161.
ya tukurdugunu yalayacak kadar onursuz biri ya da “tukurdugunu yaladi” denilmesini goze alacak kadar planina sadik biri.
amaci nedir, ne yapip nereye varmak istemektedir, nasil bir gorusme sonrasinda bu karari almis olmaktadir su an bunlar pek bir belirsiz…
derdi makam mevki ise kendisine yazik etmistir ama degilse zaten zamanla anlasilacaktir. yani umarim…
amaci nedir, ne yapip nereye varmak istemektedir, nasil bir gorusme sonrasinda bu karari almis olmaktadir su an bunlar pek bir belirsiz…
derdi makam mevki ise kendisine yazik etmistir ama degilse zaten zamanla anlasilacaktir. yani umarim…
devamını gör...
162.
163.
ümit hoca da sinan oğan da stratejik siyaset uzmanlarıdır. süreç çok ilginç ilerliyor adamlar seçime 1 ay kala bir plan yaptılar çok güzel çalışma yaparak %5 oy aldılar ve reklamlarını yaptılar. biri cumhura diğeri erdoğan'a sızdı.. bakalım ne olacak..
plana sadık kal...
plana sadık kal...
devamını gör...
164.
tamda tahmin ettiğim gibi biri çıktı. kendisini başından beri sevmiyordum ve bir çok kendisini savunan arkadaşımla ufak çaplı atıştığımı bilirim. benim hislerim güçlüdür, rabbim bir yetenek vermiş ve seziyorum, görebiliyorum insanların iç yüzlerini.
başından beri sinan oğan’da beni rahatsız eden bir şey vardı. tavrında, konuşmalarında hatta duruşunda. bana hiç samimi gelmemesine ek; sadece kendi çıkarı için siyasete girmiş, ülkenin içerisinden geçtiği bu büyük savaşı kendisine sadece oyun alanı olarak kullanan bir adam gibi geliyordu ki nitekim yanılmadım.
dün saat 5’teki konuşmasını inanılmaz bir gerginlikle bekledim. ülkecek hepimiz kendi geleceğimiz için savaşıyoruz çünkü. kendisini aklama çabası içerisinde olduğu için sayfalarca uzunlukta, sık sık atatürk’ün adını ağzına aldığı, hesapta milliyetçilik ilkesini güttüğünü dakikada bir vurgulayan uzunnca bir metin okudu ve sonunda tayyip erdogan’ı seçtiğini açıkladı.
o kadar şuursuz, bilinçsiz, omurgasız ve çıkarcı bir adam ki kendi okuduğu metinde yazdığı tüm maddelere ters düşen yönetim sistemini seçtiğini açıkladı. açıklarken giydiği takım elbisenin yakasında ay yıldız broşu vardı. insan o taktığı yaka iğnesinden utanır. söküp almak istedim onu oradan.
kendisinin atamı ağzına almak başta olmak üzere; milliyetçilik, atatürkçülük, vatan sevgisi vb her söylemi ağzına alması an itibariyle yasaktır hatta milliyetçi arkadaşlarımızın adını ağzına almasını dahi yasaklıyorum. onun gibi adama bu ülkenin milliyetçileri oy vermez. sen kimsin ki milliyetçileri kapsayan bir açıklama yaptıktan sonra akp’yi seçtiğini söylüyorsun? ahlaksız herif.
o kadar öfke kusuyorum ki ona. dünden beri kendisine oy vermiş tüm milliyetçi arkadaşlarımız duygusal ve insani açıdan çok kötü durumdalar. herkesi şoka uğratıp, hayal kırıklığı yaşamalarına sebep oldu. hepsi kendisini aldatılmış gibi hissediyor. hepsinin üzüntüsünü ve öfkesini bende sahipleniyorum çünkü tüm atatürkçüler tek çatı altında toplanırlar.
sinan oğan’ın milliyetçilik adı altında dün canlı canlı vatanını nasıl sattığını izledik. bence twitter’ını kapatsın. ak partiye salladığı bütün tweetleri tek tek çıkartılıp, sosyal medyada boy boy yayınlanıyor. kendisi tam olarak ikinci bahçeli vakası. hayırlısı olsun. tüm milliyetçiler öfke kusuyor kendisine. önceden övündüğü ona destek olan kalabalık bakalım artık sokakta kendisini nasıl karşılayacak. hepsini kandırmış oldu çünkü.
