yunus emre aşkın yolculuğu
2015-2016 yılında trt 1'de yayınlanmış, yunus emre'nin hayatını anlatan bir dizi. şu anda netflix'te mevcuttur.
--! spoiler !--
yunus emre, nallıhan kazasına (ilçe) kadı olarak atanır ve orada şeyh taptuk emre ile karşılaşır. başlangıçta tamamen medresedeki bilgilerine güvenen, hafif kendini beğenmiş biridir. ancak taptuk ile konuştukça bir değişim başlar. sonunda kadılığı bırakır ve taptuk emre dergahına mürit olur. burada nefsiyle büyük bir savaş vermeye başlar. zaman zaman mücadelesinden vazgeçer ve büyük yanlışlar yapar. yine de sonunda bu kıldan ince kılıçtan keskin yolda büyük bir azim ile devam eder ve nefs mertebelerini sırasıyla geçer. sonunda taptuk kendisine "artık senin için yola çıkma vakti" der. yunus emre artık pişmiştir, çiğ değildir.
dizi bu bağlamda oldukça güzel bir konuyu (seyr-i süluk) işlemektedir. dizi 1. sezon, konuyu izleyiciye sindirterek ilerlese de, 2. sezonun sonlarına doğru oldukça hızlanır ve bazı yerleri atlamaya başlar. öyle ki yunus nefs mertebelerinin son 4 tanesini yaklaşık 5 bölümde falan atlamış olur. keşke 2 sezon daha gitseydi de biraz daha açsalardı şu konuları.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
yunus emre, nallıhan kazasına (ilçe) kadı olarak atanır ve orada şeyh taptuk emre ile karşılaşır. başlangıçta tamamen medresedeki bilgilerine güvenen, hafif kendini beğenmiş biridir. ancak taptuk ile konuştukça bir değişim başlar. sonunda kadılığı bırakır ve taptuk emre dergahına mürit olur. burada nefsiyle büyük bir savaş vermeye başlar. zaman zaman mücadelesinden vazgeçer ve büyük yanlışlar yapar. yine de sonunda bu kıldan ince kılıçtan keskin yolda büyük bir azim ile devam eder ve nefs mertebelerini sırasıyla geçer. sonunda taptuk kendisine "artık senin için yola çıkma vakti" der. yunus emre artık pişmiştir, çiğ değildir.
dizi bu bağlamda oldukça güzel bir konuyu (seyr-i süluk) işlemektedir. dizi 1. sezon, konuyu izleyiciye sindirterek ilerlese de, 2. sezonun sonlarına doğru oldukça hızlanır ve bazı yerleri atlamaya başlar. öyle ki yunus nefs mertebelerinin son 4 tanesini yaklaşık 5 bölümde falan atlamış olur. keşke 2 sezon daha gitseydi de biraz daha açsalardı şu konuları.
--! spoiler !--
devamını gör...
yazarların önerdiği kolonya markaları
eyüp sabri tuncer'in kokulu veya limonlu kolonyalarının hepsi güzeldir.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumunun 3 kelime ile özeti
aklımın iplerini saldım.
devamını gör...
ördek sendromu
kişilerin bulundukları konuma veya hislerine zahmetsizce ulaşmış gibi görünmesine denir.
ördekler suyun üzerinde kayıyormuşçasına görünmesine rağmen suyun altında ayakları palet gibi çalışır, sendromun ismi de buradan gelir. en bariz örneği ise kişiler gerçek hayatlarında bir sürü sorunlar yaşamasına rağmen sosyal medyada sorunsuz ve mutlu hayatlar yaşıyormuş izlenimi uyandırmaya çalışırlar. bu paylaşımları gören kişiler ise kendi hayatlarıyla karşılaştırmalar yaparak yetersizlik hissine kapılabilir.
ördekler suyun üzerinde kayıyormuşçasına görünmesine rağmen suyun altında ayakları palet gibi çalışır, sendromun ismi de buradan gelir. en bariz örneği ise kişiler gerçek hayatlarında bir sürü sorunlar yaşamasına rağmen sosyal medyada sorunsuz ve mutlu hayatlar yaşıyormuş izlenimi uyandırmaya çalışırlar. bu paylaşımları gören kişiler ise kendi hayatlarıyla karşılaştırmalar yaparak yetersizlik hissine kapılabilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
süper güç mü bilmiyorum ama fil hafızam sebebiyle isimleri,tarihleri,olayları,telefon numaralarını unutmam.
ezberim oldukça iyidir.
ezberim oldukça iyidir.
devamını gör...
osmanlı'da halkın yüzde 90'ı cahildi
işin acı kısmı o eğitimsiz halkın uzantısı olan günümüz insanı maalesef oy verme hakkına sahip.
#rejectdemocracy
#rejectdemocracy
devamını gör...
siyasetle işi olmayan insan
benimdir. siyasetle zerre ilgim yok ama siyaset gelip bana sataşıyor. sabah bi uyanıyorum ev soğuk buz gibi olmuş kombi kapalı doğalgaza zam gelmiş ben mi bulaştım siyasete? evden çıkıyorum bir çay içeyim diyorum çay 3 lira yanında birde sigara içeyim desen tanesi 1 lira ben mi bulaşıyorum siyasete? sonra diyorum ki biraz yürüyeyim kafam dağılsın,yolumu birkaç eşkıya kesiyor yok cumhurbaşkanının berberinin kalfasıymış,yok kalfanın tarağıymış şimdi söyleyin ben mi bulaştım berbere?
devamını gör...
dünyanın en iyi yazarı
tolstoy olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
izlenmesi gereken diziler
kesinlikle brooklyn nine-nine izlenmeli izlettirilmeli. beni bu geçtiğimiz dönemin karanlığından çıkaran karakterleriyle güldüren ve kafa dağıtma özellikli net dizi. doug judy ve jake arkadaşlığı hayat enerjisi veriyorsunuz banaa
devamını gör...
tapınak şövalyeleri
fransız soylusu hugues de payen tatafından 1119 da 9 şövalyeden kurulmuş kudüsteki hacıları korumak için. kurulduktan 10 yıl sonra da katolik kilisesi tarafından resmi olarak tanınmış. bankacılık olaylarıyla falan hacılara kolaylık sağlamışlar.
haçlı savaşlarından sonra tarikata borcu olan fransız kralı kafirlik ve eşcinsel suçları iddiasıyla papa 5. bilmemneye baskı yapıp tarikatı 1312 de yok etmiş mal varlığına el koymuş. tarikat üyeleri yakılarak öldürülmüş. son olarak da 1314 te jacques de molay ve tarikat üyeleri kazığa bağlanarak yakılıp idam edilmiş.
birinci haçlı seferlerinden sonra birçok hacı kutsal yerlere giderken soyulup öldürüldüler. fransız soylusu ve arkadaşı godfred de bu tarikatı kuruyor. kurarken hacılara yardım amaçlı kurdukları için de kudüs kralından destek istiyolar onlar da zeytin dağında bi tapınak veriyor bunlara. finansal bir gelirleri yok tamamen bağışlara bel bağlamış halde bekliyolar.
bu durum çok uzun sürmüyo kurucu şövalyelerden birinin yeğeni bir konferansta papayla konuşup durumu anlatıyor. papa da yazdığı bir fermanla bu tarikatın vergi vermeden her yerde rahatça hareket etmesini sağlıyor. bu şekilde daha da büyüyen tarikat önemli başarılar elde ediyor. çek sistemi oluşturuyolar. mesela avrupada parayı yatıran bir hacıya şifreli bir mektup veriliyor o da kudüse gidince o kodlarla parasını ordan alabiliyor.
yaklaşık iki yy varlığını sürdümüşler.
haçlı savaşlarından sonra tarikata borcu olan fransız kralı kafirlik ve eşcinsel suçları iddiasıyla papa 5. bilmemneye baskı yapıp tarikatı 1312 de yok etmiş mal varlığına el koymuş. tarikat üyeleri yakılarak öldürülmüş. son olarak da 1314 te jacques de molay ve tarikat üyeleri kazığa bağlanarak yakılıp idam edilmiş.
birinci haçlı seferlerinden sonra birçok hacı kutsal yerlere giderken soyulup öldürüldüler. fransız soylusu ve arkadaşı godfred de bu tarikatı kuruyor. kurarken hacılara yardım amaçlı kurdukları için de kudüs kralından destek istiyolar onlar da zeytin dağında bi tapınak veriyor bunlara. finansal bir gelirleri yok tamamen bağışlara bel bağlamış halde bekliyolar.
bu durum çok uzun sürmüyo kurucu şövalyelerden birinin yeğeni bir konferansta papayla konuşup durumu anlatıyor. papa da yazdığı bir fermanla bu tarikatın vergi vermeden her yerde rahatça hareket etmesini sağlıyor. bu şekilde daha da büyüyen tarikat önemli başarılar elde ediyor. çek sistemi oluşturuyolar. mesela avrupada parayı yatıran bir hacıya şifreli bir mektup veriliyor o da kudüse gidince o kodlarla parasını ordan alabiliyor.
yaklaşık iki yy varlığını sürdümüşler.
devamını gör...
en sevilen ressam ve eseri
vincent van gogh ~arles'te kırmızı bağ (kırmızı üzüm bağı) ressamın keder ve yokluk içinde geçen hayatında satabildiği tek tablosu olduğu söylenir, bu yüzden beni hüzünlendirmiş ve etkilemiştir.
devamını gör...
paganizm
özellikle iskandinav ülkelerinde uzun süre etkinliğini korumuş olan din.
öyle ki bu din baltık devletlerinde 14.-15. yüzyıllara kadar etkin olarak inanılmıştır.
batı avrupalı şövalyelerin pagan vikinglere karşı üstün gelmesi sonucu avrupalılar tarafından paganlara karşı keskin bir dini savaş başlatılmıştır.
vazgeçmek veya ölmek arasında insanlara seçim yapma şansı bırakılmış böylece paganlık tamamen ortadan kalkmıştır.
öyle ki bu din baltık devletlerinde 14.-15. yüzyıllara kadar etkin olarak inanılmıştır.
batı avrupalı şövalyelerin pagan vikinglere karşı üstün gelmesi sonucu avrupalılar tarafından paganlara karşı keskin bir dini savaş başlatılmıştır.
vazgeçmek veya ölmek arasında insanlara seçim yapma şansı bırakılmış böylece paganlık tamamen ortadan kalkmıştır.
devamını gör...
ümmetin sesi akit'i susturamazsınız
imamoğlunun haciz olayından sonra bugün gazete böyle bir başlık geçmiş akit
kaynak; onedio.com/haber/imamoglu-n...
diyecek bir şey bulamıyorum. birisi bu insanlara ümmet kelimesinin halk kavramını karşılamadığını açıklasın.
kaynak; onedio.com/haber/imamoglu-n...
diyecek bir şey bulamıyorum. birisi bu insanlara ümmet kelimesinin halk kavramını karşılamadığını açıklasın.
devamını gör...
sözlükte hiçbir kadın yazara yürümemiş yazar
ben bu saatten sonra ,ancak hakka yürürüm.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
fikret kızılok-bu kalp seni unutur mu.
devamını gör...
185 boyunda zeki kültürlü yakışıklı espri patlatabilen namaz kılan erkek
3 santim + namazla kaçırdığım skala, ah be namaz kılmak boy uzatır mı acaba ? eğer öyleyse bir taşla iki kuş. hehehehe.
devamını gör...
vajinismus
çok ciddi sıkıntılı bir durum. eminim bu dertten muzdarip bir çok kadın, gizli gizli sanki utanılacak bir şeymiş gibi okuyacak, hatta belki bu satırları bile okuyacak. umarım okur ve bunun olağan bir durum olduğunu kabul eder, üzerindeki o yükü birazcık olsun hafifler.
bunun altında tam olarak ne yatıyor bilmiyorum, bir çok değişken sebep olabilir. acı çekeceğim düşüncesi, ya da korkutulmak, utanmak filan değil sadece, emin olabilirsiniz. bunların hiçbiri bende yoktu, ama 8 ay kadar uğraştırdı beni de.
ben nedense bir mahçubiyet, önemsizlik, değersizlik hissine kapılmıştım. korkuyordum, ağlıyordum. eşlere büyük iş düşüyor. eşim ilk zamanlar çok olağan karşılanmıştı. ama sonrasında bazı sızlanmaları oldu, ne kasıyorsun kendini, korkulacak ne var, bir şey mi saklıyorsun, bu kadar tecrübesiz olduğunu tahmin edememiştim, bana da kendimi kötü hissettiriyorsun, aman ne kıymetliymiş, dünya üzerindeki tek kadın sen misin, amma büyüttün yaaa vs vs. kendimi kaybedene kadar içtiğim oldu, hani olsun bitsin bari ben de kendimi kasmamış olurum, fark etmeden biter bu iş diye.. yine olmadı.utancımdan kimseye durumu anlatamadım ama hırs yaptım, eşimin söyledikleri ağır gelmişti. şu iş bi bitsin boşanacağım diye koymuştum kafaya. salaklık işte ne alakası var di mi ama sanki o iş olmadan boşanmam bile mümkün değildi. kime ne anlatabilirim ki diye düşünüyordum. güya canım cicim ayları, işkence çekiyordum resmen. göstermelik olarak mutluydum. kafam allak bullaktı. 6 ay sonra doktora gitmeye karar verdik. muayene sonrası, kasılma durumunun benim irademle olmadığını 'tecavüze bile uğrayamayacağımı' tamamen psikolojik bir durum olduğunu anlattı.
ikimiz de ayrı ayrı psikolojik destek de aldık. inanır mısınız bilmiyorum, hipnoz seanslarına da gittim. hayatımız olağan akışında devam etti. 2 ay sonrasında amaca ulaşmıştık.
anlatmak istediğim, evet küçük denilebilecek bir yaşta evlenmişim, ama evlenmeden önce kısmi tecrübelerim olmuştu, eşimle de olmuştu, ailemden hiç baskı görmedim, bu durumla uğraşırken üniversiteden yeni mezun olmuş, iyi de bir iş bulmuştum. psikolojik olarak bu durumu tetikleyebilecek hiçbir neden bulamıyordum. benim başıma gelmez sanıyordum, herkesin başına gelebiliyor. kendinizi önemsiz, değersiz, beceriksiz hissetmeyin lütfen. herşeyden önemlisi, cinsel birleşmeye büyük bir anlam yüklemeyin, yemek yemek kadar insani bir şey, bunu kabul edin. bir anormallik hissettiğiniz an benim gibi bekleyip, psikolojinizi bozmadan profesyonel destek alın. çok ama çok hızlı çözülecek, inanın.
bunun altında tam olarak ne yatıyor bilmiyorum, bir çok değişken sebep olabilir. acı çekeceğim düşüncesi, ya da korkutulmak, utanmak filan değil sadece, emin olabilirsiniz. bunların hiçbiri bende yoktu, ama 8 ay kadar uğraştırdı beni de.
ben nedense bir mahçubiyet, önemsizlik, değersizlik hissine kapılmıştım. korkuyordum, ağlıyordum. eşlere büyük iş düşüyor. eşim ilk zamanlar çok olağan karşılanmıştı. ama sonrasında bazı sızlanmaları oldu, ne kasıyorsun kendini, korkulacak ne var, bir şey mi saklıyorsun, bu kadar tecrübesiz olduğunu tahmin edememiştim, bana da kendimi kötü hissettiriyorsun, aman ne kıymetliymiş, dünya üzerindeki tek kadın sen misin, amma büyüttün yaaa vs vs. kendimi kaybedene kadar içtiğim oldu, hani olsun bitsin bari ben de kendimi kasmamış olurum, fark etmeden biter bu iş diye.. yine olmadı.utancımdan kimseye durumu anlatamadım ama hırs yaptım, eşimin söyledikleri ağır gelmişti. şu iş bi bitsin boşanacağım diye koymuştum kafaya. salaklık işte ne alakası var di mi ama sanki o iş olmadan boşanmam bile mümkün değildi. kime ne anlatabilirim ki diye düşünüyordum. güya canım cicim ayları, işkence çekiyordum resmen. göstermelik olarak mutluydum. kafam allak bullaktı. 6 ay sonra doktora gitmeye karar verdik. muayene sonrası, kasılma durumunun benim irademle olmadığını 'tecavüze bile uğrayamayacağımı' tamamen psikolojik bir durum olduğunu anlattı.
ikimiz de ayrı ayrı psikolojik destek de aldık. inanır mısınız bilmiyorum, hipnoz seanslarına da gittim. hayatımız olağan akışında devam etti. 2 ay sonrasında amaca ulaşmıştık.
anlatmak istediğim, evet küçük denilebilecek bir yaşta evlenmişim, ama evlenmeden önce kısmi tecrübelerim olmuştu, eşimle de olmuştu, ailemden hiç baskı görmedim, bu durumla uğraşırken üniversiteden yeni mezun olmuş, iyi de bir iş bulmuştum. psikolojik olarak bu durumu tetikleyebilecek hiçbir neden bulamıyordum. benim başıma gelmez sanıyordum, herkesin başına gelebiliyor. kendinizi önemsiz, değersiz, beceriksiz hissetmeyin lütfen. herşeyden önemlisi, cinsel birleşmeye büyük bir anlam yüklemeyin, yemek yemek kadar insani bir şey, bunu kabul edin. bir anormallik hissettiğiniz an benim gibi bekleyip, psikolojinizi bozmadan profesyonel destek alın. çok ama çok hızlı çözülecek, inanın.
devamını gör...
lütfen
bir şeyleri ricada bulunurken kullanılan ifadedir.
devamını gör...

