17 gün boyunca alkol satışının yasaklanması
alkol kullanan biri degilim.
çevremde kimse de kullanmıyor. kokusunu dahi bilmem.
lakin bu millet içiyorsa; üstelik vergi ile sattığın kanunen meşru olan bir şeyi bahane yaratıp yasaklamak insan hak ve özgürlüklerine saldırı değil de ne?
çevremde kimse de kullanmıyor. kokusunu dahi bilmem.
lakin bu millet içiyorsa; üstelik vergi ile sattığın kanunen meşru olan bir şeyi bahane yaratıp yasaklamak insan hak ve özgürlüklerine saldırı değil de ne?
devamını gör...
akrabaların sosyal medyada takip isteği göndermesi
isteği bekleterek karşılık verdiğim durumdur. neden kabul etmedin derlerse instagram'ı aktif olarak kullanmadığımı söylemeyi düşünüyorum. hayır siz beni sevmezsiniz ben de sizi. sırf dedikodu malzemesi çıkar mı diye takip etmek istiyorlar.
devamını gör...
tanımlarını okuyarak bir yazara aşık olmak
çok zor bir durumdur herhalde. insan kalbine zincir vuramaz ya. olmuştur bir şekilde ve bunu karşısındakine iletme cesaretini de yakalayabilmişse 2 seçenek kalır ortada haliyle. nedense hep 2. seçenek bulur insanı.*
devamını gör...
türk ateisti
okumazlarmış peh peh peh , ulan sen benim okuduğum kitapların yarısını okusan kafayı kırmış geziyordun sağda solda . bir de ergenci tayfa diyen var . gençlerimiz görüyor özeniyor derler . gençler dinden çıkmaya , o güne kadar neredeyse hayatının anlamı olan şeyi reddetmeye mi özeniyor ? sigara mı lan bu dallama ? ki sigarayı bile ateist olduktan sonra bıraktım ve neredeyse 0 denebilecek kadar az alkol tüketiyorum . yani bazı tatlı su müslümanları gibi içkiyle stroy atmıyorum .
şöyle bir ekleme yapayım . dinden çıkma aşamasında en büyük engel yine kendim idim . okuyor okuyor kendi mantığıma yatmayan yerlerde yine suçu kendimde arıyordum . hayır diyordum ben hatalı olmalıyım , ben yanlış düşünüyor olmalıyım gibi. yani sandığınızın aksine insanlar dinden çıkmak için dünden hazır bekleyip en ufak bahanede dini terk etmiyorlar .
şöyle bir ekleme yapayım . dinden çıkma aşamasında en büyük engel yine kendim idim . okuyor okuyor kendi mantığıma yatmayan yerlerde yine suçu kendimde arıyordum . hayır diyordum ben hatalı olmalıyım , ben yanlış düşünüyor olmalıyım gibi. yani sandığınızın aksine insanlar dinden çıkmak için dünden hazır bekleyip en ufak bahanede dini terk etmiyorlar .
devamını gör...
sevmek
sevmenin en güzel tanımını ece temelkuran yapmıştır şöyle diyor,
sevmek,
kanadını bir başkasına vermektir!
sevmek,
kanadını bir başkasına vermektir!
devamını gör...
türkan saylan
ülkeye aydın insan yetiştiren değerimizdi.
“eğer bir yerlerde bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur. ışıyacaksın. ölüme saniyeler kalmış olsa bile.” sözlerinin sahibi aydın insan.
“eğer bir yerlerde bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa, sönmeye hakkın yoktur. ışıyacaksın. ölüme saniyeler kalmış olsa bile.” sözlerinin sahibi aydın insan.
devamını gör...
taşıma kapasitesi
coğrafya'da bir çevrenin alabileceği maksimum canlı sayısını ifade eder.
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
çay demlemek için masadan kalkmak, sonrası allah kerim.
devamını gör...
annelerin garip huyları
oturduğum yerden beni kaldırıp temizleyip yine oraya oturabileceği mi söylemesi.
devamını gör...
yazarların en büyük keşkesi
keşke her şeyin erkenden farkına varsaydım...
geç kaldım ,geç anladım hayatı .çocuk tarafım buna mâni oldu .
geç kaldım ,geç anladım hayatı .çocuk tarafım buna mâni oldu .