yinede bunca öfkeye rağmen, bir yanım bu sadece strateji olabilir diyor.. ideali için, kötü gözükmeyi göze aldı belkide..
ama strateji değilse…
“milliyetçilik, atatürkçülük “ dedi, çıktığı televizyon programında “ chp ve diğer partiler milliyetçi türklerden oy beklemesin” dedi ilk turda herkesin oyunu topladı sonra gitti erdoğanı seçtiğini basın açıklamasıyla açıkladı. rezillik böyle bir vücuda girebilir işte.
onun yüzünden tüm milliyetçiler kötü gözüktü. arkadaşlar bir chp’li olarak içtenlikle söylüyorum; milliyetçilerin değil, sinan oğan’ın fiyatı vardı. milliyetçi olan tüm arkadaşlarımız kendisine sadece inandılar ve güvendiler. hiç birisi böylesine ultra çıkarcı olduğunu tahmin edemedi.
biz chp’liler ve milliyetçiler olarak aynı insanlarız aslında. biz bütünüz, onlar bizim karşımızda tekler. biz milliyetçi- chp’ci diye ayrılmıyoruz. her milliyetçi atatürkçüdür, her atatürkçü milliyetçidir.
bakın sizinle bir resim paylaşmak istiyorum.
bu resim chp’nin 4. kurultayına ait. tarih 9 mayıs 1935.
atatürk chp kurultayında ve üstünde kocaman “ egemenlik ulusundur yazıyor.”

biz bir bütünüz bunu unutmayın. biz hepimiz bir bütünüz. kimsenin bizi solcular ve milliyetçiler diye ayırmasına izin veremeyiz çünkü buda bir strateji ve oyun. gördüğünüz üzere bu oyunu oynayarak istediği konuma çok güzel çıkan çıkarcı beyler var aramızda. eğer hepimiz tek bir partiye oyumuzu verseydik( bizi ayırmalarına izin vermeyip) ne ikinci tur olacaktı ne de bu adam bunu yapabilecekti.
o yüzden kimsenin propagandasına gelmeyin. solcular ve milliyetçiler tek bir kaledir.
sinan oğan ve diğer ekibe gelince;
sinan oğan’ın bu saatten sonra sadece seçimle alakalı değil, direkt siyasi kariyeri bitti. kimse bu attığı “ kazığı” unutmaz. kendisinin demokratik rejimde zerre yeri yoktur. tayyip ve hizbullahın bulunduğu ittifakta mutluluklar dileriz.
atamın adınıda o ağzından bir daha duymayacağım.
başından beri sinan oğan’da beni rahatsız eden bir şey vardı. tavrında, konuşmalarında hatta duruşunda. bana hiç samimi gelmemesine ek; sadece kendi çıkarı için siyasete girmiş, ülkenin içerisinden geçtiği bu büyük savaşı kendisine sadece oyun alanı olarak kullanan bir adam gibi geliyordu ki nitekim yanılmadım.
dün saat 5’teki konuşmasını inanılmaz bir gerginlikle bekledim. ülkecek hepimiz kendi geleceğimiz için savaşıyoruz çünkü. kendisini aklama çabası içerisinde olduğu için sayfalarca uzunlukta, sık sık atatürk’ün adını ağzına aldığı, hesapta milliyetçilik ilkesini güttüğünü dakikada bir vurgulayan uzunnca bir metin okudu ve sonunda tayyip erdogan’ı seçtiğini açıkladı.
o kadar şuursuz, bilinçsiz, omurgasız ve çıkarcı bir adam ki kendi okuduğu metinde yazdığı tüm maddelere ters düşen yönetim sistemini seçtiğini açıkladı. açıklarken giydiği takım elbisenin yakasında ay yıldız broşu vardı. insan o taktığı yaka iğnesinden utanır. söküp almak istedim onu oradan.
