101.
1973 doğumlu türk sunucu ve gazetecidir.
marmara üniversitesi'nde okumuş, hukuk alanında yüksek lisans yapmıştır.
televizyonculuğa adım atmış ve sabahları sunduğu 10.00/13.00 arasında yayınlanan programı ile kendini sevdirmiştir.
bir kızı vardır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
102.
öğlen uyuyakalmışım. rüyama girdi. hiç tanımadığım birinin cinayeti yüzünden beni programa çıkarmış kızıyordu. tövbe tövbe!
devamını gör...
103.
canlı yayında ekibini haşlamasından hoşlanmıyorum. hataları varsa ekranda ve stüdyoda söyleme. kenara çek öyle söyle.
devamını gör...
104.
sosyal ortamda nasıl birisidir hiçbir fikrim yok. ancak kendisini ne zaman tvde görsem ya da ne bileyim haber sitelerinde adı geçse hiç bakmadan devam ederim. çok itici ve çok soğuk birisi olduğu için kendisine karşı hiçbir sempatim yok maalesef.
devamını gör...
105.
anadolu insanların zihnini kirleten ve sanki "bakın anadolu irfanı budur" algısı yaratan bir program. illaki programı yapanların amacı bu değildir fakat algısı zayıf insanların bu ve benzeri programlardan etkilenip "ulan demek ki anadolu'nun tamamı böyle ha" algısı oluşturan bir zehirden başka bir şey değildir.

bu ülkede hukuk doğru işlemediği için, insanlar haklarını bilmediği için, cahil bırakıldıkları için bunlar yaşanıyor ve "yav bu müge de olmasa dosyaları kim çözecek" düşüncesi oluşuyor. koskoca ülke reyting uğruna çalışan bir televizyon programından medet umuyor.

hangi toplum kusursuz mükemmelliğe ulaşmıştır ki kendi halkımızı* aşağılama gafletine giriyoruz?

anadolu insanı; sensin, benim, aileniz, arkadaşlarınız...
bunların* hepsi tavuğa, damacanaya, köpeğe mi halleniyor?

"anadolu irfanı ıyk" dediğin şey bu.
devamını gör...
106.
aslında o saf masum , temiz kalpli diye adından söz edilen anadolu köylüsünün nasılda yoz ve hin baz ve acımasız olduğunu gözümüze sokan ve aslında toplum gerçeklerini görme açısından faydalı program.
devamını gör...
107.
yaptığı programın leşliği bir yana, bu karının kendisi de o kadar leş ki, meşhur kral tv müzik ödüllerinde olayları başlatanlardan bir tanesidir. o değil de bütün günahlar garibim serdar ortaç'a kaldı. kumarbaz serdar da ayrı beter olsun.
devamını gör...
108.
bu kadın hakkında iyi mi düşünmek lazım, kötü mü, ben açıkçası kestiremiyorum. bu kadının yaptığı program sertliğinde program batı da yok. almanya'da müge anlı gibi bi kadın yok.

bu kadın çok kere "emniyet" i yönlendiriyor!! şuraya gidin, şurayı kazın, diyor !!

batılılar bunu güvenlik zaafı olarak algılarlar !! kadın tv'ye niye çıkıyo, gitsin savcıyla konuşsun, derler.

düşünsene, savcının yapması gereken işi tv'ci kadın yapıyo ve yıllar önce dosyası kapatılmış cinayeti ortaya çıkarıyo, mesela...

