yaşanmışlıklar
bir ilişkiyi bitirirken zikredilmesi farz kelime.
örnek olarak : - peki ya bunca yaşanmışlıklar ? onlara ne olacak ?
bu cümleler sarf edilmeden ilişki bitiren çift var mıdır merak konusu.
örnek olarak : - peki ya bunca yaşanmışlıklar ? onlara ne olacak ?
bu cümleler sarf edilmeden ilişki bitiren çift var mıdır merak konusu.
devamını gör...
efsane kopya anıları
ingilizce sınavında arkadaşıma kopya vermiştim. ben 96 aldım o 24 aldı. meğer kitapçık varmış...
devamını gör...
yedi numara dizisi replikleri
çocukluğumun dizisi.. bu dizilerle büyüdüğüm için her izlediğimde içimi çocuksu bi sevinç kaplar. o samimi ortam izlerken kahkaha eşliğinde karnıma giren gıdıklanma hissi.. harikaydı be
en sevdiğim repliklerden birisi şeydi her duyduğumda etkiler beni:
"daha 8 yaşında falandım. babam gözümün önünde anama bir yumruk vurunca kendimi dışarı attım. etrafıma baktım tavuklar, köpekler, koçlar, sığırlar.. hiçbir hayvanın erkeği dişisine kuvvetini denemiyor. o zaman dedim ki dişisine vuran erkeğe hayvan bile demek yanlış. hayvana haksızlık.”
bir de matematikçimiz haydar’ın repliği var ki tespitin dibi:
“sıfır bir değer değildir. bir sayı bile değildir. anca başka bir sayının yanına gelince değer yaratır. tıpkı sevda gibi. sevdanın da tek başına bir değeri yok. ille de biri olmalı. sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır, sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür."
en sevdiğim repliklerden birisi şeydi her duyduğumda etkiler beni:
"daha 8 yaşında falandım. babam gözümün önünde anama bir yumruk vurunca kendimi dışarı attım. etrafıma baktım tavuklar, köpekler, koçlar, sığırlar.. hiçbir hayvanın erkeği dişisine kuvvetini denemiyor. o zaman dedim ki dişisine vuran erkeğe hayvan bile demek yanlış. hayvana haksızlık.”
bir de matematikçimiz haydar’ın repliği var ki tespitin dibi:
“sıfır bir değer değildir. bir sayı bile değildir. anca başka bir sayının yanına gelince değer yaratır. tıpkı sevda gibi. sevdanın da tek başına bir değeri yok. ille de biri olmalı. sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır, sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür."
devamını gör...
şaka maka 25 yaşında olmak
çocukken teyzeme 25 yaşında oldun neden evlenmiyorsun demiştim. ayıp etmişim.
devamını gör...
yüzen pazar
floating market olarak bilinen yüzen pazarlar nehirler üzerinde teknelerle yiyeceklerin ve hediyelik eşyaların satıldığı pazarlardır.
çoğunlukla su taşımacılığının kullanıldığı şehirlerde yerel halkın kurduğu bu pazarlar turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. tayland, endonezya, vietnam, sri lanka, bangladeş ve hindistan yüzen pazarların çok popüler olduğu yerlerdir.
bizim sokak aralarına kurulan pazarlarımızın nehirler üzerine kurulduğunu ve rengarenk bir görsel şölen yaşandığını düşünün efendim, hatta düşünmeyin ben birkaç kare bırakayım aşağıya;


çoğunlukla su taşımacılığının kullanıldığı şehirlerde yerel halkın kurduğu bu pazarlar turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. tayland, endonezya, vietnam, sri lanka, bangladeş ve hindistan yüzen pazarların çok popüler olduğu yerlerdir.
bizim sokak aralarına kurulan pazarlarımızın nehirler üzerine kurulduğunu ve rengarenk bir görsel şölen yaşandığını düşünün efendim, hatta düşünmeyin ben birkaç kare bırakayım aşağıya;


devamını gör...
cem yılmaz filmlerinin din ve değerler açısından incelenmesi
akademisyenler tarafından yayınlanmış bir makâledir.
--- alıntı ---
marmara üniversitesi atatürk eğitim fakültesi öğretim üyesi doç. dr. bilal yorulmaz ile sarıyer mehmet ipgin ortaokulu din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni tuğba sarımsakçı akar, “cem yılmaz filmleri'nin din ve değerler açısından incelenmesi” adlı makalede dikkat çekici tespitlere yer verildi.
filmlerde cinselliğin, dekoltenin yoğun olarak kullanıldığı, eşcinselliğe yer verildiği, ibadetlere ise hiç yer verilmediği savunuldu. filmlerin toplum üzerinde olumsuz etki yarattığı belirtildi.
filmde, “arif” karakterinin gençleri kötü yola teşvik ettiği iddia edildi. yılmaz'ın bu filmlerinde, “evrim teorisi'ni kabul etmediği” vurgusunun da yer aldığı makalede, bu filmlerde kaç kere, “allah, selamün aleyküm” gibi dini kavramlara yer verildiği de tek tek sayıldı.
batıl inanç ön planda
işte, haziran'da yayınlanıp akademik dergilere de giren o makaleden bazı bölümler ise şöyle: “incelenen filmlerde inançla ilgili iletilere nadiren yer verildiği görülmektedir. allah inancı, g.o.r.a.'da samimi bir şekilde besmele çekilmesi ve dua edilmesi şeklinde yer almaktadır. a.r.o.g. filminde evrim teorisi arif'in ağzından sorgulanmış ve filmin sonunda ise evrim teorisini reddeden noktaya gelinmiştir.
peygamber, melek ve kader inançlarına ilişkin iletiler ima ile birkaç sahnede bulunmaktadır. ancak fal bakma, nazar boncuğu, kahinlik ve batıl inançlar daha çok yer bulmuştur. ayrıca, filmlerde ibadet ile ilgili iletilere ima ile dahi olsa yer verilmemiştir. filmlerde karşımıza çıkan en problemli konuların başında cinsellik ile ilgili iletiler gelmektedir. filmlerinde kadınlar dekolteli, mini etekli ve göbek bölgeleri açık kıyafetler giymektedir. cinsel içerikli sözler, günlük yaşamın bir parçası olarak kullanılmaktadır.”
şiddeti teşvik ediyor iddiası
makalede şu ifadeler yeraldı: arif v 216 filminde, eşcinsel davranışlara yoğun bir şekilde verilmemektedir. özellikle, zeki müren'in olduğu sahnelerde ve arif meşhur olduktan sonra zeki müren'le özdeşleşen kıyafetler giydiği sahnelerde eşcinselliğe atıfta bulunulmaktadır. benzer şekilde psikolojik ve fiziksel şiddet unsurlarına da cem yılmaz, filmlerinde yoğun bir şekilde yer verilmektedir.
gençlere kötü örnek
özelikle psikolojik şiddet unsurları sık bir şekilde karşımıza çıkmakta ve bunlar genellikle filmin kahramanı arif karakteri tarafından sergilenmektedir. şiddetin yanı sıra alkol, sigara ve bahis gibi kötü alışkanlıklar da genellikle arif karakteri tarafından modellenmekte ve teşvik edilmektedir. seyircinin en çok özdeşim kurduğu karakterin filmin kahramanı olduğu düşünüldüğünde arif karakterinin şiddete sık sık başvurması, kötü alışkanlıklar sergilemesi ve olumsuz davranışlarda bulunması önemli bir problemdir. özellikle genç seyirciler özdeşim kurdukları karakterlerin davranışlarını model almaktadırlar.
--- alıntı ---
makale
haber kaynağı
--- alıntı ---
marmara üniversitesi atatürk eğitim fakültesi öğretim üyesi doç. dr. bilal yorulmaz ile sarıyer mehmet ipgin ortaokulu din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni tuğba sarımsakçı akar, “cem yılmaz filmleri'nin din ve değerler açısından incelenmesi” adlı makalede dikkat çekici tespitlere yer verildi.
filmlerde cinselliğin, dekoltenin yoğun olarak kullanıldığı, eşcinselliğe yer verildiği, ibadetlere ise hiç yer verilmediği savunuldu. filmlerin toplum üzerinde olumsuz etki yarattığı belirtildi.
filmde, “arif” karakterinin gençleri kötü yola teşvik ettiği iddia edildi. yılmaz'ın bu filmlerinde, “evrim teorisi'ni kabul etmediği” vurgusunun da yer aldığı makalede, bu filmlerde kaç kere, “allah, selamün aleyküm” gibi dini kavramlara yer verildiği de tek tek sayıldı.
batıl inanç ön planda
işte, haziran'da yayınlanıp akademik dergilere de giren o makaleden bazı bölümler ise şöyle: “incelenen filmlerde inançla ilgili iletilere nadiren yer verildiği görülmektedir. allah inancı, g.o.r.a.'da samimi bir şekilde besmele çekilmesi ve dua edilmesi şeklinde yer almaktadır. a.r.o.g. filminde evrim teorisi arif'in ağzından sorgulanmış ve filmin sonunda ise evrim teorisini reddeden noktaya gelinmiştir.
peygamber, melek ve kader inançlarına ilişkin iletiler ima ile birkaç sahnede bulunmaktadır. ancak fal bakma, nazar boncuğu, kahinlik ve batıl inançlar daha çok yer bulmuştur. ayrıca, filmlerde ibadet ile ilgili iletilere ima ile dahi olsa yer verilmemiştir. filmlerde karşımıza çıkan en problemli konuların başında cinsellik ile ilgili iletiler gelmektedir. filmlerinde kadınlar dekolteli, mini etekli ve göbek bölgeleri açık kıyafetler giymektedir. cinsel içerikli sözler, günlük yaşamın bir parçası olarak kullanılmaktadır.”
şiddeti teşvik ediyor iddiası
makalede şu ifadeler yeraldı: arif v 216 filminde, eşcinsel davranışlara yoğun bir şekilde verilmemektedir. özellikle, zeki müren'in olduğu sahnelerde ve arif meşhur olduktan sonra zeki müren'le özdeşleşen kıyafetler giydiği sahnelerde eşcinselliğe atıfta bulunulmaktadır. benzer şekilde psikolojik ve fiziksel şiddet unsurlarına da cem yılmaz, filmlerinde yoğun bir şekilde yer verilmektedir.
gençlere kötü örnek
özelikle psikolojik şiddet unsurları sık bir şekilde karşımıza çıkmakta ve bunlar genellikle filmin kahramanı arif karakteri tarafından sergilenmektedir. şiddetin yanı sıra alkol, sigara ve bahis gibi kötü alışkanlıklar da genellikle arif karakteri tarafından modellenmekte ve teşvik edilmektedir. seyircinin en çok özdeşim kurduğu karakterin filmin kahramanı olduğu düşünüldüğünde arif karakterinin şiddete sık sık başvurması, kötü alışkanlıklar sergilemesi ve olumsuz davranışlarda bulunması önemli bir problemdir. özellikle genç seyirciler özdeşim kurdukları karakterlerin davranışlarını model almaktadırlar.
--- alıntı ---
makale
haber kaynağı
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
bu sözlükte yazar olmanın ne kadar gurur verici olduğunu gösteren etkinliktir.
düşünen emeği geçen uygulamaya koyan herkese teşekkür ederim.
hem yazı yazıp hem insanlara yardımcı olmak onlara umut aşılamak harika bir şey teşekkürler kafa sözlük.
düşünen emeği geçen uygulamaya koyan herkese teşekkür ederim.
hem yazı yazıp hem insanlara yardımcı olmak onlara umut aşılamak harika bir şey teşekkürler kafa sözlük.
devamını gör...
hayat değiştiren tavsiyeler
gereksiz her şeyi kendinden uzaklaştır. gerekirse gölgeni bile.
devamını gör...
nasıl karşı cinse kaptırdık denilen şeyler
erkek reyonundaki kıyafetlerin daha güzel olması. hadi sweatshirt ve t-shirtlerden bazılarını alabiliyorum ama onun dışında da çok iyi parçalar var. erkekler bu kadar seçeneğin içinde nasıl benim zihnimdeki gibi giyinmiyor hayret ediyorum.
