bir hikaye
tanım: can sıkıntısından uydurduğum anlatı.
kasım 22, sene bilinmiyor.
kırmızı başlıklı kız annesinden ninesine götürülmek üzere bir emanet alır. ilk bakışta bir gitar kılıfına benzeyen bu paketin içerisinde ne olduğuna dair bir bilgi verilmez kırmızı başlıklı kıza. ancak aldığı terbiye ve ahlakın da izinde başını annesinin önüne eğer ve yola çıkar.
dolmuşa bindiği vakit maskesini takmayı unutmuştur, hemen bir telaşla maskesini takıp müziğini dinlemeye devam eder. o esnada dolmuş şöförü arkadaşlarıyla günde kaç vaka çıktığına, ne zaman aşının geleceğine dair konular tartışmaktadır. hareket vakti geldiğinde yolcuların birisi şöföre "haydi bakaym kaptan!" diye seslenir. şöför sigarasını yere atar, maskesini takar ve kontağı çalıştırır.
köyüne bir türlü asfalt gitmemişti kırmızı başlıklı kızın, arabanın altını yere vurmak istemeyen şöför de amma yavaş sürmektedir. buna katlanamayan, yürümeyi de pek seven kahramanımız emanetlerini de eline alarak aşağı iner. ninesinin evine doğru süzüle süzüle yürümeye başlar.
ağaçların hışırtısı kulaklarına erişmez, zira kendisini doğadan ayıran beşeri bir alet vardır kulaklarında, zaten o an için yolda olmaktır mesele kırmızı başlıklı kız için, doğanın durumu pek gündeminde değildir.
hiç sıkıntısız ninesinin evine varır kızcağız, ninesi de gitar kılıfını andıran kılıftan koca bir tüfek çıkartıp yağlamaya başlar. içine üç beş mermi koyup balkondan tüm fişekleri boşaltır. lakin bu fişekler ses fişeğidir, kimseye zarar vermez. bu kırmızı başlıklı kızın ilgisini çeker mi, sanmam, kulaklığını takıp ninesini öper, sonra dönüş yoluna düşer. yürürken aklına takılan soru: "ulan pandemi var, niye öptüm bu kadını?!" olmuştur.
hazinli son.
kasım 22, sene bilinmiyor.
kırmızı başlıklı kız annesinden ninesine götürülmek üzere bir emanet alır. ilk bakışta bir gitar kılıfına benzeyen bu paketin içerisinde ne olduğuna dair bir bilgi verilmez kırmızı başlıklı kıza. ancak aldığı terbiye ve ahlakın da izinde başını annesinin önüne eğer ve yola çıkar.
dolmuşa bindiği vakit maskesini takmayı unutmuştur, hemen bir telaşla maskesini takıp müziğini dinlemeye devam eder. o esnada dolmuş şöförü arkadaşlarıyla günde kaç vaka çıktığına, ne zaman aşının geleceğine dair konular tartışmaktadır. hareket vakti geldiğinde yolcuların birisi şöföre "haydi bakaym kaptan!" diye seslenir. şöför sigarasını yere atar, maskesini takar ve kontağı çalıştırır.
köyüne bir türlü asfalt gitmemişti kırmızı başlıklı kızın, arabanın altını yere vurmak istemeyen şöför de amma yavaş sürmektedir. buna katlanamayan, yürümeyi de pek seven kahramanımız emanetlerini de eline alarak aşağı iner. ninesinin evine doğru süzüle süzüle yürümeye başlar.
ağaçların hışırtısı kulaklarına erişmez, zira kendisini doğadan ayıran beşeri bir alet vardır kulaklarında, zaten o an için yolda olmaktır mesele kırmızı başlıklı kız için, doğanın durumu pek gündeminde değildir.
hiç sıkıntısız ninesinin evine varır kızcağız, ninesi de gitar kılıfını andıran kılıftan koca bir tüfek çıkartıp yağlamaya başlar. içine üç beş mermi koyup balkondan tüm fişekleri boşaltır. lakin bu fişekler ses fişeğidir, kimseye zarar vermez. bu kırmızı başlıklı kızın ilgisini çeker mi, sanmam, kulaklığını takıp ninesini öper, sonra dönüş yoluna düşer. yürürken aklına takılan soru: "ulan pandemi var, niye öptüm bu kadını?!" olmuştur.
hazinli son.
devamını gör...
yeğen
ben bu çocuğu bu kadar seviyorsam kendi çocuğumu nasıl severim diye düşündürten dünyanın en mükemmel olaylarından biridir.
devamını gör...
moderatörlerin düşman asker olması
ismini vermek istemediğim bir moderatörün, benim hakkım olan son pamuk şekeri yediğini söyleyip şahsımı aç ve tatlısız bırakmasıyla kanaatine vardığım acı gerçek. bununla da kalmadı, ağlama hahaha dedi ve beni gözyaşlarına boğan şeytani bir gülüş sergilemeye devam etti.
bu haksızlığa karşı sessiz durmayın sayın yazarlar. eşitlik nerede kaldı. bugün benim pamuk şekerime olan yarın sizin doğum günü pastanıza olur. mağdurum.
bu haksızlığa karşı sessiz durmayın sayın yazarlar. eşitlik nerede kaldı. bugün benim pamuk şekerime olan yarın sizin doğum günü pastanıza olur. mağdurum.
devamını gör...
normal sözlük'ün flash tv'ye benzemesi
aslında gündemde olan olaylar için burada başlık açılıyor tabi, sadece özellikle siyasi konulara girmek istemeyen yazar sayısı fazla o kadar, yoksa sözlüğe elbette gündem taşınıyor.
devamını gör...
önce ön yargılı daha sonra tiryakisi olunan şeyler
filtre kahve efendim. nasıl içiyorlar o zift gibi acı şeyi diye sürekli arkadaşlarıma söylenirdim. birkaç denemeden sonra tiryakisi oldum. elimde kazan gibi kupa hep beraber takılıyoruz kahvemle. o mutlu ben mutlu.(swh)
devamını gör...
ingilizcedeki en güzel kelime
miracle* .
devamını gör...
aşk
sevgi gibi bu da yalan, sadece bir ihtiyacı bir muhtaçlığı kutsal bir forma büründürüp karşıyı kandırma eyleminden ibaret.
devamını gör...
son günlerde en çok dinlediğin şarkıdan bir söz bırak
tut elimi, bur'dan gidelim
"olmaz" demeden, dinle beni bi'
rüzgârım söndü, dindi ateşim
ah bebeğim, ben hâlâ deliyim
yüzyüzeyken konuşuruz - dinle beni bi
"olmaz" demeden, dinle beni bi'
rüzgârım söndü, dindi ateşim
ah bebeğim, ben hâlâ deliyim
yüzyüzeyken konuşuruz - dinle beni bi
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
çok yorgunum sözlük. dışardan bakılsa hiçbir şeyim yok. sorulsa çok iyiyim canım. ama silikleşiyorum sözlük. biliyorum ki anlatsam anlamayacaklar, susuyorum her şeye sözlük. içim o kadar paramparça ki. tüm kırgınlıklarıma susuyorum.
devamını gör...
altı şapkalı düşünme tekniği
insanların düşünme biçimleri üzerinde araştırmalarıyla düşünmeyi öğretme konusunda öncülük
yapan de bono isimli abimiz insanların yaygın 6 düşünce biçimi kullandığını belirtmektedir . şimdi altı şapkalı düşünme tekniği olarak isimlendirilen de bono’nun fikirlerine bir göz atalım
beyaz şapka :beyaz tarafsız ve objektif şapkadır rakamlarla ilgilidir.
kırmızı şapka :öfke ve tutkuyu çağrıştırır duygusal bir bakış açısı katar.
siyah şapka : renginden belli olacağı üzere kötümser ve karamsardır.
sarı şapka : sarı şapka güneş gibidir olumludur olumlu iyimser düşünmeyle ilgilidir.
yeşil şapka :yeşil bereket demektir yaratıcılık ve yeni fikirlerle ilgilidir.
mavi şapka : mavi soğukkanlılıktır her şeyin üstündeki göğü temsil eder düşünce sürecinin kontrolü ile ilgilidir.
şapkaların işlevleriyle değil de renkleriyle tanımlanmasının çok mantıklı bir sebebi vardır insanları incitmemek. birine olumsuz konuşmayı bırak angut demektense lütfen siyah şapkanı çıkar demek daha mantıklıdır. veya hadi sözlük kırmızı şapkalarımızı takalım ifadesi daha doğru ve saygılıdır.
altı şapkalı düşünme tekniği ile ilgili daha fazla bilgi almak isteyenler kitabı alıp inceleyebilirler veya pdf olarak bulabilirler.
yapan de bono isimli abimiz insanların yaygın 6 düşünce biçimi kullandığını belirtmektedir . şimdi altı şapkalı düşünme tekniği olarak isimlendirilen de bono’nun fikirlerine bir göz atalım
beyaz şapka :beyaz tarafsız ve objektif şapkadır rakamlarla ilgilidir.
kırmızı şapka :öfke ve tutkuyu çağrıştırır duygusal bir bakış açısı katar.
siyah şapka : renginden belli olacağı üzere kötümser ve karamsardır.
sarı şapka : sarı şapka güneş gibidir olumludur olumlu iyimser düşünmeyle ilgilidir.
yeşil şapka :yeşil bereket demektir yaratıcılık ve yeni fikirlerle ilgilidir.
mavi şapka : mavi soğukkanlılıktır her şeyin üstündeki göğü temsil eder düşünce sürecinin kontrolü ile ilgilidir.
şapkaların işlevleriyle değil de renkleriyle tanımlanmasının çok mantıklı bir sebebi vardır insanları incitmemek. birine olumsuz konuşmayı bırak angut demektense lütfen siyah şapkanı çıkar demek daha mantıklıdır. veya hadi sözlük kırmızı şapkalarımızı takalım ifadesi daha doğru ve saygılıdır.
altı şapkalı düşünme tekniği ile ilgili daha fazla bilgi almak isteyenler kitabı alıp inceleyebilirler veya pdf olarak bulabilirler.
devamını gör...
büşra kayıkçı
çok başarılı bir besteci ve aynı zamanda bir iç mimar. daha çok minimal tarzda eserler üretiyor ve bestelediği eserlerden bazıları new york theatre ballet dans okulunda kullanılmaya başlandı. kendisiyle gurur duyduğumuz ve eserlerini severek dinlediğimiz bir sanatçıdır. en sevdiğim eseri:buradan
devamını gör...
1 mayıs işçi ve emekçi bayramı
yarın pandemi şartlarından dolayı kutlayamayacağımız işçi ve emekçi bayramı.
yıllardır ağız tadıyla kutlayamadığımız 1 mayıs'ı, 2023'de taksim'de gidenlerin ardından kutlamak umuduyla, tüm emekçi yoldaşlara kutlu olsun.
edit: alttaki yazarın kusmuğu adidas donuma bulaştı. yorumu da nickine yakışmış.
yıllardır ağız tadıyla kutlayamadığımız 1 mayıs'ı, 2023'de taksim'de gidenlerin ardından kutlamak umuduyla, tüm emekçi yoldaşlara kutlu olsun.
edit: alttaki yazarın kusmuğu adidas donuma bulaştı. yorumu da nickine yakışmış.
devamını gör...
kaybetmek
olanı kaybettiysen işin zordur. belki arar bulursun. baştan kaybetmişsen o zaman işin çok daha zordur. arasan da bulamazsın kayıplarını.
devamını gör...
erkeklerin regl olması durumunda yaşanabilecekler
erkek futbolcular, sporcular da ped reklamında oynardı. **
devamını gör...
hayvancılık gezegene zarar veriyor iddiası
hayvanlar değil. hayvancılık zarar veriyor. yani insanlar zarar veriyor aslında. ancak hayvancılığın verdiği zarar fabrika, otomobillerin verdiği zarardan daha fazla.
devamını gör...
ikinci süleyman
kendisinden sonra ikinci ahmed'in tahta geçtiği osmanlı padişahıdır.
devamını gör...
kemalistlerin cahil olma nedenleri
bir aktrollün hezeyanı. herkesi kendileri gibi sanıyorlar.
devamını gör...
absürt komedi
ülkemizdeki en iyi örneklerinden biri leyla ile mecnun dizisiydi, özellikle ilk sezonuyla.
devamını gör...
kitap alıntıları
--- alıntı ---
--- alıntı --- insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar.
dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak muhakkak ki, dibine ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inme cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.
~sabahattin ali
--- alıntı --- insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar.
dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak muhakkak ki, dibine ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inme cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.
~sabahattin ali
devamını gör...