kendisinin atamı ağzına almak başta olmak üzere; milliyetçilik, atatürkçülük, vatan sevgisi vb her söylemi ağzına alması an itibariyle yasaktır hatta milliyetçi arkadaşlarımızın adını ağzına almasını dahi yasaklıyorum. onun gibi adama bu ülkenin milliyetçileri oy vermez. sen kimsin ki milliyetçileri kapsayan bir açıklama yaptıktan sonra akp’yi seçtiğini söylüyorsun? ahlaksız herif.
o kadar öfke kusuyorum ki ona. dünden beri kendisine oy vermiş tüm milliyetçi arkadaşlarımız duygusal ve insani açıdan çok kötü durumdalar. herkesi şoka uğratıp, hayal kırıklığı yaşamalarına sebep oldu. hepsi kendisini aldatılmış gibi hissediyor. hepsinin üzüntüsünü ve öfkesini bende sahipleniyorum çünkü tüm atatürkçüler tek çatı altında toplanırlar.
sinan oğan’ın milliyetçilik adı altında dün canlı canlı vatanını nasıl sattığını izledik. bence twitter’ını kapatsın. ak partiye salladığı bütün tweetleri tek tek çıkartılıp, sosyal medyada boy boy yayınlanıyor. kendisi tam olarak ikinci bahçeli vakası. hayırlısı olsun. tüm milliyetçiler öfke kusuyor kendisine. önceden övündüğü ona destek olan kalabalık bakalım artık sokakta kendisini nasıl karşılayacak. hepsini kandırmış oldu çünkü.
yinede bunca öfkeye rağmen, bir yanım bu sadece strateji olabilir diyor.. ideali için, kötü gözükmeyi göze aldı belkide..
ama strateji değilse…
“milliyetçilik, atatürkçülük “ dedi, çıktığı televizyon programında “ chp ve diğer partiler milliyetçi türklerden oy beklemesin” dedi ilk turda herkesin oyunu topladı sonra gitti erdoğanı seçtiğini basın açıklamasıyla açıkladı. rezillik böyle bir vücuda girebilir işte.
onun yüzünden tüm milliyetçiler kötü gözüktü. arkadaşlar bir chp’li olarak içtenlikle söylüyorum; milliyetçilerin değil, sinan oğan’ın fiyatı vardı. milliyetçi olan tüm arkadaşlarımız kendisine sadece inandılar ve güvendiler. hiç birisi böylesine ultra çıkarcı olduğunu tahmin edemedi.
biz chp’liler ve milliyetçiler olarak aynı insanlarız aslında. biz bütünüz, onlar bizim karşımızda tekler. biz milliyetçi- chp’ci diye ayrılmıyoruz. her milliyetçi atatürkçüdür, her atatürkçü milliyetçidir.
bakın sizinle bir resim paylaşmak istiyorum.
bu resim chp’nin 4. kurultayına ait. tarih 9 mayıs 1935.
atatürk chp kurultayında ve üstünde kocaman “ egemenlik ulusundur yazıyor.”

biz bir bütünüz bunu unutmayın. biz hepimiz bir bütünüz. kimsenin bizi solcular ve milliyetçiler diye ayırmasına izin veremeyiz çünkü buda bir strateji ve oyun. gördüğünüz üzere bu oyunu oynayarak istediği konuma çok güzel çıkan çıkarcı beyler var aramızda. eğer hepimiz tek bir partiye oyumuzu verseydik( bizi ayırmalarına izin vermeyip) ne ikinci tur olacaktı ne de bu adam bunu yapabilecekti.
o yüzden kimsenin propagandasına gelmeyin. solcular ve milliyetçiler tek bir kaledir.
sinan oğan ve diğer ekibe gelince;
sinan oğan’ın bu saatten sonra sadece seçimle alakalı değil, direkt siyasi kariyeri bitti. kimse bu attığı “ kazığı” unutmaz. kendisinin demokratik rejimde zerre yeri yoktur. tayyip ve hizbullahın bulunduğu ittifakta mutluluklar dileriz.
atamın adınıda o ağzından bir daha duymayacağım.
devamını gör...