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
bence de. ben hiç uçmamdım ilk benden başlayalım.
devamını gör...
la bu islam ne etti size
oğlum, kızım, inandığın şey hurafe. hurafe olmadığına dair en ufak bir kanıtın var mı? kanıtın olmadığını pekala biliyorsun sen de. senin iman dediğin, kalp ile hissediyorum dediğin gazali felsefesini ben kabul etmiyorum. tanrının varlığı yokluğu ise apayrı bir konu. hal böyleyken islam benim için anderson'dan masallar kadar değerli ancak.
şimdi bir an olsun hayata benim gözümden bakmaya çalış. anderson'dan masallara körü körüne inanmış bir topluluk var karşımda. kendi inandığıyla kalsa 'bana ne, yapacak bir şey yok' dersin. ama durum öyle değil ki, kendi masallarında yazanı hukuk kurallarından üstün görüyor bu topluluğun bir kısmı. benim yaşadığım, çalıştığım, vergimi ödediğim ülkemde beni yok sayıyor.
kimi bu ülke müslüman diyor, kimi kızlara açık giyinme diyor, diğeri ramazanda yemek yeme diyor, beriki el ele tutuşmayın diyor, yönetimdeki içinde alkol var diye belli içeçeklere fahiş vergiler koyuyor.
yeter mi, yetmez. bir de masal toplulukları var. fetö gelir darbe yapar, menzil gelir bakanlığa adam sokar. hükümet yanlısı islami vakıfların sayısı binleri aşmış. imam hatipler sürekli pohpohlanıyor. nereden alırlar bu gücü, işte senin anderson masallarına olan körü körüne inancından.
yani neymiş, senin kendi dünya görüşün yokmuş arkadaşım. oy verirken de, siyasi eğilimini belirlerken de, dost-düşman seçerken de, evlenirken de elinde bir masal kitabı. o kitapta benim için ne diyor peki: kafir. benim senin gözündeki değerim bu tek sözcükten ibaret. ben mücadele edilmesi gereken, bu ülkeyi yozlaştıran, köklerinden kopmuş bir bireyim senin gözünde.
hiç bana 'ama gerçek islam bu değil' ile gelme. barlar sokağı deyince, kızlı erkekli öğrenci evi deyince, rakı-balık deyince, mini etek deyince için cız ediyor mu etmiyor mu? içmesen bile alkollü bir mekanda arkadaşlarınla vakit geçiriyor musun? kendin hiç yapmayacak olsan bile sevgilisiyle birlikte yaşayanlara, açık giyinenlere önyargısız bakabiliyor musun, haklarını savunabiliyor musun?
cevabın evet ise sen zaten bir istisnasın, islam ile ne derdimiz var onu da anlıyorsun.
şimdi bir an olsun hayata benim gözümden bakmaya çalış. anderson'dan masallara körü körüne inanmış bir topluluk var karşımda. kendi inandığıyla kalsa 'bana ne, yapacak bir şey yok' dersin. ama durum öyle değil ki, kendi masallarında yazanı hukuk kurallarından üstün görüyor bu topluluğun bir kısmı. benim yaşadığım, çalıştığım, vergimi ödediğim ülkemde beni yok sayıyor.
kimi bu ülke müslüman diyor, kimi kızlara açık giyinme diyor, diğeri ramazanda yemek yeme diyor, beriki el ele tutuşmayın diyor, yönetimdeki içinde alkol var diye belli içeçeklere fahiş vergiler koyuyor.
yeter mi, yetmez. bir de masal toplulukları var. fetö gelir darbe yapar, menzil gelir bakanlığa adam sokar. hükümet yanlısı islami vakıfların sayısı binleri aşmış. imam hatipler sürekli pohpohlanıyor. nereden alırlar bu gücü, işte senin anderson masallarına olan körü körüne inancından.
yani neymiş, senin kendi dünya görüşün yokmuş arkadaşım. oy verirken de, siyasi eğilimini belirlerken de, dost-düşman seçerken de, evlenirken de elinde bir masal kitabı. o kitapta benim için ne diyor peki: kafir. benim senin gözündeki değerim bu tek sözcükten ibaret. ben mücadele edilmesi gereken, bu ülkeyi yozlaştıran, köklerinden kopmuş bir bireyim senin gözünde.