devamını gör...
pinky ve android ile pembe robotik sakız radyo yayını
sanat ve mitoloji, pek güzel şarkılarla harmanlanmış bir podcast. dinlerken çok keyif alacaksınız sevgili kafa sözlük ailesi! emeğinize sağlık. ruhu güzel pinkshinyultratambourine ve robotik kodlama lavabosu’na çokça teşekkürler.
devamını gör...
yaşar kemal
hemen hemen tüm kitaplarını okuduğum, okunması, anlanması gereken büyük türk romanı yazarı. asıl adı kemal sadık göğçeli.
demirciler çarşısı cinayeti adlı eserinde hafızamdan asla kazınmayacak o cümleyi icra etmiştir :
"o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler; demirin tuncuna, insanın piçine kaldık."
--- alıntı ---
yaşar kemal: "ben adanadaki bütün evleri tek tek dolaştım"
muhabir: "yapmayın canım"
yaşar kemal: "doğru söylüyorum, iki sene tüpçülük yaptım ben"
--- alıntı ---
demirciler çarşısı cinayeti adlı eserinde hafızamdan asla kazınmayacak o cümleyi icra etmiştir :
"o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler; demirin tuncuna, insanın piçine kaldık."
--- alıntı ---
yaşar kemal: "ben adanadaki bütün evleri tek tek dolaştım"
muhabir: "yapmayın canım"
yaşar kemal: "doğru söylüyorum, iki sene tüpçülük yaptım ben"
--- alıntı ---
devamını gör...
hayatı izliyormuş hissi
bu aslında bir farkındalık boyutu. hayatı izlediğimizi farkettiğimiz zamanlarda gerçekten yaşıyoruz. mağaradan çıktığımız anlar bu anlar. gölgeleri değil her şeyin gerçeğini gördümüz altın zamanlar.
özellikle günlük tutuyor ya da kendinize gelecekte tekrar okumak üzere mektup yazıyorsanız hayatınızın 'bir dönemini' izlemiş gibi de hissetmeniz mümkün.
özellikle günlük tutuyor ya da kendinize gelecekte tekrar okumak üzere mektup yazıyorsanız hayatınızın 'bir dönemini' izlemiş gibi de hissetmeniz mümkün.
devamını gör...
ekşi'de ukrayna'dan mülteci gelsin diye başlık açmak
laf ettiği yazara ırkçı diye giydirip kendisi ırkçı olan yazarın takıldığı başlık.
beyaz türk nedir lan?
beyaz türk nedir lan?
devamını gör...
nefesini tut
ingiliz yazar holly seddon tarafından yazılan ilk baskısı 2016 yılında yapılan psikolojik gerilim , kurgu türündeki kitap .
not: kitapla aynı ismi taşıyan bir film hatta film serisi var fakat kitapla filmin alakası yoktur .
önce kitabı keşfedişimden bahsetmek istiyorum . şöyle ki :
gillian flynn, laura lippman ve paula hawkins sevenler için holly seddon’dan, okuru daha ilk sayfasından esir edecek, şaşırtıcı dönemeçlerle, başarılı bir şekilde yaratılmış karakterlerle ve sürükleyici psikolojik gerilim öğeleriyle dolu bir çıkış romanı geliyor. bazı sırlar asla ölmez. sadece kilit altında tutulurlar.
burda asıl ilgimi çeken paula hawkins ismi çünkü kendisinin "trendeki kız" isimli kitabını bayıla bayıla okumuştum .
