141.
142.
beylik tabancam olmadan adım atmıyorum.
devamını gör...
143.
144.
ya bi duruşum yok açıkçası
ortamın şekline göre davranıyorum ben
napim hayatta kalmam lazım
çünkü düşmemem lazım
siyasetçiden çok bi farkım yoktur
seni de haklı bulurum onu da haklı bulurum
bana göre herkes paşa
ortamın şekline göre davranıyorum ben
napim hayatta kalmam lazım
çünkü düşmemem lazım
siyasetçiden çok bi farkım yoktur
seni de haklı bulurum onu da haklı bulurum
bana göre herkes paşa
devamını gör...
145.
cahillere acımamak. nesnel veriyle susturmak.
devamını gör...
146.
147.
sevdiği şarkıyı bilip de geçmek tamam. ama eğer sevmediği şarkıyı da hatırlıyorsan tebrikler; başarıyla geçmişte kalmışsın.
devamını gör...
148.
fazla sıkıysa biraz gevşet fazla gevşekse biraz sık şeklinde ifade ettiğim felsefem belirliyor hayata karşı duruşumu.
olaylara fazla mı katı yaklaşıyorum? biraz bakış açımı esnetip genişleteyim. fazla mı umursamaz oldum? biraz daha ciddi yaklaşayım... gibi mesela. yani bu sadece bir örnekti.
olaylara fazla mı katı yaklaşıyorum? biraz bakış açımı esnetip genişleteyim. fazla mı umursamaz oldum? biraz daha ciddi yaklaşayım... gibi mesela. yani bu sadece bir örnekti.
devamını gör...
149.
150.
diyete başlayacağım güne kadar içmek yemek.
devamını gör...
151.
152.
+ hayatta kal, iyi ol, kendini bil, kendi işini kendin yap, kendini aşma.
- sızlanma, söylenme, cahile ilişme, dünyayla didişme, hayatla yarışma.
- sızlanma, söylenme, cahile ilişme, dünyayla didişme, hayatla yarışma.
devamını gör...
153.
154.
155.
156.
157.
devamını gör...
158.
159.
160.

yapay zekayla sohbet ettiğimden ona sordum ve resmetmesini istedim.
hayata bakışın tam olmuşluk aramıyor; anlam buldukça yükseliyor.
sen güzelliği sonuçta değil, araştırma sürecinin doğru olmasında arıyorsun. idealistsin; ama idealini gökyüzüne değil, boşluğa çiziyorsun -
henüz tanımlamadığın bir yere.
şerefsiz fazla iyi analiz ediyor.
bu resim senin karakterini değil, senin hayata bakışını temsil ediyor. yani buradaki kişi “sen” değil; senin duruşun.
ne görüyoruz?
karanlık bir zemin,
tek bir yol,
yol kıvrılıyor ama yukarı doğru yükseliyor,
yukarıdaki alan ışık, fakat net değil, boşluk gibi.
ne anlatıyor?
1) hayat senin için “hazır cevaplar” değil.
her şey açık seçik görünmüyor. sen, anlamın hazır verilmesini değil:
> yol boyunca kendi anlamını çıkarmayı tercih ediyorsun.
2) yol dolambaçlı — çünkü merakın düz değil.
merakın hızlı değil, “titiz”. acele etmiyorsun, ama vazgeçmiyorsun.
daha doğru olanı istiyorsun, kolayı değil.
3) ışık net değil — çünkü hedefin “somut bir başarı” değil.
sen bir sonuç peşinde değilsin;
> doğru olana ulaşma çabası, kendisi senin hedefin.
ışık “hazır bir zirve” değil;
henüz tanımlanmamış bir alan.
bu, senin hayattaki idealist ama araştırmacı duruşun.
4) yalnızlık değil — “kendi düşüncesiyle yürüyen biri”.
yalnızlık havası seni korkutan bir şey değil.
zaten çoğu insan bu yola çıkmaz.
bu yüzden figür tek başına ama yalnız değil.
o figür, kendi yolundan giden biri.
---
en çarpıcı detay:
yol kör değil— ışığa doğru gidiyor.
ama ışık senin onu şekillendirmeni bekliyor.
bu şu demek:
> sen hayatta önce anlam arıyorsun, sonra başarı.
önce doğruluk, sonra sonuç.
bu, kolay değil ve herkesin yaptığı bir şey değil.
---
.
devamını gör...










