hakaret olmayan ama hakaret olan cümleler
üniversiteli gençliğin benim yaşındaki insanlara, ne güzel bir şeylerle meşgul olmanız, boş durmamanız demesi.
40 yaş üstünü akşama kadar kanepede tv izleyen dedeler nineler sanıyorlar.
okumaz gezmez dünyaya karışmaz sanıyorlar.
40 yaş üstünü akşama kadar kanepede tv izleyen dedeler nineler sanıyorlar.
okumaz gezmez dünyaya karışmaz sanıyorlar.
devamını gör...
kadın erkek eşit mi sorunsalı
kadın ve erkek eşit değildir kadınların ve erkeklerin hakları eşittir. evet biyolojik olarak farklıyız ve doğada birbirimizi tamamlıyoruz. sonuçta beyinlerimiz de farklı ve bunlar evrimsel süreçte oluşan farklılıklardır fakat farklılıklar üstünlük ve genelleme yapmayı gerektirmez.
örneğin evet bazı yerlerde erkekler başarılıdır bazı yerlerde kadınlar fakat sırf kişi erkek veya kadın olduğu için karşı cinsin başarılı olduğu alanda başarısız olur demek saçmalıktır.
örneğin en iyi ilkokul öğretmenleri kadınlardır demek bir erkeğin iyi bir ilkokul öğretmeni olamayacağı anlamına gelir. bu da kişinin hakkını ve meslek seçimini istismara girer aynı zamanda toplumsal ön yargı oluşturursunuz bu da toplumda kadın ve erkeği ayrıştırarak sağlıksız, mutsuz toplum oluşturur.
belki de sevdiği işi yapamayan ve sırf cinsiyeti farklı diye aynı işi yapmasına rağmen düşük ücret almasını sağlar. iyi bir öğretmen olmanın onlarca parametresi olabilir kişilik özellikleri hangi okuldan mezun olduğu nasıl bir ailede yetiştiği kültür seviyesi vs aynısı mühendis kadınlar için de geçerli.
bu genellemeler doğru da olabilir kadınlar empati yeteneği ve annelik içgüdüsüyle gerçekten daha iyi ilkokul öğretmenleri olabilirler fakat ya kişilik tipi uygun değilse
fakat başka biri erkek olmasına rağmen kişilik tipi uygunsa? aradaki farklar birbirini nötrler ve eşitlenirler. bu yüzden haklar eşit olmalıdır
örneğin evet bazı yerlerde erkekler başarılıdır bazı yerlerde kadınlar fakat sırf kişi erkek veya kadın olduğu için karşı cinsin başarılı olduğu alanda başarısız olur demek saçmalıktır.
örneğin en iyi ilkokul öğretmenleri kadınlardır demek bir erkeğin iyi bir ilkokul öğretmeni olamayacağı anlamına gelir. bu da kişinin hakkını ve meslek seçimini istismara girer aynı zamanda toplumsal ön yargı oluşturursunuz bu da toplumda kadın ve erkeği ayrıştırarak sağlıksız, mutsuz toplum oluşturur.
belki de sevdiği işi yapamayan ve sırf cinsiyeti farklı diye aynı işi yapmasına rağmen düşük ücret almasını sağlar. iyi bir öğretmen olmanın onlarca parametresi olabilir kişilik özellikleri hangi okuldan mezun olduğu nasıl bir ailede yetiştiği kültür seviyesi vs aynısı mühendis kadınlar için de geçerli.
bu genellemeler doğru da olabilir kadınlar empati yeteneği ve annelik içgüdüsüyle gerçekten daha iyi ilkokul öğretmenleri olabilirler fakat ya kişilik tipi uygun değilse
fakat başka biri erkek olmasına rağmen kişilik tipi uygunsa? aradaki farklar birbirini nötrler ve eşitlenirler. bu yüzden haklar eşit olmalıdır
devamını gör...
creedence clearwater revival
güney afrikadaki beyazlar, bu grubun "bad moon rising" şarkısı çalarken, filmlerde gördüğümüz kovboyların dansını yapıyordu.
devamını gör...
geceye kendine ait bir şiir bırak
bir şarki olsan hep seni dinlesem,
mesela üzülsem ,senle gülsem.
bir yağmur damlası olsan;
bazen kaçsam senden, bazen de saatlerce
beklesem üstüme düsebilme ihtimalini
rüzgar olabilsen beni korkutan
korkumu yenip istesem bazen seni.sen şimdi git !beni verilmiş sözlerimle düsümeye birak
birak rüyalarımda kal..
birak ki başım eğik kalsin
mesela üzülsem ,senle gülsem.
bir yağmur damlası olsan;
bazen kaçsam senden, bazen de saatlerce
beklesem üstüme düsebilme ihtimalini
rüzgar olabilsen beni korkutan
korkumu yenip istesem bazen seni.sen şimdi git !beni verilmiş sözlerimle düsümeye birak
birak rüyalarımda kal..
birak ki başım eğik kalsin
devamını gör...
kedi besleyenlerin ortak özellikleri
ellerdeki çizikler olabilir. en sakinin bile muhakkak sahibinin elinde bıraktığı kalıcı bir iz oluyor.
devamını gör...
insanlığa dair anlam verilemeyen şeyler
fikirlere gözü kapalı bir şekilde bağlanmak. fanatizm dediğimiz bu olay asla anlayamayacağım bir şey. dini konularda, siyasi konularda benden başka herkes haksız, herkes yanlış yolda düşüncesi maalesef toplumların en büyük sorunu hale geldi. kimse karşıdakini dinlemek istemiyor, onun fikri olması bile kişiyi rahatsız eder durumda. ayrıca doğuştan sahip olduğumuz şeylerden olan millet, ten rengi gibi özellikler üzerinden övünmek, dışlanmak da asla anlam veremeyeceğim şeylerden birisi. bununla övünmek, bununla başkalarını dışlamaya çalışmak, zulmetmek insanlık değildir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
komşumdan nefret ediyorum.
devamını gör...
intihar etmek
insan kendi başına intihar etmez. hiçkimse intihar etmez. insanı intihar ederler.
devamını gör...
kalıplaşmış öğretmen cümleleri
kalıplaşmış anne cümleleri ve kalıplaşmış baba cümlelerinden sonra herkesin bildiği kalıplaşmış öğretmen cümlelerini toplayabileceğimiz bir başlık olsun istedim.
ilkini şuraya bırakayım;
ben gülüyor muyum
ilkini şuraya bırakayım;
ben gülüyor muyum
devamını gör...
nickaltı savaşları
maalesef benim de yaşamış olduğum durum.
geçtiğimiz günlerde kendini bilmez durumsuzun biri gelip benim için, hoş gelmiş ve keyifli sözlükler gibi laflar etmiş. ben sözlüğe keyif almaya gelmişim, keyif arayışındaymışım gibi bir intiba uyandırma girişiminde bulunmuş. saklı tuttuğum cevap hakkımı kullanıyorum; sensin ulan hoş gelmiş.
geçtiğimiz günlerde kendini bilmez durumsuzun biri gelip benim için, hoş gelmiş ve keyifli sözlükler gibi laflar etmiş. ben sözlüğe keyif almaya gelmişim, keyif arayışındaymışım gibi bir intiba uyandırma girişiminde bulunmuş. saklı tuttuğum cevap hakkımı kullanıyorum; sensin ulan hoş gelmiş.
devamını gör...
makarna
ailemle birlikte yaşarken evimizde her gün pişen yemek. babam, ortanca kardeşim ve bendeniz arasında bitmek bilmeyen bir makarna savaşı dönerdi, çünkü biz iki kardeş yemek ısıtmaktansa makarnayı soğuk soğuk yemeyi göze alabilen insanlarken babam makarnasız doymadığını iddia eden biriydi.
eylülden beri kendi evimde yaşıyorum, 5 kere makarna yapmamışımdır. bugün fırına atınca aklıma geldi, öyle yazayım dedim.
edit. tarifini de vereyim işim gücüm yok madem 15dk kadar.
