyle bir düşüncem olmamıştı ama içerde bir yerlerde korkum varmış demek ki.*
kısacası kaçarı olmayan bir duygu heralde bu kıskançlık. yine de uzak durmaya bakalım.
devamını gör...
49.
eğer bir duygu olsaydım,muhtemelen olacağım histir.
saçma sapan bir cümle oldu ama bu gece itirafımı itiraf olmayan bu başlığa yazacağım.
o kadar kıskanıyorum ki birini sevince gözüm dönüyor. ama bunu kıskandığım kişiye asla tam olarak yansıtmıyorum aksine susuyorum.
kıskançlık yaşadığım konuyu didikleyip kendime dert yaratıyorum. didik didik.
satır satır.
hani böyle sevdiğini eve kapatan manyaklar vardır ya. onlar gibi oluyorum.
bu itiraf oldu be.
saçma sapan bir cümle oldu ama bu gece itirafımı itiraf olmayan bu başlığa yazacağım.
o kadar kıskanıyorum ki birini sevince gözüm dönüyor. ama bunu kıskandığım kişiye asla tam olarak yansıtmıyorum aksine susuyorum.
kıskançlık yaşadığım konuyu didikleyip kendime dert yaratıyorum. didik didik.
satır satır.
hani böyle sevdiğini eve kapatan manyaklar vardır ya. onlar gibi oluyorum.
bu itiraf oldu be.
devamını gör...
50.
elinde olanı kıskanmak ve elinde olmayanı kıskanmak olarak ikiye ayrılır. temelde sahip olma ihtiyacının kaynak olduğu histir.
sende olmayanı kıskanmak, genellikle yetersizlik ve değersizlik duygusunun sonucudur. kıskançlık duygusuyla başa çıkma yolu temelde 3'e ayrılır.
-kişi buna teslim olabilir ve der ki "evet ben yetersiz biriyim çünkü x özelliğim yok"
-kişi bunu aşmak isteyebilir ve der ki "evet benim x özelliğim yok ama olacak"
-kişi yine bundan kaçmak isteyebilir ve der ki "evet benim x özelliğim yok onların da olmasın(yok sayar)"
aslında 3 seçenek sunulduğu zaman en sağlıklı seçeneğin, ikincisi olduğu yani o özelliği kazanmak olduğu zannedilebilir. ancak bu durum, kaybedilmek üzere olan bir savaşta yeni bir cephe açmaya benzer. yapılması gereken, kıskançlık duygusunu içselleştirme gerekçesini ortaya koyarak kıskançlığı ortadan kaldırmaktır.
yetersizlik, değersizlik, düşük özgüven, öz saygı eksikliği gibi temel sorunlara yönelin ve o sorunu çözmeye çalışın. kıskançlığı değil.
sende olmayanı kıskanmak, genellikle yetersizlik ve değersizlik duygusunun sonucudur. kıskançlık duygusuyla başa çıkma yolu temelde 3'e ayrılır.
-kişi buna teslim olabilir ve der ki "evet ben yetersiz biriyim çünkü x özelliğim yok"
-kişi bunu aşmak isteyebilir ve der ki "evet benim x özelliğim yok ama olacak"
-kişi yine bundan kaçmak isteyebilir ve der ki "evet benim x özelliğim yok onların da olmasın(yok sayar)"
aslında 3 seçenek sunulduğu zaman en sağlıklı seçeneğin, ikincisi olduğu yani o özelliği kazanmak olduğu zannedilebilir. ancak bu durum, kaybedilmek üzere olan bir savaşta yeni bir cephe açmaya benzer. yapılması gereken, kıskançlık duygusunu içselleştirme gerekçesini ortaya koyarak kıskançlığı ortadan kaldırmaktır.
yetersizlik, değersizlik, düşük özgüven, öz saygı eksikliği gibi temel sorunlara yönelin ve o sorunu çözmeye çalışın. kıskançlığı değil.
devamını gör...
51.
vardır bir travması (bkz: her şeyi travmaya bağlayan tip) :d
devamını gör...
52.
hiçbir türlüsü sağlıklı değil. dozaj sorunu bile olamaz. o radde illet bir şey.
devamını gör...
53.
keskin sirke kendi küpüne zarardır. her insan biraz kıskanır ama işinden gücünden alıkoyacak şekildeyse bu artık rahatsızlıktır.
devamını gör...