üstelik"cerrah" ve " çırak" kitaplarını çok severek okuduğum tess gerritsen hanım kitap için " keskin bir final ve iç içe geçmiş karakterler… trendeki kız'dan beri hiçbir gerilim romanı beni bu kadar etkilememişti." demiş bunları görünce tabi gaza geldim zaten trendeki kız'dan sonra okuduğum kitaplar beni pek etkilemiyordu açıkçası . ( bunu siyah kan isimli romanla aşabildim . )
okumaya başladım ama maalesef pek sevemedim . bir kere evet hikaye güzel başlıyor merak uyandırıyor bu çok güzel üstelik sonunda şaşırttı bu da çok güzel ama kitap 377 sayfa arasındaki kısımlar ne yazık ki biraz sıkıyor insanı .
uzun zamandır karanlıkta bekleyen ve arapsaçına dönmüş gerçekler üzerine yazılmış hızlı tempolu bir çıkış romanı.
-new york times çoksatan yazarı kimberly mccreight-
çok sürükleyici… seddon'un anlatım tekniği çok güçlü… inşa ettiği dünya kesinlikle büyüleyici ve etkileyici bir biçimde karanlık.
-kirkus reviews-
"fazlasıyla etkileyici."
-marian keyes-
"nefesinizi tutun, işlerinizi bırakın, aslına bakarsanız bu çıkış romanını bitirene kadar tüm planlarınızı unutun çünkü bu roman sizi ilk sayfadan esir alacak… fevkalade, etkileyici ve mutlaka okunması gerekiyor."
-glamour-
"sizi etkisi altına alacak bir roman mı arıyorsunuz? bu psikolojik gerilim romanı tam aradığınız kitap."
-new magazine-
(tanıtım bülteninden
yorumlar çok iştah açıcı değil mi?
böyle olunca beğenmedim diye kendimi suçlu bile hissetiğim oluyor. belki de kitabı yanlış zamanda okudum . bilemiyorum . ayrıca kitapta biraz da "müge anlı " havası da var okuyanlar bilir . yani bana öyle geldi .
konusunu merak edenlere :
amy stevenson, sıradan bir yaşamı ve sıradan sorunları olan bir genç kızdı. ama amy'nin bir sırrı vardı, onu kendi vücudunda bir mahkûma dönüştürecek kadar tehlikeli bir sır. bilinci ve kâbusları arasında sıkışıp kalmış olan amy, on beş yıldır birilerinin onu kurtarmasını ve yaşadığı korkunç saldırının sorumlusunu bulmasını bekliyordu.
çalıştığı gazeteye hazırladığı bir yazı için hastaneyi ziyaret eden alex gündüzleri susuzlukla, geceleri boğulmakla savaşıyordu. ta ki amy stevenson ile karşlaşana kadar… amy'yi gören alex gençlik yıllarından hatırladığı hikâyenin araştırılmaya değer olduğunu düşünmüştü. genç kızın hayatına ve yaşadıklarına dahil oldukça görünenden daha fazlası olduğunu keşfetmiş ve aradığı tek kurtuluşun amy'ninki olmadığını fark etmişti. fakat tek tanığı, yaşadıklarını anlatamayacak durumda olan bir olay nasıl çözülebilirdi?
böyle dostlarım takdir sizin okuyacaklara bol keyifli ve gerilmeli anlar diliyorum.
not: kitapla aynı ismi taşıyan bir film hatta film serisi var fakat kitapla filmin alakası yoktur .
önce kitabı keşfedişimden bahsetmek istiyorum . şöyle ki :
gillian flynn, laura lippman ve paula hawkins sevenler için holly seddon’dan, okuru daha ilk sayfasından esir edecek, şaşırtıcı dönemeçlerle, başarılı bir şekilde yaratılmış karakterlerle ve sürükleyici psikolojik gerilim öğeleriyle dolu bir çıkış romanı geliyor. bazı sırlar asla ölmez. sadece kilit altında tutulurlar.
burda asıl ilgimi çeken paula hawkins ismi çünkü kendisinin "trendeki kız" isimli kitabını bayıla bayıla okumuştum .