*** 190 derece fırını ısıtın. o ısınırken aşağıdakileri yaparsınız.
1. fırında hangi makarnayı pişirecekseniz onu al dente olacak kadar haşlıyorsunuz. tuz atmayı unutmayın, ben şu an bu tarifi yazarken fark ettim tuz atmayı unuttuğumu. pişirdikten sonra yağını ekleyip yapışmasını engelleyin, bu kadar. kullandığım makarna miktarı yarım paket (250g civarı)
2. bu sırada bir tavada ya da tencerede bir miktar tereyağı eritiyoruz. tarife göre 4 kaşık diyor ama size şöyle bir ölçü vereyim, "3 su bardağı unu yağlayacak kadar bir miktar yağ". 1 yemek kaşığını 10-12g desek 40-50g tereyağ kullanmamız gerekiyormuş ama ben tabii size yine kendi kullandığım kadarını söyleyeyim: yuvarlak uzun tereyağ paketleri var ya ondan bir halka kesip attım tavaya. yarım parmak kalınlığında falandır.
3. yağ eriyince unu eleyerek yavaş yavaş yağın üstüne ekleyin. çırpıcıyla karıştırın. bir anda unu yağın üstüne eklerseniz topaklanıyor. açması zor olur o zaman da, boşuna uğraşırsınız.
4. 2.5 su bardağı sütü parça parça ekleyip kavrulan unu çözün. altını kapatırsanız ya da çok uzun süre ocaktan alırsanız katılaşır, biraz daha süt koyarak açabilirsiniz.
5. süzüp yağladığınız makarnayı büyük bir karıştırma kabına alıp üzerine sosunuzu dökün. iyice karıştırın. fırına vereceğiniz kaba yollayın. sonra da fırına sürün. 30 dakika sonra olay tamamdır. şekil şukul olsun istiyorsanız son 2-3 dk kala rendelenmiş kaşar peynirini makarnanın üzerine serpip eritebilirsiniz.
afiyet olsun.
eylülden beri kendi evimde yaşıyorum, 5 kere makarna yapmamışımdır. bugün fırına atınca aklıma geldi, öyle yazayım dedim.
edit. tarifini de vereyim işim gücüm yok madem 15dk kadar.
*** 190 derece fırını ısıtın. o ısınırken aşağıdakileri yaparsınız.
1. fırında hangi makarnayı pişirecekseniz onu al dente olacak kadar haşlıyorsunuz. tuz atmayı unutmayın, ben şu an bu tarifi yazarken fark ettim tuz atmayı unuttuğumu. pişirdikten sonra yağını ekleyip yapışmasını engelleyin, bu kadar. kullandığım makarna miktarı yarım paket (250g civarı)
2. bu sırada bir tavada ya da tencerede bir miktar tereyağı eritiyoruz. tarife göre 4 kaşık diyor ama size şöyle bir ölçü vereyim, "3 su bardağı unu yağlayacak kadar bir miktar yağ". 1 yemek kaşığını 10-12g desek 40-50g tereyağ kullanmamız gerekiyormuş ama ben tabii size yine kendi kullandığım kadarını söyleyeyim: yuvarlak uzun tereyağ paketleri var ya ondan bir halka kesip attım tavaya. yarım parmak kalınlığında falandır.
3. yağ eriyince unu eleyerek yavaş yavaş yağın üstüne ekleyin. çırpıcıyla karıştırın. bir anda unu yağın üstüne eklerseniz topaklanıyor. açması zor olur o zaman da, boşuna uğraşırsınız.
4. 2.5 su bardağı sütü parça parça ekleyip kavrulan unu çözün. altını kapatırsanız ya da çok uzun süre ocaktan alırsanız katılaşır, biraz daha süt koyarak açabilirsiniz.
5. süzüp yağladığınız makarnayı büyük bir karıştırma kabına alıp üzerine sosunuzu dökün. iyice karıştırın. fırına vereceğiniz kaba yollayın. sonra da fırına sürün. 30 dakika sonra olay tamamdır. şekil şukul olsun istiyorsanız son 2-3 dk kala rendelenmiş kaşar peynirini makarnanın üzerine serpip eritebilirsiniz.
afiyet olsun.
devamını gör...
yazar alımları kapatılsın önerisi
bugünkü troll saldırılarından sonra gerekli olduğunu hissettiğim öneridir, alımlar açıkken trollerin dolması burayı benimsemiş benim gibi yazarları da soğutuyor, gelecek olanları da.
insanlar parçası olmaya çalıştıkları mekanlara daha da ilgi duydu mesela alternatif onlarca sözlük varken yıllarını çaylak olarak geçirdi ve bundan fazlasıyla keyif aldı.(bkz: ekşi sözlük)
ekşi sözlüğün en mantıklı hareketi yazar alımlarını yıllara bölmesiydi, nesil kavramını getirmesiydi. bu sözlükte de böyle bir şey olsa emin olun daha çok ilgi görecek, içerik kalitesi artacak.
