1.
evin en huzurlu mekanıdır.
hem karnınızı hem ruhunuzu doyurursunuz.
hem karnınızı hem ruhunuzu doyurursunuz.
devamını gör...
2.
hazırlama, pişirme yeridir; evin ocağının tüttüğü, kutsal değerlerin bulunduğu yerdir; evi ev yapan, ona kişiliğini kazandıran bölümüdür.. her kültürde farklı yemeklerin farklı pişirilme esaslarına göre ayrılır; her mutfağın ayrı yeri ve seveni vardır, yine de birbirleriyle yarıştırılırlar, bileşimleri de çağdaş füzyon mutfağı olarak çok tutulmaktadır..
devamını gör...
3.
çocuklar duymasın adlı dizide önemli bir konu konuşulacağında oyuncular arasında geçen repliktir.
(bkz: çocuklar duymasın) (bkz: mutfak)
(bkz: çocuklar duymasın) (bkz: mutfak)
devamını gör...
4.
arapça matbah,pişirme yeri sözcüğünden türemiş kelime.
devamını gör...
5.
latincede coquīna "mutfak" anlamında bir sözcük.
coquīna, türkçeye 1. yemek pişirmeye ve aynı zamanda ısınmaya yarayan büyük soba. 2. gemi mutfağı anlamında kullanılan kuzine olarak girmiş.
bakın çeşitli yerlerde ne hallerde:
coquīna, türkçeye 1. yemek pişirmeye ve aynı zamanda ısınmaya yarayan büyük soba. 2. gemi mutfağı anlamında kullanılan kuzine olarak girmiş.
bakın çeşitli yerlerde ne hallerde:
devamını gör...
6.
ingilizcede - kitchen
almancada küche
fransızcada- cuisine
italyancada- cucina
anlamına gelmektedir.
sabah sabah bulunduğum ortamı sorguladım, biz niye mutfak diyoruz abi buna dedim.
almancada küche
fransızcada- cuisine
italyancada- cucina
anlamına gelmektedir.
sabah sabah bulunduğum ortamı sorguladım, biz niye mutfak diyoruz abi buna dedim.
devamını gör...
7.
bazı manyaklarda nedense libido arttırır. işinde gücünde gariban kadın partnerler, erkeklerinin mücch mücüch ımhhh tarzı muamelesine maruz kalırlar burada. çoğumuzun dünyaya gelişinde hatrı büyük, kendisi küçük, fayans ve mermer içeren odadır.
devamını gör...
8.
can sıkıldıkça gidilip gezilesi, içinde bulundurduğu buzdolabının kapağı açılıp kapanası yer.
devamını gör...
9.
akıl sağlığımdan daha hızlı dağılan tek yer.
devamını gör...
10.
suan oldugum yer.
devamını gör...
11.
devamını gör...
12.
(bkz: hepsi amariganın oyonu)
devamını gör...
13.
mutfak ve de balkon şu dünyadaki en önemli yerlerdendir
devamını gör...
14.
hem mesleğim gereği hem pis boğaz oluşumdan günümün 16 saatini geçirdiğim yer.
yeni tarifler bulmak kendime ait imza yemeklerimi çıkarmanın hazzı en tutkulu seksten bile muhteşem.
yeni tarifler bulmak kendime ait imza yemeklerimi çıkarmanın hazzı en tutkulu seksten bile muhteşem.
devamını gör...
15.
yemek yapılan yer! hanımcılar pek sever.
devamını gör...
16.
mutfakta oyalanmak zihnimde dönenleri geçiştirmeme çok yardımcı oluyor.
bir süredir bir sebepten keyfim pek yok, böyle durumlarda hemen misafir davet ediyorum. düşünmeme pek fırsat kalmasın diye bir hafta içinde iki gün arayla üç akşam misafir ağırladım, zihnen rahatladım ama bedenen yoruldum yahu :)
hayatta özgürce alamadığım kararların acısını mutfaktan çıkarıyorum. istediğim çeşitleri istediğim oranda istediğim kadar yapıyorum, rahatlıyorum.
anladım ki mutfak benim savunma mekanizmam.
bir süredir bir sebepten keyfim pek yok, böyle durumlarda hemen misafir davet ediyorum. düşünmeme pek fırsat kalmasın diye bir hafta içinde iki gün arayla üç akşam misafir ağırladım, zihnen rahatladım ama bedenen yoruldum yahu :)
hayatta özgürce alamadığım kararların acısını mutfaktan çıkarıyorum. istediğim çeşitleri istediğim oranda istediğim kadar yapıyorum, rahatlıyorum.
anladım ki mutfak benim savunma mekanizmam.
devamını gör...
17.
hem yemek yapılan, hem yemek yenilen, hem de sevişilen mekan.
devamını gör...
18.
insanlar mağarada yaşarken mutfak var mıydı yoktu. zaten ocak ateş. o zaman mutfakta ateşin yanında olmalıydı. insanlar evlere geçince bu sefer mutfak aslında depo gibi bir yer olmuş. yiyeceklerin konduğu bir yer.
anadolu da evlerin içinde su olmadığı dönemlerde. buzdolaplarının olmadığı tel dolapların çömleklerin koyun derisinde peynirlerin çömleklerde pekmezlerin olduğu dönemlerde mutfak bir depo gibi bir yerdi demek ki. yemeği ocakta sobada yaparlar sonuçta. sonra evlere su geldi elektrik geldi en önemlisi buzdolabı geldi. işte o zaman bir ayrı odaya gerçek bir mutfağa ihtiyaç duyuldu.
ürünler nerde duracaktı nerede yemek yapılacaktı.
evin her yerine soğan kokusu ye ek kokusu sinerdi.
sonraları zaten davlumbaz fırın derken mutfağa bu sefer masalar televizyonlar taşındı.
mutfak bir odadan fazlası oldu.
demek ki mutfak aslında evin en önemli kısmı.
ben amerikan mutfak sevmiyorum. bizim gibi ülkeler için iyi bir şey değil.
ve bakıyorum ev ilanlarında gerçekten çok kötü mutfaklar var. çok küçük mutfaklar çok dar çok bakımsız tezgahlar. çok küçük tezgahlar.
ya artık bu devirde mutfak büyük olmalı geniş olmalı.
anadolu da evlerin içinde su olmadığı dönemlerde. buzdolaplarının olmadığı tel dolapların çömleklerin koyun derisinde peynirlerin çömleklerde pekmezlerin olduğu dönemlerde mutfak bir depo gibi bir yerdi demek ki. yemeği ocakta sobada yaparlar sonuçta. sonra evlere su geldi elektrik geldi en önemlisi buzdolabı geldi. işte o zaman bir ayrı odaya gerçek bir mutfağa ihtiyaç duyuldu.
ürünler nerde duracaktı nerede yemek yapılacaktı.
evin her yerine soğan kokusu ye ek kokusu sinerdi.
sonraları zaten davlumbaz fırın derken mutfağa bu sefer masalar televizyonlar taşındı.
mutfak bir odadan fazlası oldu.
demek ki mutfak aslında evin en önemli kısmı.
ben amerikan mutfak sevmiyorum. bizim gibi ülkeler için iyi bir şey değil.
ve bakıyorum ev ilanlarında gerçekten çok kötü mutfaklar var. çok küçük mutfaklar çok dar çok bakımsız tezgahlar. çok küçük tezgahlar.
ya artık bu devirde mutfak büyük olmalı geniş olmalı.
devamını gör...
19.
hep merak etmiştim…
bir taraftan yemeği karıştırırken, diğer taraftan buğulu camdan dışarıyı izleyen kadınlar ne düşünürdü?
aynı pencereden kaç kere aynı yere dalıp giderlerdi..
düşünmekten çok dayanırlarmış belki de..
taşmayan tencereler gibi,
ses etmeyen kalplerle..
kaşık dönerken aynı ritimle
içlerinden geçenleri sustururlarmış..
o cam bir sınır değil biriktirme alanıymış..
gitmedikleri yollar,
söylenmeyen sözler,
“şimdi sırası değil” diye ertelenmiş kendileri
oraya yapışırmış..
tencere kaynar, hayat susarmış..
artık merak etmiyorum.. aynı mutfaktayım.. yemeği karıştırıyorum..
bir taraftan yemeği karıştırırken, diğer taraftan buğulu camdan dışarıyı izleyen kadınlar ne düşünürdü?
aynı pencereden kaç kere aynı yere dalıp giderlerdi..
düşünmekten çok dayanırlarmış belki de..
taşmayan tencereler gibi,
ses etmeyen kalplerle..
kaşık dönerken aynı ritimle
içlerinden geçenleri sustururlarmış..
o cam bir sınır değil biriktirme alanıymış..
gitmedikleri yollar,
söylenmeyen sözler,
“şimdi sırası değil” diye ertelenmiş kendileri
oraya yapışırmış..
tencere kaynar, hayat susarmış..
artık merak etmiyorum.. aynı mutfaktayım.. yemeği karıştırıyorum..
devamını gör...
20.
bir-iki yemek yapma teşebbüsüm sırasında (e hadi 9-14 bilemedin 18-75 olsun) , o kutsal mekana yakışmayacak görüntü ve izler bıraktığım iddiasyla, şahsıma sürekli yasaklı alan ilan edilmiş ve sadece davet ve özel izinle girebildiğim bir ev birimi. biliyorum yani. görsem tanırım.
(tek umudum, hökümatımızın arka sokaklarla yarışan hukuk reformlarından birinde, her daim ne hikmetse sebeplenen, affolunup salınan o şanslı 'kader mahkumları' arasında sayılmak.)
birde efenim sormak istiyorum: - konu hakkındaki cehaletime verin- özellikle kadınlar arasında yaygın, ama itiraf olunmayan bir mutfak dini, mutfağın mabet kutsallığında sayıldığı, bir inanç sistemi var mıdır.? ( bazı kişisel gözlem ve kuşkularım varda..!) ya da şöyle sorayım, kadınların eşlerini mutfak gereçleriyle yalnız bırakmamaya özen göstermeleri, bir sevgi mi yoksa tuhaf bir kıskançlık belirtisi mi sayılır. ve son olarak: sn.baççeli, acep bir vatandaş olarak benim durumuma ve af beklentime de, apo'dan fırsat bulup vakit ayırır mı..:)
(tek umudum, hökümatımızın arka sokaklarla yarışan hukuk reformlarından birinde, her daim ne hikmetse sebeplenen, affolunup salınan o şanslı 'kader mahkumları' arasında sayılmak.)
birde efenim sormak istiyorum: - konu hakkındaki cehaletime verin- özellikle kadınlar arasında yaygın, ama itiraf olunmayan bir mutfak dini, mutfağın mabet kutsallığında sayıldığı, bir inanç sistemi var mıdır.? ( bazı kişisel gözlem ve kuşkularım varda..!) ya da şöyle sorayım, kadınların eşlerini mutfak gereçleriyle yalnız bırakmamaya özen göstermeleri, bir sevgi mi yoksa tuhaf bir kıskançlık belirtisi mi sayılır. ve son olarak: sn.baççeli, acep bir vatandaş olarak benim durumuma ve af beklentime de, apo'dan fırsat bulup vakit ayırır mı..:)
devamını gör...