bunun örneği amerika 'da varmış, ama avrupa ' da müge anlı benzeri tv programları yok. ben hiç duymadım.
devamını gör...
109.
gencken cok guzel 1 kadindi ya. iyi sunucu ama fazla da sinirlidir.
devamını gör...
110.
amerika'da da var böyle programlar ama ulusal -federal lisanslı televizyon kanalları işlemezler ,eyalet ve yerel kanallar yaparlar ,genelde boşanma,kavga ve kayıp olayları ,cinayet falan olmaz ,birde matrak mahkemeler var ben bazen izliyorum muazzam matrak ,bazı dizi kanallarında vardı acayip gülersiniz.
cinayet olayı apayrı bir olay hiç bir hukuk sistemi müge anlı gibi bir program yapımcısına izin vermez ..
müge anlı'nın kocası emniyet müdürü galiba epey de sevgili kaldılar ,başka ülkede o müdürü anında kovarlar zaten böyle bir programa izin vermezler.
savcı soruşturmasını polis yapar polis ne kadar işini yapar taşra kasabalarında soruşturma allahlık'tır.(ben demiyorum dün tv.'de dedi emekli emniyet müdürü) ,tam yetkili adliye polis kurulsun diye boşuna demiyoruz.
bizde yemek programı yapan yeri geliyor deprem hakkında konuşuyor ,terörle mücadele aklı veriyor ,yeri geliyor belediye başkanı seçiliyor.
ileri ülkeyiz esrar -ot müptelası, amatem'de tedavi görmüş atatürkçü abimiz şu an belediye başkanı,ee olsun sosyal demokrasi de her şey mübah.
devamını gör...
111.
gazetelerin 3.sayfasında olan haberler gibi programı olan kadın.
o tür programları izlemememle övünüyorum. kimseye faydası olmayan programlar, televizyon izleyen kaldıysa bilmiyorum kim ne diye izliyor.
ben o kadını pazar kuşağı dedikodu programı yaparken izlerdim.
devamını gör...
112.
faydası vatandaşın devletten yardım istediğinde karşılık göremediği konularda aracı olmasıdır. düşünsenize bir yakınınız kayıp ama öldürüldüğünü biliyorsunuz. kanıt, yeterli şüphe var ama devletin işleyişi ve yükü o kadar ağır ki hiçbir şey yapamıyorsunuz. bu kadın o noktada kamuoyu baskısı yaratıp, evraktan, izinden senelerce sürecek tanıklara, delillere ulaşıyor. sayısını bilmediğim kadar faili meçhul, kayıp diye aranan cinayetlerin çözülmesine neden oldu. ayrıca birçok sosyal çürümeyi de gözler önüne seriyor. her açıdan çok faydalı bir program yapıyor.
devamını gör...
113.
müge anlı denince benim aklıma yıllar önce söylenen şu (tespit) cümle gelir ;

- sevgili müge anlı'nın uzun yıllardır atv 'de yaptığı vatani görevinden artık terhis olmasını istiyoruz.
devamını gör...
114.
'anadolu irfanı' denilen olguyu göstermesi açısından yaptığı televizyon programı yararlı aslında. önceden rezillikler büyükşehirlerde oluyor diye bilinirken o anadolunun köylerinde ne irfanlar ne hikayeler ne fantaziler varmış öğrenmiş olduk.
devamını gör...
115.
şunu izleyene saygı duymam. bu nedir abi ya.
devamını gör...
116.
bu kadının ve benzeri program yapanların ele aldıkları kimi olayların sahte olduğunu düşünüyorum. bir donem evlilik programları vardı. cast ajanstan buldukları aktörlerle güya evlilik programı yapıyolardı. evlenmek için gelenlerin hiçbirinin aktörlükten başka işi yoktu ve aylarca programlarda zırvalayıp duruyolardı.
bir benzeride bu reality show programları. kimi olaylar gerçek olabilir ama kimi hadiseler uydurma.
programa katılanlara maaş veriyolar bunlarda programda kalmak için abuk subuk saçma şeyler uydurup duruyolar. rezillik.
devamını gör...
117.
araştırmacı gazeteci.

gün geçtikçe daha garip biri olmaya başladı. artık karşısına gelen cahil cühela takımına karşı olan toleransı mı bitti yoksa bunca yıldır kendi alanında en başarılı kişi olmanın getirdiği bir şımarıklık mı bilmiyorum ama sevimsizleşti.

birincisi çokbilmişliğin dozunu inanılmaz derecede artırdı. insanların yaşadığı koşullar ve olaylara verdikleri tepkiler aynı olmak zorundaymış gibi "hayır! öyle olmaz!" diyerek lafı ağzına tıkıyor milletin. "ben şöyle yapmam, ben öyle yaparım, benim annem böyle der ben ben ben..." yahu tamam! sen, kendi yetişme koşulların içerisinde farklı bir insan olarak büyüdün. karşına gelen kişilerin hayatıyla ilgili sorular soruyorsan, onların nasıl tepkiler verdiği önemli duruma geliyor, seninkiler değil. zaten normal yaşayan, normal tepkiler geliştiren insanlar olsalar, orada senin karşında olmazlar.

mesela 15 sene önceki olay için "hatırlamıyorum" diyen insana yüklenmeleri çok komik. "hayır! o kadar önemli bir olaysa mutlaka hatırlarsın." zaten birine taktıysa kafayı, her lafa "hayır" diye başlama huyu edindi. karşısındakinin söyledikleri umurunda bile olmuyor.

şimdi düşünüyorum mesela bunun "öyle bir günü hayatta unutmazsın" ya da "o yaşta olanları hatırlamazsın" diye bilmişlik yaptığı konular hakkında. valla ben unutuyorum önemli olayların olduğu günleri gayet? yahut aşırı küçükken olan bazı şeyleri, tek karelik olsa da hatırlıyorum. sen bazı günleri unutmuyorsun ya da sen o yaşlarını hatırlamıyorsun diye herkes seninle aynı olmak zorunda mı?

ikinci olarak, dinlemiyor kesinlikle. az önce şöyle bir şey oldu en taze örnek olarak;

müge: öyle zırt diye ilk seferinde hamile kalınmaz. yanlış mıyım hocam?
şevki hoca: şimdi hamil...
müge: car car car, vır vır vır...

soru soruyorsun, cevabını dinlemiyorsun. hele şevki hoca'ya bunu sürekli yapıyor. adamın cümlesinin orta yerinden dalıyor konuya. millete akıl veriyorsun her konuda ama birisi konuşurken sıranı beklemen gerektiğini bile öğrenememişsin.

saçma sapan bir karakter oldu gerçekten. birileri uyarsa da kendine gelse artık biraz.
devamını gör...
118.
kendisini birilerinin sayesinde izledim bir süre.

şimdi bu rahmi bey, ağır konuşan bir insan. olayları geç algılayan bir insan. mesela mustafa'nın görümcesi mustafa'nın babaannesini doğramaya karar verip su kuyusuna attığında, bu nedenle stüdyoda kıyamet koptuğunda rahmi bey, "şimdi mustafa bir dakka dur bakalım. bak mustafa, senin baban kim önce bunu de" gibi anlamsız sorular soruyor. gevrek+uzun konuşma tarzı yüzünden, müge anlı tarafından sürekli sözü kesiliyor. işte ben buna sinir olurdum.

mıy mıy da konuşsa, adam bir avukat orada. eski kafa, anadolu birisi olduğu belli. mangal yapasım geliyor benim rahmi babaya. o adamı susturmak ayıptır. olaylara dümdüz bakan birisi rahmi bey. müge anlı, bu güzel insanın lafını kesmeyi adet edinmiş. bunun bir başkası tarafından da görülmesine çok sevindim şu an.

dayısını babasıyla hamile eniştesinin evinde yakaladığı için şaşırıp bacısını kesen cemal bey gibi karakterleri ve telefonla yayına bağlananları azarlama tarzı da o kadar sığ ki, tıpkı ekşi meriçleri gibi sadece kalıp cümleler ile tribünlere oynuyor müge hanım. buna kızıyoruz biz dikkatli izleyenler. tribünler zaten, orada stüdyoda suçlu koltuğunda oturan manyak insan profilinin bir replikası. mikrofonu eline alan teyze, birisine bağırıyor. müge anlı, o irite eden çok bilmişliği ile teyzenin sözünü kesiyor. "dur şimdi müzeyyen hanım. yine de böyle demeyelim. en iyisini sayın hakimlerimiz ve değerli emniyet mensuplarımız bilir" diyor. 3 dakika geçiyor geçmiyor, cemal'e soruyor: "cemal bu kızdan ne istedin de kestin, erkek olamadın mı? gidip dayını kesseydin". seyirci zaten sürekli alkışlıyor. müge anlı ne dese alkışlıyor. tımarhane gibi. kimse çelişkileri görmüyor. gaz bir ortam var. kendisinin karşısındaki bu karakterler de, "evde horoz dışarıda tavuk" dediğimiz cinsten insanlar oluyor hep. "abla" diyorlar müge hanım'a.