165.
sağcılığın ne kadar omurgasız olduğunu ortaya koymuştur. solculukla aradaki en büyük fark da budur. sen sırf koltuk için ilkelerinden vazgeçersin, "müritlerin"(evet müritlerin, ölümüne erdoğan diyen tayfanın benim için en kapsayıcı tanımı budur) sırf sen yaptın diye seni sorgulamadan destekler. oysa solcular kendi destekledikleri liderleri bile yanlış gördükleri yerde eleştirmiştir. işte bu tür bir cehaletle verilen savaşın 21 yıldır kazanılamamasının en büyük sebeplerinden birisi budur.
bu adamın dönekliğinin azerbaycanda da büyük bir yankısı ve bilhassa aliyevlerin etkileri olduğu söyleniyor. seçim sonrası aze-tr ilişkileri bir üst seviyeye çıkacağı söyleniyor, ki, azerbaycan asıllı birine de(yani soğana) bakanlık verilmesi öngörülebilir. soylunun da erdoğandaki misyonu neredeyse bitmiş durumda ve ilk göze çarpan isim bakın da kimmiş. işte bu yüzden asla vicdan azabından(eğer vicdanınız olduğunu varsayarsak) asla sizi rahat burakmayacak, şerefsiz pislikler.
bu adamın dönekliğinin azerbaycanda da büyük bir yankısı ve bilhassa aliyevlerin etkileri olduğu söyleniyor. seçim sonrası aze-tr ilişkileri bir üst seviyeye çıkacağı söyleniyor, ki, azerbaycan asıllı birine de(yani soğana) bakanlık verilmesi öngörülebilir. soylunun da erdoğandaki misyonu neredeyse bitmiş durumda ve ilk göze çarpan isim bakın da kimmiş. işte bu yüzden asla vicdan azabından(eğer vicdanınız olduğunu varsayarsak) asla sizi rahat burakmayacak, şerefsiz pislikler.
devamını gör...
166.
istifa eden danışmanı hilal gül'ün kendi blog yazısında sinan oğan hakkında yazdığı iddia edilen sözler eğer doğruysa, hepimizi allah korusun diyebileceğimiz biri olma ihtimali olan kişi.
çalışma şartları zordu, bize sürekli mobbing uyguluyordu demeyeceğim. çünkü yaptığı şey mobbing değildi. insanlara karşı tutumunu, ettiği hakaretleri, psikolojik şiddeti mobbingle açıklamak hafif kaçacaktır. insanların özgüvenini yerle bir eden tutumu herkesin psikolojisini alt üst etti. ben burada işe başladıktan yaklaşık 2-3 ay sonra çarpıntı ve ritim bozukluğu yaşamaya başladım. o günden bu yana her gün ilaç kullanmak zorunda kaldım. ancak öyle yoğun çalıştık ki bir dakika bile bunları düşünmeye vaktimiz kalmıyordu.
...
tüm bu çabaların karşılığında ise bırakın doğru düzgün bir tavırla içten bir teşekkürü, çıktığı bir yayında “benim en büyük eksim ekibimin amatör olması” diyerek bizi küçük düşürmesi oldu. bundan sonra ekibin morali bozulsa ve insanlara umut vermeye çalışsam da bu tavrın devam etmesi, bizi hakaret etmeden çalıştıramayacağını düşünmesi, tüm stresini ve sinirini çalışanlarından çıkarması artık aklıma ikinci bir erdoğan mı doğuyor düşüncesini getirdi.
...
iki tarafla da görüşürüz söylemini ben stratejik bir hamle olarak değerlendirip cumhur ittifakı’na dahil olabileceğini kendime yediremedim sanırım. kendisi bizlere de “bakanlıklarımız, müdürlüklerimiz olur farklı imkânlarımız olur” demiştir. ancak kendi sözleri ile ona muhalefet eden bir kişi bile olsa buna tahammül edemeyen sn. oğan, alperen ince ve milliyetçi odak’ı her defasında yalanlarıyla hedef göstermiş ve en son fatih altaylı’da yine bu konudan mağduriyet yaratarak “bizi linçliyorlar” diyerek geçiştirmeye çalışmıştır.
