merhum gökhan semiz'in 30 yıl öncesinden o günün ve bugünün bir kısım gençlerine göndermelerini içeren şarkısı.
vitamin - 1993 üşüttük albümü b-2 şarkısı.

ayağında marka ayakkabı, kıçında blue-jean
her bir şeyden haberleri vallahi hepsi cin.
sürü halinde dolaşırlar, hamburger yerler,
daha çok küçük yaşları ama her yere girerler.
sene olmuş 2000* kafa milattan önce,
gelişme görülüyor dar kot giyince.
devamını gör...

bunlardan birisi benimdir. yok mu tanımımı beğenmeyip mesaj kutumu hakaretlerle dolduracak karşıt görüşlü bir yazar? yok mu birbirimizin nickaltına tanım girmemiz? hiç kaos yok bu sözlükte.
devamını gör...

kazakistan'ın bugün tanıttığı yeni alfabesidir.

buradan
devamını gör...

kanada'ya göçmen olarak gittiğimde, öğrendiğim tekniktir.
ülkeye girdikten sonra iş bulmak için önümdeki en büyük bariyer kanada'da iş tecrübemin olmamasıydı, şaka gibi ama gerçek. her iş başvurumda "canadian experience" soruyorlar, hangi firma hangi pozisyon hangi iş kolu hiç bir önemi yok, yeter ki daha önce kanada'da çalışmış ol.
azmedip iki ayda falan çözmüştüm, veri giriş operatörü olarak ilk işimi öyle buldum, kendi mesleğimle ilgili bir pozisyona ancak bir yıl sonra geçebilmiştim.
ınternet ortamında 10 parmak yazım için klavye egzersizi yapabileceğiniz bir çok kaynak bulabilirsiniz.
devamını gör...

cevabını bilenin nobel alacağı soru. yani buna sözlükte yanıt aramak biraz anlamsız.

yine de 3-5 şey söyleyeyim.

evrenin tamamını göremiyoruz. hakkında bilgiler verdiğimiz galaksiler, yıldızlar, kara delikler ya da aklınıza gelebilecek tüm diğer cisimler, gözlemlenebilir evren dediğimiz kısıtlı alanda bulunuyor. bundan ötesini göremiyoruz. o yüzden ötesi var mıdır, varsa nasıldır, sonlu mudur, sonsuz mudur gibi soruların hiçbirinin cevabı yok şu an bizim için.

büyük patlama'dan öncesi de aynı şekilde bilinmiyor.

tüm bunların özeti şu; evrenimiz, başka bir evrendeki tek bir noktada yoğunlaşan herhangi bir enerji alanı nedeniyle oluşmuş olabilir. eğer bu doğruysa esas merak etmemiz gereken şey "o zaman o ana evrenin öncesinde ne vardı?" sorusu oluyor. yine benzer bir nedenden ötürü evrenimiz, bir başka evren içinde genişliyor olduğundan, bir sonu varsa dışında bahsi geçen o ana evren olmalı. yine konunun okları, içinde yaşadığımız evrenden çıkıp başka bir evrene doğru yönleniyor bu durumda.

nihai özet: bu soruların cevabını bilmiyoruz.
devamını gör...

türk medeni kanunu

hukuk alanında yapılan inkılapların ana amacı laik, demokratik, çoğulcu, özgürlükçü, akla, bilimsel esaslara ve en önemlisi eşitliğe dayanan bir devlet sistemi ve yaşam biçimi oluşturabilmektir.
devamını gör...

tanımadığım samimiyetten yoksun birbirine yakınmış gibi duran kendini havalı zanneden insanların arasında derim hep sen orada neden bulunuyosun diyen arkadaşlar olabilir bazen yeni bir ortama girdiğimizde ister istemez yaşadığım bir durum kaçamıyorum ne kadar istesem de özellikle pandemi öncesi tabi (bkz: burada benim ne işim var hissi)
devamını gör...

cevabı ölüm ve ölüm korkusu olan başlık.