54.
farsça bir deyim olan "ifratla tefriti karıştırmamak gerekir" biçimindeki yargının cuk uyduğu bir durum. aşırısı hasisliğe ve sonra da düşmanlığa kadar varan, sonuçta kişinin kendisine de ciddi zararlar veren duygu.
devamını gör...
55.
kıskanmak sevginin göstergesidir. sevmeyen insan kıskanmaz, sahip çıkmaz. keza kıskanmayan insan sevmiyor demektir. seviyorsan sahip çıkarsın, özgürlüğünü koruyarak onu kendine bağlarsın. evet, böyle:"))
devamını gör...
56.
sevgi ile bir ilgisi yoktur. kişinin kendine güvensizliğinden kaynaklanır.
devamını gör...
57.
kötü bir sıfat, huy. aşırısı, haset boyutu, hemcinsine olanı.. kötü yani kısaca. hayatım boyunca en huzursuz hissettiğim anılarımda hep kıskanç bir kadın var. yetişkin olsun, ergen olsun karşı tarafa verdiği duygu inanılmaz rahatsız edici. küçüklüğümde çevremde fark ederdim önce bunu, anneme veya başka insanlara karşı yapıldığında beni çok üzer ve öfkelendirirdi. sonra büyüdükçe ve sosyalleştikçe bana da duyulan bir şey oldu bu kıskançlık, haset duygusu. övünmek için yazmıyorum, zaten neyime övünmeliydim bilmiyorum. gayet de çoğu kez benden daha "başarılı" kadınlar tarafından bu çekememezliğe kurban gittim. * samimi söylüyorum, bazen böyledir, neyimi çekemiyorlar, neyimi kıskanıyorlar diye düşünüp durdum. bazen dikkat çekmemeye çalıştım, sessiz kaldım ama çoğu kez iyi adım attım o tarafa. şuna inandım, benden iyilik gördükçe belki kötü yanlarını fark edip utanır ve bana karşı o da iyi niyetli olur. bazı zamanlar işe yaradı, törpülendi biraz insanlar. ama aslında bu bizimle ilgili bi durum değil onu anlıyorsun, kişinin kendisiyle ilgili eksik gördüğü ya da memnun olmadığı bir şeyden kaynaklanıyor. gerçekten kimsenin, bilhassa arkadaşlarımın kendisini yetersiz görmesini asla istemem ben. şu an hayatımın birkaç senesinde yine böyle bi durumdayım, o kadar rahatsız edici ki. karşı taraf acaba bu kez neler yapacak diye beklemek çok yorucu. benim tercihim değil pek bu insanla aynı ortamda bulunmak, zaten benim tercihim olsa mümkün mertebe az denk gelmeye çalışırım. aynı ortamda bulunduğun süre zarfında nefes almakta zorlanıyor insan. bu insanla planlar programlar yapmak, yalandan gülmek, pozlar kesmek.. o kadar nefret ediyorum ki. neyse. öyle biraz konudan yola çıkarak içimi dökmüş oldum. canım sıkkın sözlük. herkes iyi niyetli olsun istiyorsun ama o işler öyle olmuyor işte.
kadınlar, kadınlarımız. size ne desem gerçekten bilmiyorum. *
kadınlar, kadınlarımız. size ne desem gerçekten bilmiyorum. *
devamını gör...
58.
neden kismanakla zaman kaybeder ki insan, madem kendini yetersiz görüyorsun o zaman geliştir kendini.
bunu başaracak mabad takatine haiz değilsen terk münasip vazife dir. istirham ederim böyle alaturka mevzu bahislerden dem vurmayiniz..
ez cümle, yetemiyorsan defol git arkadaş..
bunu başaracak mabad takatine haiz değilsen terk münasip vazife dir. istirham ederim böyle alaturka mevzu bahislerden dem vurmayiniz..
ez cümle, yetemiyorsan defol git arkadaş..
devamını gör...
59.
60.
dünyanın en gereksiz duygusudur.
birisi bir şey yapacaksa, sen ne yaparsan yap...
boşuna.
engelleyemezsin.
bu sebeple, kıskanma duygusu yerine "neden beni tercih etmeye devam etmeli?" fikri üzerine odaklanmak daha mantıklıdır.
uzun vadede yatırımcısını üzmez*
birisi bir şey yapacaksa, sen ne yaparsan yap...
boşuna.
engelleyemezsin.
bu sebeple, kıskanma duygusu yerine "neden beni tercih etmeye devam etmeli?" fikri üzerine odaklanmak daha mantıklıdır.
uzun vadede yatırımcısını üzmez*
devamını gör...
