uzaylılar var mı sorunsalı
başlık "turuncu büyüteç" tarafından 06.12.2020 23:08 tarihinde açılmıştır.
41.
kediler.
kediler uzaylıdır ve sıvıdır.
kediler uzaylıdır ve sıvıdır.
devamını gör...
42.
amerikalılar 2024 yılında jüpiter'in uydusu europa'ya bir uzay aracı göndererek bu sorunun gerçeğe en yakın yanıtını bulmayı umuyorlar.
europa'nın üstünü kaplayan kalın buz tabakasının altında sıvı bir okyanus bulunuyor. yaşam olması için gün ışığı olması gerekmiyor. bunu dünyadan biliyoruz. eğer europa'da yaşam yaşam izleri bulursak bu evrenin diğer noktalarında da yaşam olduğu anlamına gelecektir.
zaten bu kadar büyük bir evrende tek bir noktada yaşam olması mümkün değildir. mutlaka vardır. ama sorunun ima ettiği "uzaylı" ... bu konuda net konuşmak mümkün değil.
europa'nın üstünü kaplayan kalın buz tabakasının altında sıvı bir okyanus bulunuyor. yaşam olması için gün ışığı olması gerekmiyor. bunu dünyadan biliyoruz. eğer europa'da yaşam yaşam izleri bulursak bu evrenin diğer noktalarında da yaşam olduğu anlamına gelecektir.
zaten bu kadar büyük bir evrende tek bir noktada yaşam olması mümkün değildir. mutlaka vardır. ama sorunun ima ettiği "uzaylı" ... bu konuda net konuşmak mümkün değil.
devamını gör...
43.
düşününce biz de birer uzaylıyız aslında. kusura bakmayın da bu koskaca evren bizim burnu büyük insanoğlu için yaratılmadı.
devamını gör...
44.
varsa bizi kendimizden kurtarsınlar, böylece koca bir gezegeni de kurtarmış olurlar...
devamını gör...
45.
astronomi ile ilgili azıcık bilgisi olan biri için bile saçma bir soru bence. aslında soru da uzaylılar var mı yerine, evrende başka bir yerde yaşam var mı şeklinde olmalı.
cevaba gelirsek de bizden önce, bizden sonra ya da aynı anda herhangi başka bir yerde yaşam olmaması mümkün değil. ama bu yaşam bizim bildiğimiz gibi bir yaşam şekli olmayabilir. çünkü bu gezegende ve bu gezegenin fiziksel kanunlarına ve biyolojik etkilerine göre evrimleştik.
gözünüzü gök yüzüne diktiğinizde binlerce yıldız görüyorsunuz. o yıldızlar sizden binlerce ışık yılı uzakta. bir de göremediklerimiz ve şu anki teknolojik gelişmelerle göremeyeceklerimiz var.
bir de james webb teleskobunun çektiği en son görüntülere bakın. o görselde gördüğünüz her nokta ayrı bir galaksi. yani milyarlarca galaksi ve o galaksilerin içinde milyarlarca yıldız var.
sonra sakinleşin ve bu soruyu tekrar gözden geçirin!
cevaba gelirsek de bizden önce, bizden sonra ya da aynı anda herhangi başka bir yerde yaşam olmaması mümkün değil. ama bu yaşam bizim bildiğimiz gibi bir yaşam şekli olmayabilir. çünkü bu gezegende ve bu gezegenin fiziksel kanunlarına ve biyolojik etkilerine göre evrimleştik.
gözünüzü gök yüzüne diktiğinizde binlerce yıldız görüyorsunuz. o yıldızlar sizden binlerce ışık yılı uzakta. bir de göremediklerimiz ve şu anki teknolojik gelişmelerle göremeyeceklerimiz var.
bir de james webb teleskobunun çektiği en son görüntülere bakın. o görselde gördüğünüz her nokta ayrı bir galaksi. yani milyarlarca galaksi ve o galaksilerin içinde milyarlarca yıldız var.
sonra sakinleşin ve bu soruyu tekrar gözden geçirin!
devamını gör...