"böyle biriymiş de, danışman neden onunla çalışmaya devam etmiş?" sorusu gelebilir akla, haklı olarak. ona da cevabı bu:
doktoraya yeni başlamışken siyasi kampanya yürütmek aklımda olmasa da türk milliyetçilerinin bir güç elde etmesi ve siyaseten bir baskı unsuru oluşturulmasını mantıklı bulduğum için her ne kadar çalışma şartları zorlasa ve kendisinin narsisizmi sollayan karakteri iş ortamını sürekli gerse de ideolojik gerekçelerim sebebiyle çalışmaya devam ettim.
elbette bunlar sayın gül'ün iddialarıdır. fakat eğer bunlar doğruysa, sayın oğan için tam da yerini buldu diyebiliriz sanırım artık.
yazının linki
çalışma şartları zordu, bize sürekli mobbing uyguluyordu demeyeceğim. çünkü yaptığı şey mobbing değildi. insanlara karşı tutumunu, ettiği hakaretleri, psikolojik şiddeti mobbingle açıklamak hafif kaçacaktır. insanların özgüvenini yerle bir eden tutumu herkesin psikolojisini alt üst etti. ben burada işe başladıktan yaklaşık 2-3 ay sonra çarpıntı ve ritim bozukluğu yaşamaya başladım. o günden bu yana her gün ilaç kullanmak zorunda kaldım. ancak öyle yoğun çalıştık ki bir dakika bile bunları düşünmeye vaktimiz kalmıyordu.
...
tüm bu çabaların karşılığında ise bırakın doğru düzgün bir tavırla içten bir teşekkürü, çıktığı bir yayında “benim en büyük eksim ekibimin amatör olması” diyerek bizi küçük düşürmesi oldu. bundan sonra ekibin morali bozulsa ve insanlara umut vermeye çalışsam da bu tavrın devam etmesi, bizi hakaret etmeden çalıştıramayacağını düşünmesi, tüm stresini ve sinirini çalışanlarından çıkarması artık aklıma ikinci bir erdoğan mı doğuyor düşüncesini getirdi.
...
iki tarafla da görüşürüz söylemini ben stratejik bir hamle olarak değerlendirip cumhur ittifakı’na dahil olabileceğini kendime yediremedim sanırım. kendisi bizlere de “bakanlıklarımız, müdürlüklerimiz olur farklı imkânlarımız olur” demiştir. ancak kendi sözleri ile ona muhalefet eden bir kişi bile olsa buna tahammül edemeyen sn. oğan, alperen ince ve milliyetçi odak’ı her defasında yalanlarıyla hedef göstermiş ve en son fatih altaylı’da yine bu konudan mağduriyet yaratarak “bizi linçliyorlar” diyerek geçiştirmeye çalışmıştır.
"böyle biriymiş de, danışman neden onunla çalışmaya devam etmiş?" sorusu gelebilir akla, haklı olarak. ona da cevabı bu:
doktoraya yeni başlamışken siyasi kampanya yürütmek aklımda olmasa da türk milliyetçilerinin bir güç elde etmesi ve siyaseten bir baskı unsuru oluşturulmasını mantıklı bulduğum için her ne kadar çalışma şartları zorlasa ve kendisinin narsisizmi sollayan karakteri iş ortamını sürekli gerse de ideolojik gerekçelerim sebebiyle çalışmaya devam ettim.
elbette bunlar sayın gül'ün iddialarıdır. fakat eğer bunlar doğruysa, sayın oğan için tam da yerini buldu diyebiliriz sanırım artık.
yazının linki
devamını gör...
167.
kişisel menfaat ağır gelmişse demek ki, bizim de bu durumda diyecek pek bir şeyimiz kalmıyor.
devamını gör...
168.
169.
eskiden celal oğlan diye bir türkü vardı "bu yoncayı kim biçecek celal oğlan olmayınca" gibi abuk subuk sözleri vardı. şimdi sinan oğlan diye diye söyleriz.
devamını gör...
170.
#2569200 neden yazının tamamını almıyorsun. solcular için tanpınar'ın düşünceleri seni ilgilendirmiyor mu?
27 ağustos 1960: sağcılarla beraber değilim, çünkü sağ şarktır ve şark bizi yutmağa, içimizden doğru yutmağa hazırdır. (...) mehmet akif''le yol arkadaşlığı, mümtaz [turhan]la fikir beraberliği. aslâ!
sağcı olmak çok güç, hatta imkânsız. evvelâ memleketimde en cahil ve budala insanlar sağcı. yahut da aşikâr şekilde hain ve ahlâksız. peyami safa... peyami safa''dan daha iğrencine tesadüf edilir mi?
sola gelince!.. yarabbim bizde solcu muharrir, solcu şair, genç şair, sol adam, ileri adam, zühd, hamakat, cahillik. ve hepsinden beteri yeni dil. devrik cümle. tarihi inkârdan daha beter olan tarih bilmemek. hiç kültürü olmamak. ne sağcı, ne solcu...
