21.
lisede neredeyse devamsızlıktan kalmama neden olacak eylem. üstelik okuldan kaçıp denize girmeye veya yata binmeye gidiyorduk. (bkz: keyifçilik)
devamını gör...
22.
okuldaki ana iskelet tayfanın ev-okul arası ortak güzergahı üzerindeki kilisenin önünde, eğer okuldan kaçılacaksa, hep bi kalabalık olurdu. önceden haberleşmeye gerek yoktu. okula girmeden herkes uğrardı oraya. daha sonra kilisenin yanındaki restoranttan bi personel yanımıza geldi ''bu ceviz ağacını siz mi yoluyosunuz gençler''dedi. yok abi dedik alakamız yok. ''valla onu bunu bilmiyorum ama hristiyan bi kadın burda her gün kiliseye gelip beddua ediyo size'' deyince bi bi ufak tırstık, değiştirdik buluşma yerini. güzel günlerdi
devamını gör...
23.
bize verilen devamsızlık hakkını sonuna kadar kullandığımız, 29,5 günle dönemi tamamladığımız o unutulmaz zamanlar.
devamını gör...
24.
ilkokul, öğlenciyiz. son 2 ders boş. sınava hazırlanmıyoruz bir şey yapmıyoruz, öyle oturup sınıfça kitap okuma vesaire gibi geleneklerimiz de yok. çıktık bahçede oyun oynadık, top koşmaca bilmem ne, baktık vakit geçmiyor. bir de o aralar baya oldu bu boşluk durumu. bir şekilde o kaçma düşünsesi zihnimize yerleşti. hiç de yapmam hani. yani notları iyi efendi bir çocuğum, bir de o dönemler zeki, çevik ve atik olduğum dönemler. hadi dedik kaçıyoruz.
bütün vücudumuz suç işliyor psikolojisine bürünmüş. 2 kişiyiz. ön kapıya yaklaştık ve tamam dedik.
ben kapı aralığından çıkıp direk koştum, baktım arkamda hiç ses seda yok. 20-30 metre koştum. dönüp baktım ki müdür yardımcısı arkadaşın arkasında duruyor, omzuna atmış elini. aslında gitsem giderdim de, geriye döndüm. hocam şöyleydi de böyleydi de derken -zaten okulun en iyi öğrencilerindendim- saldı bizi müdür yardımcısı. bir daha olmasın dedi. bir daha da olmadı. ağız tadıyla okuldan kaçamayacak kadar efendi büyüdük.
bütün ülke zıvanadan çıkmış, anayasasından en basit kurallara kadar kimse hiçbir şeye uymuyor, biz iyilik meleği gibi ortalarda geziyoruz.
bütün vücudumuz suç işliyor psikolojisine bürünmüş. 2 kişiyiz. ön kapıya yaklaştık ve tamam dedik.
ben kapı aralığından çıkıp direk koştum, baktım arkamda hiç ses seda yok. 20-30 metre koştum. dönüp baktım ki müdür yardımcısı arkadaşın arkasında duruyor, omzuna atmış elini. aslında gitsem giderdim de, geriye döndüm. hocam şöyleydi de böyleydi de derken -zaten okulun en iyi öğrencilerindendim- saldı bizi müdür yardımcısı. bir daha olmasın dedi. bir daha da olmadı. ağız tadıyla okuldan kaçamayacak kadar efendi büyüdük.
bütün ülke zıvanadan çıkmış, anayasasından en basit kurallara kadar kimse hiçbir şeye uymuyor, biz iyilik meleği gibi ortalarda geziyoruz.
devamını gör...
25.
okul hayatım boyunca hiç yapmadığım bir eylem. çok pişmanım yapmadığım için onun duygusu tadılmaz mı hiç. aşk olsun bana be.. sadece bir defa dersaneden kaçmıştım arkamdan koşturmuşlardı nasıl bir patlama anıysa kaçış o kaçış bir daha dönmedim o dersaneye, sevimsiz bir yerdi zaten. bir matematik dersi sonrası kaçtım bu arada onuda belirtmek isterim.
devamını gör...
26.
mükemmel aksiyonlar yaşadığım bir eylemdir. 6 metrelik duvarı tırmanıp kaçtığımızdan tut , 300-400 kişi otoparkın oradan hurra koşarak kaçmamıza kadar türlü türlü hikayelerim vardır. bir kere yakalanmıştım güvenlik ensemden tutmuştu tabi tamam tamam bırak diyip tüm hızımla tekrar kaçmamla sadece aksiyon filmi sahnelerinde görülebilecek kaçışlarım olmuştu. bu arada 29,5 günde sabitleyenlere selam olsun.
devamını gör...
27.
arada sırada yaptığımız iş.
fakat bizimki biraz daha güvenli suda yüzmek şeklindeydi. evleri arar, derslere girmeyeceğimizi söyler, "şurada oluruz" diye yer bildirir, sonra gezer tozardık. yani öyle kimsenin haberi olmadan takılmak şeklinde değildi bizimki. bir nevi izinli kaçış... çok da doğru yapıyormuşuz düşününce. en azından başımıza bir iş gelse nerede arayacağını bilirdi ailelerimiz.
1-2 de anımız var unutamadığım, sabahçı olduğumuz için o saatte kaçmanın anlamsızlığıyla beraber aklıma gelen. karum'un önünde hep duran bir simitçi vardı o zamanlar. sabah sabah gittik, simit alalım diye. baktık adam yok. simitleri alıp parayı bırakalım derken biri geldi "ne kadar simit?" diye bize sordu. ayaküstü simit sattık soran kişiye. o ara gören birkaç kişi daha geldi. simitçi gelene kadar 5-6 simit satmıştık sanırım. adam geldi, durumu anlattık, parayı verdik. teşekkür etti, güle eğlene vedalaştık falan...
diğer anımız da tunalı'daki bir fast food dükkânında geçmişti. okul formalarımıza galatasaray rozeti iliştirirdik arada. o gün de rozetlerimiz yakamızdaydı. soğuk sandviç alalım dedik, sosislisinden... gittik, siparişi verdik, içinde malzemelerin olduğu büfenin önünde duruyoruz. adam da ekmeklerin arasını dolduruyor güzelim mezelerle. rozetlerimizi gördü o sırada "aaa, kızlar galatasaraylı mısınız siz!" dedi ve ekledi "ben de öyleyim. durun size torpilli vereyim o zaman..." ekmekleri kapanmayacak şekilde sosisle doldurup vermişti bize.
güzel günlerdi...
fakat bizimki biraz daha güvenli suda yüzmek şeklindeydi. evleri arar, derslere girmeyeceğimizi söyler, "şurada oluruz" diye yer bildirir, sonra gezer tozardık. yani öyle kimsenin haberi olmadan takılmak şeklinde değildi bizimki. bir nevi izinli kaçış... çok da doğru yapıyormuşuz düşününce. en azından başımıza bir iş gelse nerede arayacağını bilirdi ailelerimiz.
1-2 de anımız var unutamadığım, sabahçı olduğumuz için o saatte kaçmanın anlamsızlığıyla beraber aklıma gelen. karum'un önünde hep duran bir simitçi vardı o zamanlar. sabah sabah gittik, simit alalım diye. baktık adam yok. simitleri alıp parayı bırakalım derken biri geldi "ne kadar simit?" diye bize sordu. ayaküstü simit sattık soran kişiye. o ara gören birkaç kişi daha geldi. simitçi gelene kadar 5-6 simit satmıştık sanırım. adam geldi, durumu anlattık, parayı verdik. teşekkür etti, güle eğlene vedalaştık falan...
diğer anımız da tunalı'daki bir fast food dükkânında geçmişti. okul formalarımıza galatasaray rozeti iliştirirdik arada. o gün de rozetlerimiz yakamızdaydı. soğuk sandviç alalım dedik, sosislisinden... gittik, siparişi verdik, içinde malzemelerin olduğu büfenin önünde duruyoruz. adam da ekmeklerin arasını dolduruyor güzelim mezelerle. rozetlerimizi gördü o sırada "aaa, kızlar galatasaraylı mısınız siz!" dedi ve ekledi "ben de öyleyim. durun size torpilli vereyim o zaman..." ekmekleri kapanmayacak şekilde sosisle doldurup vermişti bize.
güzel günlerdi...
devamını gör...
28.
lisedeyken bir arkadaşımın bitmek bilmeyen ısrarı üzerine kaçmak için bahçeye çıkmıştık yavaş yavaş yürürken kapıdan koşa koşa çıkmıştık arkamıza bakmadan. her şey çok güzeldi taa ki ailemizin kulağına gidene kadar...
devamını gör...
29.
yasak olduğu için cezbedici eylemdir. o gün kaçarak yapacağınız aktivitelerin verdiği hazzı, başka hiçbir gün alamazsınız.
devamını gör...
30.
genellikle internet kafeye gidebilmek
counter oynamak için yapılan eylemdir .
sanki hafta sonu buluşup yapılamıyormuş gibi
ne zamanlarmış be .
counter oynamak için yapılan eylemdir .
sanki hafta sonu buluşup yapılamıyormuş gibi
ne zamanlarmış be .
devamını gör...
31.
hiç yapmadığım aktivite
devamını gör...
32.
eğitim hayatımda birkaç kez yeltendiğim, hiçbir zaman yapamadığım aktivite.
devamını gör...
33.
bol bol kaçılan lise hayatı yaşanması gerekli bir şey. yapamayanlar liseye geri kaydolsun
devamını gör...
34.
okuldan değil de dersaneden çok kaçardım.zaten tüm gün okulda canım çıkmış bi de akşam 7'ye kadar hiç ders çekemezdim.
devamını gör...
35.
bir kere deneyip ondada yakalanmak üzere olduğumu fark edince hasta olmuşum da eve gidiyormuşum gibi yapmak zorunda kaldığım eylem.
devamını gör...
36.
hiç yapmadığım eylem.
devamını gör...
37.
9. sınıfta okuldan kaçmak için babamı arayıp izin istediğim masumluktan, 12. sınıfta çitlerden atlamak tehlikeli ve yasaktır yazısı ile atladıktan sonra o yazıyla (düşmüştü) fotoğraf çekindiğim duruma evrilten eğlenceli eylem..
devamını gör...
38.
saf çocukların yapamadığı cin gözlerin başarılı olduğu eylem. hiç kaçabildim mi, ya da denedim mi hatırlamıyorum. derse girmek istemiyorsam koridorda falan takılırdım ben.
devamını gör...
39.
benim okuduğum okul avmnin içindeydi. yangın merdivenlerinden direkt olarak kapalı otoparka çıkıyordu. öğretmenler genelde o otoparkta sigara içerdi. okulum 7.40 - 12.40 olmasına rağmen her gün sınıf defterini tavanda lambaların olduğu yere saklar kaçardım. bir gün hiç unutmam 6 kere yakalanmış 7. de başarılı olmuştum. okulun bana kattığı bir şey yoktu sınıf zaten 10-12 kişi özel lise olmasına rağmen hocaların aklı bir karış havadaydı. iyi ki kaçmışım tek yandığım şey ödediğim paralar.
devamını gör...
40.
(bkz: hapishaneden kaçış)
devamını gör...