"ölümden korkmak anlamsızdır, çünkü yaşadığımız sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise artık biz yokuz." -epikür

not: bu sözü aslında sofist prodikos'un da söylediğine dair iddialar var. nitekim kendisi bir agnostik sayılabilirdi. insanın tanrılaştırma oyununu çok sevdiğini söylerdi. kendisi de boş inançlardan insanları korumaya çalışıyordu.
devamını gör...

bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulan karakterdir kendileri.
devamını gör...

tekerlekli koltuktan hiç kalkmadan oradan oraya gitmek.
devamını gör...

"sadece parayla mutlu olunmaz," deseydi daha uygun olurdu.
devamını gör...

26 saat yolculuk yapmıştım otobüste. 2 gece yaşadım o otobüste! bir daha mı? asla! siz siz olun bayram zamanı otobüsle bir yere gitmeyin helak olursunuz. bunun ideali 10 saattir. 10 saatten sonra benim bünye baygınlık geçiriyor uyuyamıyorum.
devamını gör...

süzme mercimek çorbası ise eğer harika bir eylemdir. hüüp diye indiriyorsun mideye.
devamını gör...

cevap veremedikleri konularda bunlar terörist diyip geçen siyasetçilerin açıklaması. erdoğan'ın sözünü dinleyin; "seçilmişleri atanmışlara yedirmeyiz." atanmış rektörlere bütün üniversiteler karşı çıkmalı.
devamını gör...

üşenmek değil umudunu kaybetmektir.
devamını gör...

sıla gençoğlu’nun ilk olarak 2009 yılında piyasaya çıkan imza isimli albümünde yer alan, sözleri ve müziği sıla gençoğlu ve efe bahadır’a ait olan yoruldum isimli şarkıda geçen bir sözdür.

bir ömüre kaç yenilgi sığabileceğini ancak yenilmekten korkmayan insanlar bilir. bu insanlar hayatlarını bir sürü yenilgiyle doldururlar nihai galibiyete ulaşana kadar. onların gücü mağlup oldukça ayağa kalkabilmelerinden gelir. gözlerinde şekerlerini paylaşan iki kız çocuğu vardır. asla pes etmezler.

ama ben size bir futbol hikayesi anlatacağım. çalıştığım okulda diğer öğretmen arkadaşlarla anlaşıp bir süper lig kurduğum sene her öğretmen öğrencilerden birer takım kurmuş, isim bulmuş, logo tasarlamış ve yeni formalar almıştı. her hafta okulun bir panosunda istatistikler ve puan durumu paylaşılır ve okulda o gün sadece bu konu konuşulurdu. aslında o sene boyunca sadece bu lig konuşuldu.

benim talihsizliğim ise herkes takımlarını kurduğunda bana kalan öğrenciler çok sevimli çocuklar olsalar da ikisi hariç hiçbiri futboldan haberdar değildi. sen sol tarafı kapat dediğim öğrenci bir maç boyunca halı sahanın sol taraftaki tellerine yapışıp beklemişti bir hazırlık maçında.

lig başlamadan önce 5 hazırlık maçı yaptık ve beklendiği üzere hepsinde yenildik. işte şarkı da burda devreye girdi. maçlara benim arabama doluşup giderken her seferinde eye of the tiger dinleyerek içimizdeki savaşçıları ortaya çıkarmaya çalıştık ama akşam maçtan sonra yediğimiz gollerle tıka basa dolu olan ruhumuzla geri döndük ve her dönüşte de bu şarkıyı çaldık ve eşlik ettik. sadece başlıktaki cümle geldiğinde sustuk ve sıla’nın söylemesini dinledik.

bu bize yenilgiyi de gülümseyerek kabul etmeyi öğretti. merak edip buraya kadar okuduysanız diye söylüyorum o turnuvada final oynadık ve sadece final maçında mağlup olduk. final maçından sonra da aynı şarkıyı söyledik soyunma odasında rakip takım şampiyonluğu kutlarken.

takımımıza seçtiğimiz isme gönderme yaparak söylüyorum: vefa yalnızca bir semt adı değildir.
devamını gör...

istanbul ve ankara gibi büyükşehirlerin susuz kalma ihtimalinin olduğu şu günlerde daha da dikkat etmemiz gerekir.
su ayak izinizi hesaplayıp ne kadar su tükettiğinizi görünce sizde tasarruf yapabilmek için elinizden geleni yapabilirsiniz.
www.yarininsuyu.com/
devamını gör...

