normal sözlük yazarlarının düşünceleri
başlık "durumumuz yoktu sevisemedik" tarafından 18.09.2021 15:21 tarihinde açılmıştır.
1.
herhangi bir konu hakkındaki düşünce ya da düşünceler.
elimdeki gayrimenkulu satıp, gayrimenkulu almak için sattığım arabayı tekrar almayı düşünüyorum.
elimdeki gayrimenkulu satıp, gayrimenkulu almak için sattığım arabayı tekrar almayı düşünüyorum.
devamını gör...
2.
ne var ne yok sat .kendine sınırsız sevişme üyeliği al zanza .
devamını gör...
3.
kaç uyku hapı öldürür?
devamını gör...
4.
düşününce taşınabileceğim düşünceleri düşünüyorum.
hayaller düşünüyorum, onlarla düşlere dalıyorum. yanlış anlaşılmasın. hayalime de düşüme de taşınabiliyorum.
bir de gerçekleri düşünüyorum. o acıtan gerçekleri. hak etmediğim gerçekliği düşünüyorum. hak ettiklerimi cezalandıran gerçekleri.
hakkımda düşünülen gerçekleri düşünüyorum. işte buraya taşınamıyorum. sonuçta bu başkasının gerçekliği. nasıl engel olabilirim ki?
yargıları düşünüyorum. hem de en önde gidenlerini.
sonra ben de yargılıyorum. hem kendimi hem karşımdakini hem de düzeni. kimseden farkım kalmıyor gibi.
dönüyorum ardından düşünceme ve diyorum ki; kabul et, azat et kendini. sen, sana söylenenlerin gölgesinde, sana çizilen sınırlar, roller içerisinde sığabiliyor musun kabuğuna bir kukla gibi?
hayır. kabul etmiyorum düşüncenizi.
sabit de değil ne benimki ne de sizinki.
alabora olmaya niyetim yok çelişkilerinizde zira deniz tutar beni.
kabul etmiyorum beni benden iyi tanıyor zannettiğiniz düşüncenizi ve reddediyorum sizin tüm bildiklerinizi.
sabit fikirli miyim? bir konuda belki,
güveniyorum kendime, sizin güveniniz ne ki?
size bir sır vereyim mi?
önce kendinize güvenin. bana sonra güvenirsiniz. yani güvenin bana, kendinize güvenmeden ne güvenebilir ne sevebilir ne de anlayabilirsiniz karşınızdakini.
tek düşündüğüm, ben değilim düşüncenizdeki.
hayaller düşünüyorum, onlarla düşlere dalıyorum. yanlış anlaşılmasın. hayalime de düşüme de taşınabiliyorum.
bir de gerçekleri düşünüyorum. o acıtan gerçekleri. hak etmediğim gerçekliği düşünüyorum. hak ettiklerimi cezalandıran gerçekleri.
hakkımda düşünülen gerçekleri düşünüyorum. işte buraya taşınamıyorum. sonuçta bu başkasının gerçekliği. nasıl engel olabilirim ki?
yargıları düşünüyorum. hem de en önde gidenlerini.
sonra ben de yargılıyorum. hem kendimi hem karşımdakini hem de düzeni. kimseden farkım kalmıyor gibi.
dönüyorum ardından düşünceme ve diyorum ki; kabul et, azat et kendini. sen, sana söylenenlerin gölgesinde, sana çizilen sınırlar, roller içerisinde sığabiliyor musun kabuğuna bir kukla gibi?
hayır. kabul etmiyorum düşüncenizi.
sabit de değil ne benimki ne de sizinki.
alabora olmaya niyetim yok çelişkilerinizde zira deniz tutar beni.
kabul etmiyorum beni benden iyi tanıyor zannettiğiniz düşüncenizi ve reddediyorum sizin tüm bildiklerinizi.
sabit fikirli miyim? bir konuda belki,
güveniyorum kendime, sizin güveniniz ne ki?
size bir sır vereyim mi?
önce kendinize güvenin. bana sonra güvenirsiniz. yani güvenin bana, kendinize güvenmeden ne güvenebilir ne sevebilir ne de anlayabilirsiniz karşınızdakini.
tek düşündüğüm, ben değilim düşüncenizdeki.
devamını gör...
5.
