insan kütüphanesi
ilk kez 2000 yılında danimarka’nın kopenhag şehrinde “kitabı kapağına göre değerlendirmeyin“ sloganından yola çıkılarak hayata geçirilmiş bir kuruluştur. normal bir kütüphane işleyişi standartlarına sahiptir. bilindik kütüphanelerden tek farkı raflarında kitaplar yoktur, onun yerine gerçek yaşam tecrübelerine sahip, farklı hikayeler sunan çeşit çeşit gönüllü insanlar vardır.
yarım saatliğine bir politikacıyla, bir fahişeyle, bir evsizle, bir alkolikle, belki bir şizofrenle yada bir mülteciyle oturup onların benzersiz hikayelerinin dinliyorsunuz. bu insanları kitaplardan üstün kılan tarafı, en iyi öğrenme metotlarından sayılan tecrübe transferinin sağlanması ve hikayenin ortasında soru sorup cevabını alabiliyor olmanızdır.
ülkemizde istanbul'da ''yaşayan kütüphane'' adıyla çeşitli etkinlikler*in içerisinde yer yer uygulanmıştır.
yarım saatliğine bir politikacıyla, bir fahişeyle, bir evsizle, bir alkolikle, belki bir şizofrenle yada bir mülteciyle oturup onların benzersiz hikayelerinin dinliyorsunuz. bu insanları kitaplardan üstün kılan tarafı, en iyi öğrenme metotlarından sayılan tecrübe transferinin sağlanması ve hikayenin ortasında soru sorup cevabını alabiliyor olmanızdır.
ülkemizde istanbul'da ''yaşayan kütüphane'' adıyla çeşitli etkinlikler*in içerisinde yer yer uygulanmıştır.
devamını gör...
taşıt tutması
hareket hastalığının bir çeşitidir. diğer çeşitleri uzay tutması, havayolu tutması, deniz tutması ve sanal gerçeklik uygulamaları sırasındaki simulator tutmasıdır.
ucemak adlı yazar çok doğru bir noktaya parmak bastı.* provokatör uyaranlara sıklıkla maruz kalmak, hastalığın semptomlarını ciddi derece azaltır.
temel patofizyolojisi ve semptomları için (bkz: hareket hastalığı) (bkz: mal de debarquement sendromu)
ucemak adlı yazar çok doğru bir noktaya parmak bastı.* provokatör uyaranlara sıklıkla maruz kalmak, hastalığın semptomlarını ciddi derece azaltır.
temel patofizyolojisi ve semptomları için (bkz: hareket hastalığı) (bkz: mal de debarquement sendromu)
devamını gör...
ıvanmılınskı is offline
gizli gizli gezindiğine yemin edebilirim, lakin ıspatlayamam.
devamını gör...
beyin yakan sorular
babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi?
devamını gör...
o yemez teyzesi
çocuğu adına karar veren anne cümlesi. tabi o sıra çocuğun gözleri dolu dolu yalvaran ifadeyle annesine bakıyor falan.
devamını gör...
ahmet kaya şarkılarındaki ölümcül cümleler
bir menekşe kokusunda seni aramak var ya
bu hep böyle böyle gider mi
menekşelerin kokusunun olmayışı ile anlam kazanan şarkı sözü.
bu hep böyle böyle gider mi
menekşelerin kokusunun olmayışı ile anlam kazanan şarkı sözü.
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
insan yazarken lafın bu kadar uzadığını fark etmiyor. yine de o kadar uğraştım, buraya da bırakayım bilginin linkini.
ahan da!
ahan da!
devamını gör...
neden ile sebep kelimelerinin farkı
neden in bir sebebi yoktur. ama sebebin bir nedeni vardır
devamını gör...
siyasiler normal sözlük'te yazar olsa alacakları nickler
binaenaleyh (bkz: süleyman demirel)
devamını gör...
ağaçların dünyanın ciğeri olduğu yalanı
tamam ciğerimiz olmayıversinler, o ihtişamları ile hayatımızda var olsunlar yeter dediğim başlıktır. neden bir şeyi devam ettirebilmek için illaki çıkarımız olması gerekiyor ki? hepsi bi kenara, % 20 -%30 çok küçümsenebilir bir oran da değildir. %1 in bile değerli olacağı bir noktaya gelmeyelim diye uğraşımız hep.
devamını gör...
god is god
bir juno reactor harikası. parçanın üzerine biçilmiş gibi duran, ermeni kökenli sovyet yönetmen sergei parajanov’ un “the color of pomegranates” filminden görüntülerle daha da eksantrik bir hal alır.
devamını gör...
eğer böyle giderse günde 60 binleri yine bulabiliriz
bu gidişle olacak olan bütün dünyada koronavirüs bittiği halde bizde on binlerce vakanın devam edecek olmasıdır. hiçbir soruyu düzgün çözemeyen ama yine de sınavdan en son çıkan anlamsız öğrenci misali. ve evet sözlük, bu durumda bile bizimki çıkıp "geç olsuuuuun güç olmasınn!" diyecektir.
devamını gör...
ön yargı
hayata kirli camdan bakıp, herşeyi kirli bilmektir.
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
insan ne ile yaşar?
devamını gör...
santrifüj
dairesel hareket yaparak, içerisinde karışım halinde bulunan maddelerin ayrıştırılmasını sağlayan ve genellikle laboratuvarlarda kullanılan cihaz.
dönme hareketinin etkisiyle ağır parçalar tüpün altında, hafif parçalar ise üstünde toplanır. mesela bir kan örneğini serum, pıhtı gibi şekillerde ayrı yapılara ayırabilir.

edit: basitçe olayı anlatmak için konuyu epey üstünkörü geçtim. @sek adlı yazar arkadaşımızdan kanın santrifüj edildiğinde 3 parçaya ayrıldığına dair bir düzeltme geldi. kendisine teşekkür edip bu vesileyle detaylandırayım. kan santrifüj edilince, yukarıda basitçe serum olarak adlandırdığım plazma ve pıhtı olarak adlandırdığım beyaz kan hücreleri ve kırmızı kan hücreleri olmak üzere 3'e ayrılır.
dönme hareketinin etkisiyle ağır parçalar tüpün altında, hafif parçalar ise üstünde toplanır. mesela bir kan örneğini serum, pıhtı gibi şekillerde ayrı yapılara ayırabilir.

edit: basitçe olayı anlatmak için konuyu epey üstünkörü geçtim. @sek adlı yazar arkadaşımızdan kanın santrifüj edildiğinde 3 parçaya ayrıldığına dair bir düzeltme geldi. kendisine teşekkür edip bu vesileyle detaylandırayım. kan santrifüj edilince, yukarıda basitçe serum olarak adlandırdığım plazma ve pıhtı olarak adlandırdığım beyaz kan hücreleri ve kırmızı kan hücreleri olmak üzere 3'e ayrılır.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
nasıl olur da bütün enlerim tek bir radyoda sırayla çalar merak ediyorum doğrusu tepkisini verebileceğiniz radyodur.
devamını gör...
sadamichi hirasawa
kendisi bir ressamdı efenim.
resimle uğraştığından kullanılan materyaller dolayısı ile kimyasallar hakkında çok şey bilen bir ressam.
26 ocak 1948'de tokyoda bulunan imparatorluk bankasına giriyor.
abd işgali sebebiyle dizanterinin çok artığını, kendisinin sağlık çalışanı olduğunu, bakanlık tarafından tüm banka çalışanlarına ve müşterilerine, aşı yapılacağının emrinin verildiğini söyleyerek orada bulunan herkesi aşılıyor. siyanürle....
bir süre sonra herkes acı içinde kıvranmaya başlıyor. banka içinde bulunan 160 bin yeni alarak oradan uzaklaşıyor.
sevgili dostlar, böyle bir olay daha önce iki kere daha yaşanmıştı ama iki olayda herkes öldüğünden dolayı eşgalini tanımlayacak kimse kalmıyor kendisi de böylelikle yakalanmıyor.
ancak bu son olayda 4 kişi sağ kurtularak kendisinin eşgalini veriyor.
her soyduğu bankada gerçekten var olan bir sağlık personeli kartviziti hazırlıyor böylece personel ve çalışanlar onun gerçekten sağlık personeli olduğuna inanıyordu.
daha sonrasında yakalanıyor ve ölüm cezasına çarptırılıp 95 yaşında hücresinde ölüyor.