üstelik"cerrah" ve " çırak" kitaplarını çok severek okuduğum tess gerritsen hanım kitap için " keskin bir final ve iç içe geçmiş karakterler… trendeki kız'dan beri hiçbir gerilim romanı beni bu kadar etkilememişti." demiş bunları görünce tabi gaza geldim zaten trendeki kız'dan sonra okuduğum kitaplar beni pek etkilemiyordu açıkçası . ( bunu siyah kan isimli romanla aşabildim . )
okumaya başladım ama maalesef pek sevemedim . bir kere evet hikaye güzel başlıyor merak uyandırıyor bu çok güzel üstelik sonunda şaşırttı bu da çok güzel ama kitap 377 sayfa arasındaki kısımlar ne yazık ki biraz sıkıyor insanı .
uzun zamandır karanlıkta bekleyen ve arapsaçına dönmüş gerçekler üzerine yazılmış hızlı tempolu bir çıkış romanı.
-new york times çoksatan yazarı kimberly mccreight-
çok sürükleyici… seddon'un anlatım tekniği çok güçlü… inşa ettiği dünya kesinlikle büyüleyici ve etkileyici bir biçimde karanlık.
-kirkus reviews-
"fazlasıyla etkileyici."
-marian keyes-
"nefesinizi tutun, işlerinizi bırakın, aslına bakarsanız bu çıkış romanını bitirene kadar tüm planlarınızı unutun çünkü bu roman sizi ilk sayfadan esir alacak… fevkalade, etkileyici ve mutlaka okunması gerekiyor."
-glamour-
"sizi etkisi altına alacak bir roman mı arıyorsunuz? bu psikolojik gerilim romanı tam aradığınız kitap."
-new magazine-
(tanıtım bülteninden
yorumlar çok iştah açıcı değil mi?
böyle olunca beğenmedim diye kendimi suçlu bile hissetiğim oluyor. belki de kitabı yanlış zamanda okudum . bilemiyorum . ayrıca kitapta biraz da "müge anlı " havası da var okuyanlar bilir . yani bana öyle geldi .
konusunu merak edenlere :
amy stevenson, sıradan bir yaşamı ve sıradan sorunları olan bir genç kızdı. ama amy'nin bir sırrı vardı, onu kendi vücudunda bir mahkûma dönüştürecek kadar tehlikeli bir sır. bilinci ve kâbusları arasında sıkışıp kalmış olan amy, on beş yıldır birilerinin onu kurtarmasını ve yaşadığı korkunç saldırının sorumlusunu bulmasını bekliyordu.
çalıştığı gazeteye hazırladığı bir yazı için hastaneyi ziyaret eden alex gündüzleri susuzlukla, geceleri boğulmakla savaşıyordu. ta ki amy stevenson ile karşlaşana kadar… amy'yi gören alex gençlik yıllarından hatırladığı hikâyenin araştırılmaya değer olduğunu düşünmüştü. genç kızın hayatına ve yaşadıklarına dahil oldukça görünenden daha fazlası olduğunu keşfetmiş ve aradığı tek kurtuluşun amy'ninki olmadığını fark etmişti. fakat tek tanığı, yaşadıklarını anlatamayacak durumda olan bir olay nasıl çözülebilirdi?
böyle dostlarım takdir sizin okuyacaklara bol keyifli ve gerilmeli anlar diliyorum.
devamını gör...
flash tv oyunculuğu
bir oyuncu köpek dostumuzun işini ciddiyetle ve layıkıyla yaptığı şu videoyu aklıma getiren başlıktır;
edit: köpek ısırması sonrası kolonya kullanılmaz!!
acil ilk yardım bilgisi ihtiyaçları da vardır bu oyuncuların...
edit: köpek ısırması sonrası kolonya kullanılmaz!!
acil ilk yardım bilgisi ihtiyaçları da vardır bu oyuncuların...
devamını gör...
özgecan aslan
hala minibüste tek kalınca sürekli sağa sola dikkatlice bakındığım, rehberimde birini aramak için telefonumu hazırda bekletmemin nedenidir.
katilin/lerin cehennemde yanıyordur, sen rahat uyu.
katilin/lerin cehennemde yanıyordur, sen rahat uyu.
devamını gör...
başak burcu
derli, toplu, aklı başında, mantıklı, eğlenceli burç.
bakalım kaç kişiyiz.
bakalım kaç kişiyiz.
devamını gör...
munis
“cana yakın, uysal, sevimli” anlamına gelen kelime.
devamını gör...

