nickaltına tanım gelince korkmak
"acaba tanımımı beğenmeyen yazar beni bombardımana mı tuttu? " korkusudur.
devamını gör...
ruhundaki çocuğu büyütememiş insan
bence sahip çıkmalıdır o çocuğa. çocukluk hem en masum* olduğumuz hem de en çok hayal kurduğumuz zamandır. bu iki özellik de insan için elzem şeyler. hayal edemeyen insan başkalarının hayallerinde piyon olur, iyi düşünmeyen insan ise kötülükler içinde debelenip durur.
yetişkin sayılır mıyım bilmiyorum ama içimde bir yerlerde bir çocuk var ve ben onu çok seviyorum. bana umut ve yaşam sevgisi sağlıyor. o olmasa belki düşünmeyen, geleceği hayal edemeyen sadece başkalarının düşündüklerini uygulayan biri olurdum.
yetişkin sayılır mıyım bilmiyorum ama içimde bir yerlerde bir çocuk var ve ben onu çok seviyorum. bana umut ve yaşam sevgisi sağlıyor. o olmasa belki düşünmeyen, geleceği hayal edemeyen sadece başkalarının düşündüklerini uygulayan biri olurdum.
devamını gör...
mini etek özgürlükse eşine giydirir misin sorunsalı
mini etek özgürlükse, özgürüz ikimiz de canım gelecekteki kocam. giy tabi. giymezsen boşanırım.
devamını gör...
sevilen dune sözleri
bene gesserit cezaları unutulmaz. cezalarımızda kaçınılmaz bir ders vardır. acıdan çok daha öte bir şeydir. cezalandırırken en büyük acıyı vermeyiz. ama büyük cezalarda acı vardır yine de. bunlar duygusal yönden acı verir aynı zamanda. cezanın uyandırdığı duygu daima, bizim o tövbekarın en büyük zayıflığı olduğuna hükmettiğimiz duygudur ve böylece biz, cezalandırılanı güçlendiririz.
ceza daima tatlıyla biter. bu gerçek bir ziyafet değil, ziyafet düşüncesidir. tatlı gelince, bu hiç beklenmedik bir şeydir. tövbekar, 'ahh, sonunda bağışlandım nihayet!' diye düşünür.
bu, o anın tatlılığıdır. ısdırap verici bir ziyafetin tüm aşamalarını geçmişsin ve sonunda lezzet alacağın bir şeyle karşılaşıyorsun. fakat! bunun lezzetini alırken, işte o zaman en acılı an gelir; görürsün ve anlarsın ki bu son zevk değildir. gerçekten de değil. bu, büyük cezanın en son ve en büyük acısıdır. bene gesserit dersinin kapısını kapatan budur.
ceza daima tatlıyla biter. bu gerçek bir ziyafet değil, ziyafet düşüncesidir. tatlı gelince, bu hiç beklenmedik bir şeydir. tövbekar, 'ahh, sonunda bağışlandım nihayet!' diye düşünür.
bu, o anın tatlılığıdır. ısdırap verici bir ziyafetin tüm aşamalarını geçmişsin ve sonunda lezzet alacağın bir şeyle karşılaşıyorsun. fakat! bunun lezzetini alırken, işte o zaman en acılı an gelir; görürsün ve anlarsın ki bu son zevk değildir. gerçekten de değil. bu, büyük cezanın en son ve en büyük acısıdır. bene gesserit dersinin kapısını kapatan budur.
devamını gör...
nokta koyulmamış tanımın değeri
havada kalmış, uzay boşluğunda süzülen bir tanımdır noktasız tanım. nokta koymak önemlidir.*
devamını gör...
hem yakışıklı hem sempatik hem seksi
devamını gör...
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
çocuklara armağan edilen ilk ulusal bayrama sahip bir cumhuriyette, toplum olarak çocukların tacize ve tecavüze uğramadığı, köle gibi çalıştırılmadığı, çocukken evlendirilip çocuk sahibi olmadığı bir gelecek umut etme trajedisini yaşıyoruz.
devamını gör...
kavinsky
fransız müzisyen.
nightcall kadar beğendiğim odd look'u şuraya bırakmaya geldim ben. keşfettiğimi unuttuğum bu şarkı kafamda en az 3 hafta çalacak ve ben kafamda en az 3 hafta bununla rüzgara karşı araba süreceğim.
nightcall kadar beğendiğim odd look'u şuraya bırakmaya geldim ben. keşfettiğimi unuttuğum bu şarkı kafamda en az 3 hafta çalacak ve ben kafamda en az 3 hafta bununla rüzgara karşı araba süreceğim.
devamını gör...
renkli göz
anlatim bozuklugu iceren biyolojik olarak eksiklik.
zira gozlerin hepsi renkli baktiginda; yesili-mavisi daha cok dikkat cekiyor diye kahverengisini ve dahi elasini otekilestirmek cok duzce degil mi ya ahahe.
tamam bende de var renkli de, ekstra skill yuklemiyor ki; renklendirme/piksel degisikligi olmadan senin gordugunu goruyorum, bahar alerjisi ben de oluyorum, hatta inanir misin bozulabildigi* icin gozluk bile kullaniyorum.*
goz gozdur, onemli olan islevi.*
zira gozlerin hepsi renkli baktiginda; yesili-mavisi daha cok dikkat cekiyor diye kahverengisini ve dahi elasini otekilestirmek cok duzce degil mi ya ahahe.
tamam bende de var renkli de, ekstra skill yuklemiyor ki; renklendirme/piksel degisikligi olmadan senin gordugunu goruyorum, bahar alerjisi ben de oluyorum, hatta inanir misin bozulabildigi* icin gozluk bile kullaniyorum.*
goz gozdur, onemli olan islevi.*
devamını gör...
türk savcılarındaki kibir ve öz güven
sadece savcılar değil toplumun çoğunluğunda görülen durum bu. güç sahibi oldukları zaman bunlar oluyor maalesef. her zaman kendime derim 'bir insanın nasıl birisi olduğu güç eline geçtiği zaman anlarsın asıl' diye.
devamını gör...
model şarkılarında geçen en güzel sözler
affet bu gece ölmek istedim.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
tanımlarını severek okuduğum, çok tatlı yazar.
devamını gör...
okuduğum kitaplarla epey insanı yere sererim
bu cümleyi kuran kişinin daha çok okuması gerektiğini düşündüm birden
devamını gör...
evli adamla birlikte olmak
evli adamla birlikte olan bir kimsenin o evliliğe dair bir yükümlülüğü yoktur ancak evli adamın sadakat yükümlülüğü vardır. (bkz: türk medeni kanunu madde 185)
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
bu pandemi dönemine denk geldiği için başka bir hal aldı elbet.
benim içinse hislerimi ifade etmek ve duyurmaya çalışmaktır.
bu fırsat için müteşekkirim.
benim içinse hislerimi ifade etmek ve duyurmaya çalışmaktır.
bu fırsat için müteşekkirim.
devamını gör...
tövbe estağfurullah olan başlıklar
(bkz: ağzı kokan iri popolu kadınlardan hoşlanıyorum) kafaya oynar.
devamını gör...
sokollu mehmed paşa
sırp yazar ivo andriç'in drina köprüsü adlı dönem romanında devşirildiği günü şahane betimlediği osmanlı sadrazamıdır. böylece sırp zangoç bayo olarak sessiz sedasız yaşayıp gidecekken osmanlı sadrazamı sokollu mehmed paşa olarak nâm salmıştır.

çağının çok ötesinde çılgın projeleri vardı. sakarya nehrini sapanca gölüne, ordan da izmit körfezine kanallarla bağlayarak bugünkü kanal istanbul benzeri ama ondan hem daha ucuz hem de daha mantıklı olan çılgın projesi vardı.

ayrıca süveyş'e ilk kanalı açma fikri yine onundur.

don ve volga nehirlerini yine bir kanalla birleştirerek hazar denizini azak denizine bağlama fikri de onundur.

ancak bu projeler kendi döneminde gereksiz görüldüğü için ne yazık ki hayata geçirilmemişti. kendisinden yüzyıllar sonra kanal izmit(!) hariç hepsi başkaları tarafından gerçekleştirilmiş ve şu an onlar dünyayı yönetiyorlar.

çağının çok ötesinde çılgın projeleri vardı. sakarya nehrini sapanca gölüne, ordan da izmit körfezine kanallarla bağlayarak bugünkü kanal istanbul benzeri ama ondan hem daha ucuz hem de daha mantıklı olan çılgın projesi vardı.

ayrıca süveyş'e ilk kanalı açma fikri yine onundur.

don ve volga nehirlerini yine bir kanalla birleştirerek hazar denizini azak denizine bağlama fikri de onundur.

ancak bu projeler kendi döneminde gereksiz görüldüğü için ne yazık ki hayata geçirilmemişti. kendisinden yüzyıllar sonra kanal izmit(!) hariç hepsi başkaları tarafından gerçekleştirilmiş ve şu an onlar dünyayı yönetiyorlar.
devamını gör...
kontrfile
büyük baş hayvanların sırt kısmından çıkarılan ve ızgaralık bifteklik olarak kullanılan değerli bir et. çok az yağ barındırabilir tamamen yağsız da olabilir. ve biraz sıkı bir yapıda olduğu söylenebilir. küçük sinir parçaları barındırabileceğinden çiğköfte için kullanılmaz. ortalama hayvanın büyüklüğüne de bağlı olarak 2.5 ile 4 kilo arası çıkar.
devamını gör...
kuantum biyoloji
aslında sizin ve etiyopda yaşayan iletişimi olması için kuantum dolanıklıklı olması lazım bunun için en başta evrime veya yaratılışa gitmemiz lazım .
ayriyeten kuantum fiziği ile kuantum biyoloji aynı tanımlar ile açıklamıyoruz , isimleri aynı olabilir lakin açıklama şekilleri çok farklı birde daha yeni bir konu olduğundan , ki kuantum fiziği hakkında daha hiçbir şey bilmiyoruz denecek kadar az bilgimiz var iken kuantum biyoloji hakkında çok kısıtlı yorum yapabiliyoruz.
ayriyeten kuantum fiziği ile kuantum biyoloji aynı tanımlar ile açıklamıyoruz , isimleri aynı olabilir lakin açıklama şekilleri çok farklı birde daha yeni bir konu olduğundan , ki kuantum fiziği hakkında daha hiçbir şey bilmiyoruz denecek kadar az bilgimiz var iken kuantum biyoloji hakkında çok kısıtlı yorum yapabiliyoruz.
devamını gör...
johnny got his gun
metallica'nın etkilenip one şarkısını yazdığı filmdir.
filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.
işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.
işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
devamını gör...
