normal sözlük yazarlarının favori yara izleri
başlık "lucifer" tarafından 25.12.2020 23:01 tarihinde açılmıştır.
121.
efendim daha önce favori yara izimi anlatmıştım. bu ikinci favorim ve aynı zamanda da aldığım en kötü iltifatın sebebidir.
zaman; lisans eğitimimin yine çılgın geçen bir vize haftasının son teslimi. tüm çalışmalar bitmiş sadece paspartusunu yapıp eve gidip bayılacağım.
-şimdi bundan sonrası kan görünce içi bir tuhaf olanlar için sakıncalı olabilir baştan söyleyeyim-
kağıdın kenarında pütürcükler kalmaması için falçatayı tek seferde ve hızlı şekilde çekmek gerekiyor ki kağıt jilet gibi olsun. amma ve lakin benim t cetvelim metal değil pleksi olduğu için ve daha öncesinde fark etmediğim minik bir çentik açıldığı için maket bıçağı o yola girip cetvelin ve benim sol başparmağımın üzerinden büyük bir hızla geçti. parmağımın ve tırnağımın ortadan ikiye ayrılmasına rağmen benim tek derdimin günlerdir uğraştığım çalışmanın kan lekesi olması olduğunu itiraf etmem gerekiyor ancak bu daha çok bu tarz şeyler kendi başıma geldiğinde inanılmaz bir sakinlikle karşılamamdan. yoksa ruhastası değilim. valla. neyse efendim yere iri bir ceviz büyüklüğünde kan damlalarının çok hızlı bir şekilde arka arakaya damlamasından mütevellit arkadaşlarımdan birisi koca resim kağıdını parmağıma sardı (ki bunun için daha sonrasında hemşirelerden güzel bir azar işittim) ve beni hastaneye götürmek için sürüklemeye başladı. ben parmağımda 35x50 santim bir kağıtla hastaneye sürüklenirken bir kaç metre sonra kan kaybının tahminimden fazla olduğunu hissettim çünkü gözlerim kararmaya ve kulaklarım uğuldamaya başlamıştı. daha önce bir kaç kere bayıldığım ve kafamı betona çok sağlam çarptığım için (eheh bu yüzden mi böylesin esprisi yapanın kalbini kırarım) bir de o anda pekmezi akıtmamak için yanımdaki arkadaşıma sakince birazdan bayılacağımı haber verdim. tabi kendisi bunu "sakın bayılma!" diyerek bertaraf etmeye çalıştı. ki bence de çok makul bir talep ancak yine kendisine oldukça sakin bir şekilde bunun kontrol edebileceğim bir şey olmadığını anlatmaya başladım. zaten o noktada görme yetimi tamamen kaybetmiştim. neyse sağ olsun beni kucaklayıp hastaneye kadar taşıdığı için buradan kendisine bir şey demek istemiyorum çünkü oldukça ufak tefek de olsam o kadar merdiveni kucağında birisi ile tırmanmanın hoş bir deneyim olmadığını tahmin ediyorum.
acile vardığımızda hemşireler tarafından devasa resim kağıdından söylenile söylenile kurtarıldım, sedyeye yatırıldım ayaklarım havaya kaldırıldı falan, dikiş atılması gerekli hazırlıklar yapılırken doktor bey geldi. o arada ben görme yetime tekrar kavuştuğum için büyük bir merakla neler yaptıklarını izlemeye başladım tabii. doktor sürekli "kafanı diğer tarafa çevir!" dese de ben merakıma yenik düşüp milim milim operasyonun yapıldığı tarafa dönüyordum. vallahi mazoşist değilim ya! bir daha ne zaman nasıl dikiş atıldığını bu kadar yakından izleme şansına sahip olabilirim belli değildi sonuçta! neyse sonunda doktor bey benden yılıp iki tane hemşireyi bir örtüyü önümde perde gibi tutmaları için görevlendirerek biraz beni küstürdü.
sonra sanıyorum gönlümü almak istedi ki "daha önce ellerinin çok güzel olduğunu söyleyen olmuş muydu?" diye bir soru yöneltti. operasyon esnasında beni merak edip beş dakikada bir endişe ile giren erkek arkadaşlarımı kovalayıp "benden daha popülersin haa" dediği halde bana yürümediğinden eminim ve bu tarz bir durumda iltifat beklemediğim için bi on saniye mavi ekran verdim. sonrasında erörüm devam ediyor olsa gerek ki "eeeeeöööö evet?" diyebildim sadece. "ama benim kadar emin olarak söyleyen olmamıştır çünkü ben hem dışını hem içini gördüm eheh" dedi*.
ellerin de çok güzelmiş, normal dikiş yerine estetik dikiş atalım diye beni mi yedin bilmiyorum çünkü yara izi kabak gibi görünüyor. seni unutmayayım diye yaptıysan vallahi espri yeterliydi. şimdiye kadar daha kötüsünü yapan olmadı çünkü. sevgili doktor amca yara izine baktıkça seni anıyorum.
zaman; lisans eğitimimin yine çılgın geçen bir vize haftasının son teslimi. tüm çalışmalar bitmiş sadece paspartusunu yapıp eve gidip bayılacağım.
-şimdi bundan sonrası kan görünce içi bir tuhaf olanlar için sakıncalı olabilir baştan söyleyeyim-
kağıdın kenarında pütürcükler kalmaması için falçatayı tek seferde ve hızlı şekilde çekmek gerekiyor ki kağıt jilet gibi olsun. amma ve lakin benim t cetvelim metal değil pleksi olduğu için ve daha öncesinde fark etmediğim minik bir çentik açıldığı için maket bıçağı o yola girip cetvelin ve benim sol başparmağımın üzerinden büyük bir hızla geçti. parmağımın ve tırnağımın ortadan ikiye ayrılmasına rağmen benim tek derdimin günlerdir uğraştığım çalışmanın kan lekesi olması olduğunu itiraf etmem gerekiyor ancak bu daha çok bu tarz şeyler kendi başıma geldiğinde inanılmaz bir sakinlikle karşılamamdan. yoksa ruhastası değilim. valla. neyse efendim yere iri bir ceviz büyüklüğünde kan damlalarının çok hızlı bir şekilde arka arakaya damlamasından mütevellit arkadaşlarımdan birisi koca resim kağıdını parmağıma sardı (ki bunun için daha sonrasında hemşirelerden güzel bir azar işittim) ve beni hastaneye götürmek için sürüklemeye başladı. ben parmağımda 35x50 santim bir kağıtla hastaneye sürüklenirken bir kaç metre sonra kan kaybının tahminimden fazla olduğunu hissettim çünkü gözlerim kararmaya ve kulaklarım uğuldamaya başlamıştı. daha önce bir kaç kere bayıldığım ve kafamı betona çok sağlam çarptığım için (eheh bu yüzden mi böylesin esprisi yapanın kalbini kırarım) bir de o anda pekmezi akıtmamak için yanımdaki arkadaşıma sakince birazdan bayılacağımı haber verdim. tabi kendisi bunu "sakın bayılma!" diyerek bertaraf etmeye çalıştı. ki bence de çok makul bir talep ancak yine kendisine oldukça sakin bir şekilde bunun kontrol edebileceğim bir şey olmadığını anlatmaya başladım. zaten o noktada görme yetimi tamamen kaybetmiştim. neyse sağ olsun beni kucaklayıp hastaneye kadar taşıdığı için buradan kendisine bir şey demek istemiyorum çünkü oldukça ufak tefek de olsam o kadar merdiveni kucağında birisi ile tırmanmanın hoş bir deneyim olmadığını tahmin ediyorum.
acile vardığımızda hemşireler tarafından devasa resim kağıdından söylenile söylenile kurtarıldım, sedyeye yatırıldım ayaklarım havaya kaldırıldı falan, dikiş atılması gerekli hazırlıklar yapılırken doktor bey geldi. o arada ben görme yetime tekrar kavuştuğum için büyük bir merakla neler yaptıklarını izlemeye başladım tabii. doktor sürekli "kafanı diğer tarafa çevir!" dese de ben merakıma yenik düşüp milim milim operasyonun yapıldığı tarafa dönüyordum. vallahi mazoşist değilim ya! bir daha ne zaman nasıl dikiş atıldığını bu kadar yakından izleme şansına sahip olabilirim belli değildi sonuçta! neyse sonunda doktor bey benden yılıp iki tane hemşireyi bir örtüyü önümde perde gibi tutmaları için görevlendirerek biraz beni küstürdü.
sonra sanıyorum gönlümü almak istedi ki "daha önce ellerinin çok güzel olduğunu söyleyen olmuş muydu?" diye bir soru yöneltti. operasyon esnasında beni merak edip beş dakikada bir endişe ile giren erkek arkadaşlarımı kovalayıp "benden daha popülersin haa" dediği halde bana yürümediğinden eminim ve bu tarz bir durumda iltifat beklemediğim için bi on saniye mavi ekran verdim. sonrasında erörüm devam ediyor olsa gerek ki "eeeeeöööö evet?" diyebildim sadece. "ama benim kadar emin olarak söyleyen olmamıştır çünkü ben hem dışını hem içini gördüm eheh" dedi*.
ellerin de çok güzelmiş, normal dikiş yerine estetik dikiş atalım diye beni mi yedin bilmiyorum çünkü yara izi kabak gibi görünüyor. seni unutmayayım diye yaptıysan vallahi espri yeterliydi. şimdiye kadar daha kötüsünü yapan olmadı çünkü. sevgili doktor amca yara izine baktıkça seni anıyorum.
devamını gör...
