161.
hayata 'karşı' duramazsınız.. hayatın bizzat içindesiniz çünkü.. hayatın içindeykenki duruşunuz da, sizi ve ötekileri ilgilendiren bir durumdur hayatın değil. sizin ve ötekilerin tamamının içinde olup yaşadığı şeydir hayat..
devamını gör...
162.
v yaka giyin abiciğim eğik durursanız sırıtmaz
devamını gör...
163.
164.
165.
166.
167.
şu #3680402 tanımımda ifade etmiştim. valla yerine göre kazık gibi dimdik dururum, sataşana "gel otur" dediğim türden bir kazık gibi duruş yani. buna gerek yoksa esnek bir duruşum vardır normalde.
devamını gör...
168.
169.
(bkz: aman boşver)
devamını gör...
170.
171.
172.
akşam yemeği bitmiş, sohbet çoktan sönmüştü. karşımda oturan dostum—şehrin tanınmış bankeri, sermayedarı, “büyük işadamı”—sakin sakin purosunu tüttürürken ona bir soru yönelttim: “birkaç gün önce biri bana eskiden anarşist olduğunu söyledi.”
gülümsedi: “eskiden değil. hâlâ anarşistim.”
bu cevapla birlikte uzun, derin ve yer yer sarsıcı bir anlatı başladı. banker, kendisini işçi sınıfından gelen, zekâ ve iradesiyle hayata tutunmuş biri olarak tanımlıyordu. yoksulluk içinde büyümüş, genç yaşta toplumsal eşitsizliklerin kökenini sorgulamaya başlamıştı. anarşizmi, “insanın doğuştan gelen eşitsizlik dışında hiçbir yapay hiyerarşiye boyun eğmemesi” olarak görüyordu. devlet, para, aile, din, milliyet… hepsi ona göre toplumsal kurgu; hepsi doğal gerçekliğin üzerine yığılmış uydurma yapılardı.
bir dönem diğer anarşistlerle birlikte propaganda, tartışma ve toplantılar yürüttüğünü anlattı. fakat kısa süre sonra grupta garip bir durum gözlemlemiş: “biz özgürlük için bir araya gelmiştik, ama kendi içimizde yeni bir tiranlık üretmiştik.” kimileri başkalarına hükmediyor, kimileri yardım etme bahanesiyle aslında karşısındakini küçümsüyordu. ona göre bu, toplumsal kurguların insanın doğasına bulaştırdığı içgüdüsel bir tahakküm dürtüsüydü.
bunun üzerine “gerçek anarşist yöntemi” bulduğunu söylüyordu: bir arada çalışmak değil, ayrı ayrı ama aynı hedefe yürümek. çünkü insanlar bir araya geldiğinde—amaçları ne kadar soylu olursa olsun—zorunlu olarak birbirlerine tahakküm ediyordu.
sonra asıl kırılma geldi:
“toplumsal kurgulara karşı savaşmak istiyorsan onları alt etmelisin,” dedi.
“en büyük kurgu ise paradır.”
paraya karşı savaşmak için paradan kaçmak değil, parayı “alt etmek” gerektiğini savundu. doğaya dönüp köklerle beslenmek ona göre kaçıştı. savaşmak ise güçlü olmaktı. bu yüzden zenginleşmeye karar vermiş. çünkü ancak paranın boyunduruğundan kurtulan kişi özgür olabilirdi.
bu noktada bankacı kimliği ile anarşist kimliği arasındaki çelişkiyi sordum. cevabı kesindi:
“ben yeni bir tiranlık yaratmadım. sadece mevcut sosyal kurguya karşı kendi savaşımı verdim. sadece bir kişiyi özgürleştirebildim: kendimi.”
diğer anarşistlerin “teorik anarşistler” olduğunu, kendisinin ise “pratik ve bilimsel anarşist” olduğunu ileri sürdü. ona göre diğerleri özgürlükten söz ediyor, ama özgürlüğü başkasından bekliyordu. o ise kendi yolunu kendi yürümüştü.
sohbetin sonunda kalkarken hâlâ şaşkındım. bir bankerin kendisini “gerçek anarşist” olarak tanımlaması belki ilk bakışta gülünçtü. ama anlatısının içinde, insan doğasına, toplumsal kurgulara ve kişisel özgürlüğe dair keskin bir mantık zinciri de vardı.
banker, hayatıyla paradoks gibi görünse de kendi içinde tutarlı bir tez kuruyordu:
anarşizm başkasının değil, kişinin kendi özgürlüğünü yaratma mücadelesiydi.
ve o, kendi özgürlüğünü yaratmış olmaktan emindi.
(bkz: fernando pessoa)
devamını gör...
173.
174.
prensipli bir insanım ve aslında çok asi bir yapım var. insan olgunlaştıkça, kendi karakterini daha iyi tanıyor. aslında her gün, kendime ait yeni bir şey öğreniyorum. bu yüzden ergenlik döneminizde veya üniversite döneminizde var olan karakterinizin gerçek yapınız olduğunu çok düşünmeyin.
kendi hayatınızı yaşamaya başladığınız noktada( ekonomik olarak tamamen özgürleşmek ve kendi hayatınızı tamamen yönetmek), asıl karakterinizi öğrenmeye başlıyorsunuz.
ben kendi adıma çok şaşkınım. aslında gerçek karakterimin bu kadar asi, bu kadar özgürlüğüne düşkün, idealist ve bireysel kontrole önem veren biri olduğunu bilmiyordum. yaş aldıkça, bunu öğrenmeye başladım. hepsi, yaşadığım olaylarla kendisini göstermeye başladı. inanılmaz güçlü bir karakterim var ve çoğu kişi bununla baş edemiyor. buda kendime ait öğrendiğim yanlarımdan biri oldu. çocukken az çok inadım ve kendi burnumun dikine gidişimden bunu kestirebiliyordum ama bu denli bir güce sahip olduğumu tahmin edemedim açıkcası.
işin özeti : "yaş aldıkça kendi karakterinizi öğreniyorsunuz. yaş ilerledikçe, ortaya çıkıyor gerçekler. " hayat boyu kendinizi öğreneceksiniz çünkü inanın bu öğrenme hiç bitmiyor. evet, karakterinizde bazı şeyler sabit, diğer değişkenler sürekli biçimde kendilerini ortaya çıkartıyorlar. "ben hiç böyle yapacağımı tahmin edemezdim, çok şaşkınım normalde böyle yapmam" vb. cümlelere aşina olduğunuza eminim. işte bahsettiğim şey bu. yani hep bilmediğiniz bir yanınızla karşılacaksınız. olaylarla, durumlarla, sizi tetikleyen insanlarla ortaya çıkacak bazı şeyler.
yolculuk uzun, keyfini çıkartın.
kendi hayatınızı yaşamaya başladığınız noktada( ekonomik olarak tamamen özgürleşmek ve kendi hayatınızı tamamen yönetmek), asıl karakterinizi öğrenmeye başlıyorsunuz.
ben kendi adıma çok şaşkınım. aslında gerçek karakterimin bu kadar asi, bu kadar özgürlüğüne düşkün, idealist ve bireysel kontrole önem veren biri olduğunu bilmiyordum. yaş aldıkça, bunu öğrenmeye başladım. hepsi, yaşadığım olaylarla kendisini göstermeye başladı. inanılmaz güçlü bir karakterim var ve çoğu kişi bununla baş edemiyor. buda kendime ait öğrendiğim yanlarımdan biri oldu. çocukken az çok inadım ve kendi burnumun dikine gidişimden bunu kestirebiliyordum ama bu denli bir güce sahip olduğumu tahmin edemedim açıkcası.
işin özeti : "yaş aldıkça kendi karakterinizi öğreniyorsunuz. yaş ilerledikçe, ortaya çıkıyor gerçekler. " hayat boyu kendinizi öğreneceksiniz çünkü inanın bu öğrenme hiç bitmiyor. evet, karakterinizde bazı şeyler sabit, diğer değişkenler sürekli biçimde kendilerini ortaya çıkartıyorlar. "ben hiç böyle yapacağımı tahmin edemezdim, çok şaşkınım normalde böyle yapmam" vb. cümlelere aşina olduğunuza eminim. işte bahsettiğim şey bu. yani hep bilmediğiniz bir yanınızla karşılacaksınız. olaylarla, durumlarla, sizi tetikleyen insanlarla ortaya çıkacak bazı şeyler.
yolculuk uzun, keyfini çıkartın.
devamını gör...