cherokee kabilesinin yaşlılarından biri torunlarına eğitim veriyordu.
onlara dedi ki: içimde bir savaş var. korkunç bir savaş. iki kurt arasında...
bu kurtlardan birisi; korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü, pişmanlığı, açgözlülüğü, kibri, kendine acımayı, suçluluğu, küskünlüğü, aşağılık duygusunu, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil ediyor.
diğeri ise; zevki, huzuru, sevgiyi, umudu paylaşmayı, cömertliği, dinginliği, alçakgönüllülüğü, nezaketi, yardımseverliliği, dostluğu, anlayışı, merhameti ve inancı temsil ediyor. aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer tüm insanların içinde.
çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika düşündüler ve içlerinden biri büyükbabasına, 'hangi kurt kazanacak' diye sordu.
yaşlı cherokee kısaca cevapladı; beslediğiniz...
devamını gör...

başlıkta bilmem anlatabildim mi ama bu durum çok dikkatimi çekiyor sözlük. ağzına lokma uzattığım kişi ağzını açtığı anda benim de ağzım hayali bir lokmayı alıyor adeta. bunun bir sebebi var mı acaba? çocukken lokmalarımı mı saydılar bilemiyorum.
devamını gör...

''3,6 ve 9 rakamlarının ihtişamını ve önemini bilseydiniz evrenin kapılarını açacak bir anahtarınız olurdu.''

|nikola tesla

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

nikola tesla; 3, 6 ve 9 rakamlarının evren ve enerji açısından çok önemli olduğuna inanırmış. hatta bu konuyla alakalı ilginç takıntılara sahipmiş. örneğin bir binaya girmeden önce binanın etrafında 3 tur atarmış, yemek yemeden önce tabağını 18 farklı mendille 18 kere silermiş, otellerde sadece 3'e bölünebilen numaralı odalarda kalıyormuş... en önemlisi de herhangi bir karar alırken yapacağı seçimi sonucunun üçe bölünebilirliğini hesaplayarak yapıyormuş.

tesla evrenin özünün 3,6 ve 9 rakamlarından oluştuğuna inanıyormuş. inanmanın da ilerisinde, evrenin düğüm noktalarını hesaplayarak inancını kanıtlamış. 1,2,4,5,7 ve 8 rakamlarının fiziksel dünyayı simgelerken 3,6 ve 9 rakamlarının manevi dünyayı temsil ettiğine inanıyormuş nikola.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buna örnek olarak 1'den katlanarak devam eden sayıların (1,2,4,8,16,32,64,128,256,512...) içindeki çift sayıları toplarsak sırayla "1,2,4,8,7,5" rakamlarının geldiğini ifade ediyor. bunun yanında şunu da ele alabiliriz: bir daire düşünelim. açısı 360(3+6+0=9), 180(1+8+0=9), 90(9+0=9), 45(4+5=9), 22,5(2+2+5=9)... aynı işlemi dünyaya(6), aya(6), güneşe(9) ve melek sayılarına uyguladığımızda da görüyoruz.

bunu kendi hayatımızda da uygulayabiliriz. aslında bu kısmı çekim yasasıyla bağdaşıyor. çekim yasasına göre "düşüncelerimiz gerçekliğimizi doğrudan etkiler". yani bir şeye ne kadar odaklanırsanız o kadar hayatınıza çekersiniz. abraham hicks'in 17 saniye kuralını da hesaba katarak istediğiniz şeyi en az 17* saniye düşünerek yoğunlaşmalısınız. daha sonra sabah uyandığınızda 3, öğlen 6 ve gece uyumadan önce 9 kere olmak üzere 33 gün boyunca bu isteğinize tekrar enerjinizi yoğunlaştırıyorsunuz. sonucunda ise dileğinize ulaşmış oluyorsunuz. genelini incelediğimizde çekim yasasının belirli kurallarla sentezlenerek hayata geçirildiğini görüyoruz.

kaynaklar
1
2
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim