261.
varlık ve hiçlik - jean paul sartre
olmadı, olduramadim
devamını gör...
262.
adolf hitler/ kavgam.
oğuz atay/ tutunamayanlar.
devamını gör...
263.
esir şehrin insanları. 15 yıldır başlayıp başlayıp bitiremediğim bir kitap.
devamını gör...
264.
her gün bırakıyorum. bırakmazsam olmuyor, dünya duruyo, uykularım kaçıyo.

bırakmasaydım zaten bu başlığa yazamazdım.

cool oluyo. sıkıldıkça bırakıyom.
devamını gör...
265.
gecenin sonuna yolculuk.
doğru zamanda okunması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
266.
çok sevdiğim, bağ kurduğum ve asla bitmesin diye bitirmeye kıyamadığım, hayatımın bir köşesinde kalsın istediğim kitaplardır. ayrıca başta saran ancak sonraları bayatlaşan kurgular için de yarıda bırakılan kitaplarım olmuştur.
devamını gör...
267.
beni en çok huzursuz eden şeylerden biri sanırım. genelde anlatım bozukluğu ya da yazım yanlışı fazlaysa kitabın devamını getirmekte çok zorlanıyorum. yarım bıraktığımdaysa vicdan azabı çekiyorum neden bitmedi diye. ben genelde ıkına sıkına da olsa sonunu getiriyorum bir şekilde. ama evlerden ırak bir durum mudur? evet öyledir.
devamını gör...
268.
şibumi. bu kitap, sosyal mecralarda çok övülüyordu, aldım,biraz okudum ve bıraktım.
biraz zorlasam bitirirdim ama hiç sarmadı.
devamını gör...
269.
güneşin öptüğü kız. yani yazar affetsin de yok yani olmamış. bir kız bir oğlan ha bire atın üstünde* gidiyorlar. evleniyorlar falan. ince bir kitapta değildi. kitabın yarısında anca köye vardılar. biraz şey bir kitap* ay imdat deyip kaldırdım. kitaplıkta güzel duruyor.
devamını gör...
270.
yüzyıllık yalnızlık..sonlara yaklaşmıştım oysa.ama bazı kitaplar var ki bir solukta okunması gerekiyor yoksa mümkün değil bitiremezsin
devamını gör...
271.
jane eyre: konu küçük yetim kızın acıları değil.

notre dame'ın kamburu: kilise betimlemesi yüzünden sonunu getirmediysen, kilise yerle bir iken birkac metre ötede kral ve diğerlerinin sessiz sakin ortamda yaptıkları konuşmaları ve sonra gringoire'ın "işte ben bu adamı bu yüzden seviyorum" dedirten tavırlarını okumadın demektir.

savaş ve barış: iki ciltlik ve ne savaş ne de barış, aslında toplum psikolojisi, hiyerarşi çatışmaları olan bir kitabı okumak istersen okursun. okumak sana göre değil.

iki şehrin hikayesi: yazılmış en akıcı metinlerden birisi ve okumak fiilini sıradan şekilde karşılayan birisi için su gibi akıl giden, hiçbir ağırlığı olmayan hafiflikte en üst sıralarda kitap

tutunamayanlar: bitirilsin de hemen bir sonraki kitap okuma maratonuna geçişin diye yazılmış bir kitap değil. ağır ya da dramatik ya da yavaş ilerleyen kitap ya size göredir ya değildir. başında uyuyacağınız ve yolculuğun sonu değil yolculuğun kendisinin güzel olduğu kitapları okumayın sevgili kardeşlerim. siz okumuyorsunuz, bitirmeye çalışıyorsunuz.

kitap okumak herkes için değil sevgili kardeşlerim, romalılar. siz film seyretmeye, daha çok seyretmeye yönelin. çünkü seyrettiğiniz herşey kitapların seyir haline getirilmiş versiyonları. bitirmek için "ay bunu bitireyim de diğerine geçeyim böylelikle havasını atmış olurum" diye kitap okunmaz. sözlükte "okumayı beceremiyorum" itirafı gibi başlık. büyük bir amme hizmeti denilebilir.
devamını gör...
272.
(bkz: house izleme kılavuzu) isimli kitabı yarıda bıraktım. house m.d. dizisini çok severim ve belki gözden kaçırdığım bir ayrındı vardır diye aldım ama çok fazla çekim tekniği filan anlatınca bırakmıştım.
devamını gör...
273.
#2188968
kıyamet emeklisi ikinci cilt. yanlış zaman yanlış kitap oldu sanırım. yoksa gerçekten enfesti. ama bir gün bitireceğim.
devamını gör...
274.
inci küpeli kız... filmi ehti de o ne sıkıcı anlatımlı kitaptı be sırf bir tablo çizilecek diye..

ayrıca çocuk kalbi * sanki ilkokulda kutsal kitap niteliğinde okuttururlardı eminim ki kimse baştan sona okumamıştır bunu. hele ki babasının evde beraber yaşadığı oğluna mektup yazması kadar deli saçması bişey olamaz.

kürk mantolu madonnayı'da atlaya atlaya okumuşumdur son 20 sayfasını falan bu kadar sıkıcı bir anlatım olamaz okumamakla hiçbişey kaybedilmeyen bir kitap ancak marifetmiş gibi kahveli instagram hikayesi olmak için güzel bir obje.
devamını gör...
275.
vadideki zambak. abartmıyorum yüzlerce sayfalık kitabı oturur 2-3 güne okurum ama yarabbi o ne betimleme öyle? 50 sayfa oturmuş betimleme yapmış adam. hiç mi sıkılmadın be? en sonunda tutup sobaya attım kitabı.
devamını gör...
276.
gülün adı - umberto eco ' dur. yaklaşık 3'te birini okudum ıkına ıkına ama baktım açılmıyor niye eziyet edeyim kendime dedim.başka kitap mı yok!
devamını gör...
277.
nazan bekiroğlu/ mücella.

aşırı betimleme bir romanı öldürür bana kalırsa. o yüzden 4 yıldır yarım bırakıyorum.
devamını gör...
278.
tolstoy'un "savaş ve barış"... ki dostoyevski bitirdiğimde okuyacak bir rus romanı arıyordum.
1 buçuk sayfa boyunca, girişte, şu şunun karısı, şu bilmem kimin kızı, şu bilmem kimin metresi derken... error verdi beynim bıraktım. bir daha da elim gitmedi.
devamını gör...
279.
(bkz: sırça fanus)

bir türlü bitiremedim kitabı...
devamını gör...
280.
isyan günlerinde aşk.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yarıda bırakılan kitaplar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim