sevgiyi göstermenin yolları
sarılmak hemde uzun uzun ve sımsıkı.
devamını gör...
penis büyütücü kutusundan büyüteç çıkması
vallahi klas hareket...
devamını gör...
burger king'in logosunu değiştirmesi
renklerin gücünü daha doğru kullanmışlar. bakınca acıkma duyusu daha hızlı devreye giriyor.
daha önce logoda olan mavi, renk olarak açlık hissini bastırdığı için kaldırılması akıllıca olmuş.
daha önce logoda olan mavi, renk olarak açlık hissini bastırdığı için kaldırılması akıllıca olmuş.
devamını gör...
türkiye’de din tüccarları
mesele bu güruhun var olması değil, kollanması ve prim verilmesi asıl problem.
devamını gör...
başarı
bana göre başarı, insanın yapmak ve başarmak istediği güzel bir şeyi yapabilmesi , ulaşmak istediği güzel bir hedefe varabilmesidir. istedigi hedefe ulaşabilen insan, elde ettiği netice sonunda huzur ve mutluluk duyabiliyorsa bu durum başarıya ulaşmak sayılır. kimi insanlar başarıyı, büyük bir makama yükselmek, çok para kazanmak, unvan ve şöhret elde etmek zannederler. para, mal, şöhret ve makamlar gelip geçicidir. bunlara ulaşmayı en büyük hedef kabul edenler, hedeflerine ulaştıkları zaman mutlu olmadıklarını görecekler ve hayal kırıklığına uğrayacaklardır. önemli işler başarmak için elbette bunlara ihtiyacımız var. ama bunlar amaç değil, araçtır." parayı sevenin hiç bir zaman yeteri kadar parası olmaz. " başarı , sık sık gülmek ve çok sevmektir.dürüst eleştirmenlerin onayını almak, sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktadır. tek bir kişi bile olsa, birini sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir. işte bu başarılı olmaktır bence.
devamını gör...
optik
ışığın doğasını açıklamaya çalışan, ışıkla ilgili olayları ve ışığın maddeyle etkileşimlerini inceleyen fizik dalıdır. optisyenler ve göz doktorları optikle ilgili çalışmalar yapar.
(kaynak: fizik kitabım.)
(kaynak: fizik kitabım.)
devamını gör...
ironiden anlamayan yazar
önce kocaman bir offf çekmem lazım.
sanırım anlaması için bir de tanımın altına alt yazı geçmemiz lazım diye düşündüren yazardır.
sanırım anlaması için bir de tanımın altına alt yazı geçmemiz lazım diye düşündüren yazardır.
devamını gör...
ısırıkla sevgilinin koluna saat yapıp bu saatten sonra benimsin demek
bana absürt gelmedi açıkçası. kolumu ısırdı ama gram acıtmadı ve 3 gün izi kaldı. beni hatırla diye yaptım, dedi. sen benimsin amacıyla yapmadı da. tatlıydı, ilginç. nasıl yaptı hiç anlamadım. güzeldi ve her şey gibi o da bitti, geçti.
devamını gör...
bir anda yok olursa kaos yaratacak şeyler
varlığıyla öyle girmiştir ki hayatımıza olmayışını düşününce bile bitmişlik hissi verir.
para mesela yok olduğunu düşünürsek kaosu ile küçük bir kıyamet doğurur özellikle bankalar için.
para mesela yok olduğunu düşünürsek kaosu ile küçük bir kıyamet doğurur özellikle bankalar için.
devamını gör...
reenkarnasyon
bir bireyin bedensel ölümden sonra devam eden yönünün - bilinç, zihin, ruh ya da başka bir varlık - bir veya daha fazla ardışık varoluşta yeniden doğuşuna verilen isimdir. geleneğe bağlı olarak, bu varlıklar insan, hayvan, ruhsal veya bazı durumlarda sebze bile olabilir. *
dünya nüfusunun en az% 25'i reekarnasyona inanmaktadır. bu da, onu en yaygın manevi ilkelerden biri yapar. reenkarnasyona inanç, taş devri'ne kadar uzanır - bu çok eski bir bakış açısıdır ve herhangi bir ruhsal varoluş biçimini doğru kabul ederseniz, mükemmel bir anlam ifade eder. doğadaki her şey döngü halinde yaşar ve ölür. yapraklar her sonbaharda dökülür ve önümüzdeki ilkbaharda tekrar filizlenir, öyleyse neden mevsim doğru olduğunda insanlar da geri dönmesin?
karma hayatlarımız boyunca işlemeye devam eder ve bir etki-tepki sürecidir.
pek çok insan karma'yı yargılama ve cezalandırma ile karıştırır, ancak aslında sadece denge anlamına gelir. yaptığınız şey size geri döner, bu yüzden bir hayatta zalim iseniz, birbirini izleyen yaşamlarda bu zalimlik unutulmaz, ancak bu cezalandırılacağınız anlamına gelmez - daha ziyade dengeyi düzeltmeye çağrılıyor olacaksınız, mesela şifa, iyi işler ve benzeri şeyleri yaparak.
insanlar gruplar halinde reenkarne olma eğilimindedir.
sevdiklerinizin çoğu sizi daha önce eski yaşamlarında zaten tanıyorlardı. oğlunuz babanız olabilir, partneriniz çocuğunuz olabilir, en yakın arkadaşınız yakın bir akraba olabilir. bazen bir kişiyle tanışmanız ve hemen yakın hissetmenizin nedeni bu olabilir. bazı öğretiler, bir cinsiyeti veya diğerini tercih etme eğiliminde olduğumuzu, ancak hepimizin farklı zamanlarda erkek ve kadın olduğumuzu belirtir. hayvanlar olarak reenkarne olmamız pek olası değildir, çünkü bunlar ayrı bir evrimsel yol üzerindedir.
ruhların tek bir görevi vardır: evrilmek!
ruhlar, farklı doğumlarında yaşadıklarıyla büyür ve gelişir. bu evrim, onların daha yüksek sevgi, güç ve bilgelik seviyelerine ulaşmasını sağlar. kapasitelerdeki bu artış, nihayetinde onları her şeye kadir olanla birleşip özgürleşebilecekleri bir düzeye ulaştırır.
ruh, farklı deneyimlere yeniden reenkarne olma seçeneğine sahiptir.
ruhların hayatın her yönünü deneyimlemesi gerektiğine inanılıyor. hem erkek hem de dişi olarak reenkarne olmaları gerekir; hem mağdur hem de fail olarak; hem öğrenci hem de öğretmen olarak. böylesine farklı senaryolara girmek, ruhun tüm olası bakış açılarını ve ilişkileri ve bunların gerektirdiği tüm dersleri anlamasına yardımcı olacaktır.
ruh hiçbir şeye ait değildir
bir ruhun kastı, mezhebi veya dini yoktur. herhangi bir dünyevi mülke ve hiç kimseye ait olmayan bir şeydir. erkek ruh veya dişi ruh diye bir şey yoktur. cinsiyet manevi değil biyolojik bir fenomendir. insanlar iki cinsiyettedir ve bu nedenle, her yaşam başlamadan önce hangisinin olacağına karar veririz.
bir ruh önceden her şeyi planlar
ruh, doğmadan önce hangi duyguları ve doğum için hangi koşulları seçmek istediğine karar verir. buna bağlı olarak baştan sona kadar her şey önceden planlanmıştır. hayattaki büyük olayların çoğu önceden planlanmıştır: doğum, aile, okul, ilişkiler, kariyer vb. buna ölümler, kazalar ve hastalıklar dahildir. bununla birlikte, planlanmamış şeylerin meydana gelmesi için de bolca yer vardır.
not: bu maddelerdeki bilgiler inançtan inanca değişiklik gösterebiliyor.
kaynak 1, 2, 3
devamını gör...
çaya şeker atan zevksiz
ben de mümkün mertebe her şeyin şekersizini tercih ederim ama karşıt görüşte olan insanları zevksiz diye yaftalamak yanlış.
devamını gör...
ekonomik hoşnutsuzluk endeksi
enflasyon oranı ile işsizlik oranı toplamından oluşan ve ekonominin gidişatıyla ilgili bilgi veren önemli bir endekstir.
devamını gör...
cahit zarifoğlu
bir yerden bir yere uçuyorsa kuşlar; mevsimler değişmiştir,insanlar da...
cahit zarifoğlu
cahit zarifoğlu
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
oblomov
jane eyre
dorian grey in portresi
uğultulu tepeler
maxim gorki üçlemesi-çocukluğum-ekmeğimi kazanırken-benim üniversitelerin
varolmanın dayanılmaz naifliği
genç bir doktorun anıları
jane eyre
dorian grey in portresi
uğultulu tepeler
maxim gorki üçlemesi-çocukluğum-ekmeğimi kazanırken-benim üniversitelerin
varolmanın dayanılmaz naifliği
genç bir doktorun anıları
devamını gör...
komik dükkan isimleri
esencılıs döner evi.
devamını gör...
z kuşağına kılıçdaroğlu dönemindeki ssk'yı anlatmamız lazım
diyelim tek başına kk batırdı bu ssk'yı.
z kuşağı şunu sorar;
üstünden bizim yaşımız kadar zaman geçmiş, sen bugüne gel ve anlat hele.
-işsizlik ne ayak
-enflasyon ve ekonomiye destek olacak real üretim (açıklanan ve reel)
(buna her kesimi katman lazım, çiftçi, sanayici, köylü ve hatta şu zor döenmde bir sürü esnafı vs.vs.vs)
-devlet ihaleleri (ayrıntıya girmiyorum burada, herkes biliyor az çok neler olduğunu)
-vekil maaşları (hepsinin özel/tüzel işleri de var)
-sadece el kaldırıp kafa sallayan vekiller
(memleket için iyi işler yapmaya çalışan istisnaları her daim azınlıkta oldu olmasa da iplenmedi)
-devlet kurumlarındaki fazla kadrolar
(her dönem olmuştur mutlaka ama hakkaniyetli ve işlevini yerine doğru getiren insanlar orada olsa
eminim gerçek memur sayısı en az %30 düşer ve düşmesi lazım)
-gss prim borcu diye bir garabet var
**araya tuik alalım bir adet!
-pandemi var, aşılar nerede? hala gelecek/cak, yolda siparişler deniliyor.
kimlerin ve nasıl vurulacağına dair net bir planlama bile yok. en öncelikli insanlar gerçekten öncelikli olarak aşıya ulaşacak mı?
önceliği olmayan birileri reklam yapar gibi aşı oluyor ve sosyal medyada yayınlıyor bunu.
(bir sürü örnek var)
-bu kadar üniversite var, mezun olan insanlar ne kadar kaliteli eğitim alıp yetişmişler?
(çok yüksek okul, kaliteli eğitim demek değil, sadece alınan bir kağıt parçası demek)
-mezun olduktan sonra kaç tanesi gerçek anlamda diplomasına ait bir işte istihdam ediliyor.
liste daha uzar gider, o sebeple bügünün siyasi erki doğru adımları atmak zorundadır, ki iş işten geçti artık.
o tren kaçtı ve giderler. sonucu daha kötü de olsa bu kural hiç değişmemiştir.
yaşını almış biri olarak şunu derim hep;
iyi bir koalisyon hükümeti eşit paylaşımla bakanlıkları alarak karşılıklı olacak şekilde birbirini ve bakanlıklarını/belediyelerini dürüst çalışma adına oto kontrol altına alıp bu kadar genç nüfusun olduğu bir memleketi uçurmasa da gerçekten adam eder.
yolsuzluk, kayrılma, adamcılık, düzgün ihale edilmeme vs.vs.vs. olduğu an verirsin ilgili bakanlığı, kişiyi mahkemeye memleketin paralarını çarçur etmekten mis gibi de yaparsın bunu, yeter ki iste. dokunulmazlıkları kaldır mesela hemen.
(çok şey istedim biliyorum)
o potansiyel biz de var, yeter ki amaç hizmet etmek olsun.
yoksa son 3 yılın ekonomik gidişatına bakın ve değerlendirin 20 yıllık iktidarı.
özal da tek başına iktidardı ve bu bize asla yaramayan bir durum.
her zaman kendi zenginlerini ortaya çıkarmış ve halk mutlaka zorda kalmıştır tek partiler döneminde.
not: hala kocaeli'nde üst geçitlerde "millet bahçesi" reklamı yapılıyor.
5,3 milyon metrekare??
oraya harcanan parayı geçtim, sadece reklamları için verilen ve panolara asılan kağıtlara verilen paralarla
yüzlerce ihtiyaç sahibinin işi görülür.
adam sormazlar mı bu pandemi dönemindeyken "aga bu nedir" diye?
kocaeli körfezinde zibilyon tane sayfiye yeri var ve insanlar çıkmak isteyince gayet de sahil kesiminde bir çok güzel yer bulur, oturur, eğlenir, dinlenir zaten. evimin balkonunda bile otururum, sen adamın cebinde parası var mı ondan bahset.
boşver bahçeyi falan, fuzuli masraf, bu kadar net.
z kuşağı şunu sorar;
üstünden bizim yaşımız kadar zaman geçmiş, sen bugüne gel ve anlat hele.
-işsizlik ne ayak
-enflasyon ve ekonomiye destek olacak real üretim (açıklanan ve reel)
(buna her kesimi katman lazım, çiftçi, sanayici, köylü ve hatta şu zor döenmde bir sürü esnafı vs.vs.vs)
-devlet ihaleleri (ayrıntıya girmiyorum burada, herkes biliyor az çok neler olduğunu)
-vekil maaşları (hepsinin özel/tüzel işleri de var)
-sadece el kaldırıp kafa sallayan vekiller
(memleket için iyi işler yapmaya çalışan istisnaları her daim azınlıkta oldu olmasa da iplenmedi)
-devlet kurumlarındaki fazla kadrolar
(her dönem olmuştur mutlaka ama hakkaniyetli ve işlevini yerine doğru getiren insanlar orada olsa
eminim gerçek memur sayısı en az %30 düşer ve düşmesi lazım)
-gss prim borcu diye bir garabet var
**araya tuik alalım bir adet!
-pandemi var, aşılar nerede? hala gelecek/cak, yolda siparişler deniliyor.
kimlerin ve nasıl vurulacağına dair net bir planlama bile yok. en öncelikli insanlar gerçekten öncelikli olarak aşıya ulaşacak mı?
önceliği olmayan birileri reklam yapar gibi aşı oluyor ve sosyal medyada yayınlıyor bunu.
(bir sürü örnek var)
-bu kadar üniversite var, mezun olan insanlar ne kadar kaliteli eğitim alıp yetişmişler?
(çok yüksek okul, kaliteli eğitim demek değil, sadece alınan bir kağıt parçası demek)
-mezun olduktan sonra kaç tanesi gerçek anlamda diplomasına ait bir işte istihdam ediliyor.
liste daha uzar gider, o sebeple bügünün siyasi erki doğru adımları atmak zorundadır, ki iş işten geçti artık.
o tren kaçtı ve giderler. sonucu daha kötü de olsa bu kural hiç değişmemiştir.
yaşını almış biri olarak şunu derim hep;
iyi bir koalisyon hükümeti eşit paylaşımla bakanlıkları alarak karşılıklı olacak şekilde birbirini ve bakanlıklarını/belediyelerini dürüst çalışma adına oto kontrol altına alıp bu kadar genç nüfusun olduğu bir memleketi uçurmasa da gerçekten adam eder.
yolsuzluk, kayrılma, adamcılık, düzgün ihale edilmeme vs.vs.vs. olduğu an verirsin ilgili bakanlığı, kişiyi mahkemeye memleketin paralarını çarçur etmekten mis gibi de yaparsın bunu, yeter ki iste. dokunulmazlıkları kaldır mesela hemen.
(çok şey istedim biliyorum)
o potansiyel biz de var, yeter ki amaç hizmet etmek olsun.
yoksa son 3 yılın ekonomik gidişatına bakın ve değerlendirin 20 yıllık iktidarı.
özal da tek başına iktidardı ve bu bize asla yaramayan bir durum.
her zaman kendi zenginlerini ortaya çıkarmış ve halk mutlaka zorda kalmıştır tek partiler döneminde.
not: hala kocaeli'nde üst geçitlerde "millet bahçesi" reklamı yapılıyor.
5,3 milyon metrekare??
oraya harcanan parayı geçtim, sadece reklamları için verilen ve panolara asılan kağıtlara verilen paralarla
yüzlerce ihtiyaç sahibinin işi görülür.
adam sormazlar mı bu pandemi dönemindeyken "aga bu nedir" diye?
kocaeli körfezinde zibilyon tane sayfiye yeri var ve insanlar çıkmak isteyince gayet de sahil kesiminde bir çok güzel yer bulur, oturur, eğlenir, dinlenir zaten. evimin balkonunda bile otururum, sen adamın cebinde parası var mı ondan bahset.
boşver bahçeyi falan, fuzuli masraf, bu kadar net.
devamını gör...