122.
kafamdaki operasyon sonucu oluşan izler mi bacak kırığı sonrası izler mi yoksa tendon transferi sonrası kolumdaki izler mi hepsi beni ben yapan izler hangisini seçeyim kararsızım.
devamını gör...
123.
sol kolum faça dolu. onlar favım.
devamını gör...
124.
kalbimdeki yaralar sayilir mi?
devamını gör...
125.
sol kaşımda hayvan gibi bir x man izi var bıçakla açılmış gibi. görenin ağzının suları akıyor tabi çok karizmatik olduğu gerekçesi ile.
devamını gör...
126.
burnumun hemen yanında koca bir delik var. yanardağının tepesini andıran bir cukur.
su çiçeği olduğumda patlatmistim orayı.
en büyük pişmanlığım.
su çiçeği olduğumda patlatmistim orayı.
en büyük pişmanlığım.
devamını gör...
127.
celali sende de badboyluk var biraz. anlat hikayeni, alem erkek görsün ya.
devamını gör...
128.
bir pantolonum vardı çocukken. cepleri içerden birleşikti. yani tek cep şeklindeydi. cebimde bilyelerle merdivenden çıkıyorum.bilyeler düşmesin diye de ellerim cebimde... tak diye ayağım takıldı çenemin üstüne yere yapıştım. çenemde iz hala duruyor. neyse ki sakalla saklıyoruz *
devamını gör...
129.
kardeşim sol gözümün üstüne golf sopasıyla vurmuştu. gözlüğümden kırılan cam parçaları da kesip derin bir yara açmıştı. hala ufak da olsa bir izi kalmış durumda.
devamını gör...
130.
dudağımda olup gözüme hoş görünen tek yara izimdir.
ilk başlarda çok canımı sıkıyordu bu durum.
çünkü dudağımın altında beyaz beyaz parlıyor resmen.
sonra alıştım...
#2287943 şu an yine çirkin geldi... o kadar belli ki.
ilk başlarda çok canımı sıkıyordu bu durum.
çünkü dudağımın altında beyaz beyaz parlıyor resmen.
sonra alıştım...
#2287943 şu an yine çirkin geldi... o kadar belli ki.
devamını gör...
131.
ruhumuzdakiler de sayılıyor mu? *
devamını gör...
132.
sanayide amelelik yaptığım yıllardan kalma çok yara izi var ellerimde. onlardır.
devamını gör...
133.
tam edebiyat parçalamalık bir başlık. taslaktan önce bir şeyler yazayım.
bizim yaramız içerde disardaki yaralar kanadı kabuk bağladı. içimizdeki yaralar duruyor kanıyor acıyor.
bizim yaramız içerde disardaki yaralar kanadı kabuk bağladı. içimizdeki yaralar duruyor kanıyor acıyor.
devamını gör...
134.
sağ el bileğimde bir yara izi var, 12-13 yaşlarındayken camın içinden geçmişti elim*. 10 dikiş atıldı, izi de kaldı. favorim değil ama en belirgin olanı o ve pişmanım baya bu iz yüzünden.
devamını gör...
135.
sol yanağımda uzun ince bir yara izi var. alman tasmalı bir köpeğin saldırısına uğradım çocukken, tasmadaki demir yüzümü çizdi. ama yakışıyor bana. ilginç ama seviyorum bu izi
devamını gör...
136.
en çok acıtanları başkalarınca görülmez diye biliyoruz. tabii olay kozmetik olanlarla ilgiliyse başka..! (onlara faça mı deniyordu.)
devamını gör...
137.
ellerimde 4 sigara sondurdum, halen yaralari duruypr. favorilerim onlar. kayboldukca tekrardan basiyorum ustune. dovmen yoksa elini daglican aga.
devamını gör...
138.
yeni favım ameliyat izim oldu. gördükçe moralin bozulmaması için sevmek gerekiyomuş.*
devamını gör...
139.
kaşımı yardılar ya la benim, direkt psikopat imajı veriyor nahif ruhumu ayrıca izaha gerek duyuyorum.
devamını gör...
140.
kaysıdan düştüm sol pazuda 10 - 11 dikiş izi. dal parçalamış, kemik görünüyordu. duğa et sinir yırtılmamış dediler.
köpek ısırdı, izi var sağ kolda.
köpek ısırdı, izi var sağ kolda.
devamını gör...