46.
her konuda sistemin süzgecinden geçerek seçilmiş bilgilerle avutulduğumuz gerçeğinden yola çıkarsak, paylaşılan her sözde bilginin bir amaca hizmet ediyor olduğunu düşünmek gerek. gerçeği perdelemek, insanları oyalamak, magazinel sunumlarla zaten kaygan bir zemine sahip olan bir konuyu iyice itibarsızlaştırmak v.b.uzatılabilir. ya "bilimsel olarak kanıtlanmış" dediğimiz her şey bir sürü gerçek bilgininin elimine edilerek bize sundukları ise? ya sunulmayanlar? tüm sunulanı ter yüz edecek bilgiler ise?
öte yandan "yetkililer", "abd", "üst akıl " dünya dışı varlıkların gerçekten var olduğunu kameralar karşısına geçip tüm dünyaya duyurduğunda mı inanacağız? bireysel bir karşılaşmayı iddia eden birini de hiç bir literatür bilgimiz olmadan şizofreni ile mi yaftalayacağız?
günümüzde, fiziksel kanıtları da içeren yığınla ortak karakteristiklere sahip deneyimler yaşadığını beyan eden temasçılar mevcuttur.
"örtbas sistemini kurgulayan aynı beyinlerin, bir yandan da örtbasın “sentetik” sembolü 51.bölgeye kitleleri yönlendirerek “magazin ufo’culuğunu” pompaladığı, üstelik neler olup bittiğinden habersiz, iyi niyetli kitleye bölgede hamburger, kola, kızarmış patates, 51.bölge şapkaları ve bardakları sattığı dünyanın en büyük tiyatro sahnesine amerika birleşik devletleri diyoruz." demişti çok sevgili erhan kolbaşı.
dünya dışı varlıkların olup olmadıkları konusuna gelince; beşer bir zihinle beşer üstünü algılamaya çalışmak, dahası algıladığını zannedip bunu ya şiddetle savunmak, ya da alay yoluyla itibarsızlaştırmak insanlık olarak temel sorunumuzdur. ne yazıktır ki her konuda böyleyiz. misal bir doktor zamanda yolculuk yapsa ve hiç uygarlık görmemiş ilkel bir yerliye hastalığı sebebiyle görece acı da verecek bir uygulama ile tedavi etmeye çalışsa bu yerlinin bu doktorla ilgili realitesi ne olurdu acaba? bana göre bizim ilkel merak dürtümüzün tatmini için haylice boyumuzu aşan bir konu olmakla birlikte daha derin düzeyde ve çok yönlü bir şekilde araştırma ve sorgulamayı hak eden bir konudur. bu bağlamda dünya dışı varlıklar konusunda ilkel yerliden bir farkımız yoktur.
bir diğer sorunsal da; niye gelmiyorlar, sadece amerikada mı oluyor, gelip bizi ne yapsınlar, uçmuşsunuz siz, ne içiyorsunuz benzeri sorulara /söylemlere (aşırı aktif sol lob - beşer sorular) girmeden evvel biraz okuyup araştırsak mı? kimbilir belki de derinleştikçe bizzat bireysel deneyim yoluyla ilk elden tanığı olarak bilgiye ulaşırız.
özetle demem o ki; herkesin realitesi, bireysel yolculuğuyla şekillenmeli. sözde merciler onaylayınca veya reddedince değil.
öte yandan "yetkililer", "abd", "üst akıl " dünya dışı varlıkların gerçekten var olduğunu kameralar karşısına geçip tüm dünyaya duyurduğunda mı inanacağız? bireysel bir karşılaşmayı iddia eden birini de hiç bir literatür bilgimiz olmadan şizofreni ile mi yaftalayacağız?
günümüzde, fiziksel kanıtları da içeren yığınla ortak karakteristiklere sahip deneyimler yaşadığını beyan eden temasçılar mevcuttur.
"örtbas sistemini kurgulayan aynı beyinlerin, bir yandan da örtbasın “sentetik” sembolü 51.bölgeye kitleleri yönlendirerek “magazin ufo’culuğunu” pompaladığı, üstelik neler olup bittiğinden habersiz, iyi niyetli kitleye bölgede hamburger, kola, kızarmış patates, 51.bölge şapkaları ve bardakları sattığı dünyanın en büyük tiyatro sahnesine amerika birleşik devletleri diyoruz." demişti çok sevgili erhan kolbaşı.
dünya dışı varlıkların olup olmadıkları konusuna gelince; beşer bir zihinle beşer üstünü algılamaya çalışmak, dahası algıladığını zannedip bunu ya şiddetle savunmak, ya da alay yoluyla itibarsızlaştırmak insanlık olarak temel sorunumuzdur. ne yazıktır ki her konuda böyleyiz. misal bir doktor zamanda yolculuk yapsa ve hiç uygarlık görmemiş ilkel bir yerliye hastalığı sebebiyle görece acı da verecek bir uygulama ile tedavi etmeye çalışsa bu yerlinin bu doktorla ilgili realitesi ne olurdu acaba? bana göre bizim ilkel merak dürtümüzün tatmini için haylice boyumuzu aşan bir konu olmakla birlikte daha derin düzeyde ve çok yönlü bir şekilde araştırma ve sorgulamayı hak eden bir konudur. bu bağlamda dünya dışı varlıklar konusunda ilkel yerliden bir farkımız yoktur.
bir diğer sorunsal da; niye gelmiyorlar, sadece amerikada mı oluyor, gelip bizi ne yapsınlar, uçmuşsunuz siz, ne içiyorsunuz benzeri sorulara /söylemlere (aşırı aktif sol lob - beşer sorular) girmeden evvel biraz okuyup araştırsak mı? kimbilir belki de derinleştikçe bizzat bireysel deneyim yoluyla ilk elden tanığı olarak bilgiye ulaşırız.
özetle demem o ki; herkesin realitesi, bireysel yolculuğuyla şekillenmeli. sözde merciler onaylayınca veya reddedince değil.
devamını gör...
47.
var. biz varız. uzayda yaşayan her canlıya uzaylı denir. başka gezegenlerde yaşam var mı diye merak ediyorsak bunu "dünya dışı yaşam formları var mı" şeklinde sormak daha uygun olur.
"kelimelere takılma, özet geç p*ç" diyorsanız o zaman şöyle söyleyebilirim: meşhur drake denklemi bize bu konu hakkında bir yorum yapma şansı veriyor.

soldaki n, cevabını aradığımız soru. yani dünya dışında yaşayan ve kendisiyle iletişim kurulabilecek akıllı uygarlıkların tahmini sayısı.
r* : galaksimizdeki, gezegenlerinde yaşam oluşumuna izin verebilecek türden yıldızların yıllık oluşum miktarı
fₚ : bu yıldızların içerisinde gezegene sahip olanların sayısı
nₑ : gezegene sahip bu yıldızların her birine düşen, yaşama elverişli gezegen sayısı
fₗ : bu gezegenlerden kaçında gerçekten yaşam oluştuğunu, yani kaçında yaşam olasılığının gerçekleştiğini gösteren sayı (herhangi bir yaşam formunun varlığı yeterli)
fᵢ : yaşam olasılığı gerçekleşen bu gezegenlerden kaçında akıllı yaşamın oluştuğunu veren sayı (herhangi bir yaşam formu değil, akıllı yaşama geçilmiş gezegen sayısı)
fc : sadece akıllı yaşamın oluşmasıyla kalmayıp, bu yaşam formlarının kaç tanesinin, dünya dışından saptanabilecek bir haberleşme sistemi geliştirdiğini veren sayı. bizim, iletişim için radyo dalgalarını kullanıyor oluşumuz gibi...
l : bu iletişim sinyallerinin o uygarlıklar tarafından ortalama üretilme süresi, yani üretilmeye devam edebileceği yaklaşık süre
şimdi bu verilenlerden yola çıkarak bir yorum yapalım.
r* için konuşursak; içerisinde yaşadığımız samanyolu galaksisi'nde her yıl yaklaşık maksimum 10 yıldız oluşabiliyor.
fₚ için konuşursak; yıldızların çok büyük bir kısmının etrafında dolanan gezegenler var. bu ihtimali veren değer, olasılık hesaplarındaki gibi 0 ile 1 arasında bir değer olabiliyor ve galaksimizdeki yıldızlar için genellikle 1'e yakın kabul ediliyor.
nₑ için konuşursak; bu değer galaksimiz için 0,1 ile 1 arasında değişiyor.
fₗ için konuşursak; bu değer biraz sıkıntılı. 0 ile 1 arasında değişebilir. yani aslında merak ettiğimiz sorunun cevabı zaten bununla doğrudan ilişkili ve eğer bu değer 0 ise, o zaman denklemimiz 0'a eşit olur ve evrende akıllı bir canlı olmadığını söyleyebiliriz.
fᵢ için konuşursak; bu değeri tahmin etmek de güç. fazla uçmamak adına %20'si desek, 0,2 olacak bir değerden bahsediyoruz ama belki daha fazla da olabilir. yine maksimum 1 olabilecek bir değer söz konusu.
fc için konuşursak; yine 0,1 ile 1 arasında bir değer alabilir.
l için konuşursak; 100 ile 1000000 arasında bir değer alabileceği tahmin edilir.
buradan maksimum sayıyı elde edebilmek için hepsinin tavan değerlerini çarpabiliriz ve elde edeceğimiz sonuç 10000000 olur. yani galaksimiz içerisinde "belki" 10000000 adet, kendisiyle iletişim kurulabilecek uygarlık olabilir. burada bir parantez açayım, biz hepsinin maksimum değerini aldığımız için sayı bu kadar büyük çıktı ama genellikle formülün yorumu bu şekilde olmaz ve çok daha düşük bir yaklaşık sayı elde edilir.
formülde bahsi geçen değerlerin çoğu hakkında gerçekçi bir yorum yapamıyoruz. bu nedenle drake denklemini %100 olarak doğru kabul edemeyiz ancak bir tahmin yürütebilme konusunda bize biraz ışık tuttuğu için, yine de yaklaşık bir değer bulmak amacıyla kullanılabilir.
bunun dışında, akıllı olmayan yaşam formları evrenin her yerinde var olabilir ama drake denklemi bunlarla ilgilenmez.
"kelimelere takılma, özet geç p*ç" diyorsanız o zaman şöyle söyleyebilirim: meşhur drake denklemi bize bu konu hakkında bir yorum yapma şansı veriyor.

soldaki n, cevabını aradığımız soru. yani dünya dışında yaşayan ve kendisiyle iletişim kurulabilecek akıllı uygarlıkların tahmini sayısı.
r* : galaksimizdeki, gezegenlerinde yaşam oluşumuna izin verebilecek türden yıldızların yıllık oluşum miktarı
fₚ : bu yıldızların içerisinde gezegene sahip olanların sayısı
nₑ : gezegene sahip bu yıldızların her birine düşen, yaşama elverişli gezegen sayısı
fₗ : bu gezegenlerden kaçında gerçekten yaşam oluştuğunu, yani kaçında yaşam olasılığının gerçekleştiğini gösteren sayı (herhangi bir yaşam formunun varlığı yeterli)
fᵢ : yaşam olasılığı gerçekleşen bu gezegenlerden kaçında akıllı yaşamın oluştuğunu veren sayı (herhangi bir yaşam formu değil, akıllı yaşama geçilmiş gezegen sayısı)
fc : sadece akıllı yaşamın oluşmasıyla kalmayıp, bu yaşam formlarının kaç tanesinin, dünya dışından saptanabilecek bir haberleşme sistemi geliştirdiğini veren sayı. bizim, iletişim için radyo dalgalarını kullanıyor oluşumuz gibi...
l : bu iletişim sinyallerinin o uygarlıklar tarafından ortalama üretilme süresi, yani üretilmeye devam edebileceği yaklaşık süre
şimdi bu verilenlerden yola çıkarak bir yorum yapalım.
r* için konuşursak; içerisinde yaşadığımız samanyolu galaksisi'nde her yıl yaklaşık maksimum 10 yıldız oluşabiliyor.
fₚ için konuşursak; yıldızların çok büyük bir kısmının etrafında dolanan gezegenler var. bu ihtimali veren değer, olasılık hesaplarındaki gibi 0 ile 1 arasında bir değer olabiliyor ve galaksimizdeki yıldızlar için genellikle 1'e yakın kabul ediliyor.
nₑ için konuşursak; bu değer galaksimiz için 0,1 ile 1 arasında değişiyor.
fₗ için konuşursak; bu değer biraz sıkıntılı. 0 ile 1 arasında değişebilir. yani aslında merak ettiğimiz sorunun cevabı zaten bununla doğrudan ilişkili ve eğer bu değer 0 ise, o zaman denklemimiz 0'a eşit olur ve evrende akıllı bir canlı olmadığını söyleyebiliriz.
fᵢ için konuşursak; bu değeri tahmin etmek de güç. fazla uçmamak adına %20'si desek, 0,2 olacak bir değerden bahsediyoruz ama belki daha fazla da olabilir. yine maksimum 1 olabilecek bir değer söz konusu.
fc için konuşursak; yine 0,1 ile 1 arasında bir değer alabilir.
l için konuşursak; 100 ile 1000000 arasında bir değer alabileceği tahmin edilir.
buradan maksimum sayıyı elde edebilmek için hepsinin tavan değerlerini çarpabiliriz ve elde edeceğimiz sonuç 10000000 olur. yani galaksimiz içerisinde "belki" 10000000 adet, kendisiyle iletişim kurulabilecek uygarlık olabilir. burada bir parantez açayım, biz hepsinin maksimum değerini aldığımız için sayı bu kadar büyük çıktı ama genellikle formülün yorumu bu şekilde olmaz ve çok daha düşük bir yaklaşık sayı elde edilir.
formülde bahsi geçen değerlerin çoğu hakkında gerçekçi bir yorum yapamıyoruz. bu nedenle drake denklemini %100 olarak doğru kabul edemeyiz ancak bir tahmin yürütebilme konusunda bize biraz ışık tuttuğu için, yine de yaklaşık bir değer bulmak amacıyla kullanılabilir.
bunun dışında, akıllı olmayan yaşam formları evrenin her yerinde var olabilir ama drake denklemi bunlarla ilgilenmez.
devamını gör...
48.
biz varız ya işte.. yoksa bizden başka uzaylılar da var mı diye mi sormak istemiştiniz..
devamını gör...
49.
varsa da herhangi bir iletişime girmedik.
yıldızlar arası yolculuk eden medeniyetlerin bizim hükümetler ile gizli antlaşmalar yapacağını sanmıyorum.
yine bu medeniyetlerin henüz tam kamuflaj araçlar yapamamış olmasını da kabul etmiyorum. arkadaşlar yıldızlar arası mesafeyi aşan adam balkonda sigara içen albay emeklisine yakalanmaz.
kaynaklarımızı sömürmek için dünyayı ele geçirme dertlerinin olduğunu da sanmıyorum. aga elemanlar yıldızlar arası yolculuk yapıyor, herhangi bir kaynak sıkıntısı çekmezler. illa sıkıntıları varsa güneşin enerjisini sömürürler, bizim dandik sarı metali değil.
bizden haberdar olanı varsa bile belli ki bizi pek de takmıyor.
yıldızlar arası yolculuk eden medeniyetlerin bizim hükümetler ile gizli antlaşmalar yapacağını sanmıyorum.
yine bu medeniyetlerin henüz tam kamuflaj araçlar yapamamış olmasını da kabul etmiyorum. arkadaşlar yıldızlar arası mesafeyi aşan adam balkonda sigara içen albay emeklisine yakalanmaz.
kaynaklarımızı sömürmek için dünyayı ele geçirme dertlerinin olduğunu da sanmıyorum. aga elemanlar yıldızlar arası yolculuk yapıyor, herhangi bir kaynak sıkıntısı çekmezler. illa sıkıntıları varsa güneşin enerjisini sömürürler, bizim dandik sarı metali değil.
bizden haberdar olanı varsa bile belli ki bizi pek de takmıyor.
devamını gör...
50.
varsa da bizim ülkemize sığınmasınlar. bize yer kalmadı zaten.
devamını gör...
51.
var ama gizliyolla.
devamını gör...
52.
eğer varlarsa uzay’ıp gidebilirler mesela. hani bu da bi tercih. lakin, kesinlikle varlar. bi gün uzay falan, halledicez orayı da.
devamını gör...
53.
drake denklemine iyimser rakamlar girilince 10 üzeri sonuçlar çıkar
bir bilimci tarafından gerekçelendirilerek kötümser rakamlar girildiğinde sonuç '1' çıkmıştır.
yani bir tane daha yaşam olan dünya uygarlığı var olabilir ya da çıkan bizim dünya uygarlığımız ve başkası olası değil denmiştir
yersen yoğurt içersen ayran da denebilir. bence
bir bilimci tarafından gerekçelendirilerek kötümser rakamlar girildiğinde sonuç '1' çıkmıştır.
yani bir tane daha yaşam olan dünya uygarlığı var olabilir ya da çıkan bizim dünya uygarlığımız ve başkası olası değil denmiştir
yersen yoğurt içersen ayran da denebilir. bence
devamını gör...