hiç bana 'ama gerçek islam bu değil' ile gelme. barlar sokağı deyince, kızlı erkekli öğrenci evi deyince, rakı-balık deyince, mini etek deyince için cız ediyor mu etmiyor mu? içmesen bile alkollü bir mekanda arkadaşlarınla vakit geçiriyor musun? kendin hiç yapmayacak olsan bile sevgilisiyle birlikte yaşayanlara, açık giyinenlere önyargısız bakabiliyor musun, haklarını savunabiliyor musun?
cevabın evet ise sen zaten bir istisnasın, islam ile ne derdimiz var onu da anlıyorsun.
devamını gör...
yazarlardan queen bee ile moderatör pavlov'un göbeği aynı kişi mi sorunsalı
queen bee adlı yazarın pavloğun göbeğinden yaklaşık 10 saat önce kayıt olduğunu farkettim. büyük ihitmalle moderatör hesabını ayrı açmak istemiştir uzatmaya gerek yok
devamını gör...
siyad
ks. sinema yazarları derneği
seversiniz sevmezsiniz, ancak türkiye'nin entelektüel yaşantısına katkısını asla yadsıyamazsınız atilla dorsay'ın. siyad da bu katkılardan biri. kendisinin öncülüğünde 1977 yılında istanbul'da kurulmuş bir stk. türkiye'yi temsilen birçok uluslararası çatının üyesi. 1930'dan beri faaliyette olan fipresci* de bunlardan biri.
her sene türk sineması'nın en prestijli ödüllerinden sayılan siyad ödüllerini veriyor kuruluş. bu sene 53. siyad ödülleri sahiplerini buldu. kazananlar tam liste şöyle;
en iyi film: nasipse adayız
en iyi yönetmen: ercan kesal / nasipse adayız
en iyi senaryo: ercan kesal / nasipse adayız
en iyi kadın oyuncu: cemre ebüzziya / kronoloji
en iyi erkek oyuncu: ali atay / nuh tepesi
en iyi yardımcı kadın oyuncu: selin yeninci / nasipse adayız
en iyi yardımcı erkek oyuncu: inanç konukçu / nasipse adayız
en iyi kurgu: nuh tepesi / yorgos mavropsaridis
en iyi sanat yönetimi: bina (film) / ufuk bildibay
en iyi sinematografi: nuh tepesi / federico casca
en iyi müzik: bina (film) / can demirci
en iyi ilk film: nuh tepesi
en iyi belgesel: mimaroğlu
en iyi kısa belgesel: silivri'den mektuplar
en iyi kısa film: büyük istanbul depresyonu
en iyi yabancı film: the painted bird
en iyi çevrimiçi film: mank (film)
en iyi fantastik film: bina (film)
seversiniz sevmezsiniz, ancak türkiye'nin entelektüel yaşantısına katkısını asla yadsıyamazsınız atilla dorsay'ın. siyad da bu katkılardan biri. kendisinin öncülüğünde 1977 yılında istanbul'da kurulmuş bir stk. türkiye'yi temsilen birçok uluslararası çatının üyesi. 1930'dan beri faaliyette olan fipresci* de bunlardan biri.
her sene türk sineması'nın en prestijli ödüllerinden sayılan siyad ödüllerini veriyor kuruluş. bu sene 53. siyad ödülleri sahiplerini buldu. kazananlar tam liste şöyle;
en iyi film: nasipse adayız
en iyi yönetmen: ercan kesal / nasipse adayız
en iyi senaryo: ercan kesal / nasipse adayız
en iyi kadın oyuncu: cemre ebüzziya / kronoloji
en iyi erkek oyuncu: ali atay / nuh tepesi
en iyi yardımcı kadın oyuncu: selin yeninci / nasipse adayız
en iyi yardımcı erkek oyuncu: inanç konukçu / nasipse adayız
en iyi kurgu: nuh tepesi / yorgos mavropsaridis
en iyi sanat yönetimi: bina (film) / ufuk bildibay
en iyi sinematografi: nuh tepesi / federico casca
en iyi müzik: bina (film) / can demirci
en iyi ilk film: nuh tepesi
en iyi belgesel: mimaroğlu
en iyi kısa belgesel: silivri'den mektuplar
en iyi kısa film: büyük istanbul depresyonu
en iyi yabancı film: the painted bird
en iyi çevrimiçi film: mank (film)
en iyi fantastik film: bina (film)
devamını gör...
ekolali
otizm , uyaran eksikliği ve mental retardasyonun tanılanmasında aranan bulgulardan birisidir. kişi iletişim amacı olmaksızın sesleri, heceleri ve cümleleri tekrar eder. özellikle stres durumu arttığında ekolalide artış gösterir. özellikle otizmli çocuklar anlamlandıramadıkları kelimeleri tekrar etme eğilimi gösterirler ve bu şekilde o kelimeyi yada kavramı anlamlandırmaya çalışırlar. ekolali, öğrenciler ile iletişim kurmamız konusunda ciddi problem teşkil eder bu sebeple azaltmaya çalışırız. ekolali yapan çocukların tablet,telefon ve televizyon gibi teknoloji cihazlardan uzak tutulması son derece önem arz eder. etkinlik icerisinde kullanmak için çocuk şarkıları seçilirkende aynı kelimelerin yada cümlelerin çok sık tekrar edildiği şarkılardan mümkün mertebe uzak durulması önerilir. çocuklar ezber diyalogları sürdürme noktasında ısrarcı olacağı için günlük konuşma dilinde mümkün mertebe aynı soruları alternatif cümleler ile sormak gereklidir.
devamını gör...
moskova knezliği
kurulduğu sıralarda altın orda devletine bağlı olan rus devletidir. altın orda devleti dağılıp hanlıklara ayrılınca bağımsız hareket edebilme imkanına kavuşmuş ve yayılma alanları bulmuştur. sınırları moskova dışına genişlemiş ve zamanla çevredeki hanlıkları ve diğer knezlikleri bir bir yutarak, korkunç ivan zamanında* rusya çarlığına dönüşmüştür.
devamını gör...
trabzon belediye başkanının makam odası
hem ayıp hem günah hem israf.
siyasilerin dünya malı ile imtihanının haber olmuş şekli.
allah ıslah etsin.
siyasilerin dünya malı ile imtihanının haber olmuş şekli.
allah ıslah etsin.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
senin hayalini kurmak, sonsuz bir sadakatle beklemeyi bilmektir. orda bir yerlerde çok güzel bir şey vardır. ama ulaşamıyorsundur ona. ulaşamamak, onu yaşayamayacağın anlamına gelmez ki. ona dokunamasan da, sarılamasan da o vardır. asla umutsuz bir bekleyiş değildir bu, bilakis insanı yaşama bağlayan, ona can veren, bitmek tükenmek bilmez hayaller kurduran bir bekleyiştir.
işte seni düşünmek böyle bir bekleyiştir.
seni düşlemek, en güzel rüyayı görmektir. uğruna günlerce haftalarca uyumayı göze alabilecek bir rüya gibisindir çünkü.
seni hayal etmek bir ruh meselesidir. ruhumun en güzel besinidir bu. seni beklemek, hani muğla’ nın bunaltıcı temmuz sıcağında bir serinlik beklemek gibidir. ruhumun, bedenimin en güzel serinliğisindir çünkü. seni düşünmek nazım’ ın şu satırlarını içime çekmem gibidir. “ yani tahir’i zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi,
tahir ne kaybederdi tahirliğinden.
işte seni düşünmek böyle bir bekleyiştir.
seni düşlemek, en güzel rüyayı görmektir. uğruna günlerce haftalarca uyumayı göze alabilecek bir rüya gibisindir çünkü.
seni hayal etmek bir ruh meselesidir. ruhumun en güzel besinidir bu. seni beklemek, hani muğla’ nın bunaltıcı temmuz sıcağında bir serinlik beklemek gibidir. ruhumun, bedenimin en güzel serinliğisindir çünkü. seni düşünmek nazım’ ın şu satırlarını içime çekmem gibidir. “ yani tahir’i zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi,
tahir ne kaybederdi tahirliğinden.
devamını gör...
sözlüğü evi gibi görmek
şimdi kapıdan içeri girdim dur bir kahvemi alayım yazmalara başlayayım.
devamını gör...
