101.
yemek değil bu çerez. geçen hafta ablam yapmış getirdi. tencerenin yarısını aynı gün yedim. kalanı abime götüreceğiz diye durdum. yoksa hepsini indirirdim.
devamını gör...
102.
şu lahana sarmasının, yaprak sarmasından iyi olduğuna eminim. etli olacak lahana sarması. yedikçe böyle hımmm güzel diyecek insan.*
devamını gör...
103.
şimdi herzaman etli olanı bir adım öndedir benim için. daha sonra zeytinyağlısını çerez gibi yuvarlarken, etlisi bi tık geride kalıyor. hala karar verebilmiş değilim hangisini daha çok seviyorum diye. sonuç olarak sinirleniyorum. gene de pazı sarması bir numaram olabilir.
devamını gör...
104.
tanimi biraz yadirganan yemek. bu tanim sadece, lahana sarma ile karismasin diye kullanilabilir zira. yapraktan sarma olur, biberden dolma.
ha bir de yaprak dolma diyen var. onlari da islak odun paklar.
ha bir de yaprak dolma diyen var. onlari da islak odun paklar.
devamını gör...
105.
saracağım ve güzel bir zeytinyağlı yapacağım *
devamını gör...
106.
107.
yaprak sarması tabakta çatalla bıçakla değil tencereden elle yenir.bu görgüsüzlük değil aksine bir zevktir hayattan tat alış biçimidir..
devamını gör...
108.
etsiz yaprak sarma. özellikle tam taze yapraklarla sarılıp harika içle ve yumuşacık pişmişse ben boyut değiştiriyorum. o enfes tad bambaşka.
bir de yastık ya da armut şekilli sarılmışsa inceye göre daha lezzetli.
ve her etsiz yaprak sarma, sarma değildir. bazıları var ki sarma denmeye utanılır. bu yemek cidden herkesin harcı değil. bunu da 11. sınıfta ceza alıp bir tencere sarma getiren kızla mutlu olup 3 tane alınca birini peçeteye alıp diğer ikisini yiyebilenlere vermiştim. ve sonuç; bozulmuş ağız tadı ve mutluluğun yerini kaplayan hayal kırıklığı. -_-
bir de yastık ya da armut şekilli sarılmışsa inceye göre daha lezzetli.
ve her etsiz yaprak sarma, sarma değildir. bazıları var ki sarma denmeye utanılır. bu yemek cidden herkesin harcı değil. bunu da 11. sınıfta ceza alıp bir tencere sarma getiren kızla mutlu olup 3 tane alınca birini peçeteye alıp diğer ikisini yiyebilenlere vermiştim. ve sonuç; bozulmuş ağız tadı ve mutluluğun yerini kaplayan hayal kırıklığı. -_-
devamını gör...
109.
manisa alaşehir ya da sarıgöl yaprağıyla yapılırsa, 1 tencere yerim.
tokat yaprağı leş.
sert ve ağızda dağılmıyor.
diğeri ise aşk.
etsiz tercihim.
şöyle ağzına attıkça atasın geliyor, omuz öper gibi öyle güzel ya.
tokat yaprağı leş.
sert ve ağızda dağılmıyor.
diğeri ise aşk.
etsiz tercihim.
şöyle ağzına attıkça atasın geliyor, omuz öper gibi öyle güzel ya.
devamını gör...
110.
sabah sabah ağzım sulandı. yapmayın nan böyle şeyler.
devamını gör...
111.
neredeyse herkesin deliler gibi sevdiği ama benim sevmediğim yiyecek. hem yapması da zahmetli. kendi başıma yaşıyor olsaydım kalkıp iki saat sarıp sonra da pişirmeyle uğraşamazdım. çok üşenirdim.
devamını gör...
112.
tamam sarmam.
devamını gör...
113.
çok güzel yaparım ege usulü. tarif isteyen varsa dm
devamını gör...
114.
deli gibi özlediğim o mis yemek. zeytinyağlı, bol ekşili sulu sulu bir sarmayı öyle özledim öyle arıyorum ki. hazır satılanları alıp nefsimi adi şeylerle körlemek istemiyorum sabır edip en güzelini yiyeceğim.
devamını gör...
115.
etli karalahana ile olan için ölünür.
devamını gör...
116.
sevmeyeni yok bunun. nasil bir lezzeti var anlamadım, özellikle tencere dibinde hafif yanık ekşimsi olanları löpür löpür götüreceksin.
devamını gör...
117.
yapılırken verilen emeği bir lokmada gömmek kötü his uyandırıyor.
devamını gör...
118.
neredeyse en sevdiğim yemek. bu kadar lezzetli çok az şey var ama asıl olay bu lezzeti kaybettirmek. eskiden herkes annem gibi lezzetli yapar sanıyordum. ama yapmıyormuş ve bunu acı bir şekilde deneyimledim. (:
lisede öğretmenimiz dersin sonunda beyin fırtınası yaptırırdı ve sırası gelen çok beklerse ceza alırdı. bize tatlı ya da yemek getirirdi. bizim için ödül ve benim için hep ödül kaldılar.
bir ara sarma lafı geldi ve ceza alan bir kız sınıf için bir tencere sarmayla geleceğini söyledi. ama ben nasıl mutluyum, nasıl keyifliyim anlatamam. çünkü bu yemeği pek paylaşamıyorum. allah affetsin ama bunda cimrilik yapıyordum. seviyorsam 1-2 tane veriyordum sevmiyorsam yarım, nefret ediyorsam çeyrek. sevdiğim şeylerde paylaşımcılığım en fazla bu kadar.
ben o günü iple çekiyorum. keyifliyim, sevinçliyim vs. kız tencereyle ikrama başladığında ben 3 tane aldım. "niye bu kadar az aldın, annem hepsini bize sardı. daha al." demişti. kızla pek yakın değildim ve herkes almadan fazla almayı hoş bulmadım. "herkes alsın ben sonra daha alırım teşekkür ederim ve ellerinize sağlık şimdiden." demiştim. direkt ağzıma bir tane atıp çiğnediğim gibi zehirlenmiş hissine kapıldım ve peçete arayışına girdim. ama ağzımdan çıkartmak için olsa bile hareket ettirmek istemiyordum o derece bir şey. sinirlerim de bozuldu. en sevdiğim yemeklerden birinde böyle bir şey yaşamak hayal kırıklığı ve acı vericiydi. peçeteye aldığım gibi hemen ondan da kurtuldum. günümüzde civciv sıçmığı olan kuzenimle aynı sınıftaydık. onu ağzına atmaya yakın görünce elini çektim yavaşça "ağzına sarma olarak aldığın şey sarma dışında her şey olabilir. ben yiyemedim çöpten geliyorum. bence uyaran varken sen bu hataya düşme." gibisinden bir şeyler demiştim. ama kendisi "saçmalama bir sarma en fazla ne kadar kötü olabilir ki?" deyip ağzına attı. tabi bende gülerek yüzüne bakıyorum. bir anda ekşimiş ve ağzına kurbağa girmiş gibi tepkiler verince dayanamayıp kahkaha attım "acaba demin benim yüz ifadem de böyle mi görünüyordu?" derken hâlâ gülüyordum. sonra sarma tencereli olan kız geldi. "ya ben aslında sarma sevmiyorum. demin ayıp olmasın diye aldım ama şimdi alamayacağım kusura bakma." dedim. o da anlayışla karşıladı. allah'tan sevip haftayı iple çektiğimi söylememiştim yoksa çok kötü olurdu. midem hassas ve direkt ortaya kusardım bu onu ortamda baya rencide ederdi ve hoş olmazdı. o yüzden günah yazılmasını uygun görüp böyle bir yalan söyledim. zaten yalanlarım hep bu tarzdır. sonra kuzenime "sen tam bir eşeksin. sarma aşığı, damak zevki yüksek ve hassas biri olarak yiyemedim. bir pirinç tanesini bile yutamadım. ne demek en fazla ne olabilir? bunun seviyesi o kadar üst ki bundan en fazlası olamaz bence. şekli bile garipti, bu kadar ince sarma mı olur boş sarılmış gibi? neyse yedin gördün. çok eğlendim sağ ol." demiştim. o da bozulmuş suratla bakmıştı. kendisi yiyip o tepkiyi vermiş olsaydı ben sarmayı hemen birine verirdim. ve beni şaşırtan durum sınıfın çoğunun yiyebilmesiydi. bunlar evde nasıl yemekler yiyor ya da yemek denilebilir mi? onların hâline üzülmüştüm.
gidip sadece sigara böreği ya da milföy almıştım. bunlar da çok sakatlık olmayacağını düşünerek. bunlarda da sakatlık olabileceğini başka yerlerde deneyimlemiştim. ah ne berbat deneyimler... bir de o kadar sarma tattım kimse annemin ki gibi yapamıyor. bazılarının lezzeti yakın en fazla. millet bu yemekten hem soğumasın hem de soğutmasın diye tarif mi versem? (normalde paylaşacağım bir şey değil ama o durum o kadar vahim ki yapabilirim yani. güzel şekilde yensin.)
lisede öğretmenimiz dersin sonunda beyin fırtınası yaptırırdı ve sırası gelen çok beklerse ceza alırdı. bize tatlı ya da yemek getirirdi. bizim için ödül ve benim için hep ödül kaldılar.
bir ara sarma lafı geldi ve ceza alan bir kız sınıf için bir tencere sarmayla geleceğini söyledi. ama ben nasıl mutluyum, nasıl keyifliyim anlatamam. çünkü bu yemeği pek paylaşamıyorum. allah affetsin ama bunda cimrilik yapıyordum. seviyorsam 1-2 tane veriyordum sevmiyorsam yarım, nefret ediyorsam çeyrek. sevdiğim şeylerde paylaşımcılığım en fazla bu kadar.
ben o günü iple çekiyorum. keyifliyim, sevinçliyim vs. kız tencereyle ikrama başladığında ben 3 tane aldım. "niye bu kadar az aldın, annem hepsini bize sardı. daha al." demişti. kızla pek yakın değildim ve herkes almadan fazla almayı hoş bulmadım. "herkes alsın ben sonra daha alırım teşekkür ederim ve ellerinize sağlık şimdiden." demiştim. direkt ağzıma bir tane atıp çiğnediğim gibi zehirlenmiş hissine kapıldım ve peçete arayışına girdim. ama ağzımdan çıkartmak için olsa bile hareket ettirmek istemiyordum o derece bir şey. sinirlerim de bozuldu. en sevdiğim yemeklerden birinde böyle bir şey yaşamak hayal kırıklığı ve acı vericiydi. peçeteye aldığım gibi hemen ondan da kurtuldum. günümüzde civciv sıçmığı olan kuzenimle aynı sınıftaydık. onu ağzına atmaya yakın görünce elini çektim yavaşça "ağzına sarma olarak aldığın şey sarma dışında her şey olabilir. ben yiyemedim çöpten geliyorum. bence uyaran varken sen bu hataya düşme." gibisinden bir şeyler demiştim. ama kendisi "saçmalama bir sarma en fazla ne kadar kötü olabilir ki?" deyip ağzına attı. tabi bende gülerek yüzüne bakıyorum. bir anda ekşimiş ve ağzına kurbağa girmiş gibi tepkiler verince dayanamayıp kahkaha attım "acaba demin benim yüz ifadem de böyle mi görünüyordu?" derken hâlâ gülüyordum. sonra sarma tencereli olan kız geldi. "ya ben aslında sarma sevmiyorum. demin ayıp olmasın diye aldım ama şimdi alamayacağım kusura bakma." dedim. o da anlayışla karşıladı. allah'tan sevip haftayı iple çektiğimi söylememiştim yoksa çok kötü olurdu. midem hassas ve direkt ortaya kusardım bu onu ortamda baya rencide ederdi ve hoş olmazdı. o yüzden günah yazılmasını uygun görüp böyle bir yalan söyledim. zaten yalanlarım hep bu tarzdır. sonra kuzenime "sen tam bir eşeksin. sarma aşığı, damak zevki yüksek ve hassas biri olarak yiyemedim. bir pirinç tanesini bile yutamadım. ne demek en fazla ne olabilir? bunun seviyesi o kadar üst ki bundan en fazlası olamaz bence. şekli bile garipti, bu kadar ince sarma mı olur boş sarılmış gibi? neyse yedin gördün. çok eğlendim sağ ol." demiştim. o da bozulmuş suratla bakmıştı. kendisi yiyip o tepkiyi vermiş olsaydı ben sarmayı hemen birine verirdim. ve beni şaşırtan durum sınıfın çoğunun yiyebilmesiydi. bunlar evde nasıl yemekler yiyor ya da yemek denilebilir mi? onların hâline üzülmüştüm.
gidip sadece sigara böreği ya da milföy almıştım. bunlar da çok sakatlık olmayacağını düşünerek. bunlarda da sakatlık olabileceğini başka yerlerde deneyimlemiştim. ah ne berbat deneyimler... bir de o kadar sarma tattım kimse annemin ki gibi yapamıyor. bazılarının lezzeti yakın en fazla. millet bu yemekten hem soğumasın hem de soğutmasın diye tarif mi versem? (normalde paylaşacağım bir şey değil ama o durum o kadar vahim ki yapabilirim yani. güzel şekilde yensin.)
devamını gör...
119.
şu dakika bi tencere gömerim.
devamını gör...
120.
dedim, ane ane, yemek var? dedi, sen dışarda yemedin? dedim, ane volağ kursagimdan künci inmemiş.
dedi, ogıl sen böle iç iç bir vakıd ölecahsın.
dedim ki anne biz neden böyle konuşuyoruz? ay oğlum ne bileyim sen başlattın dedi.
git dedi tencerede bir şeyler var dedi.
oha yaprak sarma. hz. süleyman'ın hazinesi'ni bulsam böyle sevinmezdim bu saatte.
üstü bol sarımsaklı yoğurt, altı yaprak sarma. oyş. gelin yiyelim.
dedi, ogıl sen böle iç iç bir vakıd ölecahsın.
dedim ki anne biz neden böyle konuşuyoruz? ay oğlum ne bileyim sen başlattın dedi.
git dedi tencerede bir şeyler var dedi.
oha yaprak sarma. hz. süleyman'ın hazinesi'ni bulsam böyle sevinmezdim bu saatte.
üstü bol sarımsaklı yoğurt, altı yaprak sarma. oyş. gelin yiyelim.
devamını gör...
"yaprak sarma" ile benzer başlıklar
sarma tütün
21