''bu heyelanlı deniz altı bölgeler kayacak'' dedi kaydı. ''6-6,5 büyüklüğünde olur'' dedi oldu.
bu gün de ''istanbul depremi oldu artık riskli bölge kalmadı'' demiş.
hadi hayırlısı

marmara denizi'nde ard arda yaşanan depremler sonrası, prof. dr. şener üşümezsoy’un, 3 hafta önce yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi. prof. üşümezsoy, "kumburgaz ve silivri'de 6.0 - 6.5 büyüklüğünde bir deprem olabilir. orada da heyelanlı bölgeler çalışabilir" demişti. üşümezsoy, bugün yaşanan depremin o deprem olduğunu açıkladı.
ayrıntı buradan

bilim kazanır dedirtti. sağolsun
devamını gör...
adamdır!
devamını gör...
milletin gazını alıyorlar sanki.
devamını gör...
gaz alıyor bencede. diğerlerinin korkutmasının kimseye faydası yok. yalan söylüyorlar desek niye söylesinler...
devamını gör...
şener bey gaz falan almıyor. marmara denizinin her iki tarafı birden kırıldı. ve orta tarafta kırıldı ama gevşek olduğu için deprem üretmedi.
aykut barkayla ölmeden bir hafta önce konuşmuştum şener üşümezsoyun olduğu noktaya o da gelmişti.

naci görür sedimantolog, amc şengör tarihsel jeoloji, ahmet ercan maden jeofiziği uzmanı.

yani özetle tvde gördüğünüz tipler içinde hakiki tektonikçi (deprem uzmanı) olan tek kişi şener üşümezsoy.

diğerleri alanı olmadığı halde bu iş popüler diye el atan şovmenler.
devamını gör...
üşümezsoy bu meyanda ağarttığım malum bölgemin kılları ile tek tek muhatap olabilir.
olm çok değil la, iki sene önce ülke tarihinin en büyük depremi oldu.
kerli ferli veya kendini bi cacık sanan adamlar çıktı "tamam artık yeaa başka olmaz 100 sene raadız 200 seneye kadar yolu var yaw" diye iri iri konuştular ya hani.
dokuz saat sonra bir deprem daha oldu.
bıktım bu heriflerin her depremde bir olacak bir olmayacak diye konuşup olunca "gördünüz mü" demesinden, olmayınca "haklı çıktık" hareketlerinden.
deprem öldürmez.
bina öldürür.
bakmanız gereken ilk yer orası.
devamını gör...
ne kimseyi göklere çıkaralım, ne de kimseyi yerin dibine gömelim. ülkece bu huyumuzdan kurtulursak çok daha sağlıklı kararları alabiliriz.

*sen binanı sağlamlaştırsan veya yıkıp yeniden yapsan.
* altyapını depreme göre bir elden geçirsen.
* telefon altyapını depremde çekmeyecek şekilde geliştirsen.
*halkı deprem anında ne yapması gerektiğini iyice öğretsen ve deprem sonrası nerede konaklayacağını tek tek ayarlasan.
*ekonomiyi düzelterek halkı ülkenin herhangi bir yerinde de aynı şartlarda yaşamasına imkân saglasan.
* denetim mekanizmasını rant için değil insan için çalıştırsan.

kimse sana bir şey demez.

depremi olmaz diyen de, olacak diyen de itiraz etmez.
devamını gör...
beklenen istanbul depremi ile ilgili benim okuduğum 3 ayrı senaryo var.

birincisi;
celal şengör ve naci görür'ün dillendirdiği senaryo. izmit'ten denizin dibine giren fay hattının (izmit'ten çanakkale saros'a kadar uzanıyor) tek bir yerden kırılacağına ve 7.5-8 arası bir deprem üreteceği senaryosu. elimizdeki en felaket senaryo. hatta şengör; 2000 yılında yaptığı bir röportajda istanbul'da 10 yıl içinde büyük bir deprem beklediğini söylemiştir.


nereden kırılacağını kestiremiyorlar ancak 150-200 km'lik bir fay hattının tek seferde kırılıp muazzam bir enerji ile istanbul'u tarumar edeceğini söylüyorlardı senelerdir. ki şengör'ün 8 büyüklüğünde deprem tahmini yapmışlığı da var. bugün f.altaylı'nın canlı yayınında 7.2'ye kadar düştü kendisi.


ikincisi;
cenk yaltırak hoca'nın senaryosu. tek seferde kırılmak yerine, adalar ve kumburgaz/silivri fay zonunda iki ayrı kırılma olacağı senaryosu. 6.5-7 arası iki ayrı depremin olacağı ve bunun büyük bir yıkım yaratacağı senaryosu. cenk hoca adalar'a çok dikkat çekiyor, burada deprem olacağından şüpheleniyordu takip ettiğim kadarıyla. ancak 18 eylül 1963'te adalar'da yaşanan 6.4 büyüklüğünde depremi kimse dile getirmiyor. o gün adalar'da asker olan ali kırca'nın o depremi anlattığı yazı;
ali kırca adalar depremi

yazıdan bir kesit;


istanbul'u etkileyecek deprem tartışılırken, bilim adamlarından hep aynı şeyi duyduk:

"105 yıldır istanbul'da deprem olmuyor!"

buradan şöyle bir sonuca varılıyordu.

istanbul'u etkileyecek marmara denizindeki faylarda 105 yıldır hiçbir hareket yok.. dolayısıyla 105 yıllık bir enerji birikimi var... o nedenle de, eğer olursa marmara'daki fay kırılması, istanbul'da yıkıcı bir depreme yol açacak..

oysa, gerçek tam da öyle değildi...

istanbul'da son şiddetli deprem, bugüne dek söylendiği gibi, 1894'de değil; çok daha yakın bir zamanda, 1963'te hissedilmişti.

evet... 1963'te...

önceki akşam, prof. celal şengör; televizyonda şöyle demişti bize: "sizin ömrünüz içinde, hatırladığınız 6-6.5 büyüklüğünde bir istanbul depremi var mı?"

var...

yıl 1963...

14 yaşında heybeliada deniz lisesi'ne yeni girmiş öğrencileriz..

adadaki ilk günümüz...

tarih 18 eylül 1963... saat 19.59... dipten gelen dev bir sarsıntı, hepimizi yerinden fırlatıyor.. 30 saniye aralıksız sarsılıyoruz.. adanın derinliklerinden homurtular duyuluyor.. ada batacak sanıyoruz.. dört katlı binanın camları patlıyor...

"ada batacak" duygusunun hiç de yanlış olmadığını sonradan anlıyoruz.

o sırada denizde olan balıkçılar, adanın sanki gökyüzüne doğru yükselip yeniden düştüğünü anlatıyorlar..

yani, deprem o kadar şiddetli...



18 eylül 1963 adalar depremi uzmanlardan yıllardır duyduğumuz 250 senede bir istanbul'da deprem oluyor, sıra yeniden geldik sıçtık denkleminde hiç bahsedilmeyen bir deprem nedense.

üçüncü senaryo;
(bkz: şener üşümezsoy)'un teorisi. 99 depremi ile fayın güneye döndüğü ve asıl tehlikenin bursa-gemlik hattında olduğu yönündeki teori. kendisi adalar fayında yukarda bahsettiğim depremden dolayı bir tehlike beklemezken, silivri-kumburgaz hattı ile ilgili 7'yi geçmeyecek depremler olabileceğini senelerdir anlatıyordu. bugün de dediği oldu. ki kendisi 99 depremi sonrası düzce'de deprem beklemiş, bu beklentisi de tutmuştur.

üç teoriyi sunan bilim adamları da değerli, saygı değer insanlar ancak naci görür'ün bir kaç sene önce yaptığı şu açıklama;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
calal şengör'ün inşaat şirketi ile ilgili bi dönem çıkan haberler beni şener hoca'ya güvenmeye itiyor.
devamını gör...
çok bir şey yazmak istemiyorum ama sizler elinde doğru düzgün veri olmayan, düşüncelerini ve verilerini makale haline getirip yayınlamayan kişileri dinleyip gelecek olan marmara depremini önemsemezseniz hatay'da, maraş'ta olanların daha kötüsünü yaşayacaksınız.