28 ekim 1960: fena adamım gibime geliyor, hodbin ve sevgiden mahrum bir insan. n''olur biraz kendimle meşgul olabilsem. aslında fena adam değilim; fakat çok hırpalandım, çok sarsıldım, çok ihmal edildim, hor görüldüm. ve bütün bunlar yavaş yavaş mizacımın tahammuruna, ekşimesine sebep oldu. yavaş yavaş her konuşulana benim içimden: "ya ben? ya benim çektiklerim?" diyen bir ses refakat etmeğe başladı...
15 aralık 1960: bütün ömrüm boyunca yaptığım şey: ânı kurtarmak.
26 aralık 1960: bir felsefî kuvvetim yok. kendime hiç "ben neyim?" sualini sormamış gibiyim. işte trajedi. (...) evvelisi akşam bütün dişlerimi söktüm, kendi elimle.
10 nisan 1961: yahya kemal serbest nazmı ihtiyarlığında, takati tükendiği zaman tecrübe etti. ve aşikâr ki para için, manzume bitirmek için manzume bitirdi. (...) yarabbim, kaç yıldır uzun yaşamış bir türk''ün kendini inkâr etmeden ölümünü göremiyoruz.
15 mayıs 1961: bu baba... ben daima imanlı adamdan nefret ettim. insan, cemiyeti elbise gibi giyinmeli
16 haziran 1961: peyami ile birkaç defa kokain de çektik. fakat verdiği başağrısı tahammül edebileceğim gibi bir şey değildi. o tahammül ediyor, az sarhoş oluyordu.
kokain kullanan bir edebiyatçının hezeyanları.
edebiyat tarihimizde mahremiyetin ifşâsı sadedinde cemil meriç''in ''jurnal''lerinin yanına konabilecek ikinci şaheser tanpınar''ın jurnal''leridir. üçüncüsü yoktur.
27 ağustos 1960: sağcılarla beraber değilim, çünkü sağ şarktır ve şark bizi yutmağa, içimizden doğru yutmağa hazırdır. (...) mehmet akif''le yol arkadaşlığı, mümtaz [turhan]la fikir beraberliği. aslâ!
sağcı olmak çok güç, hatta imkânsız. evvelâ memleketimde en cahil ve budala insanlar sağcı. yahut da aşikâr şekilde hain ve ahlâksız. peyami safa... peyami safa''dan daha iğrencine tesadüf edilir mi?
sola gelince!.. yarabbim bizde solcu muharrir, solcu şair, genç şair, sol adam, ileri adam, zühd, hamakat, cahillik. ve hepsinden beteri yeni dil. devrik cümle. tarihi inkârdan daha beter olan tarih bilmemek. hiç kültürü olmamak. ne sağcı, ne solcu...
28 ekim 1960: fena adamım gibime geliyor, hodbin ve sevgiden mahrum bir insan. n''olur biraz kendimle meşgul olabilsem. aslında fena adam değilim; fakat çok hırpalandım, çok sarsıldım, çok ihmal edildim, hor görüldüm. ve bütün bunlar yavaş yavaş mizacımın tahammuruna, ekşimesine sebep oldu. yavaş yavaş her konuşulana benim içimden: "ya ben? ya benim çektiklerim?" diyen bir ses refakat etmeğe başladı...
15 aralık 1960: bütün ömrüm boyunca yaptığım şey: ânı kurtarmak.
26 aralık 1960: bir felsefî kuvvetim yok. kendime hiç "ben neyim?" sualini sormamış gibiyim. işte trajedi. (...) evvelisi akşam bütün dişlerimi söktüm, kendi elimle.
10 nisan 1961: yahya kemal serbest nazmı ihtiyarlığında, takati tükendiği zaman tecrübe etti. ve aşikâr ki para için, manzume bitirmek için manzume bitirdi. (...) yarabbim, kaç yıldır uzun yaşamış bir türk''ün kendini inkâr etmeden ölümünü göremiyoruz.
15 mayıs 1961: bu baba... ben daima imanlı adamdan nefret ettim. insan, cemiyeti elbise gibi giyinmeli
16 haziran 1961: peyami ile birkaç defa kokain de çektik. fakat verdiği başağrısı tahammül edebileceğim gibi bir şey değildi. o tahammül ediyor, az sarhoş oluyordu.
kokain kullanan bir edebiyatçının hezeyanları.
edebiyat tarihimizde mahremiyetin ifşâsı sadedinde cemil meriç''in ''jurnal''lerinin yanına konabilecek ikinci şaheser tanpınar''ın jurnal''leridir. üçüncüsü yoktur.
devamını gör...
171.
artık erdoğan deniyor.
tayyip'i desteklediğini açıkladığından beri gıkı çıkmıyordu, içine atıyormuş meğer; kıyamam!
çoğu şeyi içime atıyorum
tayyip'i desteklediğini açıkladığından beri gıkı çıkmıyordu, içine atıyormuş meğer; kıyamam!
çoğu şeyi içime atıyorum
devamını gör...
172.
yürüyedur aslanım, yürürken de yaslarım.
kervanın yeni devesidir diye düşünüyorum da o kervan öyle bir kervan ki bir öne sürerler "aa" dersin olmuşum eşşek.
kervanın yeni devesidir diye düşünüyorum da o kervan öyle bir kervan ki bir öne sürerler "aa" dersin olmuşum eşşek.
devamını gör...
173.
trt ve cnn deki konuşmalarının dinlemenin sonrasında kendisi hakkındaki ön yargılarımdan ve menfi düşüncelerden utandım açıkçası.
kendini oldukça güzel açıklayan ve her söylediği ile tutarlı, devletçi ve hakkaniyetli milliyetçi bir insan.
yolu açık olsun...
kendini oldukça güzel açıklayan ve her söylediği ile tutarlı, devletçi ve hakkaniyetli milliyetçi bir insan.
yolu açık olsun...
devamını gör...
174.
o an geliyor.
devamını gör...
175.
önce zeplin gibi şişirildi... sonra zırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr diye uçan balona dönüp uzaklaştı.
devamını gör...
176.
sevgili basdanisman. muck. lavyu.
devamını gör...
177.
devamını gör...
178.
biz burada kıçımızı yırttık sağcı adama güven olmaz hele ki buna asla olmaz diye, dinletemedik. bu mal seçmenle değil yüz yıl 300 yıl daha g..ümüz doğrulmaz valla ramak kaldı monarşi övmeme
devamını gör...
179.
hükumetin ekonomi konusunda attığı adımların bu yılın sonuna doğru iyileşme olarak yansıyacağını belirterek bizlerin de destek vermemiz gerektiğini, eskilerin deyimiyle kemer sıkmamız gerektiğini söylemiş.
www.mynet.com/sinan-ogan-ek...
tabi 60 milyon doları kaldırınca kemer sıkmak kolay gelir. vatandaş dört patates, tek soğan alıp evine gidiyor. litrelik yağı kendi aralarında paylaşanlar var. sıkacak kemer falan kalmamış, ikinci elde satmışlar.
siz ne düşünüyorsunuz bu konuda sayın "geçen yıl mart ayında falan sinan oğlan güzellemesi yapan" yazarlar?
www.mynet.com/sinan-ogan-ek...
tabi 60 milyon doları kaldırınca kemer sıkmak kolay gelir. vatandaş dört patates, tek soğan alıp evine gidiyor. litrelik yağı kendi aralarında paylaşanlar var. sıkacak kemer falan kalmamış, ikinci elde satmışlar.
siz ne düşünüyorsunuz bu konuda sayın "geçen yıl mart ayında falan sinan oğlan güzellemesi yapan" yazarlar?
devamını gör...
180.
son yılın en büyük girişimcisi.
30 milyon tl'lik değere sahip arsalar için davanı sat.
(not: yatırım tavsiyesidir.)
30 milyon tl'lik değere sahip arsalar için davanı sat.
(not: yatırım tavsiyesidir.)
devamını gör...