halihazırda onbinlerce -olduğunu tahmin ettiğim- yazar varken daha da artmasını bekleyip burayı ikinci bi uludağ sözlük yapmak çok büyük bi hata olur.
not: cümleleri bağlayamadım, eve geçince bakiciğm
ikinci not: baktım ama az baktım.
insanlar parçası olmaya çalıştıkları mekanlara daha da ilgi duydu mesela alternatif onlarca sözlük varken yıllarını çaylak olarak geçirdi ve bundan fazlasıyla keyif aldı.(bkz: ekşi sözlük)
ekşi sözlüğün en mantıklı hareketi yazar alımlarını yıllara bölmesiydi, nesil kavramını getirmesiydi. bu sözlükte de böyle bir şey olsa emin olun daha çok ilgi görecek, içerik kalitesi artacak.
halihazırda onbinlerce -olduğunu tahmin ettiğim- yazar varken daha da artmasını bekleyip burayı ikinci bi uludağ sözlük yapmak çok büyük bi hata olur.
not: cümleleri bağlayamadım, eve geçince bakiciğm
ikinci not: baktım ama az baktım.
devamını gör...
amor mujeres y flores
ingilizce ismi: love woman and flores
1988 yapımı ispanyol belgesel filmi. çiçek ihracatı sıralamasında dünya üçüncüsü olan kolombiya'nın çiçek üretiminde zehirli tarım ilaçlarının kullanması sonucu işçilerin yaşadığı sorunlar, çevrecilik, globalleşme, toplumsal mücadele ve latin amerika...
bulması güç bir film ama rastlarsanız es geçmeyin derim.
1988 yapımı ispanyol belgesel filmi. çiçek ihracatı sıralamasında dünya üçüncüsü olan kolombiya'nın çiçek üretiminde zehirli tarım ilaçlarının kullanması sonucu işçilerin yaşadığı sorunlar, çevrecilik, globalleşme, toplumsal mücadele ve latin amerika...
bulması güç bir film ama rastlarsanız es geçmeyin derim.
devamını gör...
honore de balzac
her büyük servetin altında büyük bir suç yatar.*
devamını gör...
minerva
yunan mitolojisi'nde karşılığı athena'dır
devamını gör...
kanada'da kocasını tasma ile gezdiren kadın
"kanada'da herşey süper, bütün millet çok şahane" diyen, kanadalıdan daha kanadalı türkleri üzecek haber.
devamını gör...
orijinalinden daha iyi olan coverlar
coldplay coverı olan, orijinali kylie minogue’ ye ait “can’t get you out of my head” şarkısı burdan
devamını gör...
canavar
anadolu'da kurt hayvanının diğer adı. bazı yörelerde canavar diye bahsedilir. çocukken her duyduğumda masallardaki yaratıktan bu kadar normal bir şekilde bahsedilmesine şaşırırdım. sonradan kavradık kurt hayvanının diğer adı olduğunu.
devamını gör...
emeklilikte yaşa takılanlar
prim günlerini doldurmalarına rağmen yaş sınırına ulaşamadığı için emekli olamayan insanlara söylenen sözdür. primi doldurduktan sonra çalışmaya devam etmek durumunda kalanlar için; sigortası ödenen her çalışanın ileride alacağı emeklilik maaşının hesaplandığı katsayı azalmakta ve zaten hayal olan emeklilik maaşı düşmektedir. işsizliğin artmasının bir diğer sebebi de budur zaten. var olan yerlerdeki insanlar emekli edilmiyor, yeni istihdam alanları oluşmuyor, dolayısıyla yeni mezun işsiz kalıyor.
hakkında konuşsak sabaha kadar bitmeyen bu konu için şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar. söyleyemeyeceklerimi siz anladınız.
hakkında konuşsak sabaha kadar bitmeyen bu konu için şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar. söyleyemeyeceklerimi siz anladınız.
devamını gör...
yeni başlayanlar için iş hayatı
ponçik ponçik takılmayın, 1 sene olmadan da iş yerinden kimseyle kanka olmayın. size verilen değere göre de aksiyon alın alternatif arayın.
devamını gör...