şener üşümezsoy eğer kendinden ve elindeki verilerden bu kadar eminse çıksın uluslararası saygın bir dergide makalesini yayınlasın. biz de görelim.

bakın öleceksiniz, öleceğiz. depremin şakası yok olmaz. insanları kandırmanın hiçbir yararı yok. gölcük'ten ders çıkarmadık, maraş'tan ders çıkarmadık. yeter artık uyanın kendinizi düşünmüyor olabilirsiniz ailenizi sevdiklerinizi düşünün. zaten geç kaldık ama bari deprem oluncaya kadar bir şeylerin düzelmesi için baskı yapalım. hatay'ı hatırlayın. ama elinde bir paket bisküviyle evlatlarının ölümü ile yüzleşmek zorunda kalan adamı hatırlayın. yarın o adamın yerinde ben, sen ya da bizler olabiliriz. lütfen şu işi ciddiye alın.
devamını gör...
inşaallah başka deprem olmaz deyip ülkemizin sövüşlenmesini izleyelim. başımız derde girmesin diye sövüşçülerle uğraşmayıp, çürük evlerde oturmaya devam edelim!

bu nahlet felaketin 2 sini yaşadık bir günde. üstelik bundan daha şiddetli.
devamını gör...
kardeşim insan hayatı üzerinden fal mı bakılıyor?
şu küçük depremde bile hatlar gitmiş... ya olursa diye 1 ay millet uykusuz kalacak.

deprem olsa şener bey sadece yanılmış olacak ama büyük ihtimal sen ölmüş, sakat kalmış ya da yakınlarını kaybetmiş olacaksın.

tedbir alınmalı. ya olmazsa diye bi şey değil bu. telefona bile sigorta kasko yaptırıyorsun 18 milyona yakın insan hayatından söz ediyoruz.
devamını gör...
inşallah hocanın öngörüsü çıkar. ancak ben düz mantık kendimce şöyle bir çıkarı yapıyorum.
istanbul deprem tarihinde geçmiş kayıtları incelerseniz roma dönemine 18 kayıtlı deprem olmuş. osmanlı dönemi 8 kayıtlı deprem olmuş. tarihinde bu kadar yıkıcı kayıtlı deprem olmuşsa tarih tekerrür edecek ve bir yenisi maalesef olacaktır.
fayın nasıl kırılacak ne zaman olacak bilinmesi çok zor tek bildiğimiz gerçek biz depreme hazırmıyız.
devamını gör...
ben hiç bir jeofizik mühendisine inanmıyorum. kendi amcam da bir jeofizik mühendisidir ve bir çok tanınmış jeofizikçiden lisans eğitimi döneminde ders almıştır.

herhangi bir doğal afetin ne zaman olacağı, nasıl olacağı hele ki kaç can alacağı, nereleri yıkacağı bilinemez. yıllardır "kahincilik" yaparak, toplumu korkutan ve topluma "kocaman anksiyeteler" geçirten bir sürü mühendis sürüsü var. her deprem sonrasında günlerce saçma sapan teoriler üretiliyor ve sonuç hep " istanbul depremine" bağlanıyor. bu olay herkesin ekmeğini yediği fırsata dönüştü ve ben öfke kusuyorum bu duruma

insanlar uyuyamıyor, yemek yiyemiyor,çeşit çeşit teoriler üretip ilaç kullanacak seviyeye geliyor. kendimi bildiğimden beri beklenen bir "büyük istanbul depremi" var. bazı mühendisler iyice abartıp, toplam ölecek insan sayısına kadar falan veriyorlar.. bunları dinleyen herkes, yaşamak zorunda olduğu 4 duvarın arasında, ne zaman olacağı hatta olup olmayacağı dahi belli olmayan bir afet sebebiyle kafayı yiyor.

insanın kendi zihninin altında kalması da çok korkunçtur çünkü zihinden kaçamazsın. yüklenilen kaygılardan arınamıyor kimse. herkesi resmen ölüme programlıyorlar. her uzman olarak geçen tip, birbirinden ayrı açıklamalar yapıyor. kanallar arası gezdikçe deliriyorsun.

bazen " daha kendi aranızda dahi fikir birliğiniz yokken, çıkarımlarınıza nasıl dayanak oluşturulacak sizin? " şeklinde bir soru sormak istiyorum bunların topuna. eminim cevap veremeyeceklerdir. bu insanlara çok inanmamak lazım.

deprem coğrafyasında yaşıyoruz, depremler olabilir. önemli olan bilinçli ve hazırlıklı olmaktır. herhangi bir olasılığın veya varyasyonun kendisine kapılıp, ömür çürütmek biraz boşa harcanan psikolojik sağlık gibi geliyor bana. kafayı kırmamak çok önemlidir. onu geri almak cok uzun sürüyor.

bu süreçte televizyondan ve medyadan uzak durun. bu tarz afet fırsatçılarının avlanma dönemi geldi çünkü. dinlerseniz, manyak olursunuz.
devamını gör...
bu adama inanmanız sizin ve sevdiklerinizin aleyhine.

bence dikkate almayınız.
devamını gör...
bu adamlar müneccim değil fay hatlarının sismik grafiğini yorumlayarak bilimsel olasılıkları sunuyorlar.

naci görür 20 yıldır bas bas bağırıyordu. maraş’ta deprem olacak diye. ben bu adamın seminerlerde ağladığını bilirim. biraz dikkate alınsaydı bugün tüm türkiye bu kadar gözyaşı dökmeyecekti.
devamını gör...


sallamasyon olmadığına artık ben de tam olarak ikna oldum. celal ve naci gibi tiplere artık zerre güvenim kalmamıştır.
zaten esasında branşı gereği işin tam uzmanı şener hoca...
adam ağzında altın kaşıkla doğmadığı için küçümsemeye çalıştılar yıllarca.

şener hoca'yı dikkate alın. şarlatanlara itibar etmeyin.
devamını gör...
zavallı naci oysa gecen sene ne kadar popiydi.
bazı arkadaşlara şener üşümezsoy dediğimde naci kadar başarılı değil demişlerdi.
biraz medya kimi köpürtürse oraya mı yöneliyoruz?
neyse şener amca yüreklere su serpti artık köyden akrabalarımızı çağırıp deprem için 5 yılda çözerim diyen ekrem için eylem yapıp yıllardır bir bok yemeyen ak partiyi tekrar iktidar yapıp birbirimizi silkercesine kırıp hakaretlere kaldığımız yerden devam ederiz.
devamını gör...
hiç birine güvenmediğimi göğsümü gere gere ifade ediyorum. aynı bölümü veya benzer bölümü okuyan hesapta "bir düzine mühendis" güruhunun birbirinden bağımsız hatta tam zıttı, ayrı ayrı sonuçlar çıkarması bana çok garip geliyor.

basit bir mantık kuruyorum ( ne demek istediğimi anlayacaksınız) :

üzerinde çalıştıkları coğrafya veya toprak parçası aynı,
araştırdıkları olgu aynı,
kullandıkları yöntem( araç - gereç, hesaplama sistemi( matematik açılımı) aynı,

nasıl sonuçlar bu kadar farklı çıkabilir? birisi depremin olası zamanına ve ölüm oranlarına kadar verebiliyorken, diğeri farazi konusuyor. yetmiyor, hepsi, aynı anda haber bültenlerinde demeçler veriyorlar. kanal değiştirdikçe, depremde ki kaderiniz ve ölüm/ sağ kalım şekliniz hatta oranınız değişiyor. böyle böyle insanları delirttiler.

şener üşümezsoy'a güvenmiyorum. bana kalırsa, kendiside bir medya öğesidir. televizyona çıkış şekli, kıyafetleri hiç mesleğini ve yaptığı açıklamaları ciddiye aldığını göstermiyor. kovboy şapkası ve plaj kombiniyle genelde televizyon kanallarına çıkan bir beyefendi kendisi. nasıl ciddiye alabilirim ki? kimsenin bilgisi, kıyafet seçimiyle doğru orantılı değildir fakat topluma, bir deprem bilimci olarak açıklama yapman gerektiğinde, böyle bir baştan savma kombinle de çıkmazsın. insanlar senin çıkarımlarına güvenip beklerken, "dünya umurumda değil" kombiniyle karşımıza çıkıyor.

su görsel 5 gün öncesine ait. kendisinin çıktığı bir haber bülteninden.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

neyse, bana depremle ilgili açıklama yapan herkes şarlatan gibi geliyor. bu durumlar, böyle dönemlerde, hepsinin para kazanabilmek veya kendi ismini yeniden duyurabilmek amacıyla kullandığı bir fırsat imajı çiziyor. belki gerçekten çok başarılı bir dedemizdir ama bunu topluma geçirebildiğine inanmıyorum. insanlara "sizi ciddiye almıyorum" mesajı veriyormuş gibi geliyor. kişinin giyim tarzı, hitap ettiği kesime saygısınıda yansıtır. deprem gibi bir olgudan bahsederken, kovboy şapkası da takmazsın.
devamını gör...
kimseye güvenmemek lazım.
şener bey "7.2 için 350 kilometre fay lazım" diyor ama
99 depreminde 120km'lik fay kırıldı ve şiddet 7.4
e hadi buyur şimdi buradan yak.
bir üstteki tanım çok doğru bir şey söylüyor.
her şey aynı fakat sonuç iki bilim adamında da farklı.
şener bugün doğru söylediyse, yarın yanılmayacağının garantisi var mı?
naci'nin söylediğinin olmayacağının bir garantisi?
devamını gör...
umarım böylece kalır, olay biter. götüm tavana vurdu benim endişeden.

sosyal medya gaza gelme koyun sürüsü başkanları, sürekli bir kahraman ya da düşman yaratıp tapıyor. o halde şimdi biz bir dönem meşhur ettiğimiz fransız jeofizikçi le pichon'a da top diyelim. çünkü o da 2016'da, istanbul için tek ve 7.6 büyüklüğünde bir deprem beklediğini demişti. ama olmadı. bu oldu. sahtekar diyelim ona da şu an. yarın allah korusun bir şey olursa heykelini dikeriz.

abi benim bu işin tekniğinden anladığım şeyin, gayet halkçı açıklaması şu:

şimdi kuzey anadolu fayı ile marmara'da kollara ayrılıyor. bitcoin gibi fork yapıyor. lakin bu çatalların bir kısmı havza suları altında gizli olduğu için, fay hareketini göremiyorlar. maden tetkik arama, 99 depreminden sonra bile, orada bir çok yeni fay keşfedildiğini söylemişti. bu keşifler de dediğim çatallardır muhtemelen. yoksa kuzey anadolu fayı, hesap-kitap açısından öyle zor fay değilmiş. iş dallanıp budaklanınca, işin kayma boyutu da bilinemiyor. kim kime kayıyor anlaşılamıyor normal sözlük gibi. biri diyor ki, şuradan 2 dal daha kaymış, öbürü diyor ki, yok yok o iki dal birleşmişti toplu kaymış. buna göre herkes kendi hesabını yapıp meşhur olmak istediği için, çok farklı şeyler oluyor.

harika açıkladım şu an. aşırı bilimsel oldu. zamanında okuyayım demiştim bu konuyu.
"lan acaba bu işin 50 farklı hesaplama yolu mu var" demiştim. asıl olay çatallar-budaklarmış. aklımda kalan bu. boş anımda şunları tekrar inceleyip, halkçı olmayan daha normal bir açıklama yazmayı da çok isterim. yine de, ne incelersem inceleyeyim biliyorum ki, şu an için bu konuda binlerce faktör ve bilinmezlik var. gel-git hareketinin deprem üzerindeki etkisi gibi bir hususta bile kesinlik yok henüz. benim açıklayacağım şey, hesaplama yolları olur muhtemelen. sosyal medyada olay, "şş duydun mu hüsnü malik'in elinde patlatmış" düzleminde ilerliyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"prof. dr. şener üşümezsoy'un tahmin ettiği deprem" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim