azraille anlaşmaya çalırdım doctor who nun 13. sezonunu izlemeden ölmek istemiyorum.
devamını gör...
bu konuyu esas alan bir kitap var adam slıvera'nın yazdığı ve sonunda ikiside ölür gençlik kitabı diye adlandırılıyor bilginize.
devamını gör...
o bekleme sürecinde çekeceğim acıdan kurtulmak adına kendimi öldürürdüm muhtemelen.
devamını gör...
komşunun arabasını düz kontak yapıp, bangır bangır müzikle çeşme'ye giderdim.
devamını gör...
bir günde yapılmaz ki.
ilk kitaba koyamadığım şiirleri ikinci bir kitap düzenlemesi ve tabiki yarım kalan roman var ama bir günde olmaz. benden başka kimsede onlara iyi bakmaz çöp ederler.
devamını gör...
altıma zıçarım ne yapcam lan.
devamını gör...
ağıt yakardım.
devamını gör...
depresyona girerdim. yatağa geçip ölmeyi beklerdim.
devamını gör...
sevdiğim herkesle konuşmaya çalışırdım. sonrası huzur
devamını gör...
sevdiğim bütün insanlara onları çok sevdiğimi tekrar tekrar dile getirirdim.
devamını gör...
arkaya tchaikovsky koyar, şarabımı açar, veda videosu çekerdim, sonra sözlükte efsane olurdum. şaka şaka *.
espriyi anlayanları beğeniye alalım.

sanırım birer mektup yazar, ailemle ve dostlarımla güzel bir yemek yerdim. sonra da herkesten kendini harabetmeme sözü alıp bir küçük sahil kasabasına giderdim. kulağımda dalgalar burnumda deniz kokusu, ellerimde kum, dudaklarımda şarabın kekremsi tadı, öylece şiir okumak isterdim. sonra ölümüme az vakit kala denize girer derinlere yüzer, huzur için de giderdim..
devamını gör...
yarin öleceğimi bilemem, bilmekte istemem. oturup buna ciddi ciddi cevapta veremem. düşününce bile mantıklı hiçbir şey gelmiyor aklıma. yaşamı sevdiğimden değil, o psikolojiye normal ya da basit bir şeymiş gibi bakamıyorum sadece. düşünemiyorum da zaten, saçma geliyor.
devamını gör...
uyurdum. belki de ilk defa huzurla dolu bir uykuya dalmış olmak için uyurdum. huzurla dolu çünkü yarın ne olacağını biliyorsun. artık bir sürpriz yok her şey net. hele bir de ertesi gün tam güneş batarken yani gün ölürken ölmek. ama öncesinde bugüne kadar ne yapıyorsam ölüm anına kadar aynını yapmaya devam ederdim. tabii geleceği düzene koymak için yaptığım şeyleri yapmazdım. her zamanki kahvaltımı yapardım. her zamanki şeyleri yapardım işte ama bir an bile ruhumu daraltan, geleceğin belirsizliğini düşünmezdim. hem ne düşünücem yaşayacak olanlar düşünsün. bundan büyük özgürlük yok aslında en azından benim için. yarını düşünmeden hemde öyle uzak geleceği düşünmeden değil hemen yarını düşünmeden yaşamak
devamını gör...
muhtemelen aklımı oynatırdım. o yüzden de bir şey yapamazdım.
doğumu mutlulukla bekleyen insanoğlu, ölümden haberdar olmak için yaratılmamış.
allah dengeyi kurdu mu, milim yerinden oynamıyor.
devamını gör...
bilmek istemiyor olurdum. tek yapacağım şey "neden bunu biliyorum" diye düşünüp durmak olurdu. belki birkaç şey yapmaya, birileriyle son kez görüşmeye niyetlenirdim ama hiçbirini yapamazdım. aklımın içinde, her hareketimde, baktığım her yerde bu düşünce yer alırdı.

bilmemek, bizim hayatla yaptığımız en önemli anlaşmadır. iyi veya kötü hiçbir şeyi, bir an sonrasını bilemiyoruz. tahmin oyunlarını seviyoruz. kesinleşmiş ne varsa bu anlaşmanın/oyunun tadını kaçırıyor. kural dışı.
devamını gör...
buradan
devamını gör...
şuan bile aklıma hiçbir şey gelmedi. ama muhtemelen ölebileceğim, riskli işler yapardım.
nasıl olsa yarın öleceğim mantığıyla.
devamını gör...
whatsapp geçmişimi silerdim. yoksa yer yerinden oynar valla.
devamını gör...
ne yapayım diye düşünürken ölüm vaktim gelirdi
devamını gör...
100.
sabah kalkardım, büyük ihtimal kahvaltı yapmazdım. onun yerine mutfağa gidip bir kahve yapardım. usulca kahvemi içerken şuan olmayan ama o zaman olacağını umduğum en sevdiğim kitabın en sevdiğim bölümünü okurdum.
sonra dışarı çıkardım, umarım yağmur yağıyordur. çünkü ben ölürken yağmur yağsın istiyorum. bilmediğim sokaklara girerdim, serseri gibi dolanırdım sokaklarda. çıkmaz bir sokağa girene denk yürürdüm. bu sırada yağmurda ıslanırdım, hiç ıslanmadığım kadar hem de. sonra müdavimi olduğum sıcak restorana gidip her zamanki yerime otururdum. ve her zaman yediğim şeyi son kez yerdim.
dışarı çıkardım, hava kararmış olurdu. sokak lambalarının ışığını izleyerek evime giderdim. annemi arayıp son kez konuşurdum onunla. muhtemelen telefonu kapattıktan sonra biraz ağlardım. sonra gülerdim. ne kadar dengesiz olduğumu düşünürdüm. en sevdiğim fon müziğini açar çocukluğumdan kalan son oyuncağı izlerdim. beni çocukluğuma götürmesine izin verirdim. sonra.. hiçbir şey yapmazdım. öylece oturup sabahın olmasını beklerdim.
bunları yaptıktan sonra ölsem çok mutlu bir şekilde ölmüş olacağım.*
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yarın öleceğini bilsen bugün ne yapardın sorunsalı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim