yaş ilerledikçe fark edilen şeyler
başlık "uykusuzkahve" tarafından 04.12.2020 18:54 tarihinde açılmıştır.
121.
artık yaşından dolayı çok isteyipte yapamayacağın aktiviteleri düşünürken gelen panik hissi
devamını gör...
122.
daha çok eğlenme isteği, ama legal olanından.
devamını gör...
123.
her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu.
devamını gör...
124.
zamanın her anının ne kadar kıymetli olduğudur.boş geçen her saniye aleyhimize işliyor.keşke vakit varken aklımızdan tüm geçenleri uygulayabilsek.
devamını gör...
125.
evin gibisi yok şu hayatta.
devamını gör...
126.
sise kola daha lezzetli.
devamını gör...
127.
hayat küçükken daha çekilebilir bir hâldeydi.
devamını gör...
128.
28 yaşında bir insan olarak haddim olmadan yazmak istiyorum, sonuçta çok daha ileriki yaşta olanların yazacakları daha değerlidir.
27 yaşına kadar "önümde çok uzun bir ömür var." demek ve 27 yaşından sonra artık ömrün mevsimlere ayrıldığını ve görülecek mevsimlerin sayılı olduğunu bilmek.
yaklaşık 14-15 yaşlarındayken herhangi bir kitaplığa bakıp "vay bee bütün bu kitapları okuyabilirim önümde uzun bir ömür var ve o gücüm var" demek ve zamanı gelince o işin pek te öyle olmadığını, hakkını vererek kitap okumanın zorluğunu bilmek.
etrafından insan eksiltmenin yıllar geçtikçe daha kolaylaştığını görüp yalnız ölmeye doğru ilerlediğini bilmek.
25 yaşına kadar kaza evliliği yapmadıysan 25 yaşından sonra evlenme ihtimalinin her geçen yıl çok daha azaldığını ve yalnız öleceğini öngörmek.
nezaketin bir zorunluluk değil, bir standart olduğunu öğrenmek.
aile büyüklerinden kendine yakın gördüğün insanlarla vakit geçirirken beynin kaydet bölümünü açık tutup o dakikaların paha biçilemez olduğunu bilmek.
insanların en aptalca geleneklere neden bağlı kaldıklarını bilmeden, sadece gelenek olduğu için bağlı kaldığını bilmek ve onlara acımak.
safsataların ortalama 70-75 yıl olan insan ömründe ne kadar boş yer kapladığını ve hayattan safsataların çıkarıldığında insanın ne kadar yüksek seviyede mutlu olduğunu bizzat tecrübe etmek.
insanları ikna etmek için değil, görüşlerini belirtip kenara çekilerek yaşamayı öğrenmek. aptal olanın, fikrinin değişmeyeceğinin farkındalığına sahip olup boşa kürek çekmemek.
anlara yatırım yapmak. basit durumların hayatta aslında en kıymetli durumlar olduğunun bilincinde olmak.
... şeklinde ilaveler yapılabilecek şeylerdir.
27 yaşına kadar "önümde çok uzun bir ömür var." demek ve 27 yaşından sonra artık ömrün mevsimlere ayrıldığını ve görülecek mevsimlerin sayılı olduğunu bilmek.
yaklaşık 14-15 yaşlarındayken herhangi bir kitaplığa bakıp "vay bee bütün bu kitapları okuyabilirim önümde uzun bir ömür var ve o gücüm var" demek ve zamanı gelince o işin pek te öyle olmadığını, hakkını vererek kitap okumanın zorluğunu bilmek.
etrafından insan eksiltmenin yıllar geçtikçe daha kolaylaştığını görüp yalnız ölmeye doğru ilerlediğini bilmek.
25 yaşına kadar kaza evliliği yapmadıysan 25 yaşından sonra evlenme ihtimalinin her geçen yıl çok daha azaldığını ve yalnız öleceğini öngörmek.
nezaketin bir zorunluluk değil, bir standart olduğunu öğrenmek.
aile büyüklerinden kendine yakın gördüğün insanlarla vakit geçirirken beynin kaydet bölümünü açık tutup o dakikaların paha biçilemez olduğunu bilmek.
insanların en aptalca geleneklere neden bağlı kaldıklarını bilmeden, sadece gelenek olduğu için bağlı kaldığını bilmek ve onlara acımak.
safsataların ortalama 70-75 yıl olan insan ömründe ne kadar boş yer kapladığını ve hayattan safsataların çıkarıldığında insanın ne kadar yüksek seviyede mutlu olduğunu bizzat tecrübe etmek.
insanları ikna etmek için değil, görüşlerini belirtip kenara çekilerek yaşamayı öğrenmek. aptal olanın, fikrinin değişmeyeceğinin farkındalığına sahip olup boşa kürek çekmemek.
anlara yatırım yapmak. basit durumların hayatta aslında en kıymetli durumlar olduğunun bilincinde olmak.
... şeklinde ilaveler yapılabilecek şeylerdir.
devamını gör...
129.
insanın ilk gençliğini yaşayanlar kadar gülemediği ve espri yapamadığıdır. hele bir de hayallerini gerçekleştirememişse daha da olgun ve buruk hisseder.
devamını gör...
130.
gereksiz muhabbetlerin ve egoist, yorucu insanların yerine kitap ve dizileri tercih etmenizdir. eğer kalbiniz de kırıksa yeni kalp kırıklarından uzak durup tek başınıza sarhoş uykular çekmeyi seversiniz.
devamını gör...
131.
belli bir yaştan sonra tökezlediğin an oyun dışı kalabileceğin gerçeği.
ileri yaşlara sağlam bir ruh sağlığıyla girmenin çok önemli olduğu.
ileri yaşlara sağlam bir ruh sağlığıyla girmenin çok önemli olduğu.
devamını gör...
132.
yalnızlık ulamn!
devamını gör...
133.
yıllar ilerledikçe yaş aldığımı farkettim. yorulduğumu farkettim. değişmem gerektiğini farkettim. kendime iyi bakmam, kendimi üzmemem, yormamam gerektiğini farkettim.
devamını gör...
134.
bazı şeylerin tedavisinin olmadığı , değiştirmenin , düzeltmenin , silip yeniden yazmanın mümkün olmadığı , dolayısıyla insanın bazen olduğu kadar oldurabildiği kadar yaşaması gerektiği.
devamını gör...
135.
insanlardan nefret etme katsayımın yıldan yıla artıyor olması...
devamını gör...
136.
aslında paranın kıymetinin olduğu.
devamını gör...
137.
hayatındaki yol ayrımlarının çoğunun benzer sonlara doğru çıktığı gerçeği fark edilir. artık eskisi kadar zengin seçenekler yoktur önünde insanın. çünkü belli ölçüde bir tarafa doğru yönelinmiş ve artık dönülmesi de pek mümkün değildir. aldığımız eğitim, dostluklarımız, seçtiğimiz meslek, ideolojilerimiz ve toplumsal rollerimizin pek çoğu artık oturmuştur ya da yarı katılaşmıştır. her durumda rahatça radikal karar alabilme evreleri çoktan geride kalmıştır. toplumun bireyden olmasını istediği kişi ile bireyin toplumdan ayrışma çabası arasında bir ömür geçer. sonunda ölüm galip gelir.
devamını gör...
138.
dünyanın distopik bir romandan farksız olması.
devamını gör...
139.
hayatın ne kadar anlamlı olduğu. her anın tadını çıkarmak gerektiği. değiştiremeyeceğin şeyleri olduğu gibi kabullenmen gerektiği. hayatta olumlu duygular kadar olumsuz duygulara da yer olduğu. dünyanın adil bir yer olmadığı. ayrıca kimsenin de bizimle başımıza sürekli iyi şeyler geleceği ile ilgili bir sözleşme yapmadığı. mutlu olmak yerine anlamın peşinde olmak gerektiği.
kimsenin sana seni veremeyeceği. bir kurtarıcının olmadığı. mağdurun da kahramanın da sen olduğun. kendi mücevherlerini nasıl kaybetmişsen, bıraktığın izleri takip ederek onları yeniden bulacak olman.. o izler bir kitapta geçen dikkat çekmeyen bir cümlede, bir filmde, ansızın duyumsadığın bir kokuda, bir insanın gözlerinde, sevdiğinin sesinde, dizlerindeki yarada, eski bir ahşap sokak kapısında, bir ağacın rüzgarda salınışında, bir tohumun filiz verişinde, bir köpeğin sevinçle kuyruğunu sallayışında, bir bebeğin gülüşünde olabilir. yağmurlu bir günde aldığın bir nefeste bile olabilir ya da bir gün güneş ışığı bir an yüzüne değdiğinde... tanıyacaksın. sezgilerini dinle.
kimsenin sana seni veremeyeceği. bir kurtarıcının olmadığı. mağdurun da kahramanın da sen olduğun. kendi mücevherlerini nasıl kaybetmişsen, bıraktığın izleri takip ederek onları yeniden bulacak olman.. o izler bir kitapta geçen dikkat çekmeyen bir cümlede, bir filmde, ansızın duyumsadığın bir kokuda, bir insanın gözlerinde, sevdiğinin sesinde, dizlerindeki yarada, eski bir ahşap sokak kapısında, bir ağacın rüzgarda salınışında, bir tohumun filiz verişinde, bir köpeğin sevinçle kuyruğunu sallayışında, bir bebeğin gülüşünde olabilir. yağmurlu bir günde aldığın bir nefeste bile olabilir ya da bir gün güneş ışığı bir an yüzüne değdiğinde... tanıyacaksın. sezgilerini dinle.
devamını gör...
140.
yenilen kazıkların da tecrübesi ile insanoğluna pek güvenmemeyi öğrenmek.
devamını gör...