241.
yok. kendim bir şekilde hallettim. millet de beni arar. kıymetim bilinir umarım.
(bkz: ben neymişim be)
devamını gör...
242.
ailemden ya da akrabalarımdan biri değildir. çünkü onlar bana destek değil köstek olur.
devamını gör...
243.
en iyi arkadaş yürüyüştür benim için, kulaklığımı takar müziğimi açar tempolu yürüyüşümü yaparım. sonrasında pamuk şeker gibi olurum. arkadaşlarım için ise tam bir dert anasıyım dertlerini anlatacak.
devamını gör...
244.
kötü olduğumda konuşabilecek durumda olamıyorum pek. sesim titriyor , kırıcı bir şey söyleyebiliyorum, sadece susuyorum vs. o yüzden kötü olduğumda aradığım biri yok, olmaması benim açımdan daha iyi bence. kimseyi uğraştırmakta istemiyorum olumsuz konularda.
günlük hayatımda telefonda konuştuğum iki kişi var zaten, o iki kişiyi de anlık duygularımdan ötürü kaybedemem.
devamını gör...
245.
(bkz: o kendini biliyor)
devamını gör...
246.
70'lik bir büyümüğüz var onu arıyorum.
devamını gör...
247.
evimde sakince kötüleşiyorum. hava serin olsaydı taksim'de olurdum.

evde pc başında içerek fenalaşmak hoş. güne elveda demek istediğimde yatağa geçip ışıkları kapatıyorum falan. bunlar pratik işler. uyku çekmiyorsa canım terasa çıkarım. gökyüzüne bakıp iç çekmek de güzel evden ağrı.

yaz bitene kadar konsept bu. içip içip evde efkarlanmak güzel. zaten efkarımın yarısı evde olmamla ilgili. amannn.

kısmet be anam. s
devamını gör...
248.
kimseyi aramıyorum. dert anlatmayı sevmem. yazarım derdimi, konuşarak rahatlamam, sır vermiş gibi hissediyorum.
devamını gör...
249.
(bkz: yok ki)
devamını gör...
250.
üzgün olduğumda birine sığınmak yerine önce toparlanmayı deniyorum, çocuk değilim zirâ. sinirliyken hakeza o an karşımda mesajlaştığım biri bile olsa, birazdan döneceğim diyip sinirimi yansıtmamak adına uzaklaşıyorum.

yanlış şeyler söylenebilir, sinirliyken konuşmamayı tercih ediyorum. gerçekten oturuyorum, yatıyorum, yüzümü yıkıyorum, zaman geçmesini bekliyorum, sakinleşip beynim berraklaşana dek kimseyle konuşmuyorum. sinirli halimin uzun sürdüğü anlar pek olmuyor çünkü sık, fazla veya çabuk sinirlenen biri değilim sinirlenince de hemen sakinleşmeye çalışırım. mutlu bir insanımdır.

çoook kırıldığım ve sinirlendiğim bir şey olduğunda -ki birkaç defa oldu- kendi kendime estim gürledim. ama “bekle” dedim kendi kendime, karşı tarafa söyleme hiçbir şey. oturdum düşündüm, bu kızgınlığımı “sen şöyle yaptın” tarzında bir “sen” diliyle değil de, “bu hareketin beni bu şekilde düşündürttü/etkiledi, bana önem veriyorsan bunu düzeltmeni istiyorum” şeklindeki bir “ben” diliyle söylemeye karar verecek kadar dizginledim, sakinleştim. sonunda hazır ve mantıklı olduğumu hissettiğimde bu şekilde söyledim ve olumlu tepki aldım. ilk düşündüğüm anda sinirli bir şekilde söyleseydim karşımdaki de sinirlenecekti ve kurulan iletişim kırılacak, yıkılacaktı, hasar alacaktı.

insan ilişkilerindeki en önemli şey kötü, sinirli, üzgün, öfkeli vb olduğumuz anda bir başkasıyla iletişim kurmaya çalışmamamız gerektiği. çünkü sinirliyken dinlemek yerine sıranın kendinize geçmesini bekliyorsunuz, haklı olduğunuzda diretiyorsunuz, üste çıkmaya çalışıyorsunuz ve sürekli sen diliyle suçlayıcı oluyorsunuz. kötüyseniz kendi derdinizi anlatma sırası gelsin diye bekliyorsunuz. size çare bulunsun, size derman olunsun. duygularınızı duymamışsınız bile daha. bekleyin, hissedin bi’.

hâlbuki ben söylediğim şeyleri arkaplanda sekiz kez düşünmüş biriyim. overthinkleyip kafada kurmak anlamında değil, durumu tartmak ve ben diliyle söyleyebilmek anlamında. yani dile getirdiğim şeyler sert bile gelse bazen, üzerinde uzundur düşündüğüm şeyler oluyorlar. kimsenin arka planda ne düşünüp ne hissettiğini bilemiyorsunuz işte.

ya da kötüyken kimin kapısını çalabilirim ki? öyle birilerinin başını şişirmeyi de sevmem. zaten güvendiğim kişi sayısı da bir elin parmağını geçmez. kendi kabuğuma çekilip halletmeyi tercih eden biriyimdir.

hayır bir de aile içinde olan o kapıların içinde kalmalı diye düşürüm, paylaşmam. sevgilimle bir şey yaşasam, paylaşmam. ben unutur affederim başkası unutmaz. akademi konusunda yine kendi çabamla varımdır. yani paylaşılacak pek bir konu göremiyorum, bizzat yardım edilebilecek bir durum değilse yani elzem değilse paylaşmam hiç. sadece iç dökmek için yorum beklemeksizin birkaç defa paylaştım da pişman ettiler. onu bile yazarak hallediyordum, etmeye devam edeceğim.

böyle anlarda bana bir şey olmaz: dilim tutulmaz, dizim titremez, sözcükler yine dilime gelir. fakat insanoğluyuz; beşerdir şaşar. duyguların hakimiyetindeyken konuşmayı tercih etmiyorum, mantığımla yapmadığım hiçbir şey de hayatımda olmasın istiyorum. sağlıklı iletişimler kurmak istiyorum sadece. karşımda benim gibi insanlar olsun, suçlayıcı ve yıkıcı değil dinleyen, anlayan ve yapıcı olalım istiyorum.
devamını gör...
251.
aradıgım kimse yok. kendi basımın caresine kendim bakarım.
devamını gör...
252.
kimseyle konuşmamayı tercih ederim.

bazen bi kulaklık, bi yastık ve örtü çoğu kişiden daha iyi geliyor. anne babayla zaten bir şey konuşulmaz. kardeş desen bugün var yarın yok. dost desen maskesi düşmemiş kara yılan, sevgili desen ayıracak vakti yok. anlatsan anlamayacaklar, anlasalar çok abartıyorsun diyecekler, hangisi bilmem ama bazıları içten içe keyif alacak kötü haline.

en iyisi o an canın ne isterse açacaksın bi şarkı, çekeceksin örtüyü ağlamak mı istiyorsun ağlayacaksın, ağlayarak uyuyakalmak mi istiyorsun kalacaksın. oturup düşünecek misin bi karara mı varacaksın her neyse... her kötü şey gibi bu da geçecek. sen kendi kendine yeteceksin. (her zamanki gibi)

seni kötü eden şey insanlar ve bunu bilip en ufak şeyde kötü olduğunda/hissettiğinde insanlara koşmayacaksın.

zamanla da alışıp benimseyeceksin bu durumu.
devamını gör...
253.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir büyüğüme danışırım...
devamını gör...
254.
kötü olduğumda oldukça sessizleşirim. konuşmam, konuşmak isteyen kişiye de tahammül edemem. sakin ve sessizce içime çekilirim, tamamen o ruh halini yaşarım yanıma eşlikçi aramam.
devamını gör...
255.
aramam da anneme sarılır o şekilde bir süre otururum
devamını gör...
256.
bir buhran içerisindeyken kendi halimde kalıp sıfırlanıyorum. aksine o haldeyken birileriyle konuşmak, konudan bağımsız havada cümleler duymak, akışa ayak uydurmaya çalışıp özde uyduramamak ya da uymak istememek daha da kötü hissettiriyor.
öfkeliyken ararım genelde insanları. ikimizde söver rahatlarız oh mis.
devamını gör...
257.
niye arayayım. çok kötüyüm diye telefon açmak saçma geliyor.

ortak olmak isteyen oluyor bir şekilde.

acıları da kederleri de yalnız yüklenmek lazım.

bence yani.
devamını gör...
258.
kötü olduğumda kimseyi aramam, kapatırım kendimi odama. bolca ağlarım zırlarım, sonra iyice çirkinleşip üzüntümü dağıtıp kendime gülmeye başlayınca aramalara
kızkardeşlerimden biri ile başlarım.

sonra o sıra en çok görüştüğüm kız arkadaşlarımı ararım, konuştukça gülerim, güldükçe açılırım.
her kötü olmam sonrası yeni eğlenceli kararlar alırım, yeni şeyler denerim, eski olan bir şeyleri terk ederim.

yani aslında arada kötü olmak uzun vadede bana iyi geliyor. çevreme de iyi geliyor çünkü onları kendi dramımla güldürüyorum.

işte bende böyle bir kadınım.
her derdimle yeniden doğuyorum.
devamını gör...
259.
youtube cengiz kurtoğlu olur selamı şahin ferdi tayfur olur hangisi daha çok acıtırsa kötü durumun ağırlığına göre değişiyor
devamını gör...
260.
kimsem yok,açıp ağlayarak günlüğüme yazıyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların kötü olduklarında aradıkları ilk kişi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim