o dönem yaş 22 falandı, benim peder asker, bilenler bilin yazın askeri kamplar olur tatil yerleri.

orada 1 hafta kalacağız, kuzeni de soktuk içeri
bazı kampların böyle clubımsı yerleri olur, akşamında kuzenle orada içiyoruz
yanıma bir tane eleman geldi, bugün kimin şerefine içiyorsun diye sordu.

çocuğa baktım, çocuk bana baktı
kim lan bu diyorum içimden, sonra çocuk sen ozan değil misin dedi?
hayır dedim, meğer bi' tane klonum varmış kampta, arkadaşlarını çağırıp hayvanat bahçesindeki hayvan gibi beni millete gösterdi
oha çocuğa bakın ozan değilmiş diye, beni gören gümlüyor, şaşırıyor, oha falan çekiyor.

neyse kampta klonum olan çocuğa denk geldim / kanım dondu, direkt ikizim lan, boyu posu tipi aynı ve o dönem ikimiz de aynı bölümü okuyoruz çok garip bir andı .

neyse klon olmanın bi' faydasını gördüm, kampta hoşuma giden bir kız vardı o dönem, kızın annesi beni ozan zannedip kızın doğum gününe çağırmıştı.

aşırı saçma bir olay.
devamını gör...
aklıma geldi şimdi hiç sebepsiz, anlatıyorum.

çocuk doktorluğu yaptığım sıralarda, çocuğa bir görüntüleme yaptıysak şayet, ultrason olabilir mr olabilir, yorumunu almak için radyolog arıyorduk. düşünün hani rehberde altı yedi tane radyolog var, o günün danışılanı kimse onu arıyoruz.

neyse, o gün de yoğun bakımdayım ve olay görece acil. aradım adamı, çaldı çaldı açmadı. yaklaşık beş dakika sonra ikinci kez aradım, yanlış hatırlamıyorsam ikinci çaldırıştan sonra açtı ama şöyle bir şey; ses yankılanıyor, nefes nefese azıcık. doktor hanım diyor şu an diyor tuvaletteyim. insan bu kadar üst üste aranmaz, biraz müsade ederseniz çıkınca arayacağım diyor. bana diyor, tuvaletten diyor.

bak halen travmatik olarak kalmış bünyemde. ben seni daha sadece ikinci kez aramışım, madem mühim bir ihtiyacını gideriyorsun kapasana suratıma. beni niye o halinle muhatap ediyorsun. kabızlığın vardı da hıncını mı aldın benden. sifon çekip çekmediğini de belirt bir daha ki arayışında bari, süsle olayı.

öyle işte açmayın tuvalette telefonu.
saçmalamayın.
lütfen. *
devamını gör...
dün akşama doğru bir mağazanın kasasının önünde beklerken ve de az önce bir şeylerle uğraşırken nerde olduğumu unuttum. anlık olarak zihnimden gitti mekan kavramı. ikisinde de hatırlamak için birkaç saniye bekledim.
devamını gör...
(bkz: doğmak)
ne gerek vardı, gerçekten hiç bilmiyorum…
devamını gör...
"elimizde başlıktaki bilgi yok ama siz bir de bu hikayeyi deneyin" diyeceğim bir hikaye, bir arkadaşımın başına geldi.. anne ve babası uzaktan akraba, bütün sülalenin soyadı aynı, aile iç anadolu'dan yani bütün ailede isimler ahmet, mehmet gibi klasik isimler.
hikayede 2 mehmet var, her ikisi de amcaoğlu, mehmet'lerden biri eşiyle çok mutlu, diğeri boşanma arefesinde.
- alo, abla merhaba ben (eşiyle mutsuz) mehmet s. (kısa kesiyorum), amcamı ziyarete geleyim dedim..
- kaç zaman oldu, nerelerdesin sen?
- abla daha yeni uğradım ya,
- tabii canım.. neyse, annem de eşin filancayı da özlemişti, iyi olur, görüşürler..
- abla onu getiremeyebilirim.
- o kadar da severek evlendin, şimdi mi getirmiyorsun..
- haklısın abla, ne diyeyim..

oğlanın morali yerlere düşer, ben bu kıza ne yaptım der ama bir gün sonra da gelip sessiz sessiz oturur.

bizimki konuya uyanmaz, "bak eşiyle mutlu mehmet yine gelmemiş de, eşiyle mutsuz mehmet vefalı davranıp gelmiş", der.. bir saat falan geçer, mutfakta çay koyarken dank eder..
- mehmet biz seninle dün konuştuk mu?
- konuştuk abla..
- e ben sana çok kötü konuştum..
- halı diye çiğnedin abla..
- oğlum eşiyle mutlu mehmet'in karısının adını da verip çağırdım, niye düzeltmedin?
- onu da yanlışlıkla söyledin sandım.. düzeltirsem daha beter laf sayarsın diye korktum..

bizimki durur durur, telefonu eline alır, eşiyle mutlu mehmet'i arar, "senin yüzünden eşiyle mutsuz mehmet'e dünya laf ettim" diye lafları bir de hak sahibine teslim eder. mutsuz mehmet yerlere yatar, mutlu mehmet'in günü durduk yere zehir olur.
devamını gör...
yazın perakende bir kuruyemiş marketinde çalışırken bir hanımefendi 20 liralık çekirdek istedi sonrasında tartıya geçtik çekirdek 19.99 gelmiş içeriye bir fazla çekirdek atsan 20.25 kuruş falan oluyor. kasaya geldi hanımefendi 20 lira dedim, verdi sonrasında bu 19.99 tutmuş benim 1 kuruşumu vereceksin diye yarım saat başımda durup beni polise şikayet etmekle tehdit etti. diyorum abla 1 kuruş merkez bankasında bile yoktur, istersen biraz daha çekirdek ekleyelim falan dedim ama bana nasıl bilendiyse kabul etmedi. müdürümü çağırdım ve uzun uğraşlar sonu tatlıya bağlandı. o gün anladım ki hizmet sektörü çok zor bir sektör.
devamını gör...
seneler önce avukat katibi olarak ankara'dan malatya'daki bir borçlunun atölyesine avukat salih abiyle birlikte haciz gittik. borç tutarı yüksek ve biz atölyedeki makinaları cebri icra ile kaldırıp götürmeyi planlıyoruz. icra memuru, 3 tane polis memuru, nakliyeci ve hamallarla birlikte haciz mahalline girdik. borçluyu ödemeye ikna etmeye çalışıyoruz. bir ara adam beni kenara çekti ve bana buradan mal kaldırma sana şimdiki parayla 10 bin lira vereyim borcumda taksitler halinde ödeyeyim dedi. ben adamı tersleyip durumu avukat salih abiye anlattım. o da bana vay şerefsiz bana 4 bin lira rüşvet teklif etti, sana nasıl 10 bin lira teklif eder diyerek bozuldu.. salih abi bunu kendine dert edindi adamı başladı haşlamaya. sen katibe 10 bin rüşvet teklif ediyor bana niye 4 bin lira teklif ediyorsun dedi. bunu duyan icra memuru burada asıl işi yapan benim bana niye rüşvet teklif etmiyorsun da bunlara teklif ediyorsun demesin mi? evet, dedi. adam ne diyeceğini şaşırdı. kem küm etti, bin pişman oldu. ortaya çıkan manzara benim yaşadığım en saçma olaylardan biridir. hayır yani icra memuru niye ayar oldu onu da anlamadım. şaka gibi bir gündü ya.
devamını gör...
ben gerçekten böyle bir kaç tane yaşadım ama size en garibini yazayım
bir şirket içinde freelancer bir çalışma yapıyorum çok nadir fotoğraf için gittiğim olmak durumunda kalıyorum neyse burada x kişisi var eğitim müdürü y kişisi var operasyon müdürü
bu x ve y kişisi benim üstümden iddiaya girmek gibi gayri ihtiyari bir sacmalik yapıyorlar ve y kişisi de evli aynı zamanda geçen günde sirkete girdim sabah 7 mutfağa yöneldim herkes 8.30-9 arası çalışmaya başlıyor hani niyetim bir kahve içip cekimi yapayım kaçayım mutfak balkonundayim işim bitti sigara yaktım hani müdür gelsin onaylatayım diye bekliyorum 8.40 sıralarında ben balkonda bunlar mutfakta beni görmediler sagolsunlar canlarım yememis icmemisler beni konuşuyorlar x kisisi diyor ki bosuna peatham üzerinden iddiaya girdik kız nemrudun soguk nevalenin teki dün mesaj attim cevap bile vermedi y kişisi de diyor ki sana tabi cevap vermez bana iş atıyor ohooo biz dün yarım saat telefonda konuştuk (konustuk da is icin) kahve icmeye gidicez senin işin yaş x de diyor ki ya zilliye bak demek ki böyle evli fantezisi falan var o sirada balkondan çıktım ve bir anda mosmor oldular dedim evet bir takım fantezilerim var ama bunlardan biri evli adamlar değil y kisisine dedim ki ikincisi de dün telefon da konuştuk evet ama iş için sallamasan mı acaba beyefendi bana ne dese beğenirsiniz önümde egilmeseydin?? ış için cekim yapiyordum pardon cekim için masanin ustune egildim beyefendi dedim ve bana dedigi diger sey ise pardon bana is atiyosun gibi geldi bir daha düşünmem jxjsjsja
devamını gör...
saçma değil belki ama .
annemlere gidiyorum bazen. limonu da kabuğuyla yemeyi severim. dolapta yumurtaların yanında yarım limonlar oluyo ben de götürüyorum bunları.
bir gün gene mutfaktayım bir baktım kadın yarım limonu yüzüne sürdü yumurtaların yanına koydu..
devamını gör...
sözlükte bir başlıkta anlatmıştım da şimdi bulamayabilirim. burada da anlatayım. ankara'da üniversite okurken işte bir hafta sonu kızılay'a indik. annnnormal bir kalabalık vardı. yani kızılay zaten hafta sonları çok kalabalık olur da, o gün ekstra kalabalıktı. caddede sıraya dizilip küçük adımlarla falan yürüyebiliyoruz, o denli kalabalık. hatunun biri arkadan ayağıma/topuğuma bastı. neyse dedim, yürümeye devam ettim ve art arda 3 kez topuğuma bastı hatun ve 3.den sonra dönüp" e, yuh!" dedim. zaten hatun olduğunu da arkamı dönüp tepki verdikten sonra fark ettim. hatun ben öyle bir tepki verince "allahtan siz çok düzgün yürüyorsunuz(!)" dedi. normalde "popomda gözlerim yok, size göre nasıl yürüyeceğim?" falan diyebilirdim de olayın absürtlüğü karşısında gülmekten kendimi alamadım. haha.
devamını gör...
pek başıma gelen değil de, karşımda cereyan eden diyelim.
seneler önce otobüste gidiyorum. akpnin elinde kuran sallayarak dindarları kandırabildiği %50 oy aldığı zamanlar. önümdeki koltukta bir nene ve 25 yaşlarında torunu var, konuşmalarına kulak misafiri oluyorum. ikisinin de çiftçi olduğu aşikar kılık kıyafetlerinden. adam bir akrabalarının iş durumu hakkında neneye bir şeyler anlatıyor, atanamamış öğretmenmiş. iyi bir puan almış ama torpilsiz olmuyormuş. o yıllar bizim oralarda köylünün akpyi eleştirmesine olanak yok, fetönün gammaz ağı var. dedim aferin gence, bunu uyutamamışlar. böyle sistem olmaz diyor, nene hak veriyor, ben içimden diyorum daha yavaş konuşsalar keşke. şimdi bir aktroll üstüne vazife edinip laf edecek münakaşa çıkacak. çocuk veriyor veriştiriyor. ergenekondan paşaların içeri atıldığı, akpnin yine cadı avıyla kervanını yürüttüğü zamanlar.
neyse çocuk en son "chp engelliyor atamaları, inşallah erdoğan bu chplileri yenecek, atamalar o zaman olacak" dedi ben mavi ekranı verdim.
o zaman anladım, köyünün sandığından silme akp çıkmasına rağmen neden tarlada mahsulü çürüyen çiftçi gidip chp otobüsünün önüne bir kamyon domates döktü.
akpnin aktrolleri neden bu kadar iyi besleyip semirttiği çok net. o kadar çok manipülasyon yapıyorlar ki bir noktada yalan artık hafızaya yerleştirilmiş oluyor. bu köylünün akpnin manipülasyonla halkın inançlarını tornadan geçirip bu kadar büyük bir kötülük yapabileceğini düşünmesinin imkanı yok. toprakla uğraşan insan için toplum mühendisliği, subliminal ilüzyonlar falan üzerine düşünmeleri gereken şeyler değil. birileri tam akpye kızacağın zaman, onlarca aktrolle birlikte düğmeye basılmış gibi aynı anda 'yok chp yaptı ona kız' mı diyor? doğrudur diyiveriyorsun bir çiftçi vatandaş olarak, niye yalan söylesinler ki.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının başına gelen en saçma olay" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim