141.
nefes alıp vermekle eşdeğerdedir bünyem için okuyamazsam nefes alamam.
devamını gör...
142.
kitap okumak sadece hayal dünyası geniş insanlara zevk verir. bunun içinde hayattan umudunu kesmeyenler kitap okumalı bunun haricinde hem kitabı mahvedersiniz hem de kendinizi...
devamını gör...
143.
bu son derece normal olan insana*, varoluşsal bir beka sorunu yaşatan eylem. kitaplarda yazılı olanların altındaki metinleri okuyamıyorum. boş boş sadece olayları anlıyorum gibi geliyor bazen. bu yüzden kitap okumak benim için artık sevilen bir şey olmaktan çıkmaya başladı. belki de yapacak onca şeyin yerine kitap okumayı budalalık olarak gördüğümden. bilmiyorum. yapacak onca şey derken gerçekten önemli şeyleri kastediyorum.
devamını gör...
144.
pip'in joe hakkındaki dedikodu seansları, dorian gray'in bıçağı, paris'in sokağında yere dökülen şarabı fakirlikten içmek zorunda kalan çocuklar ve çocuklarına onu içirmek zorunda kalan zavallı anneleri, zenginlerin ata yaptığı işkence karşısında babasına veryansın eden ve gözleri yaşlara boğulan zavallı çocuk...

şu anda spontane yazdığım bütün bu alıntıların her birini hatırlayıp tebessümle okumayı sağlayan eylem.
devamını gör...
145.
kısa vadede yararsız ve gönül eğlendirmek gibi görünse de aslında uzun vadede, büyük meselelerin kapisini aralamak mevzusunda yararli olabilecek kucuk bir mefhumdur.
devamını gör...
146.
bana gerçekten huzur veren tek eylem.
devamını gör...
147.
her kitap ayrı bi dünya ayrı bir huzur...
devamını gör...
148.
kendinizi çok iyi ifade etmenize katkı sağlar. evet.
devamını gör...
149.
zaman zaman kaybedilen alışkanlık. kaybettiğim zaman bir boşluğa düşüyorum ama kalkmam uzun sürüyor.
devamını gör...
150.
insanın hayal gücünde yolculuğa çıkmasıdır, film veya dizi izlemek kitap okumaktan daha zevkli görünebilir ancak kitap okumak olay örgüsünü direkt olarak gözlerinizin önüne sermez; onu size hayal ettirir, zihninizde var eder.

bir filmi/diziyi olduğu gibi görürüz, onu hayal edemeyiz çünkü görüntü zaten gözümüz önündedir, hayal edilecek bir şey söz konusu değildir.

fakat kitap okurken gördüğümüz şey kelimelerdir, bir görüntüyü izlemeyiz, o okuduğumuz kelimeleri hayal ederiz, zihnimizde izleriz. her insan nasıl iyi, güvende, keyifli hissediyorsa o hayal edeceği şeyle, öyle hayal eder onu.

bence kitap okumak bu yüzden iyi hissettiriyor.

ancak neden uyku getiriyor onu bilmiyorum.
devamını gör...
151.
bazen değişik karakterlere bürünüp onların hayatını yaşamak için, bazense başka birinin hayatını dış göz olarak görebilmek için diyorum.
devamını gör...
152.
okumak temel ihtiyaçtir.boş zamanlarimda okuyorum demek kitaba ve okunulasi bütün eselere hakarettir.
devamını gör...
153.
her şey üzerine gelip seni darlarken eline kitabını alıp daha kapağını ilk açtığın anda huzur buluyorsan kitaplarla dost olmuşsun demektir. zaten kitaplarla dost olduktan sonra insanlarla ilişki kurmak istemiyorsun. tek dostun olan kitaplara sarılıyorsun çoğu zaman. onlarla gülüp onlarla ağlıyorsun. kitap okuyan iyi bilir dost dediğin kitabınsa orda geçen en ufak bi kelime bile seni hüzünlendirebiliyor. ya da orda geçen bi cümle seni gözyaşlarına boğabiliyor. belki de sana kahkahalar attırabiliyor. kitap sana her türlü duyguyu veriyor zaten. mutluluğu da, hüznü de, acıyı da, gözyaşını da. kitap dostunsa başka dosta ihtiyacın yok anlayacağın
devamını gör...
154.
ben bir sehirde çalışırken, yer belirtmek istemiyorum zaten çoğu yer oyle. iş arasında öğle arasında vs ben kitap okuyordum. bana dedi ki birisi. abi sen ne tuhaf birisin. niye dedim. ee kitap okuyorsun dedi.
çünkü onlar çoktu ben tektim. kitap okumayan çok olduğu için okuyan tuhaf farklı oldu. normal olan anormal oldu.

