sözlükten memnun olmama nedenleri
başlık "petit prince de paris" tarafından 07.04.2021 10:27 tarihinde açılmıştır.
1.
kafa sözlük'te fahri olarak emek işçiliği yapan her yazar ve çaylağın sözlük'ün seyrinden memnun olmama nedenlerini ifade ettiği başlıktır.
devamını gör...
2.
hani izmir otobüsüne binersin de mola da otobüs seni unutur gider ya.... ortam yabancıdır...ne yapacağını bilemeyip bir lahza paniklersin...moderatör benim icin su an o zalim muavinden daha zalim.....
devamını gör...
3.
ismini hiç sevmiyorum, keşke değişse.
devamını gör...
4.
sözlükten son günlerde hiç memnun değilim ma. üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi.
devamını gör...
5.
çok bilmiş çooook buralarda herkes cahil onlar çok bilmiş.
devamını gör...
6.
geldiğim günden bu yana sadece tek bir konudan şikayetçiyim; oy çetesi. bunun dışında neden memnun olmayayım. kafa dağıtmak için giriyorum çünkü. memnun olmazsam çıkarım bu kadar basit.
devamını gör...
7.
özgünlük eksikliği. bu nedenle ekşiden sürekli başlık araklama çabaları. ekşi sözlük başlığı okuyacaksam ekşi sözlük okurum. bir şeyin orijinali varken taklidine rağbet olur mu? cola turka neden tutmadı mesela bir düşünün?
devamını gör...
8.
sözlüğün en iyi yazarı olduğum halde değerimin bilinmemesi. maylasef bu nasıl olur hayla anlamış değilim. elinizde benim gibi bir cevher var ve siz bundan faydalanamıyorsunuz....
üretkenlik desen var bilgi desen var komiklik desen çok.
yani ben abd de falan olsam şu an nbc abc fox netfliks hbo da falan programlar yapıyordum. nobeli üst üste almıştım hatta jüriye girmiştim.
oscar, grammy, golden globe, mtv, altın küre, altın ayı, cannes hepsinden ödül almıştım.
uzakdoğu da tişörtlerim satılıyordu.
ve ben los angeles da hollywood daki evimde havuz başında oturuyordum.
şu an öğlen ne yiyeceğim ne yapsam diye düşünüyorum. bu ayıpta size yeter. daha da fazla konuşmuyorum.
üretkenlik desen var bilgi desen var komiklik desen çok.
yani ben abd de falan olsam şu an nbc abc fox netfliks hbo da falan programlar yapıyordum. nobeli üst üste almıştım hatta jüriye girmiştim.
oscar, grammy, golden globe, mtv, altın küre, altın ayı, cannes hepsinden ödül almıştım.
uzakdoğu da tişörtlerim satılıyordu.
ve ben los angeles da hollywood daki evimde havuz başında oturuyordum.
şu an öğlen ne yiyeceğim ne yapsam diye düşünüyorum. bu ayıpta size yeter. daha da fazla konuşmuyorum.
devamını gör...
9.
benim de bazı konularda memnuniyetsizliğim var. akıştaki başlıklara katılımımız az. yeni açılan bir başlığa yeni başlık diye uyarı konulmalı ki yazarlar o başlığı daha çok desteklesin. sözlükte kaliteli ama tek tanımlı o kadar çok başlık var ki. bir de profesyonel modluk sistemiyle beraber sözlük birbirine biraz daha yabancılaştı sanki. önceden herkesin birbirini tanıdığı ve hoş biçimde gülümsediği bir butik otelken şimdi asansörde denk gelince birbirinin suratına bile bakmayan bir apartmana dönüştü. biraz garipsiyorum açıkçası bu durumu. ha bir de sözlüğün ilk zamanlarında lokomotifi olan yazarlara biraz daha gaz verilse hiç fena olmaz.*
devamını gör...
10.
içinden geldiği gibi yazanlara ucube, troll yaftası yapıştırılması.
devamını gör...
11.
istediğimiz gibi tanım silemediğimiz için yazarlık yapmıyorum. böyle böyle çok yazar gitti buradan. yancı ergen tiplerini de moderatör yaptınız bir de.
devamını gör...
12.
ölü olması.
devamını gör...
13.
ülkenin genel sorunu bu.
hemen örnekleyeyim.
- bu sözlük böyle olmaz
- peki olmaz. nasıl olur?
- eeeeeeee ne bilim ben. olmaz işte.
işte bunu çözersek işin çoğu çözülmüş olacak.
hemen örnekleyeyim.
- bu sözlük böyle olmaz
- peki olmaz. nasıl olur?
- eeeeeeee ne bilim ben. olmaz işte.
işte bunu çözersek işin çoğu çözülmüş olacak.
devamını gör...
14.
memnuniyetsiz olmak.
sözlükle ilgisi yok yani.
ben yapısal olarak huysuzum.
hayattan alamadığınız keyfi sözlük gibi toplu bir ortamda kusur bulmadan alabilseydiniz tuhaf olurdu.
next.
sözlükle ilgisi yok yani.
ben yapısal olarak huysuzum.
hayattan alamadığınız keyfi sözlük gibi toplu bir ortamda kusur bulmadan alabilseydiniz tuhaf olurdu.
next.
devamını gör...
15.
memeler küçük.
devamını gör...
16.
eksi verememek.
devamını gör...
17.
mızmız, hiçbir şeyden memnun olmayan, isteği yerine getirilse bile tatmin olmayan, tek ilacı eşek sudan gelinceye kadar dayak olan bir kişiliğe sahip olmaktır.
bu sözlüğün, bir başka sözlüğün, bir forumun, bir giyim mağazasının, bir restoranın kuralları bellidir ve mekan sahibi koyar. buraya girerek bu kuralları kabul etmiş olursunuz. içeri girip oturduktan sonra, mesela neden tanım silemiyorum diye mızmızlanıyorsanız kapı burada sapı şuradadır. çektirip gidebilirsiniz. hacı dayının leş gibi leş kokan restoranına girip neden roast beef yok diyemezsiniz. adam size roast beef de ne tarraaam demezse şanslısınız. öyle düşünün.
bir mekan size uymuyorsa yapacağınız şey usulca kalkmak, tanıdıklarınız varsa selamlamak ve sessize çekip gitmektir.
mızmızlanmayın. yakışmıyor. yetişkin insanlarsınız.
bu sözlüğün, bir başka sözlüğün, bir forumun, bir giyim mağazasının, bir restoranın kuralları bellidir ve mekan sahibi koyar. buraya girerek bu kuralları kabul etmiş olursunuz. içeri girip oturduktan sonra, mesela neden tanım silemiyorum diye mızmızlanıyorsanız kapı burada sapı şuradadır. çektirip gidebilirsiniz. hacı dayının leş gibi leş kokan restoranına girip neden roast beef yok diyemezsiniz. adam size roast beef de ne tarraaam demezse şanslısınız. öyle düşünün.
bir mekan size uymuyorsa yapacağınız şey usulca kalkmak, tanıdıklarınız varsa selamlamak ve sessize çekip gitmektir.
mızmızlanmayın. yakışmıyor. yetişkin insanlarsınız.
devamını gör...
18.
ekmek çıkmıyor. *
devamını gör...
19.
bence bu şikayetlerin temel sebebi; kurallarını kendimizin koymadığı bir ortamda yazdığımız tanımlar ya da açtığımız başlıklar sebebiyle sözlüğü, sözlük yazarlarını ve sözlük yönetimini kendimize borçlu hissetmek.
bazısı diyor ya "sözlük yazarı kendine yazmaz, kendine yazacak olsa anı defteri tutardı". anılardan başka o kadar çok şey yazıyoruz ki sözlüklerde. hem de bunu yaparken anı defteri tutuyormuş gibi sadece kendimizden, duygularımızdan, ilişkilerimizden bahsetmediğimiz gibi sırf sanal ortamda olmak ve tanınmıyor/bilinmiyor/anonim(!) olmak hasebiyle "dürüstlük" çizgimizden hafif sapmalara da uğrayabiliyor, fantezi dünyamızdan dem vurabiliyor, zihnimizdeki jandarmalarımızı uzak tutabiliyoruz. kimi zaman tematik, kimi zaman bilgi içerikli, kimi zaman goy goy tanımlar yazıyoruz. bu bir olanak; elbette kuralları yönetim tarafından belirlenmiş, baştan bu kuralları bilerek ve kabul ederek kullandığımız bir olanak.
tanım silmek mantığını da pek anlamadım ben. sinir olduğun bir düzene tanım yar etmemek gibi bir şey midir bu bilemedim ama ben şunu yapıyorum; kıymet verdiğim, emek emek araştırarak, okuyarak yazdığım bazı tanımlarımı özel bir dosyada kopyala/yapıştır istifliyorum. ne işe yarayacaklar onu da bilmiyorum da işte onlara kıymet verdiğimin bir nişanesi olsa gerek bu da.
altı üstü tanım yazıyoruz, önü sonu sözlük yazarlığı yapıyoruz... bu ne kadar abartılabilir ki? yazmak güzel, okunmak güzel, oylanmak daha da güzel ama o kadar! ötesi boş beklenti...
* "ne verdin ki ne istiyorsun. ne yaptın da karşılık gözetiyorsun" *
bazısı diyor ya "sözlük yazarı kendine yazmaz, kendine yazacak olsa anı defteri tutardı". anılardan başka o kadar çok şey yazıyoruz ki sözlüklerde. hem de bunu yaparken anı defteri tutuyormuş gibi sadece kendimizden, duygularımızdan, ilişkilerimizden bahsetmediğimiz gibi sırf sanal ortamda olmak ve tanınmıyor/bilinmiyor/anonim(!) olmak hasebiyle "dürüstlük" çizgimizden hafif sapmalara da uğrayabiliyor, fantezi dünyamızdan dem vurabiliyor, zihnimizdeki jandarmalarımızı uzak tutabiliyoruz. kimi zaman tematik, kimi zaman bilgi içerikli, kimi zaman goy goy tanımlar yazıyoruz. bu bir olanak; elbette kuralları yönetim tarafından belirlenmiş, baştan bu kuralları bilerek ve kabul ederek kullandığımız bir olanak.
tanım silmek mantığını da pek anlamadım ben. sinir olduğun bir düzene tanım yar etmemek gibi bir şey midir bu bilemedim ama ben şunu yapıyorum; kıymet verdiğim, emek emek araştırarak, okuyarak yazdığım bazı tanımlarımı özel bir dosyada kopyala/yapıştır istifliyorum. ne işe yarayacaklar onu da bilmiyorum da işte onlara kıymet verdiğimin bir nişanesi olsa gerek bu da.
altı üstü tanım yazıyoruz, önü sonu sözlük yazarlığı yapıyoruz... bu ne kadar abartılabilir ki? yazmak güzel, okunmak güzel, oylanmak daha da güzel ama o kadar! ötesi boş beklenti...
* "ne verdin ki ne istiyorsun. ne yaptın da karşılık gözetiyorsun" *
devamını gör...
20.
1) gönül rahatlığıyla tanım silemiyor olmak. başta sözlükteki insan sayısı az olduğu için yapıldı ve mantıklı bir uygulama idi. ama an itibarıyla sözlükte bir sürü insan var. bunu hala devam ettirmek düpedüz faşizmdir.
2) yapay zeka mı yoksa insan mı belli olmayan, ama her iki türlü de işlerini düzgün yapamayan moderatörler.
2) yapay zeka mı yoksa insan mı belli olmayan, ama her iki türlü de işlerini düzgün yapamayan moderatörler.
devamını gör...