801.
802.
803.
804.
805.
806.
807.
808.
809.
810.
811.
devamını gör...
812.
813.
814.
815.
816.
817.
devamını gör...
818.
819.
devamını gör...
820.
ormanın içinden geçen toprak yolları severim ben. böyle hafif bozuk, yer yer çamurlu olur ya… sanki insan eli değmiş ama doğa tamamen teslim olmamış gibi. asfalt yollarda bir resmiyet var; seni bir yere yetiştirmeye çalışıyorlar. toprak yolun öyle bir derdi yok. istediğin kadar yavaş yürü..
bir de garip şekilde düşündürüyor insanı. o yolu kimler geçti acaba diye bakıyorsun bazen. yıllar önce odun taşıyan biri mi, canı sıkkın olduğu için yürüyen biri mi, yoksa sadece kaybolmak isteyen biri mi..? çünkü toprak yol biraz kaybolmaya uygun bir şey. insan orada yön duygusundan çok kafasının içini dinliyor.
aslında doğada hiçbir şey dümdüz değil ama insanlar yaptığı her şeyi cetvelle çizmek istiyor. toprak yollar ise mecburen eğiliyor, kıvrılıyor, ağacın kökünden kaçıyor. belki de bu yüzden daha samimi geliyor bana. kusurlu olduğu için gerçek duruyor.
bir de çocukluk anıları hep biraz böyle yolları çağrıştırıyor bana. tozlu ayakkabılar, uzaktan gelen köpek sesi, akşam olmadan eve dönme telaşı… insan büyüyünce birçok şeyi unutuyor ama nedense o yolların hissi kalıyor. belki hafıza da biraz toprak gibi çalışıyordur kimbilir.. üstü kapanıyor ama tamamen silinmiyor hiçbir şey.
bazen sadece yürümek için bile öyle bir yol lazım insana. bir yere varmak için değil de biraz kendi sesini duymak için.
bir de garip şekilde düşündürüyor insanı. o yolu kimler geçti acaba diye bakıyorsun bazen. yıllar önce odun taşıyan biri mi, canı sıkkın olduğu için yürüyen biri mi, yoksa sadece kaybolmak isteyen biri mi..? çünkü toprak yol biraz kaybolmaya uygun bir şey. insan orada yön duygusundan çok kafasının içini dinliyor.
aslında doğada hiçbir şey dümdüz değil ama insanlar yaptığı her şeyi cetvelle çizmek istiyor. toprak yollar ise mecburen eğiliyor, kıvrılıyor, ağacın kökünden kaçıyor. belki de bu yüzden daha samimi geliyor bana. kusurlu olduğu için gerçek duruyor.
bir de çocukluk anıları hep biraz böyle yolları çağrıştırıyor bana. tozlu ayakkabılar, uzaktan gelen köpek sesi, akşam olmadan eve dönme telaşı… insan büyüyünce birçok şeyi unutuyor ama nedense o yolların hissi kalıyor. belki hafıza da biraz toprak gibi çalışıyordur kimbilir.. üstü kapanıyor ama tamamen silinmiyor hiçbir şey.
bazen sadece yürümek için bile öyle bir yol lazım insana. bir yere varmak için değil de biraz kendi sesini duymak için.
devamını gör...



















