161.
lisede; yurtta, üniversitede, arkadaş çevremde vs. gözlemlediğim kadarıyla üçlü arkadaş gruplarındaki temel sorun: iki kişinin çok daha iyi anlaşıp üçüncü kişiye gerekli alakayı göstermemesi... böyle olunca da üçüncü kişi çıkarı için belli bir süre arkadaşlığı sürdürüyor ve en nihayetinde arkadaşlık sona eriyor.
devamını gör...
162.
(bkz: büşra kübra nazlı)
devamını gör...
163.
164.
o 3. kişi genelde ben olurum.
kaldırımda arkadan gelen birini görürseniz.
işte o kişi,
benim...
kaldırımda arkadan gelen birini görürseniz.
işte o kişi,
benim...
devamını gör...
165.
(bkz: büşra kübra nazlı)
devamını gör...
166.
içlerinden biri diğerlerinin manitalarının birine mutlaka basmıştır-basıyordur.
devamını gör...
167.
devamını gör...
168.
bedirhan,nazlıcan, suphi...
devamını gör...
169.
biz dörtlüydük. üniversite bitip hepimiz farklı yerlerde çalışmaya başlayınca suya atılan kağıt helvası gibi olduk.
hadi toplanıp içelim deyip içiyoruz bazen. yine enseye tokat göte parmak oluyoruz ama eski günlerden kaçıp giden çok şey var.
bazen aramızdaki ufak tefek başlayan sonra barışılan kırgınlıkların gölgesi düşüyor üstümüze. bazen öğrencilikteki gibi nerede sabah orada akşam yapamayacaklarını zannedip geri çekiliyor kimi arkadaşlar.
eskisi gibi olamıyoruz artık.
hadi toplanıp içelim deyip içiyoruz bazen. yine enseye tokat göte parmak oluyoruz ama eski günlerden kaçıp giden çok şey var.
bazen aramızdaki ufak tefek başlayan sonra barışılan kırgınlıkların gölgesi düşüyor üstümüze. bazen öğrencilikteki gibi nerede sabah orada akşam yapamayacaklarını zannedip geri çekiliyor kimi arkadaşlar.
eskisi gibi olamıyoruz artık.
devamını gör...
170.
ben keyfim ve kahyası.
devamını gör...
171.
üçlü kalamayacak gruptur belli bir yaşa kadar üçlğ olsalar bile mutlaka bir yerlerde 2 kişi kalırlar.
devamını gör...
172.
2 tanesi her zaman daha samimidir.
devamını gör...
173.
hep bölünür.
ben 8' e giderken bir arkadaş edindim. sonra o kişiyle lise 3'te kuzenimle denk geldik. tanıştırdım ettim vs. sonra okul değiştirdik bölümler değişti.
ben sayısala, ikisi eşit ağırlığa geçti.
aynı sınıfa düştüklerinde gruba en son gelen benmişim gibi hissettim onlar yüzünden. sonra ikisini de sildim. ben çıktıktan sonra ikisi kavga etmişti. ama öyle böyle değil servisi bekliyoruz yan yanayız neredeyse. umursamıyor gibi görünüp arada onları yokluyordum. o an kuzenim çocukluk arkadaşımdı (en çok hain) ve ben o ne kadar adilik yapsa yapsın o kız gibi ona ne bağırmışım öyle ne de aşağılamışım. içimden "oh hak ettiğin muameleyi gör bakalım, nasılmış satıcılık." derken bir yandan o kıza da sinirleniyorum. baktım bunlar baya hararetlendi o benim kuzenimi ittirdi. çok sinirlendim 2-3 adım atıp kuzenimin önünde durdum. çünkü biliyorum bu salak dayak yer ama dövemez. "deminden beri sabrımı zorluyorsun bir de onu ittirdin. sana göstereyim nasıl ittirilir?" deyip onu ben ittirdim birkaç adım gerileyip kaldırıma popo üstü düştü. üzerine yürüyüp tam ona doğru eğildim. "poponda yeri gördüğüne göre şimdi beni iyi dinle, bir daha ona bu şekilde davrandığını görürsem ya da duyarsam seni çok pis döverim. onunla aramı bozduğun için nefret ediyorum zaten senden o yüzden şansını zorlama istersen."
deyip sonra kuzenime ilerledim "ve sen, gördüm ki bulduğun denginle çok iyi anlaşıyorsun. tebrik ederim ama halâ savunmayı başkasından bekleyen o kızsın. bunu yapmamın sebebi aramızın düzeleceğinden değil. ondan nasıl nefret ediyorsam bir süre sonra senden de edip bir dahakine nasıl dayak yediğini keyifle izleyeceğim. bu keyfi bana yaşatmak isteyip istememene sen karar vereceksin. ayrıca bunu bende biraz olsun yerin kaldığı için yaptım, senin için değil yani. benim için sen bozulacak kadar gevşek olduğunu kanıtladığın gün bittin. ağlamayı kes. daha çok ağlayacaksın ve beni bulamayacaksın." dedim ve sessizlikler sonrası gelen servise ben ayrı ikisi aynı yere oturdu. ne yüzsüzler ya...
ben 8' e giderken bir arkadaş edindim. sonra o kişiyle lise 3'te kuzenimle denk geldik. tanıştırdım ettim vs. sonra okul değiştirdik bölümler değişti.
ben sayısala, ikisi eşit ağırlığa geçti.
aynı sınıfa düştüklerinde gruba en son gelen benmişim gibi hissettim onlar yüzünden. sonra ikisini de sildim. ben çıktıktan sonra ikisi kavga etmişti. ama öyle böyle değil servisi bekliyoruz yan yanayız neredeyse. umursamıyor gibi görünüp arada onları yokluyordum. o an kuzenim çocukluk arkadaşımdı (en çok hain) ve ben o ne kadar adilik yapsa yapsın o kız gibi ona ne bağırmışım öyle ne de aşağılamışım. içimden "oh hak ettiğin muameleyi gör bakalım, nasılmış satıcılık." derken bir yandan o kıza da sinirleniyorum. baktım bunlar baya hararetlendi o benim kuzenimi ittirdi. çok sinirlendim 2-3 adım atıp kuzenimin önünde durdum. çünkü biliyorum bu salak dayak yer ama dövemez. "deminden beri sabrımı zorluyorsun bir de onu ittirdin. sana göstereyim nasıl ittirilir?" deyip onu ben ittirdim birkaç adım gerileyip kaldırıma popo üstü düştü. üzerine yürüyüp tam ona doğru eğildim. "poponda yeri gördüğüne göre şimdi beni iyi dinle, bir daha ona bu şekilde davrandığını görürsem ya da duyarsam seni çok pis döverim. onunla aramı bozduğun için nefret ediyorum zaten senden o yüzden şansını zorlama istersen."
deyip sonra kuzenime ilerledim "ve sen, gördüm ki bulduğun denginle çok iyi anlaşıyorsun. tebrik ederim ama halâ savunmayı başkasından bekleyen o kızsın. bunu yapmamın sebebi aramızın düzeleceğinden değil. ondan nasıl nefret ediyorsam bir süre sonra senden de edip bir dahakine nasıl dayak yediğini keyifle izleyeceğim. bu keyfi bana yaşatmak isteyip istememene sen karar vereceksin. ayrıca bunu bende biraz olsun yerin kaldığı için yaptım, senin için değil yani. benim için sen bozulacak kadar gevşek olduğunu kanıtladığın gün bittin. ağlamayı kes. daha çok ağlayacaksın ve beni bulamayacaksın." dedim ve sessizlikler sonrası gelen servise ben ayrı ikisi aynı yere oturdu. ne yüzsüzler ya...
devamını gör...
174.
175.
her zaman ikisi daha samimidir. diğerini sadece işlerini gördüğü sürece yanlarında tutarlar.
devamını gör...
176.
hiç üçlü arkadaş grubum olmadı. 8 yaşından 14 yaşına kadar biz tam tamına 20 kişiydik. mahalleden, okuldan bir şekilde bulmuştuk birbirimizi ve her gün neredeyse beraberdik. hepsinin ismini tek tek sayarım. abartısız yazıyorum. 20 kişilik bisiklet grubuyla akşamları yaşadığımız ilçeyi deli gibi dolaşırdık. parklarda çekirdek, kola yapar, sohbet muhabbet ederdik. arkadaşımızın babasının bisikletçi dükkanı olunca bisikleti olmayanlar oradan alırdı gezmek için eksiğimizi öyle tamamlardık. sonra ne mi oldu? kimi evlendi, kimi ben gibi başka şehire taşındı, kimi başka yollara saptı ömrünü cezaevlerinde geçiriyor falan. güzel günlerdi. bazılarımız için sonlar daha güzel olsa daha iyi olabilirdi ama güzel hatırlarım hep. resmen çete gibiydik lan.* ama kötülük yoktu içimizde tabii.
devamını gör...
177.
biri her zaman gider. kalan iki kişi ömür boyu devam etme potansiyelindedir.
devamını gör...
178.
devamını gör...
179.
üçlü olsun, güçlü olsun. mottosu ile hareket eden arkadaş grubu olabilir.
devamını gör...
180.
devamını gör...
"üçlü arkadaş grubu" ile benzer başlıklar
uçlu kalem
28