şimdi ressamlığı;
adam çok iyi bir ressam, genellikle suluboya çalışıyor. henüz 22 yaşında ulusal prestijli bir sergide ''ainyu woman drying kelp'' resmiyle ödül kazanıyor.
resimleri 16 kez imparatorluk sanat sergisinde sergileniyor. cinayet haberlerinden sonra itibarı zedelendi ve resimleri artık ilgi görmemeye başladı.
resimle uğraştığından kullanılan materyaller dolayısı ile kimyasallar hakkında çok şey bilen bir ressam.
26 ocak 1948'de tokyoda bulunan imparatorluk bankasına giriyor.
abd işgali sebebiyle dizanterinin çok artığını, kendisinin sağlık çalışanı olduğunu, bakanlık tarafından tüm banka çalışanlarına ve müşterilerine, aşı yapılacağının emrinin verildiğini söyleyerek orada bulunan herkesi aşılıyor. siyanürle....
bir süre sonra herkes acı içinde kıvranmaya başlıyor. banka içinde bulunan 160 bin yeni alarak oradan uzaklaşıyor.
sevgili dostlar, böyle bir olay daha önce iki kere daha yaşanmıştı ama iki olayda herkes öldüğünden dolayı eşgalini tanımlayacak kimse kalmıyor kendisi de böylelikle yakalanmıyor.
ancak bu son olayda 4 kişi sağ kurtularak kendisinin eşgalini veriyor.
her soyduğu bankada gerçekten var olan bir sağlık personeli kartviziti hazırlıyor böylece personel ve çalışanlar onun gerçekten sağlık personeli olduğuna inanıyordu.
daha sonrasında yakalanıyor ve ölüm cezasına çarptırılıp 95 yaşında hücresinde ölüyor.
şimdi ressamlığı;
adam çok iyi bir ressam, genellikle suluboya çalışıyor. henüz 22 yaşında ulusal prestijli bir sergide ''ainyu woman drying kelp'' resmiyle ödül kazanıyor.
resimleri 16 kez imparatorluk sanat sergisinde sergileniyor. cinayet haberlerinden sonra itibarı zedelendi ve resimleri artık ilgi görmemeye başladı.
devamını gör...
nitimur in vetitum
yasaklanmış olana ulaşmaya çabalarız.
nietzsche felsefesinin şiarı, ecce homo eserinden.
nietzsche felsefesinin şiarı, ecce homo eserinden.
devamını gör...
rüyada görülen en ünlü kişi
mustafa kemal atatürk *
devamını gör...
kitaplarda en sinir bozan durum
birden çok "en"e sahip olduğum durumlar bütünü.
kitapların kapak yazısında kitabın özeti denilebilecek kadar ipucu barındırması hakikaten sinir bozucu. sence gerçekten kitabın özetini okumak istesem arka kapağına mı bakarım? kullanma kılavuzu değil ki bu. sırf bu yüzden arka kapak yazılarını kitabın ortasında ya da sonunda ancak okuyorum artık.
bazı kitaplarda eserden önce ön söz, editör veya çevirmen notu olarak eklenen metnin son söz niteliğinde oluyor ancak bunun tespiti mümkün olmadığı için haliyle metni okumuş bulunuyorum. yine aynı nedenden bu metinleri de okumayı sonraya bırakıyorum.
kitapta dizin gerekliliği olduğu halde eklenmemiş olması ise kitabı ecüş bücüş notlarımla haritaya çevirmeme sebep oluyor. not almak sorun değil fakat indeks eklemekle çözülebilecek bir meseleyle bu kadar uğraşmak insanı sinir edebiliyor.
kitapların kapak yazısında kitabın özeti denilebilecek kadar ipucu barındırması hakikaten sinir bozucu. sence gerçekten kitabın özetini okumak istesem arka kapağına mı bakarım? kullanma kılavuzu değil ki bu. sırf bu yüzden arka kapak yazılarını kitabın ortasında ya da sonunda ancak okuyorum artık.
bazı kitaplarda eserden önce ön söz, editör veya çevirmen notu olarak eklenen metnin son söz niteliğinde oluyor ancak bunun tespiti mümkün olmadığı için haliyle metni okumuş bulunuyorum. yine aynı nedenden bu metinleri de okumayı sonraya bırakıyorum.
kitapta dizin gerekliliği olduğu halde eklenmemiş olması ise kitabı ecüş bücüş notlarımla haritaya çevirmeme sebep oluyor. not almak sorun değil fakat indeks eklemekle çözülebilecek bir meseleyle bu kadar uğraşmak insanı sinir edebiliyor.
devamını gör...