kitap okumak. şimdi bazi kitaplar var okusan ne kazanırsın. hiç. haha. boşa zaman kaybı.
insan okuduğu kitapları sohbetinde fikirlerinde düşüncelerinde ufkunda kullanmıyorsa da ancak zevk aldığı için okumuş olur. sıkıntı yok. onda da sıkıntı yok. ama böyle kitapları okuyup kitap okumayı kutsallastirip milleti cahil işte boş işte yukarıdan görenlere de gülüyorum.
bu sadece bu kitap için geçerli değil yanlış olmasın.

bazılarının gönül gözü aciktir. hiç kitap okumamıştır ama bir sohbeti vardır fikirleri .
hatta trt haberde vardı ömür dediğin gibi bir belgesel. hatta eski değirmenler. o köylüler ne güzel şeyler anlatıyordu. nasihatlar.
insanın diyordu. hayatında üç ses olacak. kadın sesi çocuk sesi para sesi diyordu yaşlı bir amca.
merhamettir kadın çocuk sefkattir. para paylaşmaktır. muhtaç olmamaktır.
kim yazmış böyle cümleler.

bazen bir akademisyen görürsünüz doktor askerde subay yüksek rütbeli işte iş adamı.
oturup bir çorba soyleyemeyecek kapasitededir.
dersiniz bu mu prof. işte bu işe nasıl gelmiş. alla alla bu nasıl doktor olmuş mühendis vs.
insanın zekası bilgisi günlük hayatına uygulanmış olmaz her zaman. her zeki çok kültürlü çok basarili olamayabilir. başarı olarak ölçüt para işe kariyerse .

hatta görürsünüz adam profesör diyelim . o kadar saçma ideoloji savunuyor ki.
her bölümden var bu. sagcisi solcusu dindari dinsizi.
o kadar saçma sapan fikirleri olan tezleri ne okumuşlar vardır. kahvedeki adamdan ne farkı var diploması.

iş bu entry demin saçma sapan bir kitabı görünce yazılmıştır.
devamını gör...
155.
başkasının fikirleridir, başkasının hikayeleridir. başkasının aşkı, yalnızlığı vs. liste sonsuza kadar uzar ama kitap okumak, başkasının kişisel cennetini ya da cehennemini kendi hayal gücünle iç dünyana kazandırabilmektir ve en güzel yanı budur.
yalnızlığın, yazarınkiyle ortak bir mevsimde yaşayabiliyorsa ne mutlu sana arkadaş.
devamını gör...
156.
özellikle yolculuk esnasında en çok sevdiğim eylem. kitap oğlumun. bir zafer algöz kitabı. dönüşte bitirir tanım girerim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

insanın espri kitabı seven oğlu olması da ayrı bir keyif. iyi ki doğurdum onu. ötekiler de ayrı tatlı. birini öbüründen ayıramam.

neyse gençler, hadi bana iyi yolculuklar.
atarım resim falan.
ıyi bakin kendinize.
devamını gör...
157.
kendinizi diğer bir zindana kitlemekten ibarettir
devamını gör...
158.
kitap okumayan insan eksik kalmış demektir.
devamını gör...
159.
son 3 yıldır kendimce uyguladığım bir şeyden bahsedeyim. okuduğum kitapların adlarını değil, sayfa sayılarını yani gerçek sayfa sayılarını liste halinde yazıyorum. listeye dahil edilmeyecek kitapların sayılarını da dahil etmiyorum. gerek internet üzerinde okuduğum makale, gerek artık basmakalıp olmuş bir iddiaya verilmiş cevap niteliğindeki bir yazı, benim için belirli sayfalar halinde bu listede oluyor. yani listede bir de internette okuduğum bazı şeylerin sayfa sayıları yan liste olarak bulunuyor. bu şekilde, bu düzeni oturtarak zararlı, çöp olan şeyleri okumamaya ve onları kısa kesip bırakmaya alıştım.

insanımız değil, dünya insanı çok aptal olduğu için, yani kendimizi aşağılık kompleksi ile kandıramıza gerek yok bu global bir sorun, kitap okumak eylemi kurguları okumak ve olmayan karakterleri okumak değildir. kitap okumak, söz konusu şahsın yani kitabı yazan kişinin dünya görüşlerinin ya da dünya görüşlerinin tam aksine görüşlerin yansıması olduğu için, aslında yaptığınız şey eğlencelik kurgular okumak değil - ki üst satırda listeye dahil etmediğim metinler bu kategoriye girer - bazı dahilerin hayat görüşlerinden dünyayı görmüş, vizyonunuzu genişletmiş olursunuz. bu insanlar ile aynı dönemde yaşayın ya da yaşamayın fark etmez, aynı masada yemek yemeniz mümkün bile değilken, victor hugo'nun kafasından geçenleri les miserables'de ezilmişlerin hikayesi değil, kurgunun yanında hugo'nun hayat görüşlerine bakış atmak için, notre dame'ın kamburu'nda kilise üst katında o loş ortamda malum 3 kişinin yaptıkları tuhaf ama hakikaten kafa açıcı konuşmalarında heyecanlanmak için; kardeşler tanışıyor bölümünde karamazov kardeşler'de fyodor'un tanrının metni gibi yazdığı metinde yaptığı sorgulama, alyoşa değil kendisine karşılık olarak bir karakter yaratmış olduğu alyoşa'ya tamamen kendini yansıtan ve çeşitli sorgulamalar yapan ivan karamazov* üzerinden yönelttikleri ile, hayatının son demlerinde din üzerine, inanç üzerine yaşadıkları, kafasının içindeki karamazovları, kafasının içindeki kadın ve erkekleri yansıtması olarak okursunuz. tolstoy prens andrey'i anlatırken bilirsiniz ki o prens andrey bir yerlerde yaşamış ve o karakterin üzerinden sosyete, aristokrasi, askeriye içindeki gözlemlerinin ve hayat görüşünün bir karışımını ortaya çıkarıyor lev...

insanoğlu hep sorgulama yapıyor ve yaparken de bu sorgulamaların çoğunu aklında kurguladıktan sonra unutup gidiyor. sorgulamaları metinlere yansıtanlar eğer beyinleri kadar elleri de yetenekli ise efsanevi yazarlar oluyorlar fakat bu sizin "ben düşünmedim" değil "ben de düşündüm" dediğiniz şeyler olurken farkında olduğunuz şey o insanları sizden farklı kılanın çoğu zaman düşünme yetenekleri değil, yansıtma yetenekleri. yukarıdaki bir yazar arkadaş ne güzel söylemiş " kitap okumak vakit ayrılması değil vaktin ona göre ayarlanması gereken bir şeydir" minvalinde. yani günde okuduğunuz metinler değil, sayfa sayıları değil, verdiğiniz mesaidir önemli olan. o gün mesaiyi hakkında verdiyseniz zaten 15 sayfa okursunuz ve öyle bir ufuk genişlemesi yaşarsınız ki hayretler içerisinde sadece 15 sayfa okuyarak bunu yaşadığınıza şasarsınız. ancak o günkü 15 sayfa, aslında o güne kadarki 15.000 sayfanın birikimi ve o 15 sayfanın da eklenmesiyle görüşlerinizin yükselen bir inşaat gibi bütün haline gelmesinin yansımasıdır.

vakit ayırmayın, 60-65 yıllık ömrünüzde vaktiniz düşünerek, sürekli sorgulayarak geçsin. celal şengör, 2 yıl ömür biçilen ama 50 yıl daha yaşayan stephen hawking ile ilgili kafasını gösterip "bu çalıştığı sürece ölmüyorsun" dediğinde en çok hak verdigim cümlelerden birisi olmuştu bu ve hakikaten hayatın büyük bir felsefe sorgu mekanizmasından ibaret olduğunu, yaşamın hayat suyunun düşünce oldugunu anlamıştım. bu yüzden okuma maratonu olmadı hiçbir zaman önemli olan; gerektiği zaman sadece 10 sayfa okuyup eline kağıt kalem alıp bir şeyler karalayabilmek önemli olandı aslında. kendine yapılan yatırım, herşeyden öte.

not: yukarıdaki "kitap okumak, söz konusu şahsın yani kitabı yazan kişinin dünya görüşlerinin ya da dünya görüşlerinin tam aksine görüşlerin yansıması olduğu için" cümlesinin en büyük örneği jack london'ın martin eden'ıdır ki cümle ona ithafen yazılmıştır.
devamını gör...
160.
gereksiz bir eylem.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kitap okumak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim