1.
kanatları olduğuna dair kendimizi inandırdığımız varlık.
devamını gör...
2.
hatun olduklarına inancımızda sonsuzdur.
devamını gör...
3.
melek, semavi dinlerde geçen ilahi varlık. tanrının emirlerini yerine getiren -veyahut bazen sözünü dinlemeyip savaşlar çıkartan- varlık, elçi.
1- bütün semavi dinlerde ortak olan nokta, meleklerin kanatlı oluşudur. bu çizim genellikle hristiyan mimarisinde görülürken aslında kuran'da da geçer. fatr suresi ikinci ayeti örnek göstermek gerekirse,
“o, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılandır.”.
meleklerin kanatlı olduğu bilgisi tevrat üzerinden de yazının ilerleyen kısmında belirtilecektir.
2- meleklerin uçtuğu bilgisi bütün dinlerde geçer. bu, kuran'da da yeryüzüne inmek olarak belirtilir.
ve gökten uçan bir başka melek gördüm, bu dünyaya mensup insanlara, her ulusa, kabileye, dile ve insanlara, ebedi iyi haberi taşıdı. (vahiy 14: 6, nlt)
o vakit mü’minlere: “rabbinizin, indirilmiş üç bin melekle size yardım etmesi yetmez mi?” diyordun. (al-i imran, 124)
tevrat'ta meleklerin ve tanrının fiziki tasvirinin açıkça yapıldığı bölüm hezekiel'dir. kısaca, melekler haşmetli kanatlara, 4 yüze ve 4 kanata sahiptir. meleklerin altlarında daimi olarak bulunan birer tekerlek vardır, bu tekerlekler meleklerin ruhunu taşır. tekerleğin içerisinde tekerlek ifadesi ile fiziki görünüm açıkça tasvir edilir. burada tanrının da tasviri yapılmıştır, konumuz melekler olduğu için detaya inmeyeceğim ancak tevrat'ın ilk bölümlerinden biliyoruz ki tanrının suretinin insanınkine benzer olduğu belirtilir.
kuzeyden esen kasırganın göz alıcı bir ışıkla çevrelenmiş, ateş saçan büyük bir bulutla geldiğini gördüm. ateşin ortası ışıldayan madeni andırıyordu. en ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu; her birinin dört yüzü, dört kanadı vardı. bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu. dört yanlarında, kanatların altında insan elleri vardı. dördünün de yüzleri, kanatları vardı. kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu. her yaratığın dört yüzü vardı: önde dördünün yüzü insan yüzüne, sağda dördünün aslan yüzüne, solda dördünün öküz yüzüne, arkada dördünün kartal yüzüne benzer bir yüzü vardı. yüzleri böyleydi. kanatları yukarıya doğru açılmıştı. her yaratığın iki kanadı yanda öbür yaratıkların kanadına değiyor, iki kanatla da bedenlerini örtüyordu. her biri dosdoğru ilerliyordu. ruhları onları nereye yönlendirirse, sağa sola sapmadan oraya gidiyorlardı. canlı yaratıkların görünüşü yanan ateş közleri ya da meşale gibiydi. ateş yaratıkların ortasında hareket ediyordu; ışık saçıyor ve içinden şimşekler çakıyordu. yaratıklar şimşek çakar gibi hızla ileri geri gidip geliyorlardı. bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm. tekerleklerin görünüşü ve yapısı şöyleydi: sarı yakut gibi parlıyorlardı ve dördü de birbirine benziyordu. görünüşleri ve yapılışları iç içe girmiş bir tekerlek gibiydi. hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu. tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu. canlı yaratıklar hareket edince, yanlarındaki tekerlekler de hareket ediyordu; yaratıklar yerden yükseldikçe, tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu. ruhları onları nereye yönlendirirse oraya gidiyorlardı. tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu. çünkü yaratıkların ruhu tekerleklerdeydi. yaratıklar hareket ettiğinde onlar da hareket ediyor, yaratıklar durduğunda onlar da duruyor, yaratıklar yerden yükseldiğinde onlar da yükseliyordu. çünkü yaratıkların ruhu tekerleklerdeydi. kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı. kubbenin altında kanatlarının biri öbürünün kanatlarına doğru açılmıştı. her birinin bedenini örten başka iki kanadı vardı. yaratıklar hareket edince, kanatlarının çıkardığı sesi duydum. gürül gürül akan suların çağıltısını, her şeye gücü yeten’in sesini, bir ordunun gürültüsünü andırıyordu. durunca kanatlarını indiriyorlardı.
3- hristiyanlıkta melekler, sonsuzluk içerisinde yaşarlar, ölümsüzlerdir. islam'da ise kur'an'da bir ifade geçmez ancak allah isterse bütün canlıların ölebileceği belirtilir.
... onlar artık ölemezler, çünkü onlar, meleklere eşittirler ve dirilişin oğulları olan, tanrı'nın oğullarıdır. (luka 20:36, nkjv)
“sûra üfürülünce allah’ın istediği kimseler dışında yerde ve gökte bulunan herkes ölür.” (zümer, 68)
4- melekler evlenmezler, insansı bir yaşayışları yoktur.
dirilişte insanlar ne evlenirler ne de evlenirler; cennetteki melekler gibi olacaklar. (matta 22:30, nıv)
5- melekler, insanı korurlar. kendi düşünceleri vardır ki bunu kur'an'da insan yaratılırken meleklerin itirazı ile çok net görürüz.
ve otoritelerini elinde tutan, kendi evlerini terk etmeyen melekler - bu, o, büyük gün'ün yargılanması için sonsuz zincirlerle bağlanmış, karanlıkta kalmıştır. (jude 1: 6, nıv)
sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler. (kaf 17,18)
hani rabbin meleklere, “ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. onlar, “biz seni övgü ile tesbih ederken ve senin kutsallığını dile getirip dururken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. allah “şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu. (bakara 30)
1- bütün semavi dinlerde ortak olan nokta, meleklerin kanatlı oluşudur. bu çizim genellikle hristiyan mimarisinde görülürken aslında kuran'da da geçer. fatr suresi ikinci ayeti örnek göstermek gerekirse,
“o, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılandır.”.
meleklerin kanatlı olduğu bilgisi tevrat üzerinden de yazının ilerleyen kısmında belirtilecektir.
2- meleklerin uçtuğu bilgisi bütün dinlerde geçer. bu, kuran'da da yeryüzüne inmek olarak belirtilir.
ve gökten uçan bir başka melek gördüm, bu dünyaya mensup insanlara, her ulusa, kabileye, dile ve insanlara, ebedi iyi haberi taşıdı. (vahiy 14: 6, nlt)
o vakit mü’minlere: “rabbinizin, indirilmiş üç bin melekle size yardım etmesi yetmez mi?” diyordun. (al-i imran, 124)
tevrat'ta meleklerin ve tanrının fiziki tasvirinin açıkça yapıldığı bölüm hezekiel'dir. kısaca, melekler haşmetli kanatlara, 4 yüze ve 4 kanata sahiptir. meleklerin altlarında daimi olarak bulunan birer tekerlek vardır, bu tekerlekler meleklerin ruhunu taşır. tekerleğin içerisinde tekerlek ifadesi ile fiziki görünüm açıkça tasvir edilir. burada tanrının da tasviri yapılmıştır, konumuz melekler olduğu için detaya inmeyeceğim ancak tevrat'ın ilk bölümlerinden biliyoruz ki tanrının suretinin insanınkine benzer olduğu belirtilir.
kuzeyden esen kasırganın göz alıcı bir ışıkla çevrelenmiş, ateş saçan büyük bir bulutla geldiğini gördüm. ateşin ortası ışıldayan madeni andırıyordu. en ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu; her birinin dört yüzü, dört kanadı vardı. bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu. dört yanlarında, kanatların altında insan elleri vardı. dördünün de yüzleri, kanatları vardı. kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyordu. her yaratığın dört yüzü vardı: önde dördünün yüzü insan yüzüne, sağda dördünün aslan yüzüne, solda dördünün öküz yüzüne, arkada dördünün kartal yüzüne benzer bir yüzü vardı. yüzleri böyleydi. kanatları yukarıya doğru açılmıştı. her yaratığın iki kanadı yanda öbür yaratıkların kanadına değiyor, iki kanatla da bedenlerini örtüyordu. her biri dosdoğru ilerliyordu. ruhları onları nereye yönlendirirse, sağa sola sapmadan oraya gidiyorlardı. canlı yaratıkların görünüşü yanan ateş közleri ya da meşale gibiydi. ateş yaratıkların ortasında hareket ediyordu; ışık saçıyor ve içinden şimşekler çakıyordu. yaratıklar şimşek çakar gibi hızla ileri geri gidip geliyorlardı. bu dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında, yere değen bir tekerlek gördüm. tekerleklerin görünüşü ve yapısı şöyleydi: sarı yakut gibi parlıyorlardı ve dördü de birbirine benziyordu. görünüşleri ve yapılışları iç içe girmiş bir tekerlek gibiydi. hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu. tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu. canlı yaratıklar hareket edince, yanlarındaki tekerlekler de hareket ediyordu; yaratıklar yerden yükseldikçe, tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu. ruhları onları nereye yönlendirirse oraya gidiyorlardı. tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu. çünkü yaratıkların ruhu tekerleklerdeydi. yaratıklar hareket ettiğinde onlar da hareket ediyor, yaratıklar durduğunda onlar da duruyor, yaratıklar yerden yükseldiğinde onlar da yükseliyordu. çünkü yaratıkların ruhu tekerleklerdeydi. kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı. kubbenin altında kanatlarının biri öbürünün kanatlarına doğru açılmıştı. her birinin bedenini örten başka iki kanadı vardı. yaratıklar hareket edince, kanatlarının çıkardığı sesi duydum. gürül gürül akan suların çağıltısını, her şeye gücü yeten’in sesini, bir ordunun gürültüsünü andırıyordu. durunca kanatlarını indiriyorlardı.
3- hristiyanlıkta melekler, sonsuzluk içerisinde yaşarlar, ölümsüzlerdir. islam'da ise kur'an'da bir ifade geçmez ancak allah isterse bütün canlıların ölebileceği belirtilir.
... onlar artık ölemezler, çünkü onlar, meleklere eşittirler ve dirilişin oğulları olan, tanrı'nın oğullarıdır. (luka 20:36, nkjv)
“sûra üfürülünce allah’ın istediği kimseler dışında yerde ve gökte bulunan herkes ölür.” (zümer, 68)
4- melekler evlenmezler, insansı bir yaşayışları yoktur.
dirilişte insanlar ne evlenirler ne de evlenirler; cennetteki melekler gibi olacaklar. (matta 22:30, nıv)
5- melekler, insanı korurlar. kendi düşünceleri vardır ki bunu kur'an'da insan yaratılırken meleklerin itirazı ile çok net görürüz.
ve otoritelerini elinde tutan, kendi evlerini terk etmeyen melekler - bu, o, büyük gün'ün yargılanması için sonsuz zincirlerle bağlanmış, karanlıkta kalmıştır. (jude 1: 6, nıv)
sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler. (kaf 17,18)
hani rabbin meleklere, “ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. onlar, “biz seni övgü ile tesbih ederken ve senin kutsallığını dile getirip dururken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. allah “şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu. (bakara 30)
devamını gör...
4.
orta doğu mitolojisinde iyi olduğu anlatılan fantastik varlık.
devamını gör...
5.
ınsan halife adayıdır ve secde edilendir.
bir ayette şöyle geçer. melekler sizin bir gununuze denk olan 50bin yıllık yoldan inerler...
ee hani biz halife idik...melekler bunları yapabiliyorsa halifenin daha ötelerini yapması gerekmez mi? :)
olay şu aslinda, varlık aleminde insandan başka varlık yoktur. melekler başta olmak üzere canlı cansız tüm varlıklar insanın alt formlarıdır.
insan, insanlık makamından düşerse hayvana dönüşür. bu metafor değil... ( onlara aşağılık maymunlar olun dedik )
melekelerdende insan formuna yükselenleri vardır.( harut ve marut )
bazi guçler bunun farkındalar. uydurma bir tevrat ayeti "onların dillerini karıştırın ki birbirlerini anlamasınlar" kuran-i kerime noktalama işaretleri sonradan ilave edilmiştir.
özetle kuran mealleri hatalıdir.. :(
ınsan ile kuran ikizdir...hadis
ınsan dna sında bildiğimiz kuranın ötelerini taşır...
yeter ki hatırlayabilsin.. şahitlik gününü...ve...orada öğrendiği ilimleri...
:)
bir ayette şöyle geçer. melekler sizin bir gununuze denk olan 50bin yıllık yoldan inerler...
ee hani biz halife idik...melekler bunları yapabiliyorsa halifenin daha ötelerini yapması gerekmez mi? :)
olay şu aslinda, varlık aleminde insandan başka varlık yoktur. melekler başta olmak üzere canlı cansız tüm varlıklar insanın alt formlarıdır.
insan, insanlık makamından düşerse hayvana dönüşür. bu metafor değil... ( onlara aşağılık maymunlar olun dedik )
melekelerdende insan formuna yükselenleri vardır.( harut ve marut )
bazi guçler bunun farkındalar. uydurma bir tevrat ayeti "onların dillerini karıştırın ki birbirlerini anlamasınlar" kuran-i kerime noktalama işaretleri sonradan ilave edilmiştir.
özetle kuran mealleri hatalıdir.. :(
ınsan ile kuran ikizdir...hadis
ınsan dna sında bildiğimiz kuranın ötelerini taşır...
yeter ki hatırlayabilsin.. şahitlik gününü...ve...orada öğrendiği ilimleri...
:)
devamını gör...
6.
insandan üstün bir varlık olduğu ve meleklerin cinsiyeti olmadığı için insan ismi ve tek bir cinsiyete ait yani bir kız ismi olmasını saçma bulduğumdur.
devamını gör...
7.
iyi kalpli insanlar için mecaz anlamda kullanılan bir benzetme.
devamını gör...
8.
seri oy veren melek buralarda☆☆☆
devamını gör...
9.
bir de kara olanı mevcuttur.
devamını gör...
10.
bir çift kanat ve hale olmazsa olmaz.
devamını gör...
11.
kutsi'nin seslendirdiği bir şarkı...
kaybedecek zamanımız yok sevgilim
bizi bundan sonra mutluluk ifade ediyor
bırak bizi kendi halimize
aşka borçlu kalmayalım
ayrılığın esiri olmak yerine
her saat her dakika göz göze yanyana kalalım
benim senden başka kimim var ki
yalancı rüyalara kanmayalım
ecel kapıyı çalmak zorunda kaldığında
bana son sözün ne diye merak ediyorum
hayatın gerçekleriyle karşılaştığında
cennetin kapılarında bekliyorum
sen beni gülümseten bir meleksin
hayat bağlı kalmama tek sebepsin
kaybedecek zamanımız yok sevgilim!!
kaybedecek zamanımız yok sevgilim
bizi bundan sonra mutluluk ifade ediyor
bırak bizi kendi halimize
aşka borçlu kalmayalım
ayrılığın esiri olmak yerine
her saat her dakika göz göze yanyana kalalım
benim senden başka kimim var ki
yalancı rüyalara kanmayalım
ecel kapıyı çalmak zorunda kaldığında
bana son sözün ne diye merak ediyorum
hayatın gerçekleriyle karşılaştığında
cennetin kapılarında bekliyorum
sen beni gülümseten bir meleksin
hayat bağlı kalmama tek sebepsin
kaybedecek zamanımız yok sevgilim!!
devamını gör...
12.
çok hızlı olduklarına inanılan, ışıktan yaratıldığına ve tanrı ile insan arasında aracılık yaptığına inanılan, gözle görülmeyen, tinsel varlık olarak ifade edilir.
benim en sevdiğim melek, tolstoy insan ne ile yaşar kitabındaki melektir.
benim en sevdiğim melek, tolstoy insan ne ile yaşar kitabındaki melektir.
devamını gör...
13.
arapça mlk kökünden gelen malak ملك “bir tür tanrısal varlık” sözcüğünden alıntıdır. bu sözcük aramice/süryanice ve ibranice lak kökünden gelen məlˀāk מַלְאך “elçi, haberci” sözcüğünden alıntıdır.
ibranice sözcük iranca fraēşta (1. elçi, ulak, 2. tanrısal elçi) kavramına tekabül eder ve mö 6. yy'da fars/zerdüşt geleneğinden yahudi kültürüne aktarılmıştır. eski yunanca ángelos "1. elçi, 2. tanrısal elçi, melek" aynı sözcüğün doğrudan çevirisidir.
arapça sözcüğün malaka "egemen oldu, malik oldu" fiili ile etimolojik alakası yoktur.
ibranice sözcük iranca fraēşta (1. elçi, ulak, 2. tanrısal elçi) kavramına tekabül eder ve mö 6. yy'da fars/zerdüşt geleneğinden yahudi kültürüne aktarılmıştır. eski yunanca ángelos "1. elçi, 2. tanrısal elçi, melek" aynı sözcüğün doğrudan çevirisidir.
arapça sözcüğün malaka "egemen oldu, malik oldu" fiili ile etimolojik alakası yoktur.
devamını gör...
14.
yeni doğan bebeğe yazılmış candan erçetin şarkısı.
devamını gör...
15.
devamını gör...
16.
judas priest' in kendisinden çokça şey beklediği tinsel varlıktır.
devamını gör...
17.
kuzenim doğduğunda ona "hoşgeldin bebek" olarak söylediğim candan erçetin şarkısı. küçüktüm tabi o zamanlar. ne zaman dinlesem aklıma o zaman gelir.
devamını gör...
18.
sır kuvvetinde ileri gidemezler, aksi taktirde sır ehli olurlardı ve böylece hz.adem'e müsavi ya da üstün olurlardı. ancak bu, bakara 31. ayete aykırı olurdu.
devamını gör...
19.
melek kadinlarin yoresinde cok guvende hissediyorum...
o kadar istisnalar ki...
genelde en melek gordugun kadinin bile kafasinda bin tilki donuyor;)
o kadar istisnalar ki...
genelde en melek gordugun kadinin bile kafasinda bin tilki donuyor;)
devamını gör...
20.
melek kelimesi işlev demek. meleke mesela ne demek. yetenek yapabilmek sahip olmak işlevsellik vb..
o sebeple melek dendiğinde aslında bildiğimizden farklı bir şey kastediliyor olabilir..
o sebeple melek dendiğinde aslında bildiğimizden farklı bir şey kastediliyor olabilir..
devamını gör...