#2899600
ilacına göre değişir. velev ki gözlerinizi acilde açtığınızda vücudunuzdaki her delikten birer sonda sokulup yoğun bakıma alınmış bulursunuz kendinizi. altınıza s.çt....z için bezle ve ya mabadınızda ördekle uyanırsınız kakalet yapılanından.
o sebeptir ki bu toplar ilaçla beraber psikiyatrik konsültasyon attırır sizlere. sonrası da bambaleyyo.
ilacına göre değişir. velev ki gözlerinizi acilde açtığınızda vücudunuzdaki her delikten birer sonda sokulup yoğun bakıma alınmış bulursunuz kendinizi. altınıza s.çt....z için bezle ve ya mabadınızda ördekle uyanırsınız kakalet yapılanından.
o sebeptir ki bu toplar ilaçla beraber psikiyatrik konsültasyon attırır sizlere. sonrası da bambaleyyo.
devamını gör...
6.
uyuyamadığım gecelerde ekseriyetle askerliğim aklıma geliyor. bedelli yaparım, bedelli olmazsa yedek subaylık zaten cepte dediğim zorunlu askerlik, tsk’nın bakaya kalanı öpüyorum demesiyle bambaşka bir tecrübeye dönüştü. kış tatili dendiğinde akla gelen ilk lokasyonda yaptım askerliğimi. orduevi falan da değil, bildiğin otel. kar da küredim, sırtımda çuvalla odun da taşıdım, garsonluk da yaptım, bulaşık da yıkadım, koca salona paspas da attım, tuvalet de temizledim. belimi bıraktım lan ben orada. ne için? koca bir hiç için anasını satayım. hadi bunlar tolere edilirdi de bir avuç insandık, bin tane it oğlu itle binbir sinir harbine girdik. bunu tolere edemiyorum. düşündükçe hala sinirden kuduruyorum. neyse, her biri kaliteli birer dalyo olan üst devrelere ben bilahare söverim. konumuza dönelim.
insanlar orada neler paylaşmış diye instagram’a bir bakayım dedim. bizim yoğunluktan, tempodan, yorgunluktan götümüzün çıktığı zamanlarda insanlar müthiş mutluluklar yaşamışlar. müthiş seksler dönmüş bizim sırtımızda. hayat da böyledir sevgili dostlar. bir avuç varlıklı azınlık keyif yapsın diye kıvranarak yaşamımızı sürdürüyoruz. çok acil bir şekilde sosyalizm inşa edilmeli, giyotinler meydanlara inmeli.
şaşırdın değil mi? açıkçası ben de şaşırdım. sosyalizme bağlamak aklımda yoktu. içimden geldi anasını satayım.
insanlar orada neler paylaşmış diye instagram’a bir bakayım dedim. bizim yoğunluktan, tempodan, yorgunluktan götümüzün çıktığı zamanlarda insanlar müthiş mutluluklar yaşamışlar. müthiş seksler dönmüş bizim sırtımızda. hayat da böyledir sevgili dostlar. bir avuç varlıklı azınlık keyif yapsın diye kıvranarak yaşamımızı sürdürüyoruz. çok acil bir şekilde sosyalizm inşa edilmeli, giyotinler meydanlara inmeli.
şaşırdın değil mi? açıkçası ben de şaşırdım. sosyalizme bağlamak aklımda yoktu. içimden geldi anasını satayım.
devamını gör...
7.
anneliğin çok kutsanması ile ilgili her tabuyu yıkmamız gerektiğini düşünüyorum.
ve bir insanın kendi çocuğunu her şeyin önüne koyduğu, çocuğuna karşı çok büyük bir sevgi büyüttüğü için kutsanmasını anlamıyorum.
annelik bencilliktir en başta, çünkü insanın sadece kendisiyle ilgili bir kararının sonucu dünyaya çocuk getirmesidir.
sonrası da annenin sadece o çocuğun sevgisini, başarısını, mutluluğunu merkeze koyduğu bir toksiklik hikayesidir bana kalırsa.
ben bunları 37 yaşında, çocuğu olmayan bir kadın zaviyesinden söylüyorum. birilerine göre bu yer zavallı olabilir, “sen anne değilsin, ne anlarsın ki?” denilebilir ama bu düşüncelerin arkasında bencil, delirmiş, kıskanç bir benlik yok.
ben bu düşünceleri hayatı başka başka açılardan algılamaya çalışan biri olarak gözlemleyerek, okuyarak ve izleyerek geliştirdim. sonrasında da çok yakın arkadaşımın çocuğuyla kurduğu toksik ilişki neticesinde, 4 yılda pekiştirdim.
hepimiz biliyoruz cihan cihantimur ve annesi eylem tok olayını. eylem tok katil oğlunu yurtdışına kaçırdığında arkadaşım bana; “telefonları saklaması çok kötü ama oğlunu kaçırmasını anlayabiliyorum” demişti ve bu benim zihnimden çıkmıyor.
orada bir annenin evladı hapise girecektiyse, ki girmeyeceğini hepimiz biliyoruz, bir başka annenin evladı toprağın altına girdi, bir baba da arkasında bir evlat bıraktı. ve o çocuk hapse girseydi yaptığı şeyin bedelini ödeyecekti, bir haksızlığa uğramış olmayacaktı.
ama o anda eylem tok konuşulduğu ve arkadaşımın gözünde “oğlunu koruyan bir anne” olduğu için başka bir çerçeve çizmeden buna empati yapabildi. o an ölen kişinin annesi konuşulsaydı da başka bir detaya bakmadan “adalet yerini bulsun” diye haykıracaktı büyük ihtimalle.
umarım anlatmayı başarmışımdır.
bence annelik olaylara objektif bakmayı köreltiyor ve çocuğunun bekası uğruna kimlerin feda olacağını göz ardı ediyor.
ve bu yüzden annelik kutsal addedilecek bir şey değil, korkulacak bir şey benim açımdan.
not: adalet duygusunu yitirmemiş, yeri geldiğinde çocuğunun da bedel ödemesini göğüsleyebilen anneler baş tacıdır ve onların yetiştirdikleri çocuklar da büyük ihtimalle dik duruşludur.
ve bir insanın kendi çocuğunu her şeyin önüne koyduğu, çocuğuna karşı çok büyük bir sevgi büyüttüğü için kutsanmasını anlamıyorum.
annelik bencilliktir en başta, çünkü insanın sadece kendisiyle ilgili bir kararının sonucu dünyaya çocuk getirmesidir.
sonrası da annenin sadece o çocuğun sevgisini, başarısını, mutluluğunu merkeze koyduğu bir toksiklik hikayesidir bana kalırsa.
ben bunları 37 yaşında, çocuğu olmayan bir kadın zaviyesinden söylüyorum. birilerine göre bu yer zavallı olabilir, “sen anne değilsin, ne anlarsın ki?” denilebilir ama bu düşüncelerin arkasında bencil, delirmiş, kıskanç bir benlik yok.
ben bu düşünceleri hayatı başka başka açılardan algılamaya çalışan biri olarak gözlemleyerek, okuyarak ve izleyerek geliştirdim. sonrasında da çok yakın arkadaşımın çocuğuyla kurduğu toksik ilişki neticesinde, 4 yılda pekiştirdim.
hepimiz biliyoruz cihan cihantimur ve annesi eylem tok olayını. eylem tok katil oğlunu yurtdışına kaçırdığında arkadaşım bana; “telefonları saklaması çok kötü ama oğlunu kaçırmasını anlayabiliyorum” demişti ve bu benim zihnimden çıkmıyor.
orada bir annenin evladı hapise girecektiyse, ki girmeyeceğini hepimiz biliyoruz, bir başka annenin evladı toprağın altına girdi, bir baba da arkasında bir evlat bıraktı. ve o çocuk hapse girseydi yaptığı şeyin bedelini ödeyecekti, bir haksızlığa uğramış olmayacaktı.
ama o anda eylem tok konuşulduğu ve arkadaşımın gözünde “oğlunu koruyan bir anne” olduğu için başka bir çerçeve çizmeden buna empati yapabildi. o an ölen kişinin annesi konuşulsaydı da başka bir detaya bakmadan “adalet yerini bulsun” diye haykıracaktı büyük ihtimalle.
umarım anlatmayı başarmışımdır.
bence annelik olaylara objektif bakmayı köreltiyor ve çocuğunun bekası uğruna kimlerin feda olacağını göz ardı ediyor.
ve bu yüzden annelik kutsal addedilecek bir şey değil, korkulacak bir şey benim açımdan.
not: adalet duygusunu yitirmemiş, yeri geldiğinde çocuğunun da bedel ödemesini göğüsleyebilen anneler baş tacıdır ve onların yetiştirdikleri çocuklar da büyük ihtimalle dik duruşludur.
devamını gör...
8.
şu an tek düşüncem servis gelse de uyusam.
devamını gör...
9.
bi düşüncem var minnoşlarım. butlan bu dan olsa. sonra da biz demokrasi getirsek.

not: ilgili bu dan buradadır.
#3983886

not: ilgili bu dan buradadır.
#3983886
devamını gör...
10.
düşündüğüm anda yok olandır.
devamını gör...
11.
iki çocuklu dul kadınla birlikte olmak... ayrılığın acısını unutmak için güzel bir yol olabilir mi?
devamını gör...