"abla şaşırdım valla" diyor cemal örneğin. "baktım herkes birbirini sitiyordu, o ara bacım yakında olduğu için onu kestim" diyor. saf da bu adamlar. saf ve psikopat olmayı aynı çatıda harmanladıkları için, "bacımı kestim gömdüm ağaca" derken, bunun dinleyicide yaratacağı etkiyi, öfkeyi düşünmüyor bu insanlar. "odunlukta garton gutu vardı. gafasını kopardıktan sonra onu serdim çalıya hasır neyimle guyuya attım akşamınan" anlatısındaki ses tonu, "çırağa 500 verdim 2 sigara peynir-zeytin al dedim" der gibi.

işte bu insan profilini bulduğu vakit, çok sığ bir ahlak bekçiliğine başlıyor müge hanım. bu gözlemi yapan kişileri kocaman öpüyorum (bahane oldu bana da). müge anlı'nın yaptığı ahlak bekçiliğinin sınırları, sosyal medyada bir konuyu kurallar silsilesi haline getirip genelleme yapanların yaptığı b.ktan genellemeler ayarında.

+ eee sen de erkek olsaydın da kızı adama vermeseydin
+ eee oturacaksın evinde kızım sen de. yok öyle sevgi mevgi daha bacak kadar yaşınızda
+ kazım sen bu kızı geri yollamazsan, tüm gücümle senden onu almazsam adım müge anlı olmasın
(alkışlar, alkışlar, alkışlar)

büyülenmiş gibi millet. seyirci bazı teknik konular öğrendiği için, artık eskiden bilmedikleri şeyi rahatça söylüyor.

ekşi sözlük'te "müge anlı'dan patates ister gibi dna testi istemek" konusuna bakabilirsiniz. bu konuda sitemimi yazmıştım orada. seyirci de zaman içinde gelişti, evrim geçirdi. adli tıp hususuna hakim artık seyirci. seyirci böyle olunca, buna da karşı çıkıyor müge hanım bazen. bir seyirci bağırıyor arkadan mesela:

- diniağğğ tisti yapak (evde kek yapalım gibi diyor kadın bunu)

"yoooo bir durun" diye giriyor müge hanım yine o gıcık bilmiş tavrı ile. mehmet ile züleyha birbirini sevdiyse bize laf düşmez, çocuk murat'ındır o halde diyor. murat kameraman bu arada. o da şaşırıyor ama alkışlıyor. bir anda çocuğu olduğu için seviniyor murat.

abi...ben manyak ederdim bunu telefonda da, ahhh. benim sesimi keserler hemen. akp hükümeti benim gibilerin konuşmasına asla izin vermez. ben bir kızı kaçırsam "size ne birader, türk anayasasına göre..." diye başlarım 3 saat susmam.

kız kaçıyor (19 yaşında) mesela. nübayiş küçükpike telefonda kekelediği için, müge hanım hemen adama saldırıyor. kızın annesi-babası stüdyoda o an. iq'su 100 üzeri olan herkes durumu anlar. kızın kaçmasının nedeni, annesinin çenesi. annesi sürekli konyalı tiz sesli teyze sesinde konuşuyor. baba bezmiş artık. anneden de bezmiş kızdan da. bu çok açık. olayı biz anlıyoruz izleyici olarak. oradaki garip kitle farklı anlıyor. baba o an içinden, "keşke karım da kaçsa" demiyorsa insan değilim ben. yüzü düşmüş adamın. kılıbık yakıştırmasını bile yapmaktan imtina ediyorum şu an. "iyi huylu" diyeyim, daha onore edici. sakin bir adam baba, mülayim. kendisi halk nazarında kızının dönmesini isteyen baba olduğu için, sessizce, "gızım dön" diyor sadece. sonra susuyor adam. anne yeniden "körolasıcası" diyerek giriyor lafa ve nübayiş küçükpike'ye saldırıyor. nübayiş bey de tutuk. duruyor telefonda. herkes kensdisine saldırırken hiç takmayan rahat adamlar vardır ya hani. onun gibi insanlar bu profiller. duruyor uzun süre nübayiş bey. sonra, "yaani zeynebi seviyom valla kendi geldi" diyor. arkadan zeynep telefonda ciyaklıyor. "ölürüm de dönmem o eve bitti artık" diyor.

babacım bunlardan bize ne? reytingmatik işlerken müge hanım'ı daha sakin görüyorum. buraları anlıyorum. şahan'ın nefis karakteri bülent binbaş gibi, reytingmetre düşerken devreye girebiliyor müge hanım.

allah için, ekibi de süper. nübayiş küçükpike gibi profiller sorunlu tipler olduğu için, mutlaka ellerine bir koz veriyor. mesela gelecek haftaki programda, nübayiş'in babasını hamile bıraktığı skandalı çıkıyor ortaya. babası da aynı ses tonunda. o da donuk. "güzel adamdır nübayiş, arada kendini gaybediyor" diyor baba yayında 8 aylık hali ile. bu insanlar, seyircinin ve müge hanım'ın daha çok çıldırması için xanax'lanıyor gibi bir teorim vardı bir ara. bu insanlar bu kadar sakin anlatamaz bu olayları. başka yolu yok. seyirciler hariç herkesin haplanması hususunu hala düşünüyorum kafamda.

müge anlı izlemek, benim ömrümden 10-15 sene götürdü. cem yılmaz'ın dediği gibi, "hani ben marjinaldim" dedim kendi kendime. bu insanların hayatının yanında, yaşadığım bazı özel seks maceraları, lisede sevgili ile el ele sinemaya gitmek kadar masum kalıyor. aslında bu yönden, moral verici bir program diyebilirim.

ex'lerden birisi, müge hanım'ın boşandığı ilk eşinden biraz çektiğini söyledi. şu an fazlasıyla güçlü bir insan oldu müge anlı. bunu takdir ediyorum. dokunduğu hayatlar için de ona teşekkür ederim. hükümet'in kolladığı bir kaç ses getiren davayı almadığı için ben de kırgınım ama olur bunlar show business hayatta. onu da normal karşıladım. ben sadece, bu bilmiş tavırlarına deli oluyorum, ağır konuşmayı ve ağzını yayarak anlatmayı, olayın ortasında "sen bu kızı sevdin mi hasan" gibi sorular sormayı bir felsefe yapmış rahmi bey'in, sözünü kesmesine deli oluyorum. onun dışında bahsettiklerimden de anlamıştır okuyucu. müge hanım gücünü kendisini her daim destekleyen emniyet mensuplarımızdan, hükümete yakın bir çizgide olmaktan, yıllar içinde bölüm başına aldığı astronomik rakamlarla kendi finansal özgürlüğünü elde etmesinden, ondan bundan ziyade, birisini doğrayıp çekirdek çitler gibi sakince yayında anlatan insanların tutuk konuşmasından alıyor.

daha önce dediğim gibi, ben zeynep'i kaçırsam öyle bir savunurum ki, seyirci teyzelerin hepsi gelip bende yaşar, 100'lü yaparım.. müge hanım'a, azarlaması çok kolay olan kız kaçıran erkekler düşüyor. o konuda şanslı bence.
devamını gör...
119.
evlilik içi tecavüze uğramış kadınlara sen de o kadar çocuk yapmasaydın diyebilen düşüncesiz ve empati yoksunu şovmen.
devamını gör...
120.
kongrede olduğumdan izleyemiyorum. yoksa her gün bir önceki günü hızlandırıp izlerim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"müge anlı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim